Kur’an, Vahiy, Nüzul

·
Okunma
·
Beğeni
·
112
Gösterim
Adı:
Kur’an, Vahiy, Nüzul
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059281201
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
Baskılar:
Kur’an, Vahiy, Nüzul
Kur’an, Vahiy, Nüzul
İlginçtir, Kur’ân-ı Kerîm diğer bütün kutsal metinlerden daha fazla ilmî çalışma ve araştırmaya konu olduğu, belki de bütün kitaplardan daha fazla hakkında konuşulduğu, üstelik mastar veya isim olarak yetmiş kadar ayette anıldığı ve on beş asırdır müslümanların dilinde vird-i zeban gibi dolaştığı halde “Kur’ân” lafzının hangi dilden, hangi kökten türediği ve tam olarak ne ifade ettiği meselesi halen netleştirilebilmiş değildir.
256 syf.
İsmi ile müsemma üç bölümden oluşan kitapta her üç kavramın manaları tartışılırken daha çok "halkul Kur'an" düşüncesi etrafında izahlar yapılmış.

"El Kitab" ve Kur'an'ın ortak paydası ile olası farklılıkları detayları ile anlatılmış, vahyin ilhamla karşılaştırılması yapılmış. Bunların yanı sıra ilgili birçok konuda eski görüşler zikredilerek yazar kendi görüşünü sentez veri olarak sunmuş.

Kitaptan etkin şekilde faydalanabilmek için satır aralarında atfı yapılan kaynaklara da başvurmak zorunlu diye düşünüyorum.
Birçok ayette ilâhi mesaj (vahiy) ve risaletle ilgili olarak da'vet, belâğ, tebliğ (belliğ), tebyin (li-tübeyyine), tibyân gibi çeşitli kelimeler kullanılmasından anlaşılacağı üzere Kur'ân kelimesi de yazılı bir metni okumaktan öte hitap, davet (çağrı), beyan (bildirim) gibi anlamlar içerir.
Mele-i a'lâ lafzının genel anlam ve kullanımı Saffât 37/8. ayette, müşriklerin cinler ve şeytanların gökten haber çalma iddiasıyla ilgili olarak vahyin korunmuşluğu, Sâd 38/69. ayette ise Hz. Peygamber'in Allah tarafından gönderilen ve kendisine vahyedilen bir elçi olduğu meselesiyle ilgilidir.
Ümmîlik meselesinde Hz. Peygamber'in bütün bir hayat boyunca okuma yazma öğrenmemeye yeminli biri olduğunu söylemekle eşdeğer görüşler dile getirmek, üstelik bu görüşleri nübüvveti ispat argümanları olarak öne sürmek, çok basit ve çocuksu bir yaklaşımın eseridir.
(...) lafız ve manasıyla kadîm Kur'ân dogması Helenistik Yahudi literatürdeki logos doktrini ile Hıristiyan gelenekteki Ezelî Mesih fikrinin bir bakıma İslâmî versiyonudur.
Bu noktada kritik soru şudur: Kuran'da Allah'la ilgili kibriya, kebir, mütekkebbir, müntekım, rahman, rahim, vedud, gazap, beddua gibi sıfatlar ve fiiller bizzat Allah'ın kendi ifadeleriyle kendini tanıtması mı yoksa Hz.Peygamberin elçi(rasul) sıfatıyla Allah katından genel mana ve mefhum(kavram) olarak aldığı vahyin ışığında kendi diliyle O'nun adına konuşması mıdır? Bize göre Kuran'daki lafızlar Hz. Peygamberin kendi diliyle Allah hakkında konuşmasıdır.

Bilindiği gibi dil/lisan insanın duygu, düşünce, idrak ve kültür dünyasından bağımsız değildir, bu yüzden Hz. Peygamberin kendi varlık tecrübesinden hareketle Allah'ı gazap, rahmet, beddua gibi insanbiçimci sıfatlarla anlatması gayet tabiidir. Ayrıca "insanlık halleri" tabirinin de ifade ettiği gibi, bir insanın halet-i ruhiyesi sabit ve stabil değil, ahval ve şeraite göre değişkendir. Haliyle Kuran'da hem affedici ve bağışlamaya yönelik teşviklerin hem de birçok beddua ve telin ifadesinin yer alması -haşa- Allah'ın ruh halindeki değişikliğin değil, Hz. Peygamberin yaşadığı iyi-kötü tecrübeler ve bu tecrübelerle ilgili farklı hallerin yansıması gibidir.

Bu açıdan bakıldığında, zat-ı ilahiyye ile ilgili övgü ifadeleri Allah'ın kendini övmesi değil, Hz. Peygamberin mana ve mefhum olarak aldığı vahiyedeki tevhid düsturunca şirk ve müşrik zihniyete karşı bir tepki ifadesidir...
Bilindiği üzere İbrahim 14/4. ayette her peygamberin kendi kavminin diliyle gönderildiği belirtilmiş ve bu ayette dil/lisan fazilet yada rüçhaniyet meselesiyle değil, vahyin ilgili topluma tebliğ ve tebyiniyle ilişkilendirilmiştir. Hal böyleyken İslam geleneğinde "Allah ne derse desin, biz bildiğimizi okuruz" dercesine Arapların ve Arapçanın fazileti hakkında saçma sapan fikirler ve hadis kalıbında uydurma rivayetler üretmekten imtina edilmemiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kur’an, Vahiy, Nüzul
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059281201
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
Baskılar:
Kur’an, Vahiy, Nüzul
Kur’an, Vahiy, Nüzul
İlginçtir, Kur’ân-ı Kerîm diğer bütün kutsal metinlerden daha fazla ilmî çalışma ve araştırmaya konu olduğu, belki de bütün kitaplardan daha fazla hakkında konuşulduğu, üstelik mastar veya isim olarak yetmiş kadar ayette anıldığı ve on beş asırdır müslümanların dilinde vird-i zeban gibi dolaştığı halde “Kur’ân” lafzının hangi dilden, hangi kökten türediği ve tam olarak ne ifade ettiği meselesi halen netleştirilebilmiş değildir.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Bilal
  • m sinan
  • Salih tuna
  • Zehra
  • Eda⠀ོ
  • Sait Çelik
  • UzunçorapB
  • Nadir Çınar
  • Selma Kavurmacıoğlu
  • Sultan irez

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%28.6 (2)
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%14.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0