·
Okunma
·
Beğeni
·
22.727
Gösterim
Adı:
Küçük Kara Balık
Baskı tarihi:
14 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059166010
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fom Kitap Yayınları
"Başka bir dünyanın var olduğuna inanan, her şeye ve herkese rağmen yoluna devam eden cesur bir balığın ilham veren öyküsü..." Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi'nin en ünlü eseri "Küçük Kara Balık", her yaştan okura bir başka dünyanın mümkün olduğunu anlatmaya devam ediyor.
Kitabı, karneleri dağıttıktan sonra eve gelen kızım beraberinde getirdi, ve hemen elime alıp okudum. Her ne kadar çocuk kitabı olarak biliniyor olsa da herkesin okuması gereken bir kitap. Yaşadığı yerin monotonluğundan sıkılan merakını gidermek için yeni yerler keşfedip görmek isteyen, özgürlüğüne düşkün Küçük Kara Balık: Annesinin ve birlikte yaşadığı topluluğun tüm karşı çıkışlarına rağmen cesurca davranıp; merakının peşinden gittiği, hayatı keşfe çıktığı, yepyeni maceralardan geçtiği ve okuru da peşinde götürdüğü kısacık bir hikaye. Eğer okumadıysanız okuyun derim ama çocuklarınıza ya da kardeşlerinize mutlaka okutun.
İngilizcede bir tabir vardır "Think out of box!" diye. Olaylara dışarıdan bakmak, farklı düşünmek, alternatif çözüm yolları üretmek manasında. Bu bakış açısı doğuştan gelen bir yetenek de olabilir, güzel bir eğitim ile geliştirilebilir de. Bazı "balıklar" tüm dünyayı içinde yaşadıkları akvaryumdan ibaret sanır ve bazı "balıklar" da akvaryumun dışında ki dünyayı merak ederler. "Küçük Kara Balık" da maceracı ruhlu, meraklı, "kutunun dışını düşünen" farklılığı kabullenmeyen, kendini bastırmak isteyen diğer balıklara karşı mücadele eden cesur bir balıktır. "Küçük Prens" gibi ince fakat dolu olan bu kitabı okuyun, çocuklarınıza mutlaka okutturun.
Kitabı okurken aklıma “İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.” Sözleri geldi. İnceleme yapmaktan vazgeçtim ve !!!

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! (1927)

Kitapta anlatılmak istenen tam olarak bu !!!

Sevgi ile kalın...
Bu kitabı okumaya başladığımda bu kadar derin mesajlar veren bir kitap olacağını düşünmemiştim. Zaten 7 yaş üstü çocuklara masal kitabı olarak yazılmış. Ancak kitabı okuduktan sonra araştırma ihtiyacı hissettim ve çocuklara masal kitabı olmanın ötesinde adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme kavramlarını vurgulayan bir kitap olduğunu, bu sebepten 12 Eylül sürecinde Türkiye'de yasaklandığını ve yazarın ülkesi olan İran'da ise halen daha yasak olduğunu öğrendim. Küçük Kara Balık için, "Dünyanın en devrimci balığı," demişler.
Keşke hepimiz de birer küçük kara balık olsak... Dünya daha güzel bir yer olabilirdi sanırım. Ayrıca kesinlikle Küçük Prens kadar değer görmesi gereken bir kitap.
Her kitap kendine özeldir ama Küçük Kara Balığın mücadelesi ve düşünceleri bana ister istemez Richard Bach'ın Martı kitabını hatırlattı. Kitabı okurken, çocukluğuma gittim ve kendimi Küçük Kara Balığın yerine koydum. Nehirlerden denize taşıp, balıkçılın midesinde verdiği mücadelesinden tutunda, yengeçle olan konuşması ve diğerleriyle yaptığı konuşmaların hepsi harikaydı. Küçük Kara Balığın düşünceleri büyük balıkları mat edercesine anlamlıydı.

Yetişkinler dahil, bütün çocukların okuması gereken bir eserdir.
“Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım. Başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu düşünceleri kafama bir başkasının soktuğunu sanabilirsin, ama ben uzunca bir süredir düşünüyorum bunları. Arkadaşlarımdan da bazı şeyler öğrendim elbette; örneğin bir balığın yaşlanınca, hayatta hiçbir şey yapmadık, hayatımızı boşa geçirdik diye yakındıklarını biliyorum. Durmadan sızlanıp dururlar. Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum…'' diyerek özgür olmak için başkaldıran bir balığın masalı..
Bazen düşünüyorum da aslında etrafımızdaki herkes bizim için bir öğretmen; örneğin 2 yaşımdaki oğlum ona kitap okumamı isterken aslında sadece onunla güzel vakit geçirmemi sağlamıyor, onunla birlikte öğrenmemi, gelişmemi destekliyor. Bakalım miniğimizin Küçük Kara Balık’ından neler öğrenmişiz?

