Küçük Oyuncu

6,5/10  (6 Oy) · 
16 okunma  · 
2 beğeni  · 
577 gösterim
Uzun yıllar tiyatroda çalışan ve bu ortamı çok iyi tanıyan Pınar Kür, ikinci romanı olan Küçük Oyuncu’da “tiyatro insanı”ndan yola çıkarak “insan”ı araştırıyor. Sanat mı hayattan esinlenir hayat mı sanattan, sorusuna değişik bir açıdan yaklaşarak hayatın sanattan kaynaklanabileceğini, sanatın insan ilişkileri üstündeki etkisini gene kendine özgü bir biçimde irdeliyor. İnsan ilişkilerinin karmaşıklığını çözümleme konusundaki ustalığıyla ve özenli anlatımıyla tanınan Pınar Kür’ün bu romanını yeniden yayımlamaktan kıvanç duyuyoruz.
Çirkinliği yapay bir güzelliğe dönüştürmeye çalışmadan, küçüklüğü gerçeklere aykırı bir büyüklük gibi görme gereksinmesini duymadan, her şeyi olduğu gibi benimseyerek sevebilseydin eğer, güzel olurdu... Şimdiki durumda durmadan kendi kendinden ödün vermek zorunda kalıyorsun. Oyun ortasında yorum değiştiren ya da farkında olmadan yorum kaydıran, kaçıran küçük oyunculara benziyorsun
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2017
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    9789750733819
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mujurey 
11 Mar 23:16 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Pınar Kür kitaplarını sahaflardan almak hoşuma gidiyor. Bu kitabı da Kafkas Pasajı'ndan almıştım uzun bir süre önce. İkinci el kitap kokusu daha bir yakışıyor sanki Kür'e.

70'lerin başları, Ankara'da küçük bir tiyatroda genç, yetenekli ve taze bir oyuncu olan Semra'nın hayatından bir parçayı dinliyoruz. Semra anlatıyor, biz de onunla beraber ansıyoruz yaşadıklarını. Tiyatro insanlarını tanıyoruz. İnsan ilişkilerini bir kez daha irdeliyoruz. Semra'nın aşkları, arkadaşlıkları, tiyatroda tutunmanın zorlukları, hayat ile oyun arasındaki ince çizgi...
Kitap içerisinde çok güzel diyaloglar var. Akıcı, sade dili kitabı sürükleyici kılıyor. Sadece Beyhan Barlas karakterinin hayat hikayesini anlattığı kısım boğucuydu. Onun dışında fazla yormadan ilerliyor hikaye.

Kitaptan sonra tiyatroya hiç gitmediğimi fark ettim. Bir süre tiyatro kovalayacağım sanırım.

Kitaptan 2 Alıntı

Mujurey 
06 Mar 23:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kişi anlatmadan kurtulamıyor anılarından... Oysa benim istediğim anılardan kurtulmak da değil. Başka neyim var ki? Kurtulmak. Bir şeylerden kurtulmak istediğim doğru... İçimdeki zorlamadan belki... Anılardan değil de, anıların baskısından belki... Anlatmak zorundayım. İçimdekileri bir biçime, bir sıraya, bir düzene sokmak zorundayım. Yaşarken yaşadığını ayrımsayamıyor insan. Ansımak gerçekten yaşamak sanki. Herkeste aynı mıdır bilmem. Ben ancak ansımaya başladıktan sonra anladım yaşadığımı. Eski acıyı, eski coşkuyu, eski sevinci daha bir derinden, daha bir gerçekten duyuyorum ansırken ya da işte, yeniden yaşarken. Yalnızca duymak değil, anlamak istediğim için de anlatmaya çalışıyorum galiba... Kişi hiçbir zaman kendi kendini anlayamaz demiş bir yazar. Simon de Beauvoir yanılmıyorsam. Ancak kendi kendini anlatabilir... Oysa ben asıl anlamak istiyorum. Hiç değilse olanları... Anlatmak, anlamak ve kurtulmak... İçimi dökmek isteğinden başka, çok öte bir şey bu... Kişi en içten, en derin iç dökmelerinde bile ancak kendi kendine bağışlattığı şeyleri açıklar... Ben tersine. Ben bağışlayamadıklarımı anlatacağım, belki bu yolla bağışlayabilirim diye...
Ama nasıl, nereden başlamalı?

Küçük Oyuncu, Pınar Kür (Sayfa 9 - Can Yayınları)Küçük Oyuncu, Pınar Kür (Sayfa 9 - Can Yayınları)
Mujurey 
05 Mar 21:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bugüne değinki yaşamım boyunca kesinlikle öğrendiğim tek şey, kişinin kendi kendine bir türlü nesnel gözle bakamadığı; kendi kendini aldatmak için türlü yollar bulup, kendi kendini tanımanın belki de pek basit yolunu bulamadığı.

Küçük Oyuncu, Pınar Kür (Sayfa 24 - Can Yayınları)Küçük Oyuncu, Pınar Kür (Sayfa 24 - Can Yayınları)