Kuantum Sınırında Yaşam Yaklaşan Kuantum Biyolojisi Çağı

9,8/10  (6 Oy) · 
14 okunma  · 
7 beğeni  · 
388 gösterim
KRALİYET AKADEMİSİ BİLİM KİTABI ÖDÜLÜ 2015 FİNALİSTİ
YILIN EN İYİ BİLİM KİTABI - Amazon
“Kuantum teorisi karşısında hayrete düşmemiş bir kimse, onu anlamamış demektir.” Niels Bohr
Yaşam bilinen evrendeki en olağanüstü fenomen. Peki ama nasıl işliyor? İçinde bulunduğumuz klonlama ve sentetik biyoloji çağında dahi şu gerçekle yüz yüzeyiz: bugüne kadar hiç kimse tamamen cansız bir maddeden canlı yaratabilmiş değil. Yaşamı oluşturmanın tek yolu hâlâ yaşamın yine kendisi. Öyleyse yaşamın mayasına dair hayati bir bileşeni gözden kaçırıyor olabilir miyiz?
Richard Dawkins’in, evrime bakışımızı tümden değiştiren kitabı Gen Bencildir gibi Kuantum Sınırında Yaşam da yaşam dinamiklerine dair anlayışımızı baştan şekillendiriyor. Jim Al-Khalili ve Johnjoe McFadden, birikimlerini benzersiz anlatım yeteneğiyle bir araya getirerek, gözden kaçırdığımız bileşenin, varlıkların aynı anda iki farklı yerde bulunabildiği, hayaletimsi bağlantılar kurabildiği ve geçilmez görünen engellerin içinden geçebildiği kuantum mekaniği dünyasında gizli olduğunu ortaya koyuyor. Bizleri göz alıcı bir hızla gelişen ve uygulamalarıyla çığır açması beklenen kuantum biyolojisi ile tanıştırırken muammaların en büyüğü olan “Yaşam nedir?” sorusuna yepyeni bir bakış getiriyor: Yaşam kuantum sınırında yaşar.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2016
  • Sayfa Sayısı:
    384
  • ISBN:
    9786054729791
  • Orijinal Adı:
    Life on the Edge: The Coming of Age of Quantum Biology
  • Çeviri:
    Şiirsel Taş
  • Yayınevi:
    Domingo Yayınevi
  • Kitabın Türü:

yaşamın mayasına dair hayati bir bileşeni gözden kaçırıyor olabilir miyiz? canlıların gelişiminde evrim teorisinin açıklamakta yetersiz...

Kitaptan 7 Alıntı

"Büyük Patlama" terimini bulan İngiliz gökbilimci Sir Fred Hoyle hayatı boyunca yaşamın kökenlerine ilgi duymuştur. Kimyasal süreçlerin rastgele bir araya gelmesi sonucu yaşamın başlaması olasılığının, bir çöplüğün üzerinden esen kasırganın şans eseri bir jumbo jet yapması kadar düşük olduğunu söylemiştir.

Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-KhaliliKuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili
fr. 
28 Ara 2017 · Kitabı okuyor

Güneşin hidrojen gazını yakarak, dünya üzerinde yaşamın devamlılığını sağlayan ısıyı ve ışığı açığa çıkaran bir nükleer füzyon reaktörü olduğunu çoğu insan biliyordur herhalde; bununla birlikte parçacıkların ''duvardan geçmesine'' imkan veren çarpıcı kuantum özelliği olmasaydı, güneşin parlamasının mümkün olmayacağını bilenlerin sayısı azdır. Güneş ve aslında evrendeki tüm yıldızlar, proton denen pozitif yüklü tek bir parçacık içeren hidrojen çekirdeklerinin birleşmesi ve bunun sonucunda açığa çıkan, bizim adına güneş ışığı dediğimiz elektromanyetik radyasyon sayesinde muazzam miktarda enerji yayabilir. İki hidrojen çekirdeğinin birleşebilmesi için birbirine çok yaklaşması gerekir; fakat iki çekirdek birbirine yaklaştıkca aralarındaki itme kuvveti de o oranda artar çünkü her ikisi de pozitif yük taşır ve ''benzer'' yükler birbirini iter. Aslında iki çekirdeğin kaynaşabilecek kadar birbirine yaklaşması için, parçacıkların bir tuğla duvarın atomaltı eşdeğerinden, yani görünüşte nüfuz edilemez bir enerji bariyerinden geçmesi gerekir. Klasik fiziğe*, yani Isaac Newton'un ortaya koyduğu, gündelik hayattaki topların, yayların, buhar makinelerinin (hatta gezegenlerin) dünyasını gayet iyi tanımlayan hareket, Mekanik ve kütleçekimi yasalarına göre böyle bir durum söz konusu bile olamaz; parçacıklar duvarın içinden geçmemeli ve bu nedenle de güneş parlamamalıdır.
Ama atom çekirdekleri gibi kuantum mekaniğinin kurallarına uyan parçacıkların gizli bir hilesi vardır: Böyle bariyerlerden ''kuantum tünelleme'' denen bir işlem sayesinde kolayca kaçabilirler. Ve bunu yapmalarına olanak tanıyan şey aslında dalga-parçacık ikiliğidir.
Kuşkusuz, ses dalgalarını taşıyan havanın kendisi aslında duvarın içinden geçmez. Komşunuzla aranızdaki ortak duvarı titreştiren ve odanızdaki havayı iterek televizyondan çıkan ses dalgalarının kulağınıza kadar gelmesini sağlayan şey havadaki titreşimler, yani sesin kendisidir. Ama bir atom çekirdeği gibi davranabilseydiniz, o zaman bir hayalet gibi duvarların içinden bazen geçebilirdiniz.

Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 10 - Kuantum mekaniği öncesi dönemde ortaya konmuş olan, özel ve genel görelilik teorileri de dahil deterministik fizik kuramlarının bütününü, geleneksel olarak klasik fizik kapsamında incelendiği için klasik fizik olmayan kuantum mekaniğinden ayrılır.)Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 10 - Kuantum mekaniği öncesi dönemde ortaya konmuş olan, özel ve genel görelilik teorileri de dahil deterministik fizik kuramlarının bütününü, geleneksel olarak klasik fizik kapsamında incelendiği için klasik fizik olmayan kuantum mekaniğinden ayrılır.)
fr. 
28 Ara 2017 · Kitabı okuyor

İki gerçekliğin üst üste binmesini, iki farklı rengi, mesela mavi ile sarıyı karıştırıp, yeşil gibi birleşik bir sonuç almaya benzetebiliriz. Yeşilin iki ana bileşenden meydana geldiğini bilirsiniz amao aslında ne biri ne de diğeridir. Ayrıca maviyle sarıyı farklı oranlarda karıştırdığınızda farklı yeşil tonları elde edersiniz. Benzer şekilde döteron da, protonla nötron dahaçok bir valsle birbirine kenetlenip gareografiye azıcık da swing katıldığında bağlanır.
Yani parçacıklar eşzamanlı olarak swing ve vals yapmasaydı, evrenimiz başka hiçbir şeyin olmadığı bir hidrojen gazı çorbası olarak kalmaya mahkumdu; ne parlayan yıldızlar olacaktı ne diğer elementler ne de bu sözcükleri okuyan siz. Var oluşumuzun sebebi protonların ve nötronların bu sezgiye aykırı kuantum davranışı göstermesidir.

Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 13 - domingo)Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 13 - domingo)
fr. 
28 Ara 2017 · Kitabı okuyor

Bir gizem, ne denli küçük olursa olsun, hayranlık uyandırıcıdır çünkü çözümü dünyayı kavrayışımızda kökten değişiklik yapabilir. Örneğin; Kopernik'in on altıncı yüzyılda, Batlamyus'un Dünya merkezli Güneş Sistemi modelinin geometrisine dair nispeten önemsiz bir problem üzerine düşünüp taşınması, bütün evrenin ağırlık merkezini insanlığın ötesine kaydırmasıyla sonuçlandırmıştır. Darwin'in, hayvan türlerinin coğrafi dağılımına ve adalarda yalıtılmış ispinoz ve alaycıkuş türlerinin niçin o denli özelleşmiş olduklarına ilişkin takıntısı, evrim teorisini öne sürmesine yol açmıştır. Alman fizikçi Max Planck, sıcak cisimlerin ısı yayma şeklini göz önüne alarak kara cisim ışınımının gizemini çözmüş, enerjinin ''kuantum'' denen öbekler halinde yol aldığını ileri sürmüş ve bu da 1900 yılında kuantum teorisinin doğumuyla sonuçlanmıştır. O halde, kuşların yönünü nasıl tayin ettiği gizeminin çözümü biyolojide bir devrim yaratabilir mi? Ne kadar garip görünürse görünsün, bu sorunun cevabı ''evet''tir.

Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 4)Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 4)
fr. 
28 Ara 2017 · Kitabı okuyor

Elektronların madde içinde nasıl hareket ettiğini açıklayan kuantum mekaniği olmasaydı, modern elektroniğin temelini oluşturan yarı iletkenlerin davranışını asla anlayamazdık, yarı iletkenleri anlamasaydık silisyum transistoru, daha sonra mikroçipi ve modern bilgisayarları geliştiremezdik.
Aslına bakarsanız, tahminlere göre gelişmiş ülkelerin gayri safi milli hasılasının üçte birinden fazlasının bağlı olduğu uygulamalar, kuantum dünyasının işleyişini anlamamış olsaydık var olmayacaktı bile.

Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 8 - domingo)Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 8 - domingo)
fr. 
28 Ara 2017 · Kitabı okuyor

Kuantum mekaniği, yirminci yüzyılın ilk yıllarında atomaltı parçacıkların dalga gibi davranabildiğinin keşfedilmesiyle doğmuştur; buna karşılık ışık dalgaları da parçacık gibi davranabilir.

Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 9 - domingo)Kuantum Sınırında Yaşam, Jim Al-Khalili (Sayfa 9 - domingo)