Kültürdeki HuzursuzlukSigmund Freud

·
Okunma
·
Beğeni
·
733
Gösterim
Adı:
Kültürdeki Huzursuzluk
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050200065
Kitabın türü:
Çeviri:
Veysel Atayman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
“İnsan türünün kader sorusu, kültürünün gelişmesinin, insanların bir arada yaşamalarından kaynaklanan saldırganlık ve kendini imha etme dürtüsüne hâkim olmasının mümkün olup olamayacağı ve olursa, bunun ne ölçülerde mümkün olacağı sorusuymuş gibi geliyor bana. Bu bağlamda belki de tam da içinde bulunduğumuz dönem özel bir ilgiyi hak ediyor. İnsanlar şu noktada, doğa güçlerine hâkim olarak bu güçlerin yardımıyla birbirlerinin kökünü son insana kadar kazımakta hiç de zorlanmayacak hale geldiler. Bunun farkındalar, günümüzdeki huzursuzluklarının, tedirginliklerinin, mutsuzluklarının, endişeli hallerinin hatırı sayılır bir kısmı buradan kaynaklanıyor.”

Dilimize, farklı isimlerle de çevrilmiş olan Kültürdeki Huzursuzluk, Freud'un yol haritasında neredeyse sona en yakın duraklardan birisidir. Denilebilir ki, Freud bu kitapta, Psikanalizin, –hiç de itiraf edilmemiş– bir kültür incelemesi olarak görülmesini de vasiyet eder.
 
Sevsek de sevmesek de Freud psikolojinin en önemli isimlerinden biri. Öncelikle kitabı bu gözle okumaya çalıştım. "Freud işte, her şey cinsellik!" gibi sığ bir düşünce ve ön yargıyla okunmazsa faydalanabileceğimiz bir kitap.
Freud, dini duyguların çocukluktaki çaresizlik hissini örtmek amacıyla kullanılan bir mekanizma olduğunu, Tanrı figürünün "koruyucu baba"nın bir versiyonu olduğunu ifade etmiş.
İnsanların çoğunluğunun sadece zorunlu olduğu için çalıştığını, en ağır toplumsal sorunların bu çalışma isteksizliğinden kaynaklandığını belirtmiş.
Acıdan kaçmak için sevmek ve sevilmek istediğimizi ancak acıya karşı en savunmasız olduğumuz zamanın sevdiğimiz zaman olduğuna dikkat çekmiş.
Uygarlığın estetiğe ihtiyacı olduğunu, estetiğin de cinsel sevgiden kaynaklandığını savunmuş.
Arzularımızın hepsine birden asla ulaşamayacağımızı,haz elde etmek veya acıdan kaçınmak için çaba harcamak zorunda olduğumuzu söyleyip herkesin kendi mutluluğunu tanımlaması ve bulması gerektiğine dikkat çekmiş.
Mutluluk çok öznel bir durum olduğu için öğüt verilemeyeceğini söylemiş.
İnsan ilişkilerinden gelebilecek acıya karşı en uygun korunma yöntemi gönüllü olarak inzivaya çekilip diğer insanlardan uzak durmaktır.
''Homo homini lupu'' (insan insanin kurdudur), hayatin ve tarihin bütün o deneyimlerinden sonra bu cümlenin doğruluğunu kim kabul etmeyebilir ki ?
Günümüzdeki uygarlıkta kendimizi hoşnut hissetmediğimiz kesin görünmekle birlikte, eski çağlarda yaşamış insanların kendilerini ne ölçüde daha mutlu hissetmiş oldukları ve bunda uygarlık koşullarının payının ne olduğu konusunda bir hükme varmak hayli zordur.
Çaresizlik içinde hiddetlenip mutluluk yoluna yönelen kişi, genelde hiçbir sonuca ulaşamayacaktır; gerçeklik fazlasıyla kuvvetli, zorlayıcı gelir ona; deliliği, hezeyanlarını kabul ettirmeye çalışırken çoğunlukla destek bulamayan bir kaçık olup çıkacaktır.
"İnsan türünün kader sorusu,kültürünün gelişmesinin,insanların bir arada yaşamalarından kaynaklanan saldırganlık ve kendini imha etme dürtüsüne hâkim olmasının mümkün olup olamayacağı ve olursa ,bunun ne ölçülerde mümkün olacağı sorusuymuş gibi geliyor bana. Bu bağlamda belki de tam da içinde bulunduğumuz dönem özel bir ilgiyi hak ediyor. İnsanlar şu noktada, doğa güçlerine hâkim olarak bu güçlerin yardımıyla birbirlerinin kökünü son insana kadar kazımakta hic de zorlanmayacak hale geldiler. Bunun farkındalar, günümüzdeki huzursuzluklarının,tedirginliklerinin,mutsuzluklarının,endişeli hallerinin hatırı sayılır bir kısmı buradan kaynaklanıyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kültürdeki Huzursuzluk
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050200065
Kitabın türü:
Çeviri:
Veysel Atayman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
“İnsan türünün kader sorusu, kültürünün gelişmesinin, insanların bir arada yaşamalarından kaynaklanan saldırganlık ve kendini imha etme dürtüsüne hâkim olmasının mümkün olup olamayacağı ve olursa, bunun ne ölçülerde mümkün olacağı sorusuymuş gibi geliyor bana. Bu bağlamda belki de tam da içinde bulunduğumuz dönem özel bir ilgiyi hak ediyor. İnsanlar şu noktada, doğa güçlerine hâkim olarak bu güçlerin yardımıyla birbirlerinin kökünü son insana kadar kazımakta hiç de zorlanmayacak hale geldiler. Bunun farkındalar, günümüzdeki huzursuzluklarının, tedirginliklerinin, mutsuzluklarının, endişeli hallerinin hatırı sayılır bir kısmı buradan kaynaklanıyor.”

Dilimize, farklı isimlerle de çevrilmiş olan Kültürdeki Huzursuzluk, Freud'un yol haritasında neredeyse sona en yakın duraklardan birisidir. Denilebilir ki, Freud bu kitapta, Psikanalizin, –hiç de itiraf edilmemiş– bir kültür incelemesi olarak görülmesini de vasiyet eder.
 

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Mustafa Koçyiğit
  • Gülsüm
  • Ahmet KALAYCI
  • Duygu
  • Zade
  • Abdurrahman Çümen
  • sinem çeşit
  • Mahir Amca
  • Arsel Yusuf
  • Ecehan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%11.1 (1)
8
%55.6 (5)
7
%11.1 (1)
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0