·
Okunma
·
Beğeni
·
48417
Gösterim
Adı:
Küçük Kara Balık
Baskı tarihi:
26 Haziran 2012
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058690301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altınpost Yayınları
Kısa zamanda balıklar arasında yayıldı haber. “Küçük bir kara balık uzaklardan gelmiş. Irmağın sonunu bulmaya gidiyormuş. Üstelik pelikandan hiç mi hiç korkmuyormuş!“ Birkaç küçük balık Kara Balık’la birlikte gitmeyi düşündülerse de büyük balıklardan korktukları için çıtları çıkmadı. birkaçı da “Pelikan olmasa, seninle gelirdik ama pelikanın torbasından korkuyoruz“ dediler. Irmak kenarında bir köy vardı. Köylü kadınlarla kızlar ırmakta çamaşır ve bulaşık yıkıyorlardı. Küçük Balık bir süre onların konuşmalarını dinledi, biraz da çocukların yüzmelerini seyredip yola koyuldu. Akşam oluncaya kadar gitmeye devam etti. Sonra bir taşın altına girip uyudu. Gece yarısı uyandı. Baktı, ay ışığı suya vurmuş ve her tarafı aydınlatmıştı. Küçük Kara Balık ayı çok severdi. Ay ışığının vurduğu geceler Balık yosunların arasından süzülüp ayla birkaç kelime konuşmak isterdi ama her defasında annesi uyanıp onu tekrar yosunlara çeker ve uyuturdu.
56 syf.
·1 günde·10/10
Güney Azerbaycan (Tebriz) Türklerinden Samed Behrengi'nin müthiş eseri. Eser bizde 12 Eylul dönemi yasaklanmış, iranda ise hala yasaktir. Kitabı içerik olarak Küçük Prense benzettim. Orada çocuk üzerinden mesaj veriliyordu burada küçük kara balık üzerinden. Çocuk kitabı gibi görünse de her yaştan insan okuyabilir. Küçük Kara Balık hayatı sorgulaması bakımından görüp görebileceğiniz en devrimci balıktır :)

Keyifli okumalar diler, bloguma beklerim.. https://1yazar1kitap.blogspot.com/...ucuk-kara-balik.html
56 syf.
·1 günde·8/10
Her ne kadar çocuk kitabı olarak biliniyor olsa da herkesin okuyabileceği bir kitap. Yaşadığı yerin monotonluğundan sıkılan merakını gidermek için yeni yerler keşfedip görmek isteyen, özgürlüğüne düşkün Küçük Kara Balık: Annesinin ve birlikte yaşadığı topluluğun tüm karşı çıkışlarına rağmen cesurca davranıp; merakının peşinden gittiği, hayatı keşfe çıktığı, yepyeni maceralardan geçtiği ve okuru da peşinde götürdüğü kısacık bir hikaye. Eğer okumadıysanız okuyun derim ama çocuklarınıza ya da kardeşlerinize mutlaka okutun.
56 syf.
·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda Küçük Kara Balık kitabını yorumladım:
https://youtu.be/qdtfAc2tZWs

https://i.ibb.co/...8-78f5ffe8bec6-1.jpg Bu fotoğraftaki mutluluktan, gözlerin içinde yansıyan gelecek umudundan, dişlerdeki mutluluk rengini gördükten sonra Küçük Kara Balık kitabını hangi yetersiz kelimeleri kullanarak yorumlayabilirim ki?

"Bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir." Mustafa Kemal Atatürk

Küçük Kara Balık, kendi küçük su birikintisinden çıkıp yaşamın sınırlarını tanımak istedi. Aslında bu belki de kendi kimliğinin sınırlarıydı? İnsanın sadece yaşadığı ülkeden ve ona dayatılan fikirlerden ibaret olmadığını ailesine ve bütün toplumuna kanıtlamak istedi. Fakat toplumu onu dışladı. Ülkesi ondan nefret etti. Kitap, 12 Eylül sürecinde Türkiye'de yasaklandı ve İran'da da hâlâ yasaklı kitaplar arasında. Peki neden? Nedenini söyleyeyim :

"İnsanları öteki dünyanın cezalarıyla korkutmazsak, hayatın zorluklarına katlanmaları için yüreklendirmezsek, bu dünyada süngü, yumruk, tepelemekle yıldırmazsak, yarın başımız belada demektir." Sadık Hidayet

İşte nedeni yukarıdaki cümlede yazıyor.

İktidarlar sizin kitap okumanızı ve bilinçlenmenizi istemezler. Çünkü kitap okumak, aklınızda önceden oluşmamış düşünceleri, siyasi ve tinsel devrimleri yeşertebilecek bir başkaldırıdır. Küçük Kara Balık'ın gerçekleşememiş distopyası olan versiyonu, kitapların okunmasının engellendiği bir dünya olan Cesur Yeni Dünya'dır diyebiliriz.

Küçük Kara Balık kitabı eğer herhangi bir çocukta bir iç güneş, gözlerinde bir parıldama, ağzında bir tebessüm, aklında bir soru işareti, aynı kitabın sonundaki diğer balıktaki gibi bir "acaba?" sorusu canlandırabiliyorsa Atatürk'ün dediği gibi yarının yetişkinleri olacak çocuklarımız için de hâlâ bir umut var demektir...

Çünkü, küçük kara balık;
Korkmadı,
Zorluklara katlanmak için boynunu eğmedi,
Yılmadı,
Toplumun ve ebeveynlerinin ne dediğine bakmadı,
Baskılara aldırmadı,
Sonunda ne olacağını bilmediği halde sonuna kadar gitti,
Hiç kimsenin konuşamadığı Ay ile bile konuştu! :

Ay : "Dünya o kadar büyük bir yer ki, her tarafını gezmen mümkün değil."
Küçük Kara Balık : "Olsun! Gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum." (s. 36)

Ey insanlar! Umarım fikirlerinizle, başkasının hayatlarına etki edecek düşüncelerinizle, cesaret edemediğiniz bütün amaçlarınızla ve tinsel devrimlerinizle siz de bir gün gidebildiğiniz yere kadar gitmeyi tercih edersiniz. Unutmayın ki, bütün mucitler, bilim adamları, filozoflar, astronomlar ve öğretmenler de bir gün çocuktular!
56 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İngilizcede bir tabir vardır "Think out of box!" diye. Olaylara dışarıdan bakmak, farklı düşünmek, alternatif çözüm yolları üretmek manasında. Bu bakış açısı doğuştan gelen bir yetenek de olabilir, güzel bir eğitim ile geliştirilebilir de. Bazı "balıklar" tüm dünyayı içinde yaşadıkları akvaryumdan ibaret sanır ve bazı "balıklar" da akvaryumun dışında ki dünyayı merak ederler. "Küçük Kara Balık" da maceracı ruhlu, meraklı, "kutunun dışını düşünen" farklılığı kabullenmeyen, kendini bastırmak isteyen diğer balıklara karşı mücadele eden cesur bir balıktır. "Küçük Prens" gibi ince fakat dolu olan bu kitabı okuyun, çocuklarınıza mutlaka okutturun.
56 syf.
·1 günde·10/10
Bu kitabı okumaya başladığımda bu kadar derin mesajlar veren bir kitap olacağını düşünmemiştim. Zaten 7 yaş üstü çocuklara masal kitabı olarak yazılmış. Ancak kitabı okuduktan sonra araştırma ihtiyacı hissettim ve çocuklara masal kitabı olmanın ötesinde adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme kavramlarını vurgulayan bir kitap olduğunu, bu sebepten 12 Eylül sürecinde Türkiye'de yasaklandığını ve yazarın ülkesi olan İran'da ise halen daha yasak olduğunu öğrendim. Küçük Kara Balık için, "Dünyanın en devrimci balığı," demişler.
Keşke hepimiz de birer küçük kara balık olsak... Dünya daha güzel bir yer olabilirdi sanırım. Ayrıca kesinlikle Küçük Prens kadar değer görmesi gereken bir kitap.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okurken aklıma “İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.” Sözleri geldi. İnceleme yapmaktan vazgeçtim ve !!!

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! (1927)

Kitapta anlatılmak istenen tam olarak bu !!!

Sevgi ile kalın...
56 syf.
Merhabalar hâla çok severek tekrar tekrar okuduğum kitaplardan biri olan Küçük Kara Balık hayal kurmaktan ve koşmaktan korkmayan muazzam bir eserdir.Çocuklarımızda kesinlikle okuması gereken bir eser çünkü azmi asla pes etmemeyi,hayatta kalmayı,merakımızı canlı tutmamızı,ilerlemekten korkmadan yaşamamızı anlatmaktadır.Kitabı okurken Küçük Prens,Martı ve Şeker Portakalı aklıma gelmişti kesinlikle onlar kadar muazzam bir eser.Sayfaları çevirdikçe satırlarda kendinizden bir şeyler bulacaksınız.Kitap çok akıcı ve sade bir şekilde kaleme alınmış ve çok kısa olduğundan bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap.Asla daha ileriye gitmekten korkmayın ve çevrenizdeki kötü niyetli insanlar için bir dikeniniz olmalıdır.
Keyifli Okumalar Dilerim
46 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öyle bir çocuk kitabı düşünün ki, yazarının kendi ülkesi olan İran'da ve hatta Türkiye'de belli dönemlerde yasaklanmış olsun...
Küçük kara balık, ailesi ve arkadaşlarıyla doğduğu su birikintisinde yaşamaya devam ederken dışarıda başka bir dünyanın olduğuna dair söylentiler duyuyor ve etrafındaki herkesin karşı koymasına aldırmayarak dış dünyayı keşfetmek için minik gölünden ayrılıyor. Kısacık olan bu masal kitabı boyunca Küçük Kara Balık'ın geçtiği yolları ve karşılaştığı diğer canlıları izliyoruz.
"Böyle amaçsızca yüzüp durmaktan bıktım." diyor Küçük Kara Balık gölünü terk etmeden önce "Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum." Elbette ki, terk ettiği aslında sadece yaşadığı göl değil. Beynindeki sınırları terk ediyor. Ne kadar korksa da, cesaretsizliği terk ediyor. Dayatmaları terk ediyor. Ona yasaklanmış olana uymayı terk ediyor. İşte bu yüzden ona "Dünyanın en devrimci balığı" deniyor belki de. Ve bu terk edişle bir amaç arıyor, bir var oluş sebebi. Bu dünyaya neden geldiğini, varlığı ile dünyada nasıl bir farklılık yaratabileceğini sorguluyor.
Bu kısacık masalda bizim yapamadığımız her şeyi yapıyor Küçük Kara Balık; düşünüyor, sorguluyor, boyun eğmiyor, kendisine sunulanla yetinmiyor, baskılara karşı koyuyor, dogmaları yıkıyor, haksızlıkla savaşıyor ve keşfediyor. Belki de var oluş amacını buluyor.
Ve şöyle düşünüyorum, kaderde küçük bir balıktan ders almak da varmış. Önemli olan ne olduğumuz değil, ne olabileceğimiz ve olabileceğimiz şeyi bulmak için cesaret edip harekete geçmemizmiş.
Sevgiyle.

Not: Maalesef okuduğum çeviride biraz sıkıntı vardı. İlk fırsatta Can Yayınları basımını alıp okumayı planlıyorum. Yeni alacak olanların bilgisine.
64 syf.
Kitap okumak son yıllarda bir eğlence olayı,bir hobi olayı olarak görülmeye başlandı ve bu durum beni çok rahatsız ediyor diyor Zülfü Livaneli. Katılıyorum. İş müracaatları için doldurulan cv'lerde hobi kısmına "kitap okumak,müzik dinlemek,spor yapmak" yazanları artık kimse ciddiye almıyor. Klasik olduğu için değil,yanlış olduğu için. Bir bilgiye ulaşmak ya da bir kitaptan, bir filmden feyz almak eğlenceli olsa da asıl amaç hiçbir zaman bu değil.Kitaplar zaman öldürme aracı değil,o zamanı daha kaliteli nasıl yaşarımın anahtarı.Bu kısacık ama anlam yüklü kitap da bunlardan birisi.Bu ve benzer hikayeleri ister 12 bin balığa,ister 12 bin insana anlatın,içinden sadece 1 tanesinin bile hayatını değiştirecekse olay amacına ulaşmış demektir. Geri kalan 11 bin 999'u oldu mu sana hobi!..

Küçük Kara Balık kitabı çocuk hikaye kitabı olarak görülen ama her yaştan ciddi sayıda okuyucusu olan feyz alınması gereken harika bir kitapmış.Büyük yaşlı balığın (ki kendisi bir zamanların küçük kara balığıdır belki) 12 bin çocuğuna ve toruna anlattığı hikayede verilen mesaj,yaşadığın yerden memnun değilsen yerini değiştir;bu yolda sana zorluk çıkaranlar olacak,efendime söylim kuyruğuyla gülenler olacak ama vazgeçme,ağaç değilsin mesajı.Ne kadar klasik değil mi? Herkes, ben de dahil hemen hemen hergün hayatımızda köklü değişiklikler yapmayı düşünürüz.Ama sadece düşünürüz. En kötü suç bile olsa eyleme geçmeyen her düşünce cezasız veya ödülsüzdür.

Kitabı okurken aklıma ister istemez evlerinden kaçıp büyük dünyalar keşfedecem derken pavyona yada köprü altına düşen kadın ve erkekler de gelmedi değil.Belki de eteklerini indirmek istedikleri için hayat fahişedir onlara göre,şahitlik etsin suçlarına komut versinler köre. (Sagopa Kajmer) Öyle yada böyle. Hayallerinin peşinden koşmaktan vazgeçen yüzde 97'lik kesim asla vazgeçmeyen yüzde 3'lük kesime hizmet ve itaat ediyor günümüzde. Bıraksalar çok radikal kararlar alcaz!.. (Gazapizm) Ufkunuz geniş,hayalleriniz gerçek olsun. Ben gidiyom. Hoççağalın.(Binali)
56 syf.
“Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım. Başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu düşünceleri kafama bir başkasının soktuğunu sanabilirsin, ama ben uzunca bir süredir düşünüyorum bunları. Arkadaşlarımdan da bazı şeyler öğrendim elbette; örneğin bir balığın yaşlanınca, hayatta hiçbir şey yapmadık, hayatımızı boşa geçirdik diye yakındıklarını biliyorum. Durmadan sızlanıp dururlar. Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum…'' diyerek özgür olmak için başkaldıran bir balığın masalı..
64 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap üzerine söylemek istediğim bir şeyler var. Bana bir kez daha niceliğin değil niteliğin önemli olduğunu kanıtladı mesela. Anlayana sivrisinek saz misali kısa ve öz bir "masal" kitabı gerçekten. İçinde barındırdığı derin mesajlar beni öyle etkiledi ki. Bazı yerleri tekrar tekrar okudum, düşündüm, altını çizdim... Şahlık karşıtı siyasi mesajları bir yana; eşitlik, farkındalık, din dil ırk ayrımı yapmaksızın bir olmak, birlik olmak, özgürlük, ölüm, yaşam ve daha birçok konuya değiniyor şu kısacık çocuk kitabı dediğimiz şaheser. Bunlardan birkaçını sizinle de paylaşmak istedim:
"Mesela 'balıkların' çoğu yaşlanınca ömürlerinin boşa geçtiğinden şikayet ediyor."
"Gerçekten yaşam denen şey sadece küçük bir yerde dolanıp durduktan sonra yaşlanmak mı, yoksa bu dünyada başka türlü de yaşamak mümkün mü, öğrenmek istiyorum."
"Beni kimse kandırmıyor. Kendi aklımla anlıyorum, gözüm var görüyorum."
"Cahil olmasaydınız, dünyadaki herkesin kendine göre güzelliklerinin olduğunu anlardınız,"
"Çok fazla endişeleniyorsunuz; sadece endişelenmekle olmaz, hareket edersek korkumuz kaybolur."
"Biz özgürlüğümüzü istiyoruz."
"Eğer bir gün ölümle karşılaşırsam, ki bu önünde sonunda olacak, önemli değil elbette. Önemli olan, ölümümün ya da yaşamımın başkalarının hayatında bıraktığı etki,"
Demiş küçük kara balık ve daha nicelerini...
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Her kitap kendine özeldir ama Küçük Kara Balığın mücadelesi ve düşünceleri bana ister istemez Richard Bach'ın Martı kitabını hatırlattı. Kitabı okurken, çocukluğuma gittim ve kendimi Küçük Kara Balığın yerine koydum. Nehirlerden denize taşıp, balıkçılın midesinde verdiği mücadelesinden tutunda, yengeçle olan konuşması ve diğerleriyle yaptığı konuşmaların hepsi harikaydı. Küçük Kara Balığın düşünceleri büyük balıkları mat edercesine anlamlıydı.

Yetişkinler dahil, bütün çocukların okuması gereken bir eserdir.
Bir gün nasıl olsa öleceğim. Ölmek önemli değil, önemli olan, yaşamımla da, ölümümle de başkaları üzerinde etkili olabilmektir.
Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret...
"Ben sizin bu kadar kendini beğenmiş olduğunuzu düşünmezdim doğrusu. Ama olsun, yine de sizi bağışlıyorum çünkü bu sözlerin hepsi cahillikten, bilmezliktendir."
Eğer cahil olmasaydınız, dünyada dış görünüşünden memnun olan başkalarının da olduğunu bilirdiniz.
Samed Behrengi
Sayfa 19 - Fark Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Kara Balık
Baskı tarihi:
26 Haziran 2012
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058690301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altınpost Yayınları
Kısa zamanda balıklar arasında yayıldı haber. “Küçük bir kara balık uzaklardan gelmiş. Irmağın sonunu bulmaya gidiyormuş. Üstelik pelikandan hiç mi hiç korkmuyormuş!“ Birkaç küçük balık Kara Balık’la birlikte gitmeyi düşündülerse de büyük balıklardan korktukları için çıtları çıkmadı. birkaçı da “Pelikan olmasa, seninle gelirdik ama pelikanın torbasından korkuyoruz“ dediler. Irmak kenarında bir köy vardı. Köylü kadınlarla kızlar ırmakta çamaşır ve bulaşık yıkıyorlardı. Küçük Balık bir süre onların konuşmalarını dinledi, biraz da çocukların yüzmelerini seyredip yola koyuldu. Akşam oluncaya kadar gitmeye devam etti. Sonra bir taşın altına girip uyudu. Gece yarısı uyandı. Baktı, ay ışığı suya vurmuş ve her tarafı aydınlatmıştı. Küçük Kara Balık ayı çok severdi. Ay ışığının vurduğu geceler Balık yosunların arasından süzülüp ayla birkaç kelime konuşmak isterdi ama her defasında annesi uyanıp onu tekrar yosunlara çeker ve uyuturdu.

Kitabı okuyanlar 8.923 okur

  • aslı ilyan
  • Orpheus
  • Hacer Üstünel
  • Faté
  • MarjanFarsadSever
  • @Pesa
  • Osman TANLAK

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.1 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları