Kuğulu Park Cinayeti

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.268
Gösterim
Adı:
Kuğulu Park Cinayeti
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055099374
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Puslu Yayıncılık
Baskılar:
Kuğulu Park Cinayeti
Kuğulu Park Cinayeti
Ankara'nın bürokrasi kokan puslu havasında Kuğulu Parkta o sabah genç bir kızın cesedi bulunur.

Cinayet olduğu anlaşıldığında adım adım gerilim ve gizemler başlamıştır.
Başkentin varoşlarından, sosyetenin kalbine kadar uzanan cinayetler de seri katil öylesine akıllı davranmıştı ki!

İşlenen bu cinayetler de ülkenin tüm insanlarını şüpheli yapmıştı.

Şimdi bu satırları okuyorsun ya!

Bu cinayetlere sende parmak izini bıraktın.

Ve artık...

SEN DE ŞÜPHELİSİN...
270 syf.
·Puan vermedi
Kitap elime geçtiğinde sitedeki incelemelere bakayım biraz fikir edineyim dedim. İnanır mısınız incelemelerin %99'u kitap tanıtım yazısı ve arka kapak kopyasıydı. Yine iş başa düştü ve kendim okuyup kendi incelememi kendim yazayım dedim. Belki benden sonra birisi okumak isterse fikir edinir.

Kitabımız Ankara'da aynı gün işlenen 2 cinayeti konu edinmiş. Yazarının polis ve de Türk olması kitabı ayrı bir keyifli hale getirdi. Bizim insanımızın cinayeti çözme şekli bile bir başka. Arka sokaklar dizisi izler gibiydim. Klasik cinayet romanları gibi bilmece bulmacalı, düşündürücü bir kitap değildi okurken çok güldüm. Biraz edebi yönü eksik olsa da anlatılan karakterler içimizden insanlar olduğu için eğlenceliydi.
270 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabı bir solukta okudum çok akıcı ve heyecan vericiydi. Ankara da yaşayan biri olarak olayların geçtiği yerler tanıdık gelince daha ilginç ve sürükleyici oldu.Kitaptaki polislerin olayları araştırırken sürekli çay içmeleri Türklerin çay ikram etmeyi ve içmeyi ne kadar çok sevdiğini de ortaya koyuyor. Kitabın sonu acaba ikinci bir kitabın habercisi olabilir mi?
270 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Hayat zamanı gelince inceldiği yerden kopacak, film şeridinin onu duvara yansıtan makinenin rulosuna takılacak, giderilemeyecek çok büyük bir arızadan dolayı perde kapanacaktı.
270 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Böyle polisiye yazan var mıydı?

Kitabı anlatan yazarı değil. Okumaya başladığınızda ilk önce cinayet masası amiri Erhan oluyorsunuz. Sonrasında katilin gözüyle okuyorsunuz. Sizi içine çeken ve aksiyon kokan bir yapıt.
Kitabı bir solukta okudum çok akıcı ve heyecan vericiydi. Ankara da yaşayan biri olarak olayların geçtiği yerler tanıdık gelince daha ilginç ve sürükleyici oldu.Kitaptaki polislerin olayları araştırırken sürekli çay içmeleri Türklerin çay ikram etmeyi ve içmeyi ne kadar çok sevdiğini de ortaya koyuyor. Kitabın sonu acaba ikinci bir kitabın habercisi olabilir mi? diye düşünürken Tanrı'nın Beğenmediği kadın isimli kitabı yayınlanır yazarın...kitabın ve maceranın hatta aksiyonun devamıydı.
Günümüzde eline kalen alan polisiye yazıyor.
270 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10 puan
Ankara Kuğulu Park’ta temizlik işçiliği yapan Bilal, ağaç dibinde bir kadın cesedi bulur. Olay yerine gelen cinayet bürodan Erhan Amir ve yardımcıları Selim, Suat ve Ümit cesedi incelerken kurbanın kolunda kızıl üzüm dövmesi görürler. Olayı inceleyen Savcı Bekir davayı Erhan Amir ve ekibine verir. Aynı gün Mamak çöplüğünde bir kadın cesedi daha bulunur. Her iki kurban da aynı şekilde öldürülmüştür.

Olayı araştırmaya başlayan Erhan Amir ve yardımcıları Selim, Suat, Ümit önce Miço, sonra Dodo'ya gider ve Kızıl Osman diye birine ulaşırlar. Kızıl Osman’la birlikte katili yakalamak için bir tezgah kuralar ancak işler planladıkları gibi gitmez ve olaylar iyice karışır. Erhan amir tutuklanır ve cezaevine gönderilir.

Kitabın hikayesini hem yazarın, hem Selim’in hem de katilin ağzından okuyoruz. Kitapta Suat’a cidden üzüldüm keşke öyle olmasaydı.

Selim ve Ümit katili bulabilecek mi ve Erhan amir cezaevinden çıkabilecek mi? Merak ve heyecanla okuyacağınız keyifli bir kitaptı.
270 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Severek okudum.
Acımasızca eleştirmek istiyorum.

Kitabın sonunda neden ters köşe yapıldığını anlamış değilim. Son günlerin popüler dizisinin bu kitaptan esinlenerek ekrana taşındığını duymuştum.
Betimlemeler ve tanımlar çok güzel. Karakterlerin tanımı ve ilginçlikleri bana polisiye dizileri anımsattı.
Aksiyon ve heyecan yüksek dozda tutulmuş. Polisiye roman seven birisi olarak, kurguda ki güzel işleyiş beni cezbetti.

Birinci kez ile bırakmış değilim.
ikinci kez okumak bana yarı bir lezzet verdi.
270 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Belediye işçisi Bilal, Kuğulu Park civarında temizliğe başladığında bir kadın cesedi bulur. Kadın yabancıya benzemekte ve kolunda Kızıl renkte bir üzüm salkımı dövmesi bulunmaktadır. Bekir savcı olay yerine gelir ve Cinayet bürodan Erhan Amir ve ekibine bu işi verir. Aynı gün Mamak çöplüğünde bir kadın cesedi daha bulunur. Aynı şekilde öldürülmüştür. Olayı araştırmaya başlayan Erhan Amir ve yardımcıları Selim, Suat, Ümit ara ara şube müdürü Tarık'a bilgi verirler. Önce Miço, sonra Dodo'ya giden ekip Kızıl Osman diye birine ulaşır. Kızları pazarlayan budur ve ufaktan bir tezgah kurar Erhan amire. Ama olayı çözerler ve Osman'ı kendilerine bağlarlar. Ama kendisine Köstek diyen katil, hem Osman'ı hem kızları hem de Suat'ı öldürmeyi başarır. Erhan amir tutuklanır ve cezaevine gönderilir. Tarık müdür onları satmıştır. Acaba Selim ve Ümit katili bulabilecek midir? Tarık müdürden intikam alabilecek midir? Erhan amir cezaevinden çıkabilecek midir? Kaybolan kızlar başlarına bir şey gelmeden bulunabilecek midir? Keyifle bir solukta okunan bir roman.
270 syf.
·Beğendi·9/10 puan
ŞAŞIRDIM ÇÜNKÜ YAZARI POLİS MİŞ?

Kitabı bir solukta okudum çok akıcı ve heyecan vericiydi. Ankara da yaşayan biri olarak olayların geçtiği yerler tanıdık gelince daha ilginç ve sürükleyici oldu.Kitaptaki polislerin olayları araştırırken sürekli çay içmeleri Türklerin çay ikram etmeyi ve içmeyi ne kadar çok sevdiğini de ortaya koyuyor. Kitabın sonu acaba ikinci bir kitabın habercisi olabilir mi? diye düşünürken Tanrı'nın Beğenmediği kadın isimli kitabı yayınlanır yazarın...kitabın ve maceranın hatta aksiyonun devamıydı.
Günümüzde eline kalen alan polisiye yazıyor.

Ama Ali Bayram'ın bir polis olduğunu öğrenince inanın çok şaşırdım. Ama keyifle okuyorum.
270 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Polisin de adalete, insan gibi yaşamaya, çalışmaya hakkı olduğunun farkına varılabilsin ve daha fazla polis yaşamına son vermesin diye İzmir Çeşme Adliye önünde kendimi şehit ediyorum… Umarım işe yarar ve siz geride kalan meslektaşlarım, hak ettiğiniz insani koşullarda yaşama ve çalşma haklarına kavuşursunuz!
270 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10 puan
Cinayet olduğu anlaşıldığında adım adım gerilim ve gizemler başlamıştır.
Başkentin varoşlarından, sosyetenin kalbine kadar uzanan cinayetler de seri katil öylesine akıllı davranmıştı ki!

İşlenen bu cinayetler de ülkenin tüm insanlarını şüpheli yapmıştı.

Şimdi bu satırları okuyorsun ya!

Bu cinayetlere sende parmak izini bıraktın.
270 syf.
·10/10 puan
Efsanevi bir kitap. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum. gerilimi heyecanı tüm iliklerime kadar hissettim Başkenti bu eserde okumak, kuğulu park gibi bir mekanın bu denli bir eserde kullanılması başarılı.
270 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Emrah Serbes tutkunu ve Behzat Ç kolik bir insanım. Ankara'nın gecekondu bebesiyim. Kitap okurum. Tabi işten güçten fırsat buldukça. Çapımız belki tam bir kitap yorumcusu olmasa da, elbet bu siteye Ali Bayram sayesinde girmiş bulunuyorum.
Kuğulu Park Cinayeti ile ilgili yorumları da okumuş bulunmaktayım. Nitekim okuyup, hikayesini ve aksiyonunu beğendiğim bir kitap.
Kimisine göre imla hatası çok olabilir. Ben buna bakmam, beni Ankara'da nefes aldığım, o sokaklarda kitabın hikayesi gezdirdi mi? Bana yeter!
Ayrıca Ali Abi'yi tesadüfler üstüne bir polis uygulamasında karşımda görünce kitabın heyecanı bir kat daha arttı.
Düşünsenize bir kitap okuyorsunuz. Bir an karşınıza bu yazar resmi üniformalı bir polis olarak çıkıyor.
"Ne semte polis girsin. Ne mevzular yaşanmasın" ilkesini yıktıran adam benim için.
Polis canımızdır. Kanımızdır. Hele bir de bunun üstüne kitap yazan bir polis gadanımızdır.
Hayat zamanı gelince inceldiği yerden kopacak, film şeridinin onu duvara yansıtan makinanın rulosuna takılacak, giderilemeyecek çok büyük bir arızadan dolayı perde kapanacaktı.
Büyük şehirlerin insanları anlamaz. Toprak kokan bir sabahın erken vakti tarlada ayaklarınızın bileklerine dokunan dikenler ile avuçlarınıza batan ısırgana benzer otların acısını, çünkü onlar hiç bu acıyı tatmamışlardır.
''Komşu komşunun külüne muhtaçtır.'' sözü artık ''komşum benden uzak olsun;ama mutlu olsun'' sözüne yerini bıraktığı bu dünyada mutlu olmaya çalışıyorduk.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuğulu Park Cinayeti
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055099374
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Puslu Yayıncılık
Baskılar:
Kuğulu Park Cinayeti
Kuğulu Park Cinayeti
Ankara'nın bürokrasi kokan puslu havasında Kuğulu Parkta o sabah genç bir kızın cesedi bulunur.

Cinayet olduğu anlaşıldığında adım adım gerilim ve gizemler başlamıştır.
Başkentin varoşlarından, sosyetenin kalbine kadar uzanan cinayetler de seri katil öylesine akıllı davranmıştı ki!

İşlenen bu cinayetler de ülkenin tüm insanlarını şüpheli yapmıştı.

Şimdi bu satırları okuyorsun ya!

Bu cinayetlere sende parmak izini bıraktın.

Ve artık...

SEN DE ŞÜPHELİSİN...

Kitabı okuyanlar 150 okur

  • Alyadua Tanrıverdi
  • Savaş
  • YARKAN
  • Burakhan Çapkur
  • Ahmet Kaya
  • Fatih K
  • Özgür Yıldız
  • Filiz Kuru
  • Gizem Codar
  • Fatma Şen Codar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.7
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%20
35-44 Yaş
%26.7
45-54 Yaş
%20
55-64 Yaş
%6.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.2
Erkek
%29.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%63.2 (60)
9
%9.5 (9)
8
%8.4 (8)
7
%1.1 (1)
6
%5.3 (5)
5
%5.3 (5)
4
%0
3
%1.1 (1)
2
%1.1 (1)
1
%2.1 (2)