Küçük Ağaç'ın Eğitimi

·
Okunma
·
Beğeni
·
22,2bin
Gösterim
Adı:
Küçük Ağaç'ın Eğitimi
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754680942
Orijinal adı:
The Education Of Little Tree
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti
Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap...

Egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan Beyaz Adam'ın acımasızca yok ettiği Çeroki'lere ithaf edilen bu kitap, insanı 'umursayan', acılarını 'paylaşan', yaşamın bütünselliğini 'savunan' bir kültürün mesajı... Evrensel dostluk ve barışın hikâyesi... İnsani duyarlılığın görkemli direnişi... Yüzeysel ve mekanik ilişkilerin hâkim olduğu günümüzde, yitirilen değerlere saygı duruşunda bulunma denemesi... Heidi, Küçük Prens, Şeker Portakalı ya da Martı'daki samimiyeti, dürüstlüğü özleyenler; coşmak, sevmek, özgür olmak, hüzünlenmek, doya doya ağlamak isteyenler için... En çok da kitle iletişim araçlarının kölesi olanlar, yaratıcılığı körelten eğitimi sorgulamak isteyenler için...
280 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
İnsan yetiştirmenin, eğitimin ailede başladığının; zaman,mekan ve okulla sınırlı olmadığının anlatıldığı harika bir kitap.
İnsan, hayvan, doğa sevgisinin ve onlarla dost olmanın; aile olmanın ve aileye bağlılığın samimi ve içten bir dille anlatıldığı
harika bir kitap.
Her bireyin okuması dileğiyle...
İyi okumalar
280 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitap okumak değil de küçücük bir çocuğun, Küçük Ağaç’ın kalbini dinlemek bu. 4 yaşında yetim, 5 yaşında öksüz kalan Küçük Ağaç zamanla öğretmenleri haline gelecek olan büyükbaba ve büyükannesiyle birlikte doğanın kollarında yaşamaya ve aslında hayat eğitimi almaya başlıyor. Büyükanne ve büyükbabanın bilgeliği, kocaman kocaman konuları küçücük bir çocuğa anlatma yöntemleri enteresan gerçekten. Doğaya karşı tutumları ise bir o kadar takdire şayan. Okurken “Biz bunları ne zaman unuttuk” diyor insan. Geyik avlarken en yavaşını, çelimsizini seçmekteki incelik mesela? Tam bir kızılderili kültürü.
Okumaya ilk başladığınızda biraz zorlanabilirsiniz, çünkü kitap Küçük Ağaç’ın ağzından yazılmış. Ama bir süre sonra bu çocuk diline alışıyorsunuz ve şiirsel bir tat vermeye başlıyor.
Bize olağan gelmeye başlamış şeyleri en basit cümlelerle en derinine kadar eşeleyebilmiş bu eseri, sadelik ve yoğunluğu harmanlayabilmiş bu yapıtı mutlaka okumalısınız bence.
280 syf.
·5 günde·10/10
1976'da yazılmış bu kitap hemen hemen bütün dünya dillerine çevrilmiş bir eserdir. Beyaz adamın Kızılderili Çerokilere yaptıklarını samimi ve akıcı bir dille okuyacaksınız.

Kitabı okurken şuan ne kadar körelmis olduğumun farkına vardım. Evet teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ama bizi de güçsüz dayanıksız yapıyor. Kitapda doğa, avcılık ve hayatla alakalı püf noktaları ve ilginç bilgiler bulacaksınız.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
280 syf.
·8 günde·5/10
Kimi eserler vardır, pek çok okuyucu tarafından istisnasız beğenilir, üzerine pek çok güzel yorum yapılır. Henüz eseri okumamış birine 'Mutlaka okumalısın.' diye telkinde bulunulur. Herkesin dilinde o kadar iddialı övgülerle dolaşır ki henüz okumamış bir okuyucuda epey merak uyandırır. Küçük Ağaç'ın Eğitimi de bu kategoride yer alan eserlerden biri. Hakkında pek çok güzel yorum mevcut. Durum böyle olunca insan 'Bu güzellikten mahrum kalmayayım' diyerek kitaba sarılıyor.

