Kur'an Çevirilerinin Dünyası

·
Okunma
·
Beğeni
·
435
Gösterim
Adı:
Kur'an Çevirilerinin Dünyası
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322633
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan Akif, diğeri de kendisi (!) için yazan Âkif. Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi? Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek? Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu? Hem mektep, hem medrese, hem muhafazakârlık, hem modernlik Bir yanda mazi, bir yanda âti Şizofreni dedikleri bu mu yoksa?
232 syf.
·Puan vermedi
Kur'an'ın, şimdiye kadar yazılmış mealleri üzerine kapsayıcı ve bilgilendirici bir eser. Meal yazmayı, her eline kalem alanın yapmaması gerektiğini savunan yazar, bunun kriterlerini de ortaya koymaktadır. Piyasada isimleri ile oldukça ünlü olan kimselerin, meallerinde yaptıkları birçok hatayı örnekleri ile gözler önüne sermektedir.
Meal anlamında hâlâ Elmalılı Hamdi Yazır'ın mealinin üzerine çıkılamadığı belirtilmekte ve yazar bunu da okuyucuya göstermektedir.
Genel anlamda geçmişte yazılan köşe yazılarının derlemesi ile oluşan kitabı bir solukta bitirebilirsiniz.
232 syf.
Meal-tefsir üzerine çalışan arkadaşlarımızın kesinlikle kütüphanesinde bulundurması gereken bir kitap. Çeviri yaparken dikkat edilmesi gereken hususları madde madde örneklerle açıklamıştır. Türkçe’nin zenginliği, dilimizin diğer dillerle ilişkisini yalın ve anlaşılır şekilde işlemiştir. Özellikle meal üzerinden örnekleri dikkat çekiyor. Meal yazarlarının bazı ayetleri farklı ve kendine göre tevîl ederek yazdıklarından dem vurarak isim zikretmiştir:) çok güzel ve tavsiyedir.
232 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Cündioğlu bu kitabı üstü kapalı olarak Kuran'ın çevrilemeyeceğini savunmak, Kuran'ı çevirisinden anlama umudunu kırmak ve Arapça öğrenmek gerektiğini aşılamak için yazmış. Kuşkusuz bunu açıkça bildirseydi kitap ciddiye alınmayacaktı. Eleştirel bir okuma yaptığınızda bu olasılık çok güçlü olarak karşınızda beliriyor. Bu kitabı yıllar önce okumuştum ve bugüne dek fikrim değişmedi. Yazarın diğer kitaplarını da okuduysanız (örneğin "Siyasi Proje Olarak Türkçe İbadet") bu tarzı orada da kullandığını görürsünüz. Yazarın görüşleri, dilbilime ve çeviribilime uzak olduğu izlenimi uyandırıyor. Gelenek çizgisinden çıkmaya yeltenen bütün çevirileri sahte entelektüel bir kılıfla aforoz ediyor. Kitabı hızlı okumak çok zor çünkü Osmanlıca yazılmış. Akıl hocası Fethullah Gülen gibi, kendini olduğundan daha derin, daha entelektüel göstermek için Osmanlıca kullanıyor. Türkçe sözcüklerle yazmakta zorlanan birinin Kuran'ın Türkçe çevirilerini eleştirmesi ironik. Kuran çevirisi konusunda iki laf etmek isteyen veya en basitinden fikir sahibi olmak isteyenlerin Cengiz Özakıncı'nın Dil ve Din kitabını okumaları şart. Tavsiye değil, şart!
232 syf.
·Beğendi·9/10
Dücane hocanın bu kitaptaki yazıları fazlaca eleştiri malzemesi yapılmış, hatta mahkemeye bile verilmiş, gayreti ve cühdü samimi olmayan insanlar tarafından temelsiz ve vasıfsız olarak nitelendirilmiştir. Şahsi kanaatime göre, Kur’an-ı Kerim’e samimi bi şekilde yönelmek isteyen, onu anlayıp hayata aktarmaya çalışanlar için hocanın bu kitaptaki yazıları hem bir rota hem de düşünce usulünü oluşturmaya çalışıyor. Bu yüzden değerli olduğunu düşünüyorum. Bunu yapmaya yeltenmeyip kolaya kaçıp usulsüz bir çeviri ile önümüze koyan mealler yüzünden Kur’an’dan, Allah’ın kelamından, uzaklaşan müslüman kardeşlerimizin sayısı az değildir. Arapça öğrenmeli miyiz, şunu yapmalı mıyız bunu yapmasak ne olur gibi soruları sormamız acaba çabamızın eksikliği, üşengeçliğimizden mi kaynaklanıyor, sorusunu sormamız gerekiyor. Eğer bizim için her şeyden değerli ise Kur’an, ona her şeyden çok ehemmiyet gösteririz ve onu anlama saiklerini aramaya çalışırız. O yüzden bu minvalde yapılmış, ne demek yani bir de Arapça mı öğreneceğiz, eleştirilerin yersiz olduğunu söylemek gerekiyor.
1- Herhangi bir ayetin başka bir ayet tarafından tefsir edildiğine kim karar verecek?
2-Bir ayetin başka bir ayeti açıklamak için nazil olduğu nasıl tespit edilecektir?
...
Ne yazık ki bugün zihinlerde Kur'an'la Kur'an çevirileri özdeşleşmiş bir haldedir ve bu özdeşleştirme zaafı sebebiyledir ki bir müslüman, okuduğu Kur'an çevirisinde rastladığı çelişkili bir ifadenin, manasız, çirkin ve kaba bir benzetmenin üzerine gidemiyor; biraz gayret edip başka bir çeviri ile karşılaştırır da aynı ibareyi orada da görürse bu sefer yerinden hiç kımıldayamıyor; -haşa- Kelamullah'tan şüphelenmek veya Allah Teala'nın kelamında bir hata aramak gibi bir cürm-i kebir işlemiş olacağını zannediyor.
Birçok kaynakta yer aldığına göre, Mustafa Kemal Atatürk, karşılaştığı din adamlarının cahil olup olmadıklarını anlamak için, bu süreyi(Tîn Süresi) okutturur ve sonra onlara Tîn ve Zeytûn'un manasını sorarmış. Ayeti incir ve zeytin diye çevirip, bu iki yiyeceğin hikmetini sıralamaya başlayanları susturup, onların ilimlerine itibar etmezmiş.
Fasılaların (ayetler arasındaki duraklar) mushaflara niçin konuldukları ve ne gibi bir işlev taşıdıkları hakkında çeşitli görüşler öne sürülmüşse de Mushaf'ın aslında bulunmadıkları, noktalama işaretleri, harekeler ve benzeri alametler gibi sonraki dönemlerde ortaya çıktıkları bilinmektedir.
Sabır, fitne, fıqh, ibadet, teyemmüm, ruh, yaqin, münafık, kâfir, zikir, tesbih ve bunun gibi birçok kelime, Kur'an'daki anlamıyla değil, daha sonra kazandığı anlamlarla kullanılmakta ve bu kelimeleri Kur'an'da ya da Kur'an çevirilerinde okuyan kimseler, bu kelimelerin Kur'an'daki anlamlarının farklı olabileceğini düşünmeksizin, bildikleri yaygın mananın kastedildiğini sanmaktadırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kur'an Çevirilerinin Dünyası
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322633
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Ortada birbirinden farklı iki Akif olduğu kesin Biri cemiyet-i beşeriyeye hizmet için yazan Akif, diğeri de kendisi (!) için yazan Âkif. Çelişki mi? Tutarsızlık mı? Yol değiştirmek mi? Nedir bu farklılığın sebebi? Hangisi gerçek? Âkifimizin hangi yönünü öne çıkarmalı: Sanatını mı, fikirlerini mi, şahsiyetini mi? Tanzimatın getirdiği ikilikler türünden bir ikilem mi bu? Hem mektep, hem medrese, hem muhafazakârlık, hem modernlik Bir yanda mazi, bir yanda âti Şizofreni dedikleri bu mu yoksa?

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Merve tetik
  • Hicran
  • Safa Tülek
  • Muharrem KONUKSEVER
  • Hakan ERGÜL
  • erhan
  • Gerçeğin Kitabı
  • Yusuf Ay
  • Ciwan Salih
  • İbrahim pulat

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%20 (1)
8
%40 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0