Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı

·
Okunma
·
Beğeni
·
624
Gösterim
Adı:
Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322572
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Kur'an hermeneutiği sadece Kur'an'a yönelik bir çabayı değil, aynı zamanda Kur'an'dan hareketle içinde yaşadığımız dünyaya yönelik bir çabayı da içerir.
Kur'an'a doğru (‹)" ve "Kur'an'dan hareketle (›)" şeklinde tabir ettiğimiz bu med-cezir, bu yazıda kısmen ufuklarını işaretlemiş olduğumuz hermeneutik daireye delâlet etmektedir. Günümüz Müslümanlarının Kur'an'ı ve Kur'an'dan hareketle dünyayı anlama çabası, kelimenin tam anlamıyla bir hermeneutik daireyi kurma çabasıdır ve hiç kuşkusuz ki bu çabanın idamesi bizler için hayatî önemi haizdir
100 syf.
Kur'an-ı Kerim'i Anlamak...

Sevgili Dostlar,

Evvelâ meâl ve tefsir okumalarınızda, her geçen gün derinliği ve ziyası ile sizlere kulluğun en ali mertebelerine erişme saadetini tattıracak bir minvâl, bir düstur temenni ediyorum.

Dücâne Cündioğlu, yine edindiği o kıymetli bilgileri, susuzluğunu çektiğimiz yanıtlarla harmanlayıp özenli bir çalışma sunuyor bizlere.Her satırından azami surette istifade edebileceğimiz 100 sayfa fakat okuduğum en kalın kitaplardan dahi daha dolu, daha münbit bir eser.

Evvelâ, Nahiv (kelimelerin cümle içindeki görevlerini ve cümle yapılarını inceleyen ilim.) ilmine dâir “Kâfiye” adlı eserinin ününden dolayı, "Kâfiyecî" diye meşhûr olan, Hanefi mezhebi fıkıh alimlerinden Ebû Abdullah 'ın tefsir ilmine dahil edilmesine kanaat getirdiği, diğer ilimlere açıklık getirerek, Cündioğlu esasen bir tefsir metnini dahi okumadan evvel, ön hazırlığımızın ne boyutlarda olması gerektiğinin altını çiziyor.Ve bu Hermeneutik bir süreçtir diyor.Yâni hem içeriği,hem de biçimi önemseyen, niteliği ve niceliği ihtiva eden bir anlama olgusu söz konusudur.

Çokanlamlı kelimelerin ve bir cümlede hakikatini bulan kelimelerin, Ayet-i Kerime'lerde nasıl değerlendirilmesi gerektiğini ayrıntılarıyla ve onlarca örnekle anlatıyor yazar.

Sözün işaret ettiği mânâyı bulmada en mühim gereklilik o sözü doğal bağlamında değerlendirmektir. Peki bu 'doğal bağlam'a hangi yollardan erişilebilir.

Anlamın doğruluğunu kavramak istiyorsak şu soruları eksiksiz sormalı ve bu doğrultuda bir öze varmalıyız.

Ayet-i Kerime ;
*Ne söylüyor?
*Niçin söylüyor?
*Kime söylüyor?
*Nerede ve ne zaman söylüyor?

Benim de karşılaştığım ve en sık merak edilen sorulardan birisi; Kur'an-ı Kerim neden arapça indirildi?

Kur'an-ı Kerim Resulullah (s.a.s) efendimizin anlayabileceği dilde indirildi, diğer bütün semavi dinlerin kitapları da indirilen kişinin diline hitap ederek indirildi. Tam da burada Cündioğlu dilde ki söz sanatlarından uzun uzun söz ediyor ve Ayet'ler üzerinde ki tespitleri ile, yalnız meâl okumanın ne kadar yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor.Şu soruyu sormadan edemedim, biz ki hertürlü tefsir çalışması ve sınırsız imkanla anlamanın eşiğindeyiz, şayet ashaba konuşma dillerinde indirilmeseydi Kuran-ı Hâkim, nasıl bu kadar güzel anlayıp aktarabilirlerdi?

Ayet-i Kerime'lerin hangi zamanda ve nerede indirildiği çok mühim çünkü bu, o vakanın bütüncül bir anlam bulması için hayati.Ancak ne dediğini kavrayabilirsek, edindiğimiz mânâyı kendi durumumuzla ilişkilendirebiliriz.

Son olarak Cündioğlu, Kuran'ı Kerim'in ümmi bir topluluğa sözlü olarak indirilmesi hasebiyle, yazılı bir metnin ölçüleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini, bir konuşmacı gibi, bir hatibin kürsüden konuştuğu gibi bir nazariyetle okunması ve dinlenmesi gerektiğini vurguluyor ve Rahman'ın eksiksiz cümleleriyle bitiriyor;

"Rabbimiz! Bizleri hidayete erdirdikten sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme de katında bize bir rahmet ihsan eyle! Muhakkak ki sen vehhab olansın!
Rabbimiz! Muhakkak ki sen insanları, geleceğinde hiçbir kuşku olmayan bir günde toplayacaksın! (Ali İmran: 8-9)

Âmin Âmin Âmin, Aminlerce Âmin..

Feyizli okumalar...
100 syf.
Yazarı tanıdıkça yani okuyup tanıdıkça ben de; bütün kitaplarını okumam lazım, evet evet hepsini mutlaka okumalıyım düşüncesi, isteği oluşuyor. Anlatmak istediği meseleyi hangi aşamalardan geçirerek hangi yolları aşarak anlatması gerektiğini bilen bir yazar. Sunduğu konuyu bir anda kitabın her hangi bir yerine bırakmıyor ki bu da; konu anlaşılması zor dahi olsa, konunun anlaşılabilir hâle gelmesini sağlıyor.
Bu kitabında yazar bize aslında olması gerekenin nasılını anlatmış. Yani Kur'an'ı nasıl anlamamız gerektiğini, anlama işini gerçekleştirirken nelere dikkat etmemizin zorunlu olduğunu aktarmış, aktarmaya çalışmış. Bunları yaparken konu ile alakalı yazılmış diğer eserlerden de yararlanmış. Kaynakça kitaba göre oldukça genişti. Kitap için metot kitabı desem yanlış olmaz sanırım.
Peki bana kitaptan ne kaldı?
Anladığımız şey yani anlaşılan her zaman doğru olmayabilir, yani anlatılan ve anlaşılan birbirine "tekabül" etmiyor ise bu bir yanlış anlamadır. Bu durumda yapılması gereken "anlam'ı anlatana doğrulatmak" gerekir. Örneğin; sahabenin yaptığı şey. Anlamadığını, yanlış anladığını Peygamber Efendimiz'e sorarak doğrusunu anlamak. İyi de bizim böyle bir imkanımız yok o zaman da yapılması gereken "sözün tabii bağlamına başvurmak"
"Tabii bağlam ise; söylenen (ne söylediği), kendisine söylenen (kime söylediği), söyleme sebebi (niçin söylediği), söz'ün zaman ve mekânı (ne zaman ve nerede söylediği) gibi elemanlardan oluşur."
Yazar bu saydığı elemanların her birini ayrı bir başlık altında örnekleriyle birlikte açıklamış.(Anlatılan konunun açıklamasında sık sık ayetlere yer verilmesi konuyu daha somut ve anlaşılır kılmış.) Diğer bir nokta ise; çok anlamlılık( lafz-ı müşterek) bu konu aklımda en çok kalan kısımlardan biriydi. Yazar diyor ki; "Kelime - çokanlamlı olmasına rağmen- her farklı kullanımda sadece o kullanımı için bir tek anlam verir. Şayet bu esasa dikkat edilmez ve kelime'nin 'çokanlamlı' oluşu bahane edilerek (farklı anlamlar kazandığı) bütün anlamlar kelime'nin üstüne boca edilirse, 'çokanlamlılık' anlamsız hâle gelir." Bu konudan sonra ise; anlamı tek tek sözcüklerde değil de bütünde aramamız gerektiği yani bize anlamı ancak sözün bütününün verebileceğini, okudum.

Sonuç olarak; tüm bunların amacı; anlamı korumak, muhafaza etmek. Yazar da bize bunun nasıl olması gerektiği hakkında bilgi veriyor.
Kitap benim için kısa ama çok şey anlatan, düşündüren ve de çok şey öğreten bir kitap oldu.
100 syf.
·Beğendi·9/10
Dücane CÜNDİOĞLU'nun, kendi ifadesiyle 'genç yazar'lık dönemin de kaleme aldığı "Kuran Tedkikleri" serisi içerisinde yer alan özgün bir değere sahip olduğunu düşündüğüm eserlerinden birisidir.
Adından da anlaşılacağı üzere konusu ve uslübu itibariyle, belki daha çok ilahiyat sahasını alakadar ediyor gibi gözükebilir. Ancak kitabı okudukça özelde Kuran-ı Kerim ele alınarak genelde
-Bir kitap nasıl okunmalı yada okunmamalı?
-Bir kitaptan, okurun elde edeceği istifadeyi sınırlayan, yada tamamen yok eden etkenler nelerdir?
-Bir kitapta mühim olan anlatılan mıdır, anlaşılan mı?
-Doğru bir anlam nasıl gerçekleşir?
gibi sorulara tatmin edici cevaplar bulunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Kuran'ın anlama çabalarına ilişkin tarihi bir tecrübeyi de genel hatlarıyla okura sunmuş olması önemli bir kazanım.
"Anlama faaliyetinin sıhhati açısından, anlayan konumundaki özne’nin kendi farkındalığıyla beraber, anlamak istediği metnin de farkında olması gerekmektedir. İşte anlayanın hem kendisinin (kendisinin nerede durduğunun), hem anlamak istediği metnin (karşısındakinin nerede durduğunun), hem de hakkında konuşulan dünya’nın farkında olması, hermeneutik bir çabadır. “Kuran’a doğru” ve “Kuran’dan hareketle” şeklinde tabir ettiğimiz bu med-cezir, bu çalışmada kısmen ufuklarını işaretlemiş olduğumuz hermeneutik daire’ye delalet etmektedir." D.CÜNDİOĞLU
Herkese iyi okumalar
100 syf.
·Puan vermedi
'Anlam' üzerine yapılmış detaylı çözümlemeler neticesinde İlahi Hitab'ın doğru bir şekilde nasıl anlaşılabileceği örneklerle açıklanmıştır. Meal/tefsir okumaya başlamadan önce bu kitabın okunması, 'anlatılmak istenen'in anlaşılması yolunda ufuklar açacaktır. Hatta bu yolda dönüp dönüp tekrar faydalanılabilecek bir eser olarak görüyorum.
100 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kuran'ı anlamanın anlamı -hermenötik bir deneyim-. Hangi güzelliği görsek, ona Yar olduk. Hangi güzeli görsek, giriftar olduk. Güzelliğinin ululuğu yüzünü gösterince. Dört tekbir vurduk, hepsinden bizar olduk.
Kur'an'ın nazil olduğu zamanı dikkate almadan yapılan yorumlar, anlama faaliyetinin henüz daha başında
iken doğru anlam'ı elde etmede başarısızlığa mahkum olmuş yorumlardır.
Dücane Cündioğlu
Sayfa 94 - Kaknüs Yayınları
Dil, insan olarak bizim varlığımızın, varoluşumuzun belki de en hususî yanıdır.
Dücane Cündioğlu
Sayfa 62 - Kaknüs Yayınları
" Kur'an ne söylüyor?" sorusuna verilen cevabı , "Kur'an (bunu) niçin söylüyor?" sorusuna verilen cevabın terimleriyle açıkladığımız
/açıklayabildiğimiz takdirde, söz'ün maksad ve muradı hiç kuşkusuz daha iyi anlaşılmış olacaktır.
...varoluşu, varoluşumuzu anlamlı kılan bu mübarek kelâmın sesine kulak verelim, onun nasıl anlaşılacağını bildiğimizde, onun ne dediğini de anlayabileceğimize inanalım!
Dücane Cündioğlu
Sayfa 113 - Kaknüs Yayınları
"Rabbimiz! Bizleri hidayete erdirdikten sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme de katında bize bir rahmet ihsan eyle! Muhakkak ki sen vehhab olansın!
Rabbimiz! Muhakkak ki sen insanları, geleceğinde hiçbir kuşku olmayan bir günde toplayacaksın!" (Ali İmran: 8-9)
Nasıl anladığımızı bilmiyorsak, ne anladığımızı da bilmiyoruz demektir. Eğer "anlam benim anladığımdan ibarettir" (=ne olsa gider) diye düşünüyorsak, o zaman bu sualler -ve pek tabii ki cevapları da- önemli değildir.
"Bir ayetin farklı şekillerde anlaşılabilmesi , onun farklı anlamlar vermek üzere vazedildiğini göstermez; yani farklılık anlaşılandadır, anlatılanda değil!"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kur'an'ı Anlama'nın Anlamı
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054322572
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Kur'an hermeneutiği sadece Kur'an'a yönelik bir çabayı değil, aynı zamanda Kur'an'dan hareketle içinde yaşadığımız dünyaya yönelik bir çabayı da içerir.
Kur'an'a doğru (‹)" ve "Kur'an'dan hareketle (›)" şeklinde tabir ettiğimiz bu med-cezir, bu yazıda kısmen ufuklarını işaretlemiş olduğumuz hermeneutik daireye delâlet etmektedir. Günümüz Müslümanlarının Kur'an'ı ve Kur'an'dan hareketle dünyayı anlama çabası, kelimenin tam anlamıyla bir hermeneutik daireyi kurma çabasıdır ve hiç kuşkusuz ki bu çabanın idamesi bizler için hayatî önemi haizdir

Kitabı okuyanlar 60 okur

  • Rabia Gül Turan
  • Sefer catalkaya
  • Emre
  • Çetin Aldemir
  • Songül
  • Mahmut dağbaşı
  • Zehranur Şeker
  • Emrah Atiş
  • Yertn
  • Lavinia

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (8)
9
%12.5 (2)
8
%25 (4)
7
%12.5 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0