Eserin ana unsurunu Amerika kıtasının en eski sahipleri olan yerliler/Kızılderililer oluşturuyor. Yerli olan bir büyükbaba ve büyükannenin 'Küçük Ağaç' adını verdikleri torunlarıyla sürdürdükleri yaşam anlatılıyor eserde. Herkesten uzakta, sâkinlik ve huzur içinde, çok az şeye ihtiyaç duyularak sürdürülen bir yaşam var satırlarda. Zîra günümüz keşmekeşliğinden epey uzak bir manzara mevcut. Kendi yiyeceklerini kendileri yetiştiren, ilaçlarını dahi kendileri yapan, kaldı ki doktora pek de ihtiyaçları olmayan bir aileden bahsediyoruz. Anne ve babasının ölümü üzerine küçük yaştan beri büyükanne ve büyükbabasıyla yaşamaya başlayan Küçük Ağaç, yaşadığı bu ortamda her fırsatta kimi zaman doğaya, kimi zaman hayata dair bir şeyler öğrenmektedir.

Genelde esere dair yapılan övgülere baktığımda kitap içerisinde verilen duyguların yoğunluğuna dikkat çekildiğini görmüştüm fakat ben aynı şeyi hissedemedim. Daha önce Bir Çift Yürek isimli eseri okumuştum ve hemen hemen iki eserin konusu da birbirine yakındı. Bir Çift Yürek'de de bir bayan doktorun Avustralya'da yaşayan Aborjinler'e konuk olması ve onlarla birlikte geçirdiği zaman süresince çıktığı ruhsal yolculuk anlatılıyordu. Bir Çift Yürek'de insanlığın temelinde sahip olduğu saf ve samimi duygulara, aslında hantallıklardan kurtularak yaşanan bir hayatın gerçek yaşamı yansıttığına ve sevginin her daim iyileştirdiğine şahit olmuştum. Küçük Ağaç'ın Eğitimi'nde ise asıl amaç bu iken, bu duygular yeterince öne çıkarılmamış bana kalırsa. Bu sebeple kitap bana fazlasıyla yavan geldi.

Bunların yanı sıra eserin çevirisinin çok da kaliteli olduğunu düşünmüyorum. Bendeki kitap 2018 baskılı Say Yayınları'na ait. Başka bir yayınevinden satışı var mı bilmiyorum fakat ben sipariş verirken sadece bu yayınevi mevcuttu. Kitabın genel olarak anlatımı mı bu kadar sıkıcı yoksa çeviriden mi kaynaklı bir durum tam olarak bilemiyorum. Eserde beni rahatsız eden bir diğer unsur ise, Küçük Ağaç'ın büyükbabası ve büyükannesinden öğrendiklerini aktardığı kısımların üst üste sürekli 'Büyükbaba/ büyükanne dedi ki' şeklinde başlayan cümlelerle verilmesi anlatım bozukluğuna sebep olarak okuyucunun kulağını tırmalıyor. Haliyle metnin akıcılığını da bozuyor.

Eserin sonunda ise birtakım şahısların kitaba dair görüşlerine yer verilmiş. Sırf bu yazılardan birini okuyarak bile kitap içinde anlatılanlar çözülebilir. Velhasıl-ı kelâm, büyük umutlarla okumaya başladığım eser beni hayal kırıklığına uğrattı. Sıkılarak, 'Acaba bir sonraki sayfada akıcı olur mu?' diye ümid ederek okuduğum bir eser oldu.
Yazarın 5 yaşındaki halini anlattığı bu eserde Küçük Ağaç’ın bilgeliğe giden yolda yaşadıkları anlatılmış.
İki öğretmeni vardır. Büyükbabası ve toprak ana... Küçük Ağaç, büyükbabasından ödül ve ceza almadan, yaptığı eylemlerin sonuçlarını görerek, davranışlarının ne işe yaradığını görerek bilgeliğe erme yolunda ilk adımlarını atar.
280 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kızılderili bir atasözü der ki:
"İlkbaharda usul usul yürü, toprak ana hamiledir."
Evrenle bu derece bütünleşmiş bu naif insanları nasıl "ilkel" sayabiliyorlar, nasıl incitip nasıl yok ediyorlar?!..

 Evrenin  bütünlüğünden uzaklaşıp parçası olduğumuz doğayı; hükmetmeye, sömürmeye çalıştıkça aslında kendimizi sömürdüğümüzü, bunalımlara, yabancılaşmaya sürüklediğimizi, kendi kendimizi hırsımız ile yok ettiğimizi fark edemiyoruz. Fark edemediğimiz diğer bütün şeyler gibi...
Oysa doğaya bir kulak versek neler fısıldıyor bizlere... Şu amansız koşuşturmaya bir ara verip, dursak, bakmakla yetinmeyip, görebilsek; konuşan  ağaçları, yeniliğe gebe toprağı, her gün bizim için doğan güneşi, ağlayan bulutları, şefkatle saran havayı, öpen rüzgarı ...

Zamanın içinde zamansızlıktan yakınıp duruyoruz. Yaşam telaşesine öyle çok kaptırmışız ki kendimizi arada sırada "yaşıyor muyum?" diye soracak kadar bile  vaktimiz yok.
Hep daha fazlası, daha fazlası için uğraşırken tam her şey tamam olduğunda hiçliğin kıyısında olacağız. " ihtiyacın olanını al daha fazlasını değil." der Kızılderililerin mütevazı hayatları.

Çerokiler; evrendeki her şeyin bir ruhu olduğuna inanırlar. Ancak yüreğiyle bakanlar, duyanlar görebilir bu ruhları.
 Kendilerini yaradılışın bir parçası olarak gördüler; yaradılanın hükümdarı, sömürücüsü değil. Birbirlerine duydukları sevgi ve saygıyı canlı cansız tüm varlığa duydular. Fakat medeni insanlar (!) yerlilere bu saygıyı duyamadı. Vahşetle onları kendi topraklarından sürgün ettiler.  Gözyaşı Yolu'nda ölümlerle ilerlerken hep içlerine döktüler gözyaşlarını, ağıtlarını...

Yitirilen değerlerimizi Kızılderili geleneği ile hatırlatan, yüreği atan bu kitabın;
kendisini, efendisi sandığı zamanın ve paranın aslında kölesi olanlara, modern insanlara(!) bizlere söyleyecekleri var.

Çerokilerin son evlatlarından olan Küçük Ağaç'ın ağzından anlatır yazar, kendi yaşam hikayesini. Bu sese kulak verin 5 yaşındaki çocuktan öğrenin paylaşmayı, sevmeyi, iyiliği, hayatı...
Beyaz Adamın köreltici eğitimini, kendisini mekanikleştirdiği eğitimle körleştiren, duyarsızlaştıran, cahilleştiren yaşamak için saldır, intikamını al, daima bencil ol öğretisini eğitimmiş gibi sunmasını irdeler.

Okuması yazması olmayan ama evrenin sırlarını okumuş, bilge insanlar olan büyükbaba ile büyükannenin felsefi söylemleriyle hem yaşamı hem kendimizi sorgulamaya başlıyoruz. 
Bazen güldüren bazen hüzünlendiren bu hikaye sizi yüreğinizden sarsacak,
mutsuzlukla örülü sanal duvarlarınızda deprem etkisi yaratacak.

 Ve son olarak
Farklı renkleri sindirerek tek renge dönüştürürsek, karanlığın renginde ancak birbirimizi boğarız.

Sevgiyle kalın...
280 syf.
Hani kitap daha sürükleyici olabilir miydi, olabilirdi...
Daha güzel olabilir miydi, tabi ki olabilirdi...
Duygu yoğunluğunu,
Hüznü,
Neşeyi,
Sevinci,
Acıyı,
Izdırabı,
Mücadeleyi,
Azmi daha iyi anlatabilir miydi?
Tabi ki anlatabilirdi...
Bence önemli olan kitapta ne aradığından ziyade ne bulduğun.
Ben Küçük Ağaç'ın Büyükbaba ve Büyükannesiyle olan ilişkisinde kendi çocukluğumu buldum.
Rahmetli dedem ve nenemle özellikle yaz'ın taşındığımız bağ evinde geçirdiğimiz zamanı...
Küçük Ağaç 'ın geceleri "Köpek Yıldızını" seyrettiği gibi, bende dam da uyurken yıldızları seyretmeyi çok ama çok severdim...
Kitap edebi olarak pek bir şey vermiyor olmasa da;
İnsan, hayvan ve doğa sevgisi konusunda çok ama çok şey veriyor...
Ve
Kitabı okumaya başladığınız zaman ya başında,
ya ortasında,
ya da sonunda mutlaka kendinizden bir şey bulacaksınız,
Belki az, belki de çoook.... Ama kendinizden az ya da çok bir şeyler bulacağınızdan eminim...
Belki yitirdikleriniz,
Belki mazide kalan güzel anılar,
Belki de her şeyden çok çocukluğunuza özlem duyduğunuz günler...
O salya sümük Bi halde sokaklarda akşam ezanı saatine kadar sokaklarda oynayan saf masum çocuk. Her şey çok güzel. Ve büyüğünde her şeyin daha da güzel olacağını sanacak kadar aptal bir çocuk...
Neyse...
Çocukluğuna özlem duyan,
Herkes mutlaka bu eseri okumalı...

İyi okumalar, güzel paylaşımlar...
280 syf.
·57 günde·Puan vermedi
muhteşem bir kitap daha bitti.çok çok güzel bir kitap.Şehrin bunaltıcı ortamından kaçıp doğaya sığınmak isteriz ya huzur bulmak için işte bu kitap bizi doğanın eşsiz huzuruna götürüyor.Menekşelerin, çamların,çınarların mis gibi kokusunu hissedeceksiniz, rüzgar değecek teninize, yazın sıcak güneşi ısıtacak vücudunuzu, kışın buzu, karı çıtırdayacak ayağınızın altında, baharın eşşiz güzellikleri renkleri içinde yürüceksiniz, dağların tepelerine çıkıp güneşin doğuşunu izleyeceksiniz,tatlımı tatlı bir büyükanne ve büyükbabanız olacak sizinle konuşan gereksiz sözcükleri atıp samimi sözcükler ile seslenecek.öksüz kalmış 5 yaşında bir çocuk önce babasını sonra annesini kaybediyor kızıldereli soyundan gelen büyükanne ve büyükbabasının yanında yaşamına devam ediyor.Öyle güzel eğitiliyor ki onların yanında sıcacık bir yuva içinde yaşamına devam ediyor.Yaptığı en ufak bir işten gurur duymasını sağlayacak övgülerle.Doğaya en büyük saygıyı gösteren topluluğun kızıldereliler olduğunu birkez daha öğrenmiş oluyoruz.Muhteşem bir eğitim, insana, hayvana, doğanın en küçük bitkisine saygıyı görmüş olacaksınız.kesinlikle alıp okumanızı tavsiye ediyorum.

Yüreğinizde ki sevgiyi çocuklardan esirgemeyin :))))
280 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kitap 5 yaşında Çeroki Kızılderilisi olan bir çocuğun anne ve babası öldükten sonra sahiplenen büyükbabası ve büyükannesi tarafından büyütülüp, eğitilmesi hakkında...
Dağda yaşayan bu üç kişilik aile,büyük babanın çocuğa doğadaki eğitimleri, büyük annenin akşamları onlara kitap okuması ile devam ediyor.
Kitabı her anne babanın, eğitimcinin özellikle okuması gerektiğini düşünüyorum.
Doğadan istediğimiz kadarını almamız, aç gözlü olmamamız ve insanlara iyi davranmamız, evrensel yapıda büyük babanın dediği gibi gidişata uygun yaşamamız gerekiyor.
Ben keyifle okudum, keşke kitap karşıma daha önce çıksa ve okusaydım diye düşündüm.
Keyifli okumalar....
280 syf.
·6 günde
Bu kitap hakkında ne söylesem eksik kalır. Ama henüz kitabı okumayanlar için, okumaya teşvik edici bir şeyler söylemek zorunda hissediyorum kendimi. Çünkü bu kitap insanı derinden etkiliyor!
Küçük Ağaç'ın Eğitimi, kitabın yazarı Forrest Carter'ın otobiyografik kitabıdır. Bu kitapta Kızılderili küçük bir çocuğun -Yerli adı Küçük Ağaç- ağzından, kendi yaşam hikayesini öğreneceksiniz. Küçük Ağaç'ın çocukluk yıllarında, büyükannesi ve büyükbabasından edindiği bilgi ve deneyimlere şahit olacaksınız. Bu muazzam kitabı okurken o kadar farklı duygular hissedeceksiniz ki; bittiğinde kendinizi hüzünlü, hayatta olan ve daha önce olmuş olan adaletsizliklere, kötülüklere karşı sitemli ama bir o kadar da güçlü bulacaksınız.
280 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Güzel bir bahar sabahı parkın yanından geçerken çocukları izleyecek olursanız,tam anlamıyla orada olduklarını görürsünüz.
Çocukların utanmaları,korkuları ya da çekinmeleri yoktur. Ayıbı bilmezler ve ağızlarına geleni apaçık söyleyebilirler. Bu yüzden söyledikleri şeyler yüzümüzü güldürür.
Bu kitap otobüste ön koltuğunuzda oturan afacanla oynaşmak gibi , aileden küçük bir çocuğa renkleri öğretmek gibi , kendi çocukluğunuzu gözünüzde geçirmek gibi içten ve masum birkaç saat veriyor size. Yüzünüzü güldüren sorgulamalar ve düşünce yapısı çok keyifli.

Kitabın duygusal tarafını bir kenara bırakacak olursak,eğitimde çocukların “birey” sayılması ve kendilerine güven duyabilmelerinin çok önemli olduğu üzerine durulmuş birçok bölümden oluşuyor. Hem eğitimciler hem anne-babalar için ‘çocuğun gözünden dünya’yı görebilecekleri keyifli bir pedagojik roman.

Ve Halil Cibran’ım çok değerli şiirinden birkaç cümleyle bitirmek istiyorum ‘

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil. Onlar Hayat’ın kendine duyduğu hasretin oğulları ve kızları.
Onlar sizin sayenizde gelir ama sizden değildir. Sizinle birlikte olsalar da size ait değildir. Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil... Zira kendi düşünceleri var onların.
"Bütün insanlar gevşek davranırsa, o zaman politikacılar kontrolü alabileceklerini görürler... ve çok geçmeden bir diktatörün olur."
Forrest Carter
Sayfa 200 - Say Yayınları - 17. Baskı - 2019
İyi bir şeyle karşılaştığın zaman, yapman gereken ilk şey bulabildiğin insanla onu paylaşmaktır; bu şekilde iyilik öyle bir yayılır ki nereye gittiğini bilemezsiniz.
Benim geçmişi bilmemi istiyorlardı."Geçmişi bilmezsen bir geleceğin olmaz çünkü.Halkının bir zamanlar nerede olduğunu bilmezsen,nereye gittiğini de bilemezsin."
İyi bir şeyle karşılaştığın zaman, yapman gerek ilk şey bulabildiğin insanla onu paylaşmaktır; bu şekilde iyilik öyle bir yayılır ki nereye gittiğini bilemezsiniz.
Gece geç vakit Büyükbaba'nın: Sen benim kandaşımsın, Bonnie Bee!" dediğini duyduğum zaman, "seni seviyorum" dediğini biliyordum. Çünkü duygu sözcüklere yansıyordu.
“Kendimi kötü ve boş hissediyordum. Büyükbaba dedi ki neler hissettiğimi biliyormuş, çünkü kendisi de aynı şeyleri hissediyormuş. Büyükbaba, ‘Sevip de kaybettiğin her şey sana bu duyguyu verir.’deyip ekledi: ‘Bundan kurtulmanın tek yolu hiçbir şeyi sevmemektir ki bu daha kötüdür çünkü o zaman sürekli boşluk hissedersin.’

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Ağaç'ın Eğitimi
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754680942
Orijinal adı:
The Education Of Little Tree
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti
Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap...

Egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan Beyaz Adam'ın acımasızca yok ettiği Çeroki'lere ithaf edilen bu kitap, insanı 'umursayan', acılarını 'paylaşan', yaşamın bütünselliğini 'savunan' bir kültürün mesajı... Evrensel dostluk ve barışın hikâyesi... İnsani duyarlılığın görkemli direnişi... Yüzeysel ve mekanik ilişkilerin hâkim olduğu günümüzde, yitirilen değerlere saygı duruşunda bulunma denemesi... Heidi, Küçük Prens, Şeker Portakalı ya da Martı'daki samimiyeti, dürüstlüğü özleyenler; coşmak, sevmek, özgür olmak, hüzünlenmek, doya doya ağlamak isteyenler için... En çok da kitle iletişim araçlarının kölesi olanlar, yaratıcılığı körelten eğitimi sorgulamak isteyenler için...

Kitabı okuyanlar 2.959 okur

  • Bahar Yılmaz
  • Melike Kızılkaya
  • Şaziye...
  • Elfida Adıgüzel
  • BEĞENİ TAKİBE İHTİYACIM YOK-OKU İSTİFADE ET
  • Faust
  • Eylem Arslan
  • Mahsum
  • Merve Şen
  • Kurasano

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8
14-17 Yaş
%6.5
18-24 Yaş
%25.4
25-34 Yaş
%32.6
35-44 Yaş
%19.6
45-54 Yaş
%7.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.4
Erkek
%25.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.6 (365)
9
%25.1 (231)
8
%20.1 (185)
7
%9.3 (86)
6
%2.3 (21)
5
%2.6 (24)
4
%0.1 (1)
3
%0.5 (5)
2
%0.1 (1)
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları