Kumral Ada Mavi Tuna

·
Okunma
·
Beğeni
·
19,8bin
Gösterim
Adı:
Kumral Ada Mavi Tuna
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
500
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890244
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kumral Ada Mavi Tuna
Kumral Ada Mavi Tuna
Kumral Ada Mavi Tuna
“Bir salı sabahı uyandım. Bütün gazeteler hayatta en çok sevdiğim kadının bir cinayet işlediğini yazıyordu. Bunu hiç beklemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. İç dengelerim şiddetle sarsıldı. Oysa gerçeği biliyordum ama bana kimse tek bir şey sormamıştı. Onu mahkûm etmişlerdi!
Kapı çalındı. İki asker beni almaya gelmişti. İç savaş çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Bunu bekliyordum. Hiç şaşırmadım. Bunu uzun zamandır korku ve kuşkuyla hep bekliyordum. Hazırlandım ve o salı sabahı evden çıktım."

Genç bir öğretmen bir sabah Kuzguncuk’taki evinden apar topar alınıp askere götürülür. O, bunun bir kâbus olduğuna, arkadaşlarıysa onun iç savaşa katıldığına inanmaktadır. Oysa annesi oğlunun bir ambulansla evden götürüldüğünü anlatmaktadır.

(Tanıtım Bülteninden)
500 syf.
·9/10
Edebiyatı sevdiğim kadar türküleri de severim ve nasıl romanları okurken anlatılanı yaşarsam içimde, türküleri de dinlerken yaşarım. Ne der türküler bilir misiniz? Deli gönlüm der, sevda der, sıla der, hasret der, ölüm der ve ille de ayrılık der. O ayrılık ki dertlerin en çaresizi en onulmazı ve en kahpesi...

Bu romanda okuduğumuz da Mavi Tuna ile Kumral Ada’nın türküsüdür. Öyle bir türküdür ki bu, müziğini duyan kah kalkıp oynar kah oturup ağlar. Asla tam ayrılmayan ama tam kavuşamayan ve ne yapsa nereye gitse aklı diğerinde kalan sevdalıların türküsüdür bu. Seven sevdiğine kavuşamadıktan gayrı, koynuna girip murat alıp murat vermedikten gayrı, yaşamak neee ölmek neee-sinin türküsü. Bu derdi çekene zor ya, çekene Allah kolaylıklar versin.

Roman kahramanı ve çoğu yerinde anlatıcısı Tuna, bir sabah uyandığında ülkede iç savaş başladığını öğrenir ve sefer görev emri gereği askere alınır. Aynı sabah gazetelerde sevdiği kadının, birisini öldürdüğü haberi de vardır ki bunun için sürekli askerden kaçıp o kadına yardım etmeyi amaçlamaktadır. Romanda bu askeri ortamda yaşayan Tuna’nın ruh dünyasından geriye dönüşlerle Tuna ve Ada’nın, İstanbul’un en güzel yerlerinden birisi olan Kuzguncuk’ta geçen çocukluk ve gençlikleri, aileleriyle birlikte anlatılmaktadır. Tuna’nın yaşadığı bu durum bir türlü uyanamadığı bir kabus mudur ya da acımasız hayatın kendisi midir ilerleyen sayfalarda öğrenilecektir. Yazarın hikayesini hemcinsinin bilincinden anlatması kolayken Buket Uzuner bunu yapmayıp erkek bilinciyle olayları anlatarak zor olanı başarmış ve esasen bir çok psikolojik mevzuyu da yazımına eklemiş. Aşk ağlatır, dert söyletir derler ya bu hikayede yaşanmışlık var mı diye çok merak ettim. Roman karakterlerinin ünlü bir aileye çok benzerliği olsa da yazar tüm anlatılanların kurgu olduğunu söylemiş.
Bu güzel öykünün içinde harmanlanmış, aydın kesimin tartıştığı bir çok sosyolojik olgunun içine okuyucu çekilerek bu olguların düşünmesi sağlanmış olsa da aslında yazarın anlatmak istediği bu sosyolojik olaylar ve ülkedeki iç savaş üzerinden insanın kendi iç dünyasında yaşadığı savaştır. Hangimiz bu duygu durumunu yaşamayız ki? Çocukluk anılarımız, değer verdiklerimiz ve sevdiklerimizle bilincimizdeki kocaman “acaba”lar hangimizde yok ki?
Naif ve bir o kadar da duru bir anlatımla yazılmış romanı okurken kimi zaman buruk, kimi zamansa dolu dolu bir gülümseme olacak okuyucunun dudaklarının kenarında. Okuyucu, roman karakterlerinin canlılığına kanıp onlarla dost olacak ve anlatımın samimiliğine kapılarak kendine dert edecek yaşananları. Ve bir çok satır arasında canlanacak kendi çocukluk ve ilk aşk anıları.

Çalıştığım şirkette düzenlediğimiz okuma grubu olarak seçtik bu kitabı ve toplantısını da Kuzguncuk’ta kahvaltıda yapmayı planladık ama olmadı. Ağır kitaplardan bunalan zihinlere iyi gelecektir bu okuma.

Kitap bitince dilime takılan türkü ise Kırıkkale/ Keskin’den.

Allı durnam bizim ele varırsan
Şeker söyle kaymak söyle bal söyle
Gülüm gülüm kırıldı kolum
Tutmuyor elim durnalar hey
Ah gülüm gülüm yar gülüm gülüm
Kız gülüm gülüm durnalar hey
Eğer bizi sual eden olursa
Boynu bükük benzi soluk yar söyle...
512 syf.
·Beğendi·9/10
Kumral Ada ile Mavi Tuna'nın lirik yaşam öyküsü. Bir iç savaş temi üzerine kurulmuş,yerinde ve muazzam bir içe bakış tekniğiyle süslenen akıllara kazınacak bir eser. Çocukluk,İstanbul'un mütevazı bir semti,biraz Yeşilçam biraz Attilla İlhan. Ve yıllara yayılan tutkulu bir o kadar da masum bir aşk. Derin bir hikaye. Mabel'in Bal Kız'a olan derin aşkı. Hayatı sorgulatacak olay örgüsü. Ölümler ve mucizeler.
Ah Mabel,ben şimdi nasıl unutacağım seni ...
***
Mutlaka okunması ve anlaşılması gereken bir kitap.
500 syf.
·Beğendi·7/10
Dua ediyorum incelememi bitirmeden bilgisayarım bana yine oyun oynamasın diye. O da benim gibi yaşlanma yolunda bir hayli yol aldı.
Kumral Ada Mavi Tuna.....
Bu kitabı okumadan önce lütfen bir MABEL Çikleti alınız. Kabını kitabın 21. sayfasına güzelce yerleştiriniz. Ben yaptım.... Bu kitabın son sayfasına kadar çokça gel gittiler yaşadım. Bu anlatıldığı gibi bir karabasan mı yoksa bir iç savaşın düşsel, yaşanmışçasına yazarın eleştirisel bakışı mı? diye. Sonu bende zorlamayla gelmiş kanaatı uyandırsa da Yazar olası bir mezhep veya başka bir nedenle olabilecek iç savaşın açabileceği yaraları farklı barışçıl bir yürek dolgunluğu ile ele almış ve işlemiş.
Çocukluktan başlayıp evresel evrimler içinde yuvarlanıp giden onulmaz bir aşkı çerçeve olarak kullanmış yazar bu yapıtında İki kardeşin aynı kıza aşkını....
Bu kitabın daha ilk sayfalarında Kahramanların kumral olanı erkek mi kadın mı, ya da mavi tuna mı erkek veya kadın biraz bocaladım. Belki maviyi bayanlara, kumralı erkeğe yakıştırmış olama etken olmuştur. Tam tersi çıktı karşıma.
Zaman zaman kitap okurken düştüğüm bir algı yanılmasını burada da yaşadım... Yazar kadın ise kahraman erkek olduğunda ve anlatım dili birinci şahıs tarafından hikaye ediliyorsa hele hele bayan yazar o erkek ruhunun en inceliğini yakalamış kalemliyorsa hikayeyi ben bazen şaşırıyorum. Tabii bunun tam teside oluyor.
Kitapta çok güzel bir dil kullanmış, anlatım gayet sade, latif, naif çıkışlar, gözlemsel anlatımlarda var. Lakin bazı tarafları da eleştirmek zorundayım. Bir kere çok fazla abartı sanatına kaçmış yerler mevcut. Benzetmeler de yersiz olanlar olduğu gibi güzel can alıcı cümlelere yaratmak isterken yerinde olmayanlarda var, bu kitabın bana göre gereksiz uzamasına neden olmuş. Zaman zaman monotonluk sıkıntı da veriyor.
İlginç yanlarda var Kahramanların isimleri neredeyse tamamen nehir isimleri. Aras, Meriç, Tuna gibi. Ada ve Arasın doğum günleri 12 Mart, Tuna'nın 12 Eylül. Yani darbe tarihleri.
Aşkın o kadar güzel tanımlarını yapmış ki alıntılarda paylaştım. Yerli yerindeler.
Kitabın yazar tarafından teşekkür yazısında buradaki kahramanların gerçek olmadığı tamamen bir benzerlikten ibaret olacağını belirtse de bana Sadri Alışık ve Çolpan İlhan Ve de Atilla İlhanı çağrıştırdı. Gerçi onların kızı değil oğulları vardı. Yön şaşırtması mı?
Kısaca özetlersek diyebilirim ki Tanımlanması, tarifi imkansız bir aşkın hikayesidir bu. İki kardeşin aynı güzel kıza gönül kaptırması ki taaa! çocukluktan başlaya gelen bir sevda. Bu tehlikeli yolda yazar çok ince ve hassas rota belirlemiş ve doğru yolda götürmüş bu sevda masalını. Evrelerinde ilginç çocukluk, ergenlik, araya ölümde girse vazgeçilmeyen zaman birimi, olgunluk evresinde bir çok macera tüneline girip çıkmalar, inanılmazlık, tükenmişlik yokuşunu tırmanmalar olsa da tanımı henüz yapılmamış bir aşkı anlatıyor Ada ve Mavi Tuna'nın yüreğinden...
500 syf.
·Beğendi·10/10
Benim çok severek okuduğum bir kitap Buket Uzuner' in Kumral Ada Mavi Tuna'sı savaş, aşk, ölüm, hisler... Çok çok çok çok güzel bir roman, bence mutlaka okunmalı....
500 syf.
·1 günde·8/10
Buket uzuner den okuduğum ilk kitap oldu. Ada ile tuna 5 yaşında başlayan arkadaşlıkları. Tunanın bir salı sabahı uyanması ve gazetelerde sevdiği kadının katil olarak suçlanması. Tunanın olan bu olaylar bir kabus olduğunu düşünmesi.
500 syf.
·10/10
mabel matiz'e sahne ismini veren ilham kaynağı kitap. rüya mı, hayal mi, gerçek mi, Tuna ruh hastası mı derken sağlam ve saplantılı bir aşkın pençesinde buluyoruz kendimizi. 19 yaşında okuduğumda kitap bana çok uzun gelmişti. 25 yaşında okuduğumdaysa çok kısa. sanırım insanların da kitaplardan beklentileri ve aldıkları zamanla değişiyor.
432 syf.
·Puan vermedi
-"Hayatınızdaki “tak”ları yazınız."
Kumral Ada Mavi Tuna adlı kitap zihnime üç sözcükten oluşan bu kısa cümleyi kazıdı. Ne zaman kitabın adı geçse öğrencilik hayatımın son final sınavındaki ikinci soru olan bu cümle, kafamın içinde dolanır durur. Çoğu zaman "konuşulacak meseleler" sınıfında kendilerine yer bulamayan bir takım anılar, bu cümleyle birlikte kapkara topraklardan yol bulup çıkan gençlik ve tazelikle serpilip büyüyen kahraman fidanlar oluverir. Her an dallanıp budaklanarak dünyalara bedel olacak bir fidan...
Bazı anılarımız gerçekten hayatımızı baştan başa değiştiren birer dönüm noktası yani "tak" değil midir?
Bunların bazen küçük birer kırıntı halinde bulunup yok olmaya razı iken bazen volkan olup taştıklarını kim inkar edebilir?
Bugün yaşamakta olduğunuz hayatın sebebi sayılabilecek anıları birer kırıntı halinde taşımaktan memnun iseniz ne ala. Değilseniz korkmayın, buyurun. Hayatınızdaki “tak”ları yazın, okuyalım.
500 syf.
·Beğendi·10/10
İlk ve tek platonik aşkım bu kitabın sayfaları arasında gizlidir. Kadıköy Baylan' a gider Aras'ı anarım bazen. James Dean hayranlığım da böyle başladı. Hanginiz bu kitabı okuduktan sonra en yakın arkadaşını 'mabel' diye çağırmadı? Biliyorum yalnız değilim.
432 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Aşkın binbir türlüsü vardır diyor şair dayı. Evet bu romanda öyle kendi içinde iç savaşa düşen Tuna'nın bizlere de iç savaşı yaşattığı gibi. Romanda iç savaş için seferberlik ilan edilince Tuna çağrılıyor ve Kumral Ada ağabeyi Aras'la çocuklukta başlayan iç savaşını ortaya döküyor. Kitapta en çok karakter tahlilleri ve psikolojik tahliller var. Özellikle her karakterde küçük olsun büyük olsun psikolojisi, düşünce biçimi... Karakterler de öyle canlılar, öyle unutulmazlar ki... Kumral Ada'yı, Kumral Ada'nın Mabel'ini ve Şair Doğan Gökay dayıyı hiç unutmayacağım. Aşkı anlatan herhangi bir roman gibi olmadığı okunur okunmaz anlaşılıyor. Çocuksu, naif, yalın ama bir o kadar da karmaşık… Hayatlarının dönüm noktaları da okuyanı hayrete düşürecek kadar acı ve hüzün dolu. Çocuksuluğun içinde bile gerçekleri öyle yoğun serpiştirmiş ki yazar.
512 syf.
·15 günde
Buket Uzuner, çok severek okuduğum kadın yazarlardan. Şimdiye kadar okuduğum kitaplarını konu olarak ilgi çekici, anlatım olarak akıcı ve sürükleyici bulmuşumdur. Ama bu kitap nedense benim için bitmek bilmedi. Son sayfaya geldiğimde başa dönüp tarihe baktım ve 14 gün olmuş. Bana daha uzun süre okuyormuşum gibi geldi. Geriye dönüş tekniği ile işlenen Ada, Aras, Meriç ve Tuna'nın Kuzguncuk sokaklarında geçen çocukluk yılları akıp giderken; Tuna'nın kendi cümleleriyle anlattığı iç savaş'ı beni zorlayan sayfalar oldu, maalesef... Anlatıcının ruh hali, içinde olduğunu düşündüğü karabasandan bir an önce uyanmak istemesinin tesiri olsa gerek ben de sayfaları hızlı okumak istedikçe ağırlaştı. Detaylarda boğuluyormuşluk hissi yarattı. Kitaptaki en sevdiğim karakter ise Şair Dayı ( Doğan Gökay) oldu. Şiirleriyle, sözleriyle sadece kitaptaki karakterlerin hayatlarına rehberlik etmekle kalmayıp biz okurların da hayatlarına, kalplerine dokundu.
" Fakat hayat bir romana hiç benzemez ve bazılarımız olacakları çok önceden sezebilsek de tarihin akışını değiştiremeyiz. Buna ancak roman ve filmlerde yeter gücümüz ve bu yüzden çılgınlar gibi tutkunuzdur sinema ve edebiyata..."
500 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Benim çok severek okuduğum bir kitap Buket Uzuner' in Kumral Ada Mavi Tuna'sı savaş, aşk, ölüm, hisler... Çok çok çok çok güzel bir roman, bence mutlaka okunmalı....
Kadınlar erkekler gibi standart tepkiler vermezler. Her birinin ayrı tepkisi vardır. Tektip davranan biz erkekler, bununla başa çıkamayınca onları anlaşılmaz ve tahmin edilemez olmakla suçlarız hemen.
Buket Uzuner
Remzi Kitabevi - 1997
Kadınlar ve erkekler günün birinde eşit haklara sahip olacaklardır, fakat birbirlerini anlamaları asla mümkün olmayacaktır.
Buket Uzuner
Sayfa 376 - Remzi Kitabevi - 1997

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kumral Ada Mavi Tuna
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
500
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752890244
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kumral Ada Mavi Tuna
Kumral Ada Mavi Tuna
Kumral Ada Mavi Tuna
“Bir salı sabahı uyandım. Bütün gazeteler hayatta en çok sevdiğim kadının bir cinayet işlediğini yazıyordu. Bunu hiç beklemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. İç dengelerim şiddetle sarsıldı. Oysa gerçeği biliyordum ama bana kimse tek bir şey sormamıştı. Onu mahkûm etmişlerdi!
Kapı çalındı. İki asker beni almaya gelmişti. İç savaş çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Bunu bekliyordum. Hiç şaşırmadım. Bunu uzun zamandır korku ve kuşkuyla hep bekliyordum. Hazırlandım ve o salı sabahı evden çıktım."

Genç bir öğretmen bir sabah Kuzguncuk’taki evinden apar topar alınıp askere götürülür. O, bunun bir kâbus olduğuna, arkadaşlarıysa onun iç savaşa katıldığına inanmaktadır. Oysa annesi oğlunun bir ambulansla evden götürüldüğünü anlatmaktadır.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5,3bin okur

  • Yeliz can
  • Dilay Ok
  • Emine tekdemir
  • Şule İnceoğlu
  • Halil Erdem Çocuk
  • Derya
  • Ömür can
  • Fatma Afsar
  • Aslı Gibidir
  • Melek tekdemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%12.6
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%36.8
45-54 Yaş
%12.6
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%0.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.7
Erkek
%14.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.8 (400)
9
%18.1 (271)
8
%21.6 (322)
7
%9.2 (137)
6
%3.8 (57)
5
%2.1 (32)
4
%1.3 (19)
3
%0.9 (13)
2
%0.1 (2)
1
%0.5 (7)

Kitabın sıralamaları