1000Kitap Logosu
Kumru ile Kumru
Kumru ile Kumru
Kumru ile Kumru

Kumru ile Kumru

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
281 Kişi
774
Okunma
219
Beğeni
7bin
Gösterim
312 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 8 sa. 50 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · Ağustos 2018 · Karton kapak · 9789750704703
Diğer baskılar
Kumru ile Kumru
Kumru ile Kumru
2002 yılında yayınladığımız Yalan adlı romanı ile büyük ilgi toplayan Tahsin Yücel, yeni romanı Kumru ile Kumru'da yine toplumumuzun aslında gözler önünde olan ama kimsenin bir türlü dile getiremediği, yüksek sesle söylemekten herkesin ürktüğü bir sorununu anlatıyor. Yaşamımıza egemen olan eşyanın, yalnızca günlük çalışma biçimimizi değil, aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi ve giderek kişiliğimizi de nasıl etkisi altına aldığı, son derece etkileyici ve inandırıcı bir dille anlatılmış Kumru ile Kumru'da. Tahsin Yücel bu anlatılması güç konuyu ustalıkla romanlaştırmış; eşya zamanla bize egemen olur. Başka pek çok konuda olduğu gibi eşya tutkusunda da televizyonun belirli bir etkisi vardır. Oysa bir yerde durup kendi kendimize sormamız gerekir: kim kumanda etmekte? Biz mi televizyonu, yoksa televizyon mu bizi? Tahsin Yücel son romanı Yalan'da, toplumumuzda benzerlerine rastladığımız bir kahraman yaratmıştı. Yusuf Aksu, yalan üzerine kurulmuş bir itibarın sahibiydi. Bir arkadaşının dil üzerine bir teorisini onun ölümüyle birlikte sahiplenmiş, bu sayede az bulunur bir şöhretin ve itibarın sahibi olmuştu. Ama suçlu o muydu burada? Toplum 'birilerini yüceltme' hastalığının kaynağı değil miydi? Benzer bir durum Tahsin Yücel'in yeni romanı Kumru ile Kumru'da da var. Tahsin Yücel yeni romanıyla da ülkemize hiç bakılmamış açılardan bakmaya devam ediyor. İstanbul'un denize yakın mahallelerinden birinde yaşayan bir kapıcı ailesi: İri yarı Pehlivan, sessiz ve tuhaf Kumru ve çocukları Sultan ile Hakan. Kumru, Pehlivan ile görücü usulü evlendirilmiş, büyük şehre yollanmıştır. Başta ısınamamıştır kocasına. Ama daha sonra onu sevmiş, zaten çocukları da olmuştur. Çocuklarının isimlerini İstanbul'daki akrabaları İsmail Abi (anlaşıldığına göre mafya şefidir İsmail) koymuştur. Hakan, zeki bir çocuktur, dersleri iyidir ama olup bitenleri dışardan izlemekle yetinir. Sultan'sa zıddıdır onun. Öğretmenleri onu okulda istemezler, kızcağız düpedüz aptaldır, tek yapabildiği söylenenleri tekrarlamaktır. Kapıcı dairesinde otururlar, Kumru evlere gündeliğe gidip gelmeye başlar. Gündeliğe gittiği evlerden birinde buzdolabı ile tanışır ve makineye hayran olur. Gece rüyasında onu görür. Sonunda aynı buzdolabını almaya karara verir. Taksitle alınan buzdolabı eve getirildiğinde Kumru büyük hayal kırıklığına uğrar. Dolabın içinde o kutular, şişeler, yiyecekler yoktur! Gündeliğe gittiği hanım da Kumru'yu alıp Migros'a götürür. Bundan böyle dolabın boş bırakılmaması gerektiğini, tüketilenin yerine yenisinin koyulmasının şart olduğunu anlar. Böylece sık sık Migros'a gidilmeye başlanır... Kumru'nun değişimi böylece başlamış olur. Kocası Pehlivan da bu değişimin yükünü kaldırabilmek, hayran olduğu karısına istediği yaşamı verebilmek için İsmail Abi'nin yanında çalışmaya başlar. Sınıf atlarlar, arabaları bile olur. Kumru gördüğü her şeyi önce garipser, sonra alışmaya başlar. Bu değişim ile, önce çevrelerinde bulunan diğer kapıcıların dostluğunu yitirirler, sonra da... Kumru ile Kumru eşyalaşmanın sonunun bulunmadığını çok çarpıcı bir dille anlatıyor. Kumru köyünden çıkıp şehirde yaşadığı halde uzun süre bu eşyalaşmanın farkında olmamıştır. Ama buzdolabı ile başlayan tutsaklık başka eşyalarla sürer. Bir ara kapıcı dairesinin bahçesine çıkan Kumru kızı Sultan'ı da yanına alarak bahçedeki nar ağacının altına gider ve 'Seni unuttuk, kusura bakma', der. Romanın en güzel, en etkileyici sahnelerinden biridir bu. Gerçekte, bugün toplumumuzda yaşanan çözülmenin açıklaması da burada gizlidir; eşyalaşma, kişiliksizleşme, Kumru'ya evini köydeki ailesini yıllarca anımsatmış olan nar ağacının unutulması ile başlamıştır... Tahsin Yücel, şimdiye dek yapılmamış bir şey yapıyor bu romanında; Türkiye toplumunda yaşanan eşyalaşmayı anlatıyor...
7 mağazanın 7 ürününün ortalama fiyatı: ₺24,57
8.0
10 üzerinden
281 Puan · 78 İnceleme
Hangimizokur
Kumru ile Kumru'yu inceledi.
308 syf.
·
4 günde
·
7/10 puan
Tahsin Yücel~Kumru ile Kumru 308 syf Kitabın ismi Kumru'dn önce doğan ve nüfus cüzdanı alınan ablasının ölümüyle nüfus kağıdını artık ikinci Kumru'nun kullanması ile başlar.. Aslında bu uygulama Anadoluda o kadar yaygın ki aileler ölen kişinin kaydını iptal etmez ve doğan çocukların daha önce alınan nüfus cüzdanını ismi kullanımı devam eder. Kumru çocuk gelin güzelliği dile destan İstanbul'dan Pehlivan lakaplı bir adama başlık parası ile verilmesi. Daracık bir kapı dairesinde Pehlivan ikiz çocukları Sultan ve Hakan ile İstanbul da hayata tutunuşları. Kumru hem çocuk hem anne hem yoksul hem de okuma yazması yok gündeliğe gittiği evler de ve o evlerin hanımlarından öğrendikleriyle yavaş yavaş uyku açılmakda. Köy insanı Kumru kentli yaşam karşısındaki şaşkınlığı ayak uyduruşu bir zaman sonra gündeliğe gittiği ve en sevdiği hanımlarından Tuna hanımın "buzdolabına"sevgisi hayranlığı sırf aynı buzdolabına sahip olmak için kendini hırpalayışı. Kumru ne eder eder buzdolabını alır ufacık kapıcı dairesine koca dolap getirilir ve sonra başka bir dert buzdolabının içi de Tuna hanım gibi doldurulmalıdır aksi mutsuzluk, aksi huzursuz Kumru. Bir buzdolabının içini Tuna hanım gibi varlıklı biri doldurmak da kolay değil. Daha çok gündeliğe gider Kumru buzdolabının içini Tuna hanım gibi "Migros dan doldurur başka bakkallardan da buzdolabının içini doldurmayı teklif eden Pehlivana karşı gelir aynı üründe olsa #Migros dan alınandan başka ürün buzdolabına sokmaz. "Buzdolabı"hevesi geçince "televizyon" derdi başlar Kumru'nun Pehlivan Kumru'yu mutlu etmek yıllar önce yemin verip ayrıldığı işine, karmaşık ve kanunsuz işler yapan İsmail abisinin yanında tekrar işe başlar. Kumrular böylece kapıcılık yaptıkları binada bir üst daireye taşınır İsmail abileri her türlü ihtiyaçlarını alır her eşyaları vardır Kumru artık ne o köy insanı ne o gündelikçidir. Sürekli heves ettiği aklına koyduğunun peşinden koşar koşar da okurken fark ediyorsunuz mutlu değil Kumru mutlu değil. İkizlerdn Sultan Hakan'nın aksine engelli öğrenme güçlüğü var bu karmaşanın içinde Pehlivan ve Kumrunun hatta bazen Hakan'nın dahi yüreğinde ara ara kendini gösteren aynı hızla sona eren sızı. Dupduru Türkçe herkesin kolaylıkla okuyabileceği bir kitap. İyi okumalar
Kumru ile Kumru
8.0/10
· 774 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Hilal
Kumru ile Kumru'yu inceledi.
308 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Merhaba sevgili okur, Kumru ile Kuru,Tahsin Yücel ile tanışma kitabımdı. Severek okudum. Hakkında konuşacak çok şey var ve hangisinden başlayacağımı bilemiyorum. Yazarın, bazen zorlama gibi gelse de, dil kullanımını sevdim. Kitapta yer alan toplumsal ve siyasi göndermeler, eleştiriler gayet dozunda ayarlanmıştı. Kitabın kapak tasarımı içerikle çok uyumluydu. İnsan ilişkilerinin boyutu, duruma göre şekillenmesi oldukça çarpıcıydı. Çok sürükleyiciydi. Güzeldi vesselam. Bitirdiğimde adeta Türk filmi izlemişim hissi yaşadım. Üzerine konuşacak çok şey var efenim. Hayattan beklentilerimiz ve isteklerimizin ne kadarını gerçekten istiyoruz acaba? Yoksa toplumun ve çağın gözümüze soktuklarını istediğimizi mi zannediyoruz? Bir şeye ulaşmak mıdır kıymetli olan yoksa o şeye ulaşmak için kurulan hayaller ve gösterin çaba mı? Hayat zorluklarıyla mı güzel acaba? Kumru’nun bir eşyaya olan bağladığı eleştiriyoruz ama hangimizde yok bu durum? Bazı şeyler yokken daha güzel galiba. Bunca varın ve bunca yokun arasında kısacık bir ömür yaşamaya çalışıyoruz. Meryem ebe haksız mı peki? “Şu gök delinse de bir soluk alsam!” “Var” ımızdan da “yok” umuzdan da sıyrılıp bir nefes alabilsek keşke. Okumayı düşünenler hiç tereddüt etmesin efenim. Çok akıcı bir roman sizi bekliyor.Puanım: 8/10 efenim, herkese tavsiye ederim.
Kumru ile Kumru
8.0/10
· 774 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Emine Kaplan Özcan
Kumru ile Kumru'yu inceledi.
312 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Okumak için sabırsızlandığım, beyaz kapak baskısı bitti diye üzüldüğüm, sonra canım arkadaşım Cigdem ‘in bulup hediye ettiği harika bir Tahsin Yücel kitabı ‘Kumru ile Kumru’dan kısaca söz edeceğim. Çünkü eminim pek çok kişi okudu. Ölen kardeşinin ismini alan Kumru’nun hikayesi bu. Az çok biliyoruz ki Tahsin Yücel kitaplarında hep bir nesnenin vurgusu var. Bunda da aslında buzdolabı ile başlıyor her şey. Kumru küçük yaşta, yoksulluk sebebiyle hali vakti yerinde diye İstanbul’a gelin gidiyor. Gündeliğe gittiği evlerden birinde ilk defa buzdolabı görüyor ve o andan itibaren tek amacı, aynısına sahip olmak oluyor. Kumru, kafasına koyduğunu yapan bir kız fakat kitapta da belirtildiği gibi zamanla eşyalar bize egemen oluyor ve insan sahip oldukça daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. İşte belki de bu sebeple sahip olduktan sonra yavaş yavaş büyüsü bozuluyor. Birden bire zengin olmaları, Kumru’nun hırsı, hedefleri, kendine güveni, güvensizliği, birbirinden farklı karakterdeki ikizleriyle kitap baştan sona Türk filmi tadındaydı. Okurken büyük keyif aldım. Sahip olduklarımızı sorgularken, sahip olmak istediklerimiz için düşündüm bir kez daha. Ne kadar hayatımızın merkezinde bu istekler diye! Okumayan varsa gönül rahatlığıyla tavsiye ederim bu güzel kitabı. Canım arkadaşıma bir kez daha teşekkür ederim :)
Kumru ile Kumru
8.0/10
· 774 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8