Küllerin Anlattığı (Gece Göğünün Tesellisi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
495
Gösterim
Adı:
Küllerin Anlattığı
Alt başlık:
Gece Göğünün Tesellisi
Baskı tarihi:
17 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750526725
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Çağdaş Boşnak edebiyatının usta yazarı Cevad Karahasan’ın, kimi eleştirmenlerce Umberto Eco’nun Gülün Adı’na, Amin Maalouf’un Semerkant’ına akraba sayılan kitabı, Selçuklu’nun ve Ömer Hayyam’ın dünyasını rengârenk tablolaştıran bir anlatı…

Selçuklu İmparatorluğu’nun payitahtı İsfahan’da beklenmedik ve şüpheli bir ölüm gerçekleşir. Ölen, saygın bir adamdır ve Ömer Hayyam’ın dostudur. Büyük bilgin ve şair, ölüm sebebini araştırmaya koyulur, bir yanda da hatıraların ve kederin tefekkürüne dalar. Derken, Selçuklu ülkesinin günü yavaş yavaş kararmaya başlar, tehditler büyür, çöküş ilerler, “savaşlar, kargaşa, hastalık, fakirlik, açlık” kol gezer. “Kütüphanelere ve benzer yerlere ihtiyaç duyulmayan bir zamana” gelinir… Ömer Hayyam, ömrünün son deminde, kendi hayatıyla beraber, Selçuklu’nun parıltısının ve çöküşünün de muhasebesini yapacaktır. Bereketli bir çoğulculukla fanatizm arasındaki çatışmanın muhasebesidir bu aynı zamanda.

“Küllerin Anlattığı, miyoplar ve çekingenler için, gayretkeşler ve kitap kurtları için, öğrenme tutkunları ve gözlük takanlar için dev bir müdafaanamedir…”
Julıa Kospach
552 syf.
·10 günde·9/10 puan
552 sayfalık dev eser, Ömer Hayyam'ın gözünden,12. Yüzyılda yaşanan olayları, entrikaları, taht olaylarını ve cinayetleri;anlatan çok katmanlı bir eser. Baştan söyleyeyim zor bir eser. Gülün Adı kitabını okuma şansı bulduysanız gerçekten de onun kadar zorlu bir eser ama ben tarih kokan kitapları çok sevdiğim için beni sıkmadı. Beraber 3 kitap aynı anda okumam da kolay okumamı sağlamış olabilir. Eserin dili uzun cümle yapıları, felsefi düşüncelerin de yer aldığı yer yer masalsı, yer yer halk anlatılarının da yer aldığı özgün bir eser olmuş. Aslında 2.bölümde veya 3.bölümde Hasan Sabbah ve fedailerini daha detaylı okumak isterdim. Bu kısımlar hızlı geçmiş. Keşke 3.bölümde yer verilseydi. Çok hızlı bir şekilde 3.bölümde Hayyam'ın yaşlılığına geçilmiş.
Eser 3 ana bölüm ve konudan oluşuyor. Birinci bölüm Ölüm Tohumları adını alıyor bu bölümde Hayyam yakın dostu Mirchond'un ölümüyle başlar.
Mirchond'un zehirlenmesi ve ölümü ile ilgili araştırma yapması için Hayyam'ın Nizamülmülke gitmesi ile olaylar ve merak unsuru başlar. Yalnız araştırmanın başında şunu irkilerek farkeder:"Çünkü insanlığın iyiliğine, güzelliğine güvenini kaybetmek belki de en büyük kayıptı. Ve Hayyam bu güveni kaybetmeye başlamıştı." s 70
Soruşturma ile yitirilen bir şeyler olacaktı elbet. Çünkü insanı zehirleyerek öldüren birlikte yiyip içtiği, gizli şeyler paylaştığı, kendilerinden asla ve art niyet beklemeyen yakınlarıdır. Bu bölümde epey derin düşüncelere, devrin aile ilişkilerine, sosyal yaşantısına tanıklık ediyoruz.
' Yıkmadan yapmayı öğrendiğimiz gün kendimizle ilgili iyi şeyler düşünmeye de hakkımız olacak. S. 33"
"Dünyanın iskeleti ruhla çatılmıştır,ona biçim veren, var olan ve yaşanan her şeyin tartıldığı tartıdaki ağırlıklarıdır. S. 164"
İlk bölüm 191 sayfadan oluşuyor.
2.bölüm ise Korkunun Kokusu adını taşıyor. 217 sayfadan oluşan bu uzun bölümde Sultan Melik Şah, Nizamülmülk, Hasan Sabbah gibi tarihi karakterler yer alırken bir devleti zayıflatan, geliştiren unsurlara da yer veriliyor. Özellikle bilim ve sanata verilen önem de ön plana çıkıyor. Bölümde özellikle Nizamülmülk ile Hayyam sohbetleri, Nizamülmülk ile Melik Şah sohbetleri devrin siyasi yapılanmasını da gözler önüne seriyor. Melik Şah'ı tehdit eden Karmatilere karşı mücadele tekniği epey yer tutar.
Selçuklu Sultanı Melik Şah, dini bölen, kafileleri talan eden Karmatilere karşı sefere çıkar, Nizamülmülkün uyarılarına rağmen. Sultan Alparslan'dan beri veziriazam olan Nizamülmülk, entrikacıların ve kadınların iktidarı ele geçirdiğini düşünür.
"Din insanlara der ki:... Mal mülk ve ihtiyacınız olmayan başka her şeyi istifleyen ve hayatınız boyunca yanında sürükleyen tek yaratıksınız. Ama korkularınızdan arının diye yemek yemeyi durdurmanıza yardımcı olsun diye size bir ruh verildi. Din böyle diyor. Ama dinden dönenler bize mideniz patlayana kadar yiyin, nefessiz kalana kadar mal mülk biriktirin diyor. S. 228"
"Bir devlet ancak içinde ahenk hüküm sürüyorsa muvaffak olur. S. 261"
3.bölümün adı ise Külün Anlattıkları adını taşıyor. 120 sayfadan oluşuyor. Bu kısım ise Hayyam'ın eşini ve kızını kaybettikten sonraki hayatını anlatır. Onun yaşlılığı ile ilgili kısımlar yer alır.
"Hangi mezar bu dünyadadır ki? Mezara girdiğin anda artık bu dünyada değilsin. S. 472"
552 syf.
·7 günde·9/10 puan
ömer hayyam'ın başrolünde olduğu, tür olarak sanırım romandan ziyade bir anlatı. bu da romanda olmasını beklediğimiz, tempo, climax gibi unsurların eksik olmasına neden olmuş.

eser 3 bölümden oluşuyor. ilkin hayyam'ın yakın dostunun babasının gizemli ölümünün araştırılmasına odaklanılıyor. burada hayyam'ın zekası, siyasete, topluma yaklaşımını görüyoruz. ikinci bölümde nizamülmülk, hasan sabbah, melikşah gibi tarihi karakterlere, onlarla birlikte; devlete, yönetime, askeriyeye yönelik yaklaşımlara tanık oluyoruz.
son bölümde ise hayyam'ın ömrünün son günlerine, hayatı nasıl yaşadığına, hayatın nasıl yaşanıp yaşanmayacağına odaklanıyoruz. Tüm bunlar olurken, yazarın karakterler üzerinden hayata, siyasete, ilişkilere dair söylediği güçlü cümleler var.
kimi zaman büyük lafların edildiği, etkileyici bir anlatıyken kimi zaman anlatının durduğu, esere bir katkı sunmayan detaylara boğuluyoruz. kimi zaman, tarihi olayları yanındaymışızcasına bir anlatı becerisi yakalanırken, kimi zaman yarıda kesildiği izlenimi uyandıran kurgudan sapmalar görüyoruz. Döneme ilgisi olanlar için giriş niteliği olabilecek bir kitap. Ancak hayyam, hasan sabbah’ın yaşamıyla ilgili detaylı bilgiler edinmek için yeterli olduğu fikrine sahip değilim. yazarın tercihi doğrultusun kurgusal akıştaki kopmalar bir romandan alınacak zevkten daha azını almamıza neden oluyor, dediğim gibi bu bir bilinçli tercih, olay hikayeciliğindense kesitlere odaklanma güdüsü öne çıkarılmış. okurken bu duruma gözetmekte fayda var.
8.5/10
552 syf.
·48 günde·6/10 puan
Kitabı önce ismine tutulduğum ve sonra arka kapağını okuduğumda sevdiğim yazarların tadını bulacağımı düşündüğüm için tercih ettim. Roman Nizam-ül Mülk, Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah üçgenindeki hikayelerden oluşmaktadır. Başta merakla başlanılan konu sonda birbirine bağlanamamakta ve arada kopukluklar oluşturmaktadır. Keyif almadım desem yaşan olur ama bir bütünlük beklemeyin kitaptan.
Ayrıca cümlelerle uzun ve bu uzunluk anlatılmak isteneni zorlaştırıyor maalesef.
Mesela Orhan Pamuk da uzun cümleleri sever ama onda cümlenin başı ve sonu birbirini karşılamakta ve daha çok betimlemeler cümleyi uzatmaktadır.
Benim beklendimi karşıladığını söyleyemem maalesef.
Sevgiyle
İyi okumalar
Dikkatsizce genç bir kadının ateşinde yanan dostunun mahkûm edilmesi miydi bu acaba, yoksa yaşlı adamlara çocuk olma ve böyle aptallıklar yapma fırsatı veren zamanı mı mahkûm etmişti onu? Dostunun yasını mı tutuyordu, yoksa onu terk ettiği için suçluyor muydu kendini? Sevdiği bir insanın geçkin yaşına rağmen aklı başında ve dikkatli davranamamasına mı, yoksa kendisinin dikkatli ve aklı başında olmaktan kurtulmamasına mı üzülüyordu.
Cevad Karahasan
Sayfa 82 - iletişim yayınları
Çok şeye sahip olduğunu göstermek için başkalarına veren bir insanın, korku içinde küçük servetine yapışmış yaşayanlardan beter olduğuna yemin etti, tıpkı takdir etsinler diye herkese dalkavukluk yapan birinin, kendi huzuru için az konuşan birinden beter olması gibi.
Cevad Karahasan
Sayfa 16 - iletişim yayınevi
Öyle günler vardır ki, hiç doğmasalar daha iyidir. Ama mademki doğmaları gerekiyor, mademki her günün doğuşu kaçınılmaz, istenmeyen o günden kaçınmanın bir yolu olmalı, hiç uyanmayarak mesela, ya da başka bir biçimde. Bu mümkün değilse, özgür değildir insan. En azından neyi istemediğine karar veremeyen bir varlığın özgür iradesi yoktur ve hiçbir zaman da olmayacaktır.
Cevad Karahasan
Sayfa 13 - iletişim yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küllerin Anlattığı
Alt başlık:
Gece Göğünün Tesellisi
Baskı tarihi:
17 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750526725
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Çağdaş Boşnak edebiyatının usta yazarı Cevad Karahasan’ın, kimi eleştirmenlerce Umberto Eco’nun Gülün Adı’na, Amin Maalouf’un Semerkant’ına akraba sayılan kitabı, Selçuklu’nun ve Ömer Hayyam’ın dünyasını rengârenk tablolaştıran bir anlatı…

Selçuklu İmparatorluğu’nun payitahtı İsfahan’da beklenmedik ve şüpheli bir ölüm gerçekleşir. Ölen, saygın bir adamdır ve Ömer Hayyam’ın dostudur. Büyük bilgin ve şair, ölüm sebebini araştırmaya koyulur, bir yanda da hatıraların ve kederin tefekkürüne dalar. Derken, Selçuklu ülkesinin günü yavaş yavaş kararmaya başlar, tehditler büyür, çöküş ilerler, “savaşlar, kargaşa, hastalık, fakirlik, açlık” kol gezer. “Kütüphanelere ve benzer yerlere ihtiyaç duyulmayan bir zamana” gelinir… Ömer Hayyam, ömrünün son deminde, kendi hayatıyla beraber, Selçuklu’nun parıltısının ve çöküşünün de muhasebesini yapacaktır. Bereketli bir çoğulculukla fanatizm arasındaki çatışmanın muhasebesidir bu aynı zamanda.

“Küllerin Anlattığı, miyoplar ve çekingenler için, gayretkeşler ve kitap kurtları için, öğrenme tutkunları ve gözlük takanlar için dev bir müdafaanamedir…”
Julıa Kospach

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Kkkk
  • Arzu Polatkan
  • Umut Sarı
  • Fyodor mihailovic
  • Şahin Akkuş
  • Seyfullah Aslan
  • Alper Erdem
  • Meryem Alpar
  • Gökhan Kahya
  • İlknur Karabulut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (4)
9
%41.7 (5)
8
%8.3 (1)
7
%0
6
%16.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0