·
Okunma
·
Beğeni
·
16,4bin
Gösterim
Adı:
Kur'an-ı Kerim Meali
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
648
Format:
Ciltli
ISBN:
9789751934840
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları
633 syf.
·154 günde·Beğendi·10/10 puan
YouTube kitap kanalımda "Bismillah" kelimesinin ne anlama geldiğini yorumladım: https://youtu.be/ibiReooXi6M

Sadece mealini değil Arapçasını da tekrar tekrar okuyorum. Allah'ım sana inanıyorum ve bizi uyarmak için, bizi aydınlatmak için, bize yol göstermek için göndermiş olduğun kitabına da inanıyorum. Zira bu sözlerin "Yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsa, yedi denizle desteklenen bir deniz de mürekkep olsa, yine de allah'ın sözleri yazmakla bitmezdi. Doğrusu allah, güçlüdür; hikmet sahibidir." sahibi sensin. Sen en merhametlisisin. sen en güzel kitabın sahibisin. Evrenin en güzel kitabı. Benim için tartışmasız.
634 syf.
·59 günde·Puan vermedi
Kuran'ı okumaya başlamadan önce iki ihtimal olduğunu düşünüyordum:
1) Çocukluğumdan beri aklıma takılan soruların cevaplarını alacağımı, dünyada olup bitenleri anlamlandırabileceğimi, bunları tanrısal bir güce bağlayıp bunun sonucunda Cuma namazına bile gitmeyen biri olarak daha dindar bir insan olacağımı ve bütün gereklilikleri yerine getireceğimi
2) Kafamdaki sorulara cevap bulamayacağımı, tam tersi kafamda çok daha fazla soru oluşacağını, bazı insanların bahsettiği gibi onlarca çelişki bulup İslam'ı terk edeceğimi

Tabi bunların ikisi de bir anda, Kuran'da gördüğüm tek bir cümleyle olacak şeyler değildi. Önemli olan okuma sürecim boyunca ne tür sorular sorduğum, hangilerine cevap aldığım ya da alamadığımdı.

Benim okumaya başlamadan önce ne beklediğimden bahsedeyim: Bir insanın tek rehberi olduğu takdirde onu doğumdan ölene kadar huzur içinde yaşatacak, din fark etmeksizin çevresindeki insanlara yardım etmesini, onlara zarar verecek herhangi bir davranışta bulunmamasını, insanları öldürmemesini, hoşgörülü olmasını öğütleyen; ne olursa olsun eşitliği savunan, kadınlara değer veren, köleliğe sıcak bakmayan, adalet anlayışının fiziksel ceza vermek değil de insanları eğitip topluma kazandırma odaklı olduğu, hayvanseverliği aşılayan, tanrıya insanları korkutarak değil insanları sevdirerek inandıran bir kitap. Evet, umduğum buydu ama bulduğum pek öyle olmadı.

Kuran'ı okumam 2 ay sürdü çünkü öyle sıradan bir roman okur gibi okuyup geçmedim. Üzerinde durup düşündüm. Her kafama takılan soruda oturup uzun uzun araştırmalar yaptım. Her soruya en az yarım saatimi ayırdığımı söyleyebilirim. Youtube'daki meşhur hocaların çoğu videosunu izledim :) Tek eksik olduğum konu Arap tarihiydi. Uzun bir okuma gerektirdiği için hiç girişmedim zaten Diyanet'in basımında çoğu tarihi olaya dipnotlarla referans yapılıyor.

Neyse, sadede geleyim. Dürüst olmak gerekirse dediğim gibi Kuran beni hiç tatmin etmedi. Savaşa teşvik eden, insanlara sopa cezası vermek gibi ilkel bir adalet sistemi olan, kadın erkek eşitliğinin bahsi dahi geçmeyen bir kitap. Bir olaya şahitlik ederken bile kadınları eksik görüyor ve 1 erkeğin şahitliğini 2 kadının şahitliğine denk sayıyor. Hayvan sevgisinden bahsedildiğini de görmedim. Hatta çoğu zaman inanmayanlara "maymun, eşek, hayvan" gibi hakaretlerde bulunuyor. Bilimle de ters düşen yerler var. Bunun yanında onlarca çelişki barındırıyor. Çelişkiler o kadar çok ki buraya yazsam sığmaz. İncelemeden sonra alıntılarla bu çelişkileri paylaşmayı düşünüyorum. Kuran hakkındaki düşüncelerim yüzünden beni linç edecek okurlar varsa alıntılarımdaki sorulara cevap verirlerse insan gibi tartışabiliriz. Saygılar.

Not: Kuran'ı okumaya niyetiniz varsa önce Vladimir Bartol'un Alamut Kalesi isimli kitabını okumanızı öneririm. Bu kitap sorgulama yeteneğinizi geliştirecek. Özellikle savaşla ilgili olan ayetlerde aradaki inanılmaz benzerliği göreceksiniz.

Düzenleme: Bir arkadaşımızın uyarısı üzerine "recm"den bahsettiğim kısım silindi. Kuran'da "insanları taşlayın" ifadesi yer almıyor ama diğer kutsal kitaplarda bunu görebilirsiniz.
634 syf.
Es Selamün Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu

Tabi yüce kıtabımız Kur’an-ı Kerim’i anlatmaya ne bilgimiz ne haddimiz yeter.

Sözün en güzeli O’na ait.

Bizler ancak O’nu tasdik eder ve inanırız. Ve onun hükümlerini hayatımıza tatbik etmeye çalışırız.

Sözler biraya gelmiyor onun için bir ayet ile son vermek istiyorum.

Asr Suresi

Yemin olsun ki Asr’a
İnsan, kesin bir zarardadır.
Ancak o kimseler müstesna ki, inanıp iyi işler yaptılar ve hep birbirlerine hakkı tavsiye ettiler ve hep birbirlerine sabrı vasiyet ettiler...

Biz insanoğlu olarak dünya kurulmuş kurulalı zarardayız ve bu o mutlak gün gelinceye kadar devam edecek...

Hak ve Batıl’ın devam eden savaşı gibi...

Uyanırmıyız bir gün???🤔 İnşaALLAH 🤲

Uyanabilmek ve Hak olana uyabilmek o yolda ilerleyebilmek duasıyla...
Selam ve dua ile...

Okunmalı ve okumalısınız dememe gerek olduğunu düşünmüyorum zira herkes okunması gerektiğini biliyor zaten...
634 syf.
·116 günde·Beğendi·10/10 puan
Söylenebilecek, yazılabilecek hem çok fazla şey var hemde yok. Bu muhteşem belagatı( her ne kadar Türkçesi yeterli gelmese de) anlatmaya benim cümlelerim yeterli gelmeyecektir çünkü. Okurken o kadar çok yeni şey öğrendim ki. Arapçasını hepimiz okuyoruz ama Rabbimiz bizden ne istiyor bilmiyoruz. En büyük eksikliğimiz İslam'ı bilmeden yaşamaya çalışmamız. Okuduğunuz tüm kitapları bir kenara bırakın ve inanın ya da inanmayın bir kere okuyun. Rabbim okuduklarımızla amel edebilmeyi cümlemize nasip etsin.
Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” Bakara-286
605 syf.
·15 günde·1/10 puan
Ne zamandır Kuran'ın feminist bir eleştirisini yapmak istiyordum fakat her seferinde yeterli farkındalığa sahip olmadığımı düşünerek okumayı erteliyordum. Sonunda cesaret ettim ve verimli bir 2 haftada kitabı bitirdim. Sürekli kendini tekrar etmesi, zaman zaman kendisini yalanlaması, korku üzerine bir düzen kurması, insanları inanmaya zorlaması, inanmayanlara zor kullanması gibi olaylara girmek istemiyorum. Bu incelemenin konusu yalnızca Kuran'ın kadına ve erkeğe bakış açısı olacak. (Aklınızda bulunsun, parantez içinde yazılanlar ayet değil, kitabı çevirenlerin eklemesi.)

İncelemeye adeta kitabın özeti olan Nisa suresinin 34. ayeti ile başlamak istiyorum:

→ "Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır." (Nisa, 34)

Kuran'a göre erkekler kadınlardan "üstündür", kadınların "yöneticisi" ve "korucusudur". Kuran'ın kurduğu düzende kadın, kocası tarafından korunmaya muhtaçtır. Kocaya itaat ise "sâliha kadınlarda" aranan bir numaralı niteliktir.

Bu yaratılışa isyan edip de "başkaldırmasından" endişe edilen kadın, kocası tarafından dövülebilir. Ta ki kocasına "itaat edene" kadar:

→ "Başkaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse hafifçe) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın." (Nisa, 34)

Özetle Kuran'da kadına en fazla bu kadar değer veriliyor. İnsanlar Nisa 34'te sadece kadının dövülmesine takılırlar ama olay sadece dövülmesi değil, ayetin ve kitabın geneline bakılırsa durumun daha vahim olduğu görülecektir: Kadın mirastan eksik pay alır, kadının şahitliği kabul olmaz, erkeklerin dikkatini çekmesin diye kıyafetine, yürüyüşüne karışılır, sadece çocuk doğurması beklenir, kocasına itaat etmezse dövülür...

Bu nefret nereden geliyor? Bana kalırsa asıl olay kadının yaratılma sebebi. Henüz yaratılışta bile kadının erkeğe bağlılığı söz konusu, evrenin merkezinde erkek var.

Allah, öncelikle, topraktan Adem'i yaratıyor. Sonrasında da, "huzur bulsun diye" onun nefsinden ona bir "eş" yaratıyor. Kadın, erkeğine huzur versin diye yaratılmış:

→ "Sizi bir tek candan (Adem'den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havva'yı) yaratan O'dur." (A'raf, 189)

Lut da kavmindeki eşcinsel erkekleri uyarırken "Neden 'sizin için yaratılan' eşlerinizi bıraktınız?" diye sitem eder:

→ "Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?" (Şuara, 165-166)

Allah erkekler için ona bir eş, eşlerinden de "onun için" oğullar ve torunlar yaratmış:

→ "Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar yarattı." (Nahl, 72)

Kadının görevi erkeğe bir oğlan vermek. Oğlan, çünkü değerli olan o, düşkünlük ona:

→ "Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür." (Kehf, 46)

Kadınlar ve oğullar Allah tarafından insanlara (yani erkeklere) "çekici kılınmış." Ayrıca ayetlerde "siz" veya "insanlar" denirken nasıl da erkeklerin muhatap alındığına dikkat etmeli, kadın kimsenin umrunda değil. Her şey erkek için yaratılmış, kadın bile:

→ "Nefsanî arzulara, kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir." (Al-i İmran, 14)

Diğer bir nokta, Kuran'da hiçbir kadının kimliği yok. Meryem hariç bahsi geçen tüm kadınlar x erkeğin "eşi" veya "karısı" olarak geçiyor. Meryem de birinin eşi/karısı değil zaten (: Daha kadının adı yok ki değerden bahsedelim. Ayrıca hiçbir zaman kadın peygamber gelmemiş, ki bu bir tesadüf değil, aksine Allah'ın bilinçli bir tutumu:

→ "Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik." (Yusuf, 109)

Son olarak bir kıssadan bahsetmek istiyorum. Kuran'da kadınlar "para niyetine" satılabiliyor. Firavundan kaçan Musa, Şuayb'ın kızlarına rastlıyor ve onların hayvanlarını sulatamadıklarını görünce onlara yardım ediyor, çobanlık yapıyor. Kızlar olanları babalarına söylüyor ve o da çobanlığın karşılığını ödemek için Musa'yı çağırtıyor:

→ "(Şuayb'ın) iki kızından biri: Babacığım! Onu ücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir olandır, dedi." (Kasas, 26)

→ "(Şuayb) dedi ki: Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan artık o kendindendir." (Kasas, 27)

Kızların rızası var mı? Sordu mu? Kız bir mal mı, nasıl ücret yerine verilebiliyor? Üstelik bunu yapan bir peygamber ve örnek diye Kuran'da anlatılıyor. Az önce kızlardan biri (piyango kime vurduysa) 8 yıllık maaş niyetine Musa'ya eş oldu. Ne kadar normal, değil mi? Değeri 8 yıllık maaş ediyormuş.

Kuran'ı okuduktan sonra ayetleri yadırgamamaya başladım, Kuran'ın kadına bakış açısı çok net ve anlaşılır. Kadın bir tarla olarak, erkeğine meyve (tercihen oğlan) vermesi için var. Kocasına itaat etmeli ve erkek huzur bulsun diye yaratılmış. Kitabın tamamına bu zihniyet hakim. Daha kadının adı bile geçmiyor, birinin karısı/kızı/annesi olarak anılıyorlar. Kitabın muhatabı da erkekler, "siz" derken hep erkeklerle konuşuyor. Her şey onlar için yaratılmış, onlar yaşıyor hayatı ve yaşarken kadınları sadece kullanıyorlar...

Bahsini ettiğim ayetler:

→ "Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın." (Bakara, 223)

→ "Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır." (Nisa, 34)

→ "Başkaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse hafifçe) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın." (Nisa, 34)

→ "Sizi bir tek candan (Adem'den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havva'yı) yaratan O'dur." (A'raf, 189)

→ "Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder." (Nisa, 11)

→ "Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki kadın (olsun)." (Bakara, 282)

→ "Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler)." (Nur, 31)

Kitapta altını çizmediğim veya not almadığım sayfa yok, dolayısıyla hepsini paylaşmam mümkün değil. Bir kısmını 1000kitap'ta alıntıladım, bir kısmını da Twitter'da irdeledim:
https://twitter.com/.../1361747259835179013 Burada yazdıklarım da inceleme niteliğinde.

Açıkça konuşamadığım, konuşmaya cesaret edemediğim yığınla konu var. Hem böyle bir durumda sabahlara kadar yazmam gerekirdi -ki yapacak daha iyi işlerim var. Hikayenin kadına düşen payı az buçuk bu şekilde. Hayvanlara, eşcinsellere, kölelere, cariyelere, müşriklere, münafıklara vs. düşen payını da öğrenmek için lütfen bu kitabı okuyun ve okutun. Bu kadar göz önünde duran bir yanlışın konuşulmuyor olması oldukça tuhafıma gidiyor. Kadınları aşağılayan, hakir gören, özgürce yaşama haklarını elinden alan bu alçak düzenin yıkılması ümidiyle...
634 syf.
·814 günde·Beğendi·10/10 puan
Osmanlı devleti Kuran ı Kerimin hükümlerini uygulayarak 600 küsür yıl egemenligini sürdürmüş. Bizi yaradan Allahın ilk emri 'oku' iken biz Kuran ı kaç kez okuduk acaba bir kere açıp Kuran da ne denmiş ne uygulanmiş dedik mi?
Allah her mümine Kuranın mealini (tefsiriyle birlikte) okumayı nasip etsin.
634 syf.
·235 günde·10/10 puan
Bu kadar çok kitap okuyup, ilk okumamız gereken kitabın mealini neden bu kadar geç okuduğuma dair kendime kızsamda; zararın neresinden dönülürse kardır diyerekten ilk kez bitirebilmem nasip oldu, çok şükür.

Bir kereyle kalmayacağı ve okuduğum okuyacağım en güzel kitap olduğu şüphesiz.. Umarım orada bir yerde , her neredeysen, sen geç kalmazsın benim kadar..

( Eklemek isterim ki;okuduğum meal Feyzü'l Furkan- Dr. Hasan Tahsin Feyizli, çok sevdiğim ve bu konularda benden daha daha ilgili bilgili bir arkadaşım önermişti bu yayınını ve günde 1-2 sayfa okuyarak başladım sonrasında neden bu kadar az okuyorum ki dedim ve zamanla günde yarım meal ve iş yogunluk vs durumlarına göre günde 2-3 meal okuya okuya bitirdim. Bundan sonra ki niyetim arapça okuduktan sonra ardından aynı cüzün surenin mealini okuyarak bitirmek daha çok anlamak kavramak, inşAllah.. Paylaşmak istedim- nereden nasıl başlayayım diye düşünenler benim gibi gözünde büyütenler için.. )
634 syf.
·276 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğumuz kitapların yaşantılarımızın her türlü açıklaması kuranı kerimin mealinde mevcuttur. Mutlaka herkesin okuması gerekir. kadar çok kitap okudum ama bütün aradıklarım bildiklerimi Kuran-ı Kerimin mealinde buldum. Eğer İslamiyet'i tanımak bilmek yaşmak istiyorsan , birkaç yazarın açıklamalı meali okumak gerekiyor. Anlaşılmayan konularda tefsirlere bakmak lazım. İnsan olarak toplum olarak Kuran'ın yol göstermesine ışığına ihtiyacımız var. Bir kez okudum ikinci kez de yarıya kadar okudum. Ve özellikle altını çizerek okuyorum. Demokrasiyi laikliği kuranda bulacaksınız. Allah diyor ki size akıl verdim aklınızı kullanmazsanız üzerinize pislik yağdıracağım. Üzerimize o Allah'ın zulmü yağmaya başladı. Aklı başında olan ,sağduyulu insanların bütün dinlerin kitabını ve doktrinlerini okuduğunda içeriğin aynı ama metotların ibadet ediliş şekillerinin farklı olduğunu görecektir. Bu kıyımlar zulümler ve emperyalizmin oynadığı oyunlar insanları kandıramayacaktır. Din tacirleri iflas edecektir. Tek çaremiz okumak, okumak, başka yol yok .Okuya okuya doğru yolu bulacağız insanları seveceğiz .Herkesin inancına ve kutsal değerlerine saygı duyacağız. .O zaman cennete gitmek için ahreti beklemeyeceğiz, dünya da cenneti yaşayacağız yaşatacağız. Çok mu zor aklını zekanı kullanman, vücudun kadar ruhunu da beslemek. Tek sorunumuz sevgi eksikliği maneviyattan uzaklaşmamız.
634 syf.
565 okuma görünce ne kadar üzüldüğümü anlatamam size.. Her zaman en çok okunanların en çok satanların arasında olması gereken bizim kullanma kılavuzumuz olan Furkan sadece 565 kere okunmuş. Ama sadece içinden 5 6 ayet alınarak yazılan kitaplar en çok satanlar listesini hiç boş bırakmıyorken asıl kaynağımız sadece bu kadar okunmuş. Üzücü..
İncelememde Kur'an'ın mühteşem edebi yönünden bahsedip güzel çeviri yapamayan yayınlardan bahsetmeyi düşünmüştüm. Kuran peygamberimizin en büyük mucizesidir. Çünkü cahiliye toplumunda şiir ön plandaydı. Bakarsanız Kur'an'ın muhteşem bir şiir tarafı vardır hele Arapça'sını okurken insan eşsiz bir duyguya kapanıyor. Nitekim cahiliye döneminde de Müşrikler Kur'an'ı duymamak için kulaklarını kaparlarmış. Ya da gizliden dinlemeye girerlermiş. Çünkü Kur'an'ın böyle muhteşem bir hissiyatı var. Ama maalesef ki çeviriler o kadar yavan ki bir edebiyatı çeviriyor gibi değil de bir kitap, edebiyattan yoksun bir makale çeviriyor gibi. Kur'an'ın kendi içinde uyumu vardır en basitinden Nas suresini söylerken vesveseden bahsettiği için sürekli s sesi çıkartılır. Sıradan bir makaleyi çevirmiyorsunuz sayın yazarlar. İnsanın kalbine işleyecek cümlleri barındıran sanatla dolu bir din kitabını çeviriyorsunuz. Lütfen daha edebi daha vurucu cümlelerle çevirmeye özen gösterin. Bunu istiyorum sizden. Mehmet Akif'in çevirisinin yanınlamasını bu yüzden çok isterdim.
K
K Kuran-ı Kerim Açıklamalı Meali'yi inceledi.
633 syf.
·93 günde·10/10 puan
23 yılda indirilen Yüce Kur'an-ı Kerim'in Türkçe açıklamalı mealini 93 günde bitirdim elhamdülillah. Tefsir kadar açıklayıcı olmasa da bence bir meal olarak yeterince bilgi vericiydi. Yazandan, açıklayandan Allah razı olsun.
Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Mücâdele, 9
Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.
Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir âyet getirsen, inkâr edenler mutlaka, "Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız" derler.
Rûm, 58
Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkâr et" der; insan inkâr edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.
Haşr, 16
Sizler Kitab'ı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Îsâ onlardaki inkârcılığı sezince, "Allah’a giden yolda bana yardımcı olacaklar kimlerdir?" diye sordu. Havâriler cevap verdiler: "Biz Allah için yardımcılarız; Allah’a inandık, şahit ol ki bizler müslümanlarız."
Âl-i İmrân : 52

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kur'an-ı Kerim Meali
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
648
Format:
Ciltli
ISBN:
9789751934840
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları

Kitabı okuyanlar 1.160 okur

  • elzem
  • Nuri Kopmaz
  • Alper Aslan
  • Gül ⠀ོ
  • Erşan  çeken
  • Özlem HBO
  • Noktai Süveyda
  • Nermin Erdoğan
  • Elzem
  • Berfin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.8 (34)
9
%0.2 (1)
8
%0.2 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları