Küçük Anılar (Çocukluk ve İlkgençlik Anıları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1461
Gösterim
Adı:
Küçük Anılar
Alt başlık:
Çocukluk ve İlkgençlik Anıları
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052983621
Orijinal adı:
As pequenas memorias
Çeviri:
İnci Kut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Küçük Anılar
Küçük Anılar
Evinin kapısında oturuyordun sen, anneanne, yıldızlı, uçsuz bucaksız geceye açılan kapısında evinin, hakkında hiçbir şey bilmediğin ve asla yolculuk yapamayacağın gökyüzünün altında, büyülü tarlaların ve ağaçların sessizliği içinde, sonra doksan yaşının vakarıyla ve hiçbir zaman kaybetmediğin bir gençlik atefliyle dedin ki: “Dünya öyle güzel, öleceğime öyle yanıyorum ki.”

Aynen böyle dedin. Ben oradaydım.

José Saramago, “küçüklüğümdeki küçük anılar” dediği türlü anı parçacıklarını birbiri ardına sıralıyor.

Bir amacı da var üstelik: aklın içindeki canavarları ve yine onun yarattığı yücelikleri ortaya çıkarmak.
136 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Saramago'nun çocukluk ve ilk gençlik anılarından bir demet...

İncitici bir yoksulluk içinde geçen yıllarına ait, bir kısmını hayal meyal hatırladığı anılarını art arda sıralamış Saramago bu kitabında. Topraksız, yoksul bir köylü ailesinin çocuğu Saramago, ama ilginçtir ki her türlü imkandan yoksun o köy yıllarını 2 yaşından sonra taşındığı -tabii yine varoşlardaki- Lizbon hayatına tercih ettiğini açıkça vurguluyor.

Okuma yazma bilmeyen anne, teyze, anneanne, babaanne ve dedeler arasında yoksullukla geçen bir çocukluk; babasının bir şekilde polis olmayı başarması ile Lizbon'a taşındıklarında ortak banyo ve mutfaklı tek odalı harap dairede hayat mücadelesi... Bakır elektrik tellerini çalıp sattığı için hapse giren dayı, para ödememek için su idaresine çaktırmadan boruyu incecik delip damla damla akıttığı suya muhtaç bir aile, her kış bitiminde evdeki battaniyeleri rehine vererek aldığı para ile evi geçindiren anne, okuma yazması olmadığından kendi uydurduğu sembollerle veresiye defter hesabını tutan anneanne, zayıf düşen yavru domuzları ölmesin diye yatağını onlarla paylaşan dede... Bir yanı ile insanı titreten, öte yandan ümit aşılayan bir hayat hikayesi.

İnsan dediğimiz tuhaf, müthiş bir varlık vesselam; düz aklın kalıpları ile sınırlandırmaya gelmiyor. Hiçbir şey olamayabileceği bu yaşamdan sıyrılıp, tam da bu yaşananlar sayesinde Saramago Saramago oluyor işte...

Yazar, ünlü romanı Körlük'ü, çocukluğunda tanıştığı bir komşu misafirinden esinlenmiş örneğin; gözleri görmeyen bu misafirdeki hoşuna gitmeyen kokular -yemek kokusu, yıkanmamış çamaşır kokusu, bayat şey kokusu- zihninde körlükle bağlantılı kalmış.

"... Yorgun argın yürüyor yaşlı adam. Yokluklarla, cehaletle geçmiş yetmiş yıllık zor bir hayatı sürüklüyor arkasında. Yine de bilge bir adam, suskun, yalnızca kaçınılmaz olanı söylemek için açıyor ağzını. O kadar az konuşuyor ki, yüzünde uyarı ışığına benzer bir şey yandığında ona kulak vermek için hepimiz susuyoruz. Garip bir tarzda bakıyor uzaklara, hatta o uzaklar karşısındaki duvar olsa da. Yüzü sanki keserle yontulmuş, durağan ama anlamlı bir ifade taşıyor, keskin bakışlı küçük gözleri ara sıra ışıldıyor, sanki düşünmekte olduğu şeyi kesin olarak anlamış gibi. Bu topraklardaki, bu dünyadaki onca kişiden biri o, belki de bir olanaksızlıklar dağı altında ezilmiş bir Einstein, bir filozof, okuması yazması olmayan büyük bir yazar. Hiçbir zaman olamayacağı bir şey."

"Ama şu melankoli anımda kafamdan silinmeyen görüntü, yağmurun altında, sanki değiştiremeyeceği bir kadere boyun eğen biri gibi inatla, sessizce ilerleyen o yaşlı adamın görüntüsü. Belki de ölümün kendisi."
136 syf.
·1 günde
Bir süre sonra bizlere travma olarak dönen imgelerin, kişilerin ve olayların insan belleğinde bıraktığı hasar gözardı edilecek durumda değildir, zannımca. Çünkü bu izlenime Saramago'nun Küçük Anılar'ında kapılıyorum. Belki onun için çok önemli değildir. Hatta bunu kitabında da belirtirken zamanda sıçrayışlarla belleğindeki izleri talip eder.

16 Kasım 1922'de Portekiz'in Azihanga köyünde dünyaya gelen kült yazar Saramago, iki yaşındayken göçtükleri Lizbon'un hatıralarını kaleme alır. Ne var ki o asla Lizbon'u tasvip etmemektedir. Yıllar sonra gittiği köyündeki değişimlerin, zeytin ağaçlarının yok oluşunun, oranın yaşantısının daha kayda değer olduğunu dile getirir.

Anılarını küçümsese de aslında bu kitap, okunduğu zaman Saramago'nun kitaplarının da çıkış noktası olduğu keşfedilecektir.

Başlangıçta bu kitabının adını Baştan Çıkarılış Kitabı olarak koymak istese de zamanla Küçük Anılar'a dönüşür. Çocukluğunun, ilk gençliğinin, yahut toyluğunun anılarıdır bu kitaptakiler.

Onun yaşamında gezinip neler yaşadığı, onu Saramago edenin ne olduğu, bir anlam kaygısı içerisinde koşturduğu, bir nebze de olsa yazmış kitaplarında geçmişini yaşatmaya devam ettiği görülecektir. Ki Körlük, Ressamın Günlüğü, Bütün İsimler, Baltasar ile Blimunda gibi kitaplarının başlangıçları bu kitapta görülecektir.

Bir de kaçırmamamız gereken ve en önemli ayrıntı soyadıdır. Sarhoş nüfus memuru, Saramago'nun babasının dediğini yanlış anlar ve adıyla birlikte José Saramago olarak nüfusa kaydeder. Bir süre sonra ise bu soyad onlara lakap olacak. Hatta babası, oğlunun soyadını almak zorunda kalacaktır.

Kitapta yer yer kendimden izler keşfettiğim noktalar oldu. Zeytin ağaçları, sürekli değiştirilen evler, artan arkadaş ve öğretmen sayısı, edinilen çevrenin hakimiyeti... Bir çocuğun psikolojisi üzerindeki köklü değişimlerin etkisine hiç şahit oldunuz mu?

Olduysanız da bence bu kitabı okuyun.

Kitabı okurken çok fazla not aldım. Bunları ise toparlayıp blogumda ilerleyen zamanlarda yazıp paylaşacağım. Malum, uzun yorumlarım sevilmiyor ve okunmuyor.

[Kaynak: https://www.instagram.com/...gshid=1u0p5fpno0yai]
104 syf.
·8 günde·6/10
Çocuklukta aklınızda kalanları yazarak buna benzer kitaplar oluşturabiliriz aslında. Minik hikayeler şeklindeki anılarından oluşuyor. En çok dikkatimi çeken konu Saramago soyadının anlamının "Yabani Turp" oluşu ve Jose'ye lakap olarak söylenen bu isim nüfus işleri çalışanı tarafından soyadı olarak yazılması ve devamında babasının da soyadını değiştirmek zorunda kalması olmuştu. Birçoğumuzun bildiği gibi Türkiye'de de yıllarca nüfus memurları yüzünden isim ve soyisim yanlışlıklarını görmüşüzdür. Böyle bir durumda olan bir tanıdığım 40 yaşından sonra soyadını değiştirdi. Bu kitabı okumadıysanız fazla birşey kaybetmezsiniz fakat yazar sizseniz hayatınız yazıyor.Herkese iyi okumalar.
136 syf.
·Beğendi·7/10
“Heykelden Taşa” adlı romanını okuduktan sonra “Küçük Anılar” kitabını almaya karar verdim .
Açıkçası, bir iki kitabı haricinde tüm kitaplarını okuduğum yazarın çocukluk anılarını bayağı merak ettim.

Evet oldukça ilginç bir yaşantısı olmuş ve Saramago o güzel üslubu ile bize çocukluğunu anlatırken, kitap akıp gidiyor.

Ancak yaptığı kurgular o kadar güzel ki ,anılar kitabı onların yanında biraz zayıf kalmış.

Yine de Jose Saramago bir iki güzel paragrafı için bile okunur;

Ömrümün tamamında sahip olduğum ilk balondu,. Artık eve dönmek üzere yürüyorduk, ben sanki bütün dünyayı bir ipin ucuna bağlı olarak havada götürüyormuşçasına gururluydum, tam o sırada birden birinin arkamdan güldüğünü duydum.
Dönüp bakınca gördüm . Balon sönmüş , ben farkına varmadan yerlerde sürünmekten pis, buruşuk , biçimsiz bir şey olup çıkmıştı , arkadan gelen iki adam da gülerek parmaklarıyla beni gösteriyorlardı, herkesin içinde rezil olan beni . Ağlamadım bile .
İpi elimden bıraktım, sanki bir can kurtaran simidiymiş gibi annemin koluna yapışarak yürümeye devam ettim.
O pis buruşuk , biçimsiz şey aslında bütün dünyaydı.
104 syf.
·3/10
Yazarın büyük hayranı olduğum için hayatını anlattığı bu eseri okumak istedim. Maalesef okurken çok sıkıldım ve kitap uzun süre elimde süründü.Gerçi çocukluğunu anlattığı için çok bir beklentiye girmemek lazım ama ben aşırı durağan buldum kitap gereksiz detaylarla dolu daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum.
136 syf.
·5 günde·8/10
Saramagonun anılarından oluşan bir kitap . Genellikle çocukluk ve gençlik anıları var . Köyünde gerçekleşen olaylar daha yoğunlukta. Kitabı okuduğunuzda nasıl bir hayatı olduğunu nasıl bir çevrede büyüdüğünü de anlıyorsunuz. Anı okumayı seviyorsanız okuyabilirsiniz . Zaten çok anı tadında değil ufak hikayeler tadında
136 syf.
·2 günde·1/10
Okumuş olmak için okunacak bir kitap bence zaman kaybı
Saatlere değmez...
İnsan ekstrem birseyler olacak diye beklerken bcence cocuklugundaki bu anıları hic dile getirmese daha iyi olurmuş...
136 syf.
·5 günde·6/10
.
1922-2010 tarihleri arasında yaşamış olan yazarın,çocukluk ve ilkgençlik anılarını yazdığı kitabı KÜÇÜK ANILAR'ı öz yaşam öyküsü okumayı seven bir okur olarak severek okudum.
Kitabın yazılış amacını da "aklın içindeki canavarları ve yine onun yarattığı yücelikleri ortaya çıkarmak" olarak özetlemiş.
Kitapta,KÖRLÜK,RESSAMIN GÜNLÜĞÜ ve BÜTÜN İSİMLER kitaplarının çıkış noktalarını da belirtmiş.
Okurken,çocukluk ve okul çağında birçoğumuzun yaşadığı sorunların benzer olduğunu farkediyorsunuz.Her zaman kapalı duran ve merak uyandıran sandıklar,akran zorbalıkları(hele ki daha 3 yaşındayken yaşadığı o korkunç olay),büyükleri tarafından farkedilmeyen hisler,malî sıkıntılar,çocukluğun doğal bir hali olan saf düşünceler,öğretmeler tarafından uygulanan çalışkan-tembel ayrımları...
José Saramago'yu tanımak ve kitaplarına başlamak için iyi bir başlangıç kitabı olacağını düşünüyorum.
136 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Yazar kendi doğduğu yeri , ailesi , mahallesi akraba ve arkadaşlıklarını anlattığı çocukluk Ve ergenlik dönemini ve o dönemki ruh halini anlatan bir kitap
136 syf.
·48 günde·Beğendi·10/10
Samimi, içten bir o kadar hayatın içinden çocukluk hikayelerini yazmış, Saramago. Keşke yazardan ilk bu kitabı okuyup, sonra diğer kitaplarını okusaymışım dedim. Ama geç değil, bu yazardan okuduğum 3. kitaptı. Açıkcası ben yazarların hayat hikayelerini öğrenmeyi seviyorum. Çünkü yazılarına yaşadıkları olayları yansıttıklarını düşünüyorum. Ki Saramago birçok kitabını çocukluğunda yaşadığı olaylardan, tanıştığı insanlardan esinlenerek yazmış. Kısaca Saramago’nun hayatından kesitlere yer verirsek; Portekiz’in Azinhaga köyünde doğmuş bir yazar. Aslında 16 Kasım 1922 doğumluyken babasının o ara köyde olmamasından dolayı, nüfusa kayıt günü 18 kasım 1922 olarak geçmiştir. Tek bu da değil, babasının soyadı aslında Saramago değil, ailelerinin köydeki lakabı. Görevli babasının vermek istediği Jose de Sousa adının arkasına bir de Saramago eklemiş. Doğumundan kısa bir süre sonra ailesi ile birlikte Lizbon’a taşınmışlar. Yedi yaşına geldiğinde okula yazdırılırken, babayla oğlunun arasındaki soyadı farklılığı sorun çıkartmış ve babası da mecburen Saramago soyadını almış. Ailesi ile on yıldan biraz fazla sürede on ev değiştirmişler. Bunun da çok fazla insan tanımasına etkili olduğunu düşünüyorum. Ve çok varlıklı bir aile olmadıkları için iki aile birlikte yaşadıkları zamanlar çok olmuş.
104 syf.
·1 günde·8/10
Bir çok Jose kitabı okudum, bu da onlardan biri olur yada aynı dille yazılır gibi bir fikirle okumaya başladım kitabı. Tamamen yanılmışım :) Yazım dili diğer kitaplarından çok çok başka, ama yine aynı akıcılıkta, daha az yoran ve bir çırpıda okunabilecek bir kitap olmuş. Çocukluk anıları ve özünde fakirlik ve sefalet içinde büyümüş küçük Jose'nin hayatına da karınca kararınca vakıf olmuş bulundum bu kitap sayesinde...
136 syf.
·Beğendi·8/10
Nobel ödülü yazar Joe Saramago bu kitabında kendi çocukluğu ile ilgili başından geçen olayları ve aile yaşantısını anlatmaktadır. Yazar ile alakali bilgi edinmek istiyorsanız muhakkak okuyun derim. Soyadinin neden saramago olduğu gibi ufak detaylar var. Ekonomik durumu ve aile bireyleri ile olan anilari açık açık anlatmiş.
Dünya böyledir, şimdi doğarsın, sonra yaşarsın, sonunda da ölürsün, bunun üzerinde daha fazla düşünüp taşınmaya değmez.
.
Her şey bilinmiyor, hiçbir zaman da bilinmeyecek, ama öyle zamanlar olur ki bildiğimize inanabiliriz, belki de o anda, ruhumuza, bilincimize, aklımıza, ya da bizleri az çok insan yapmakta olan o şeyin adı her neyse onun içine daha fazla bir şey sığamayacağı içindir.
Evime ilk kez gelen herkes binici miyim diye sorar bana hep, oysa tek gerçek, asla binemediğim bir attan düşmüş olmanın acısını hâlâ çekiyor olmamdır. Dışarıdan bakıldığında hiç belli olmuyor ama, ruhum yetmiş yıldan bu yana topallamakta.
Anneannem buna "ocak tanrıçası" derdi, ben de bu bilgiyle yetinmiştim, ta ki yıllar sonra, kitap okumanın öğretici erdemleri sayesinde, sanıyorum asıl cevabı bulana kadar.
Bugün evimin her yanında bu hayvanların resimleri durur. Evime ilk kez gelen herkes binici miyim diye sorar bana hep, oysa tek gerçek, asla binemediğim bir attan düşmüş olmanın acısını hâlâ çekiyor olmamdır. Dışarıdan bakıldığında hiç belli olmuyor ama, ruhum yetmiş yıldan bu yana topallamakta.
"Anneanne, gidip şuralarda biraz dolaşacağım." O da diyor ki: "Git, git!" ama bana dikkatli olmamı tembihlemiyor, o zamanlar büyüklerin kendi baktıkları küçüklere daha fazla güvenleri vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Anılar
Alt başlık:
Çocukluk ve İlkgençlik Anıları
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052983621
Orijinal adı:
As pequenas memorias
Çeviri:
İnci Kut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Baskılar:
Küçük Anılar
Küçük Anılar
Evinin kapısında oturuyordun sen, anneanne, yıldızlı, uçsuz bucaksız geceye açılan kapısında evinin, hakkında hiçbir şey bilmediğin ve asla yolculuk yapamayacağın gökyüzünün altında, büyülü tarlaların ve ağaçların sessizliği içinde, sonra doksan yaşının vakarıyla ve hiçbir zaman kaybetmediğin bir gençlik atefliyle dedin ki: “Dünya öyle güzel, öleceğime öyle yanıyorum ki.”

Aynen böyle dedin. Ben oradaydım.

José Saramago, “küçüklüğümdeki küçük anılar” dediği türlü anı parçacıklarını birbiri ardına sıralıyor.

Bir amacı da var üstelik: aklın içindeki canavarları ve yine onun yarattığı yücelikleri ortaya çıkarmak.

Kitabı okuyanlar 135 okur

  • İpek Topçu
  • Kâni ÖZCAN
  • Ayşe Yazar
  • Emine aksoy
  • FEHMİ KİBAROĞLU
  • Gözde Özdemir
  • Porxeleké
  • Sena Dağdeviren
  • Tuğçe yalankoz
  • Turan ATEŞ

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.5 (4)
9
%7.5 (4)
8
%15.1 (8)
7
%11.3 (6)
6
%13.2 (7)
5
%3.8 (2)
4
%1.9 (1)
3
%1.9 (1)
2
%0
1
%1.9 (1)