Kendi hayatımızı yaşarken ne kadar sorguluyoruz, yeniliklere ne kadar açığız, cesaretimiz var mı farklılıklar denemeye yoksa sadece deneyimlediklerimizi sonunu bildiklerimizi mi yaşamalıyız gönül rahatlığı ile… Aslında başkalarının hayatlarından da sorumlu olduğumuzu düşünüyor muyuz? Her davranışımız, hareketimiz başkalarını da etkiliyor; birilerine ya da bir şeylere sebep - sonuç, örnek - ibret olduğumuzu anlayabiliyor muyuz?

Peki sadece düşünmek yetiyor mu, icraata geçebiliyor muyuz en azından elimizden geldiği kadarı ile?

Tabii ki benim küçük balığım şimdilik masal olarak dinledi ama kütüphanesindeki anlamlar diyarına bir tane daha eklemiş olduk.

İyi okumalar dilerim.
Annesinden hayatı keşfetmek için yaşadığı küçük dereyi terkederek derenin sonunu görmek uğruna önce nehire, daha sonra denize ulaşırken yaşamış olduğu sıkıntıları anlatıyor. Kendimi o balığın yerine koyduğumda herkesin korkusu başka başka sebepler demekten kendimi alamıyorum. Kitap içindeki resimlerle güzel bir görsellik katmış. Merak bazen kişinin sonunu getiriyor. Güzel sürükleyici bir dili var. İyi okumalar.
Zaman zaman içinizdeki cocuğu besleyin. Onu hiçbir zaman unutmayın. Çünkü o çocuk sizi siz yapan en önemli şeylerden biri. İçinizdeki çocuğu öldürmemeniz dileğiyle...
Şey gibi bir kitap "küçük prens" tabi ona aşık olduğum kadar değil belki de bu kadar kısa olmasından dolayı. Çünkü böyle zevkli bir kitap dakikalar içerisinde bitti. Benim için en büyük günü babamın aldığı ilk hediye. (tabi benim ilk hatırladığım. ) Daha okuma yazma bilmeden elinde kitapla gelince umursamaz bir tavırla köşeye atmıştım. Ama okuduğum ilk kitap olma şansını da elde etti tabi. Konusuna gelince "ben" yerine koyduğum küçük kara balığın dış dünyaya olan merakını gidermek istediği, monoton hayatından çıkıp keşfetmek istediği anlatılıyor. Henüz geç kalmadan büyüklerin dahi okuması gereken bir kitap.
Küçük,tatlı alegorik bir masal.Öyle bir masal ki İran'da hatta Türkiye'de bile bir dönem yasaklı.
Gerçekten ironik!
Çocuk dünyasından,masallardan korkan yetişkinler!!!
Çünkü korkulan şey;düşün,sorgula,kabuğunu kır,yola koyul ve keşfet...

Hey küçük kara balıklar,sizler;
Kendi öykünüzün yazarı sadece siz olmalısınız.
"Her ne kadar çocuk kitabı olsa da herkesin okuması gereken bir kitap" klişesine girmeyeceğim hiç. Çok karşıma çıkan ve okunan bir kitap olduğu için geçen elime geçti oturup 20 dakikada okudum. Özgür ruhlu olmayı telkin eden bir kitap kısaca anlatmak gerekirse. Okuyan kişiler genelde sosyal medya hesaplarında isimlerini Küçük Kara Balık diye değiştirir. Küçük Prens'i tenzih ediyorum ama çocuk kitaplarını bence çocukken ya da bir çocuğa okumak lazım sadece tecrübe etmiş oldum.
Bir gün nasıl olsa öleceğim. Ölmek önemli değil, önemli olan, yaşamımla da, ölümümle de başkaları üzerinde etkili olabilmektir.
"Ben sizin bu kadar kendini beğenmiş olduğunuzu düşünmezdim doğrusu. Ama olsun, yine de sizi bağışlıyorum çünkü bu sözlerin hepsi cahillikten, bilmezliktendir."
Eğer cahil olmasaydınız, dünyada dış görünüşünden memnun olan başkalarının da olduğunu bilirdiniz.
Samed Behrengi
Sayfa 19 - Fark Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Kara Balık
Baskı tarihi:
14 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059166010
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fom Kitap Yayınları
"Başka bir dünyanın var olduğuna inanan, her şeye ve herkese rağmen yoluna devam eden cesur bir balığın ilham veren öyküsü..." Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi'nin en ünlü eseri "Küçük Kara Balık", her yaştan okura bir başka dünyanın mümkün olduğunu anlatmaya devam ediyor.

Kitabı okuyanlar 4.095 okur

  • Müptedi Kâri

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları