Adı:
Küçük Kara Balık
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054453573
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizmeli Kedi Yayınları
Herkes Gerçeği Hak Eder...! Balıklar Bile!

Bir derenin içinde yaşayan mini mini bir balık varmış. Küçük Kara Balık derlermiş ona... Herkesten farkı, çok mu çok meraklı olmasıymış. Yaşadığı dere nerde biter, onun bittiği yerde ne başlar, öğrenmek istemiş. Çevresindeki balıklar karşı çıkmışlar. Çünkü bütün dünyaları o dereymiş sadece.
Küçük Kara Balık'ın içindeki öğrenme isteği galip gelmiş. Korktuğu, üzüldüğü, kendini yalnız hissettiği zamanlar olmuş... Ama yılmamış. Gerçeği öğrenmiş... Dünya, yalnızca tanıdığı balıklardan, yaşadığı yerden oluşmuyormuş. Başka canlılar, başka hayatlar, başka güzellikler de varmış.

Küçük Kara Balık, yeniliklere açık olmayı, umudunu kaybetmemeyi, pes etmemeyi, gerçeğin peşinden gitmenin erdemini anlatan bir masal...
(Tanıtım Bülteninden)
56 syf.
·1 günde·8/10
Her ne kadar çocuk kitabı olarak biliniyor olsa da herkesin okuyabileceği bir kitap. Yaşadığı yerin monotonluğundan sıkılan merakını gidermek için yeni yerler keşfedip görmek isteyen, özgürlüğüne düşkün Küçük Kara Balık: Annesinin ve birlikte yaşadığı topluluğun tüm karşı çıkışlarına rağmen cesurca davranıp; merakının peşinden gittiği, hayatı keşfe çıktığı, yepyeni maceralardan geçtiği ve okuru da peşinde götürdüğü kısacık bir hikaye. Eğer okumadıysanız okuyun derim ama çocuklarınıza ya da kardeşlerinize mutlaka okutun.
56 syf.
·8/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda Küçük Kara Balık kitabını yorumladım:
https://youtu.be/qdtfAc2tZWs

https://i.ibb.co/...8-78f5ffe8bec6-1.jpg Bu fotoğraftaki mutluluktan, gözlerin içinde yansıyan gelecek umudundan, dişlerdeki mutluluk rengini gördükten sonra Küçük Kara Balık kitabını hangi yetersiz kelimeleri kullanarak yorumlayabilirim ki?

"Bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir." Mustafa Kemal Atatürk

Küçük Kara Balık, kendi küçük su birikintisinden çıkıp yaşamın sınırlarını tanımak istedi. Aslında bu belki de kendi kimliğinin sınırlarıydı? İnsanın sadece yaşadığı ülkeden ve ona dayatılan fikirlerden ibaret olmadığını ailesine ve bütün toplumuna kanıtlamak istedi. Fakat toplumu onu dışladı. Ülkesi ondan nefret etti. Kitap, 12 Eylül sürecinde Türkiye'de yasaklandı ve İran'da da hâlâ yasaklı kitaplar arasında. Peki neden? Nedenini söyleyeyim :

"İnsanları öteki dünyanın cezalarıyla korkutmazsak, hayatın zorluklarına katlanmaları için yüreklendirmezsek, bu dünyada süngü, yumruk, tepelemekle yıldırmazsak, yarın başımız belada demektir." Sadık Hidayet

İşte nedeni yukarıdaki cümlede yazıyor.

İktidarlar sizin kitap okumanızı ve bilinçlenmenizi istemezler. Çünkü kitap okumak, aklınızda önceden oluşmamış düşünceleri, siyasi ve tinsel devrimleri yeşertebilecek bir başkaldırıdır. Küçük Kara Balık'ın gerçekleşememiş distopyası olan versiyonu, kitapların okunmasının engellendiği bir dünya olan Cesur Yeni Dünya'dır diyebiliriz.

Küçük Kara Balık kitabı eğer herhangi bir çocukta bir iç güneş, gözlerinde bir parıldama, ağzında bir tebessüm, aklında bir soru işareti, aynı kitabın sonundaki diğer balıktaki gibi bir "acaba?" sorusu canlandırabiliyorsa Atatürk'ün dediği gibi yarının yetişkinleri olacak çocuklarımız için de hâlâ bir umut var demektir...

Çünkü, küçük kara balık;
Korkmadı,
Zorluklara katlanmak için boynunu eğmedi,
Yılmadı,
Toplumun ve ebeveynlerinin ne dediğine bakmadı,
Baskılara aldırmadı,
Sonunda ne olacağını bilmediği halde sonuna kadar gitti,
Hiç kimsenin konuşamadığı Ay ile bile konuştu! :

Ay : "Dünya o kadar büyük bir yer ki, her tarafını gezmen mümkün değil."
Küçük Kara Balık : "Olsun! Gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum." (s. 36)

Ey insanlar! Umarım fikirlerinizle, başkasının hayatlarına etki edecek düşüncelerinizle, cesaret edemediğiniz bütün amaçlarınızla ve tinsel devrimlerinizle siz de bir gün gidebildiğiniz yere kadar gitmeyi tercih edersiniz. Unutmayın ki, bütün mucitler, bilim adamları, filozoflar, astronomlar ve öğretmenler de bir gün çocuktular!
56 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İngilizcede bir tabir vardır "Think out of box!" diye. Olaylara dışarıdan bakmak, farklı düşünmek, alternatif çözüm yolları üretmek manasında. Bu bakış açısı doğuştan gelen bir yetenek de olabilir, güzel bir eğitim ile geliştirilebilir de. Bazı "balıklar" tüm dünyayı içinde yaşadıkları akvaryumdan ibaret sanır ve bazı "balıklar" da akvaryumun dışında ki dünyayı merak ederler. "Küçük Kara Balık" da maceracı ruhlu, meraklı, "kutunun dışını düşünen" farklılığı kabullenmeyen, kendini bastırmak isteyen diğer balıklara karşı mücadele eden cesur bir balıktır. "Küçük Prens" gibi ince fakat dolu olan bu kitabı okuyun, çocuklarınıza mutlaka okutturun.
56 syf.
·1 günde·10/10
Bu kitabı okumaya başladığımda bu kadar derin mesajlar veren bir kitap olacağını düşünmemiştim. Zaten 7 yaş üstü çocuklara masal kitabı olarak yazılmış. Ancak kitabı okuduktan sonra araştırma ihtiyacı hissettim ve çocuklara masal kitabı olmanın ötesinde adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme kavramlarını vurgulayan bir kitap olduğunu, bu sebepten 12 Eylül sürecinde Türkiye'de yasaklandığını ve yazarın ülkesi olan İran'da ise halen daha yasak olduğunu öğrendim. Küçük Kara Balık için, "Dünyanın en devrimci balığı," demişler.
Keşke hepimiz de birer küçük kara balık olsak... Dünya daha güzel bir yer olabilirdi sanırım. Ayrıca kesinlikle Küçük Prens kadar değer görmesi gereken bir kitap.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kitabı okurken aklıma “İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.” Sözleri geldi. İnceleme yapmaktan vazgeçtim ve !!!

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! (1927)

Kitapta anlatılmak istenen tam olarak bu !!!

Sevgi ile kalın...
46 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öyle bir çocuk kitabı düşünün ki, yazarının kendi ülkesi olan İran'da ve hatta Türkiye'de belli dönemlerde yasaklanmış olsun...
Küçük kara balık, ailesi ve arkadaşlarıyla doğduğu su birikintisinde yaşamaya devam ederken dışarıda başka bir dünyanın olduğuna dair söylentiler duyuyor ve etrafındaki herkesin karşı koymasına aldırmayarak dış dünyayı keşfetmek için minik gölünden ayrılıyor. Kısacık olan bu masal kitabı boyunca Küçük Kara Balık'ın geçtiği yolları ve karşılaştığı diğer canlıları izliyoruz.
"Böyle amaçsızca yüzüp durmaktan bıktım." diyor Küçük Kara Balık gölünü terk etmeden önce "Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum." Elbette ki, terk ettiği aslında sadece yaşadığı göl değil. Beynindeki sınırları terk ediyor. Ne kadar korksa da, cesaretsizliği terk ediyor. Dayatmaları terk ediyor. Ona yasaklanmış olana uymayı terk ediyor. İşte bu yüzden ona "Dünyanın en devrimci balığı" deniyor belki de. Ve bu terk edişle bir amaç arıyor, bir var oluş sebebi. Bu dünyaya neden geldiğini, varlığı ile dünyada nasıl bir farklılık yaratabileceğini sorguluyor.
Bu kısacık masalda bizim yapamadığımız her şeyi yapıyor Küçük Kara Balık; düşünüyor, sorguluyor, boyun eğmiyor, kendisine sunulanla yetinmiyor, baskılara karşı koyuyor, dogmaları yıkıyor, haksızlıkla savaşıyor ve keşfediyor. Belki de var oluş amacını buluyor.
Ve şöyle düşünüyorum, kaderde küçük bir balıktan ders almak da varmış. Önemli olan ne olduğumuz değil, ne olabileceğimiz ve olabileceğimiz şeyi bulmak için cesaret edip harekete geçmemizmiş.
Sevgiyle.

Not: Maalesef okuduğum çeviride biraz sıkıntı vardı. İlk fırsatta Can Yayınları basımını alıp okumayı planlıyorum. Yeni alacak olanların bilgisine.
56 syf.
“Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım. Başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu düşünceleri kafama bir başkasının soktuğunu sanabilirsin, ama ben uzunca bir süredir düşünüyorum bunları. Arkadaşlarımdan da bazı şeyler öğrendim elbette; örneğin bir balığın yaşlanınca, hayatta hiçbir şey yapmadık, hayatımızı boşa geçirdik diye yakındıklarını biliyorum. Durmadan sızlanıp dururlar. Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum…'' diyerek özgür olmak için başkaldıran bir balığın masalı..
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Her kitap kendine özeldir ama Küçük Kara Balığın mücadelesi ve düşünceleri bana ister istemez Richard Bach'ın Martı kitabını hatırlattı. Kitabı okurken, çocukluğuma gittim ve kendimi Küçük Kara Balığın yerine koydum. Nehirlerden denize taşıp, balıkçılın midesinde verdiği mücadelesinden tutunda, yengeçle olan konuşması ve diğerleriyle yaptığı konuşmaların hepsi harikaydı. Küçük Kara Balığın düşünceleri büyük balıkları mat edercesine anlamlıydı.

Yetişkinler dahil, bütün çocukların okuması gereken bir eserdir.
64 syf.
Devrimci ve özgürlükçü bir balığın, yaşadığı ortamdan çıkıp yeni yerler keşfetme isteği anlatılıyor. Bu isteğini gerçekleştirirken sınırları aşan cesareti ve öğrenme arzusu ile diğer balıkların dikkati çekiyor ve onlara da cesaret veriyor.
Elbette dünya bu kadar küçük bir su birikintisinden ibaret olamaz diyip yola düşüyor yolda karşılaştıklarının kimisinden hayat tecrübesi kimisinden kurallar öğreniyor. Küçük kara balığın merak duygusuna , sınırları aşan cesaretine tanık olmamak mümkün değil..

Fakat kitap, çocuk edebiyatı içerisinde yer almasına rağmen, çocuğa görelik ilkesi yok sayılmış. Bunu pelikanın ağzındaki bölüm ve başındaki salyongaz bölümünden anlayabiliriz bu kısımlar çocuklar için uygun değil. Ömer Seyfettin'in hikayeleri kadar aşırı düzeyde bir psikolojik tramva yaratmasada bu kısımlar da çocuklar üzerinde bazı tramvalara yol açabilir.
56 syf.
Bazen düşünüyorum da aslında etrafımızdaki herkes bizim için bir öğretmen; örneğin 2 yaşımdaki oğlum ona kitap okumamı isterken aslında sadece onunla güzel vakit geçirmemi sağlamıyor, onunla birlikte öğrenmemi, gelişmemi destekliyor. Bakalım miniğimizin Küçük Kara Balık’ından neler öğrenmişiz?

Kendi hayatımızı yaşarken ne kadar sorguluyoruz, yeniliklere ne kadar açığız, cesaretimiz var mı farklılıklar denemeye yoksa sadece deneyimlediklerimizi sonunu bildiklerimizi mi yaşamalıyız gönül rahatlığı ile… Aslında başkalarının hayatlarından da sorumlu olduğumuzu düşünüyor muyuz? Her davranışımız, hareketimiz başkalarını da etkiliyor; birilerine ya da bir şeylere sebep - sonuç, örnek - ibret olduğumuzu anlayabiliyor muyuz?

Peki sadece düşünmek yetiyor mu, icraata geçebiliyor muyuz en azından elimizden geldiği kadarı ile?

Tabii ki benim küçük balığım şimdilik masal olarak dinledi ama kütüphanesindeki anlamlar diyarına bir tane daha eklemiş olduk.

İyi okumalar dilerim.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10·
Yılın en uzun gecesiydi. Denizin dibinde yaşlı bir balık, on iki bin yavru balığa Küçük Kara Balığın masalını anlatıyordu. Aslında bu masaldan da öteydi. Hayatta, bulunduğumuz çevredekilerden farklı bir düşünceye sahip olduğumuzda nelerle karşılaşabileceğimizi (salyangoz gibi), bizi kandırmak isteyecek, yolumuzdan döndürmek isteyecek, bizi yutmak isteyen bir sürü engelle karşılaşacağımızı küçük ama kararlı bir balığın gözünden görmemizi sağlıyor. Her şey bir fikirle başlıyor aslında, düşünmeyle. Derenin nereye ulaştığını, dünyada daha nelerin olduğunu keşfetme, öğrenme arzusuyla. Herkes karşı çıkıyor, alay ediliyor, yapamayacağı geri dönmesi gerektiği söyleniyor.
Elbette dünya bu kadar küçük bir su birinkintisinden ibaret olamaz. Farklı türlerle karşılaşıyor. Kiminden yeni bir şeyler öğreniyor kimisinden hayat tecrübesi elde ediyor. Hayat yolculuğunda hepimizin de başına geldiği gibi zorluklarla karşılaşıyor elbet fakat öğrenme ve keşfetme arzusuyla hepsinin üstesinden geliyor. Hayat boyu elde ettiğimiz bilgileri nasıl amacımız doğrultusunda kullanabileceğimizi, nasıl harekete geçeceğimizi bize çok güzel gösteriyor.
Küçük bir balık olmamızın önemi yok yeterki öğrenme ve keşfetme arzumuz hiç kaybolmasın. Okuduklarımızdan, dinlediklerimizden, izlediklerimizden ilham almaya devam ederek hayat yolculuğumuza devam edelim. Masalı dinleyen küçük yavru balıklardan aklında, yüreğinde bir soru işareti yanan kırmızı balıklar olalım bizde. Sevgiyle...
Keyifli okumalar!
56 syf.
·1 günde·8/10
Annesinden hayatı keşfetmek için yaşadığı küçük dereyi terkederek derenin sonunu görmek uğruna önce nehire, daha sonra denize ulaşırken yaşamış olduğu sıkıntıları anlatıyor. Kendimi o balığın yerine koyduğumda herkesin korkusu başka başka sebepler demekten kendimi alamıyorum. Kitap içindeki resimlerle güzel bir görsellik katmış. Merak bazen kişinin sonunu getiriyor. Güzel sürükleyici bir dili var. İyi okumalar.
Bir gün nasıl olsa öleceğim. Ölmek önemli değil, önemli olan, yaşamımla da, ölümümle de başkaları üzerinde etkili olabilmektir.
Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret...
"Ben sizin bu kadar kendini beğenmiş olduğunuzu düşünmezdim doğrusu. Ama olsun, yine de sizi bağışlıyorum çünkü bu sözlerin hepsi cahillikten, bilmezliktendir."
Eğer cahil olmasaydınız, dünyada dış görünüşünden memnun olan başkalarının da olduğunu bilirdiniz.
Samed Behrengi
Sayfa 19 - Fark Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Kara Balık
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054453573
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çizmeli Kedi Yayınları
Herkes Gerçeği Hak Eder...! Balıklar Bile!

Bir derenin içinde yaşayan mini mini bir balık varmış. Küçük Kara Balık derlermiş ona... Herkesten farkı, çok mu çok meraklı olmasıymış. Yaşadığı dere nerde biter, onun bittiği yerde ne başlar, öğrenmek istemiş. Çevresindeki balıklar karşı çıkmışlar. Çünkü bütün dünyaları o dereymiş sadece.
Küçük Kara Balık'ın içindeki öğrenme isteği galip gelmiş. Korktuğu, üzüldüğü, kendini yalnız hissettiği zamanlar olmuş... Ama yılmamış. Gerçeği öğrenmiş... Dünya, yalnızca tanıdığı balıklardan, yaşadığı yerden oluşmuyormuş. Başka canlılar, başka hayatlar, başka güzellikler de varmış.

Küçük Kara Balık, yeniliklere açık olmayı, umudunu kaybetmemeyi, pes etmemeyi, gerçeğin peşinden gitmenin erdemini anlatan bir masal...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7.374 okur

  • Özlem

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları