Adı:
Kültür Yorumları
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394466
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Idea Of Culture
Çeviri:
Özge Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Kendine yeten doğal varlıklar olmadığımız gibi, doğuştan kültürel varlıklar da değiliz. Hayatta kalmak için doğayla aramızdaki uçurumu kültürle kapatmak zorundayız. Eagleton, her zamanki akıcı ve çarpıcı anlatımıyla, böylesine mecbur olduğumuz kültür düşüncesinin geçmişten günümüze izini sürüyor. Farklı kültür yorumlarını titizlikle irdeleyerek tartışmaya açarken, bir yandan toplum tasarımlarına, bir yandan da ideolojinin belirleyiciliğine dikkat çekiyor.

Egemenlik kurma/direnme süreçlerinde, aslında doğası gereği politik olmayan kültürün politikanın aracı haline getirilişini de ortaya koyan Eagleton, örneğin, kendini evrenselleştirme çabasında olan Batı kültürünün, yeni dünya düzeninde klasik sanat eserinde olduğu gibi, bütünün gelişmesi için her bileşenin istikrarı gerekir düşüncesiyle diğer kültürlerin işlerine burnunu sokusunu ve kendi evi saydığı dünyayı istediği gibi düzenlemeye kalkışını gözler önüne seriyor. Bizlere, "İnsani olan hiçbir şey bana yabancı değil" sözünün bugün eski inceliğinden oldukça uzaklaşmış bir şekilde "Yeryüzünde her geri kalmış bölge çıkarlarımız için tehdit oluşturabilire dönüştürülüşünü izletiyor ve ister istemez düşündürüyor. Kültürün din, milliyetçilik, kültürelcilik, seçkincilik, doğalcılık, ulus-devlet, kapitalizm, modernizm ve postmodernizmdeki yeri nedir? Bütün bu anlayışların kültürü yorumlayışları nasıldır? Uygarlık, özdeşlik ve ticari ilişkiler olumlu kavramlar gibi algılanırken nasıl oluyor da en büyük kültür savaşlarının sebebi olabiliyor? Kültür kavramının yazgısı ya somutlaştırıimak ya da indirgenmek mi?
(Arka Kapak'tan)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Beşeri bilimler doğa bilimlerini her zaman küçümsemiştir; bu antipati bir zamanlar bilim insanlarını kulaklarından tüy fışkıran, ceket dirsekleri deriyle yamanmış tarifsiz hödükler olarak görme halini aldıysa da, artık bunun aşkın bilgiden şüphe etmenin kılığı olduğunu varsaymaktadır. Bu antibilimsel tavrın tek sakıncası, en ilginç bilim felsefecileri tarafından uzun bir süre kabul görmüş olmasıdır.
Terry Eagleton
Sayfa 121 - Ayrıntı
Fransa kökenli “uygarlık”, tipik olarak siyasi, ekonomik ve teknik yaşamı kapsıyordu. Buna karşın, Alman kökenli “kültür”, dinsel, sanatsal ve entelektüel olanla daha sınırlı bir alana işaret ediyordu.
Terry Eagleton
Sayfa 19 - Ayrıntı
Amerikalılar “Amerika” kelimesini, Danimarkalıların “Danimarka” kelimesini ya da Malezyalıların “Malezya” kelimesini kullandıklarından çok daha sık kullanırlar. Hiç şüphesiz, diğer ülkelere bir fotoğraf makinesi objektifi ya da bir bombardıman uçağı camından bakarsanız olacağı budur.
Terry Eagleton
Sayfa 118 - Ayrıntı
Ne insanlar çevrelerinin önemsiz bir ürünüdür, ne de çevreleri insanların keyiflerince şekil vereceği yumuşak çamurdur. Kültür doğayı değiştirse de bu, kesin sınırları yine doğa tarafından belirlenen bir tasarıdır.
Terry Eagleton
Sayfa 14 - Ayrıntı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kültür Yorumları
Baskı tarihi:
Nisan 2011
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394466
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Idea Of Culture
Çeviri:
Özge Çelik
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Kendine yeten doğal varlıklar olmadığımız gibi, doğuştan kültürel varlıklar da değiliz. Hayatta kalmak için doğayla aramızdaki uçurumu kültürle kapatmak zorundayız. Eagleton, her zamanki akıcı ve çarpıcı anlatımıyla, böylesine mecbur olduğumuz kültür düşüncesinin geçmişten günümüze izini sürüyor. Farklı kültür yorumlarını titizlikle irdeleyerek tartışmaya açarken, bir yandan toplum tasarımlarına, bir yandan da ideolojinin belirleyiciliğine dikkat çekiyor.

Egemenlik kurma/direnme süreçlerinde, aslında doğası gereği politik olmayan kültürün politikanın aracı haline getirilişini de ortaya koyan Eagleton, örneğin, kendini evrenselleştirme çabasında olan Batı kültürünün, yeni dünya düzeninde klasik sanat eserinde olduğu gibi, bütünün gelişmesi için her bileşenin istikrarı gerekir düşüncesiyle diğer kültürlerin işlerine burnunu sokusunu ve kendi evi saydığı dünyayı istediği gibi düzenlemeye kalkışını gözler önüne seriyor. Bizlere, "İnsani olan hiçbir şey bana yabancı değil" sözünün bugün eski inceliğinden oldukça uzaklaşmış bir şekilde "Yeryüzünde her geri kalmış bölge çıkarlarımız için tehdit oluşturabilire dönüştürülüşünü izletiyor ve ister istemez düşündürüyor. Kültürün din, milliyetçilik, kültürelcilik, seçkincilik, doğalcılık, ulus-devlet, kapitalizm, modernizm ve postmodernizmdeki yeri nedir? Bütün bu anlayışların kültürü yorumlayışları nasıldır? Uygarlık, özdeşlik ve ticari ilişkiler olumlu kavramlar gibi algılanırken nasıl oluyor da en büyük kültür savaşlarının sebebi olabiliyor? Kültür kavramının yazgısı ya somutlaştırıimak ya da indirgenmek mi?
(Arka Kapak'tan)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ramazan KOCAKAYA
  • Murat Karahan
  • Kaan Abdullah Kurudere

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0