Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Küllerinden Doğan Dil ve Roman

Mehmed Uzun

Küllerinden Doğan Dil ve Roman Gönderileri

Küllerinden Doğan Dil ve Roman kitaplarını, Küllerinden Doğan Dil ve Roman sözleri ve alıntılarını, Küllerinden Doğan Dil ve Roman yazarlarını, Küllerinden Doğan Dil ve Roman yorumları ve incelemelerini 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
"Doğu bütün uygarlıkların beşiğidir. Yalnızca Mezopotamya'yı düşünmeniz yeter. Ama bugün bütün Doğu, modern dünyanın dışında kalmış durumda. Ve unutmamalıyız ki milliyetçi rejimlerin çıkardığı yangınların külleri altında önemli bir kültür mirası yatıyor."
Sayfa 310Kitabı okudu
Reklam
"Edebi metin insanların kendilerini tanıdıkları bir ayna değil midir?"
Sayfa 247Kitabı okudu
"Edebiyat benim özgürlük alanım oldu. Sözü, her tür yaraya ilaç olabilen bir umut olarak gördüm hep."
Sayfa 246Kitabı okudu
" Ben bir öykü anlattım. Sence ben burada senin doğrularını onaylamak için mi bulunuyorum?"
Sayfa 185Kitabı okudu
" Yani biz kendimizi ifade etmekte çok büyük güçlük çekiyoruz. Zor şartlarda nasıl edebiyat yapabiliriz, zor şartlarda nasıl entelektüel yaratıcılık yapılabilir? "Dicle" romanları aynı zaman da bunun da romanıdır. Bütün bunlar konuşulsun, tartışılsın, özellikle Türkiye'de. Bunu arzuluyorum. Çünkü ben bölgeye de ait bir yazarım. Türkiyeliyim. Kürtçe yazıyorum. Bir Ortadoğu yazarıyım. Bir Mezopotamya yazarıyım."
Sayfa 117Kitabı okudu
Reklam
"Edebiyat bir mücadele gücü olmalı! Ama neyin mücadele gücü olmalıdır? Her şeyden önce edebiyat ideolojileri savunma noktası olmamalı, insanların ruhlarına hitap eden ve en temel insani ihtiyaçlarını savunan bir güç olmalıdır. İnsanın en temel insani ihtiyaçları nelerdir? Özgürlüktür, eşitliktir. Edebiyat ve söz karakter sahibi olmalı, direnmeyle, savunmayla yoğrulmalı."
Sayfa 148Kitabı okudu
"Tevrat'tan günümüze kadar sürgün diye bir vaka var. Özelikle aydınlar açısından. Bu aydınlar sürgünde kendilerini ifade edebilmek, saygın bir yer bulabilmek, unutulmuşluklarını önleyebilmek, tarihte iz bırakabilmek için büyük bir çaba sarf etmişlerdir. Ve bunların çok önemli bir bölümü dile sığınmışlardır. Kendi anayurtlarını, kendi anadillerini, kendi hatıralarını dile taşımışlardır. Ve dilde bir anayurt oluşturmuşlardır. Dolayısıyla sürgün edebiyatı hüzünlü bir edebiyat, ama dilin çok rafine kullanıldığı, edebiyatın yeni tekniklerle geliştiği bir edebiyattır sürgün edebiyatı, aynı zamanda kendini yenileyen ve sürekli yarına taşıyan bir geleneği de temsil etmektedir."
Sayfa 177Kitabı okudu
Ama “ evîn” dediğin zaman güçlü bir şey hissediyorsun. Bir ciddiyet, bir saygınlık, bir berraklık ön plana çıkıyor ama Türkçede bunların bir çoğu ortadan kalkmış.
Sayfa 114Kitabı okudu
535 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.