Kurbağa GüncesiGünter Grass

·
Okunma
·
Beğeni
·
402
Gösterim
Adı:
Kurbağa Güncesi
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
255
ISBN:
9789754702828
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Unkenrufe
Çeviri:
Fatih Özgüven
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Günter Grass, ressamlığından dolayı görsel bir yazardı. Hikâye ne kadar acımasız, sert ve siyasi olursa olsun, hikayeyi yazarın ya­ratıcılığına dayandırmayı öğretti bize. Rabelais ve Celine’den çok şey öğrenen Grass, büyülü gerçekçiliğin ve Mdrquez’in gelişmesin­de etkili olmuş bir yazardı. Yaşayan en büyük Alman yazarıydı...”



- Orhan Pamuk



Nobel ödüllü Alman romancı Günter Grass, 1989 sonrası Avrupa’sın­da, iki Almanya’nın birleşmesi, Körfez Savaşı gibi olayların ortasında geçen son derece ilginç bir aşk hikâyesi anlatıyor.



Olağanüstü bir düşgücüyle yazılmış bu ironi başyapıtı, Polonyalı dul gotik melek uzmanı bayan Piatkowska ile Alman dul sanat tarihçisi Bay Reschke’nin tuhaf karşılaşmalarıyla ortaya çıkıveren “Alman-Polonya Mezarlık Şirketi” fikri etrafında dönüyor. Polonya’dan göçmüş Almanların “yurtlarında” gömülmesinin barışa katkı sağlayacağını düşünen iki geçkin âşığın projeyi hayata geçirmeleriyle birlikte “te­kerrür eden tarih” adeta zincirlerinden boşalıveriyor. İyi niyetle hayata geçirilen ‘mezarlık’ fikri, liberal kapitalizmin çarkları arasında bir fela­kete doğru yol alıyor. Postmodern tabut tasarımlarına, toplu mezar fasilitelerine, arsa talanına, hatta golf turizmine varan çılgın bir projeye dönüşüyor.



“Tabii ki onu yazdıklarından ötürü seviyorum - modern bir kılık giydir­diği Grimm masallarına olan sevgisinden, tarih incelemesine getirdiği kara komediden, oyunculuğundaki ciddiyetten, çağının kötülüklerine gözünü kırpmadan bakabilme cesaretinden ve söze dökülemeyecek olandan büyük bir sanat eseri yaratmasından ötürü...”



- Salman Rushdie
Dünyalılar olarak, iyi niyetle bile başladığımız bütün işleri bir yerden sonra yüzümüze gözümüze bulaştırmakla ünlüyüz herhalde evrende. Anladığım kadarıyla da Bay Grass tam olarak bu mesajı vermeye çalışmış bizlere. Hikaye fazlasıyla özgün olsa da, verilmek istenen mesaj tarafımca halihazırda kabul edilmiş olduğundan, bana pek heyecan vermedi doğrusu. Yine de hikayenin güzelliği için tavsiye edebilirim. =)
"Her yerde kötülük alâmeti gören kişi, yaşarmış gördüklerinin boş çıktığını görecek kadar uzun..."
Günter Grass
İletişim Yayınları
"Yaşamımız boyunca kaç sokak, meydan, kent, stadyum ve tersane isimlerinden vazgeçmek, isim değiştirmek, isimlerini yenilemek zorunda kaldılar, defalarca, tarihin aldığı her virajdan sonra, sanki isimlerin tekrar ve tekrar değişmesi hiç son bulmayacakmış gibi..."
Günter Grass
İletişim Yayınları
"Burada mezarlık kelimesinin anlamını yeniden keşfettim." (...) Sonuçta insanın mezarı onun en son kendini ifade imkanıymış.
Günter Grass
İletişim Yayınları
(...) elbette mezarlıklarda şu Allahın belası politik fikir ayrılıkları sona ermeliydi. "Onu bilir, söylerim," diye bağırıdı kadın, "ölümle, düşman düşman olmaktan çıkar."
Günter Grass
İletişim Yayınları
(...) daha çok mat toprak parıltıları saçan Aslan'ı gösterirken belli bir gurur duymuyor değildi. "Bu benim burcum. Serüven için biçilmiş kaftan olmamın ve biraz da aklı havada, sorumlusu. Aslan hükmetmek ister tabii ama yücegönüllüdür de, seyahatler yapmak ister ve neşeli zamanlar geçirmek dostlarıyla..."
Günter Grass
İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurbağa Güncesi
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
255
ISBN:
9789754702828
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Unkenrufe
Çeviri:
Fatih Özgüven
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Günter Grass, ressamlığından dolayı görsel bir yazardı. Hikâye ne kadar acımasız, sert ve siyasi olursa olsun, hikayeyi yazarın ya­ratıcılığına dayandırmayı öğretti bize. Rabelais ve Celine’den çok şey öğrenen Grass, büyülü gerçekçiliğin ve Mdrquez’in gelişmesin­de etkili olmuş bir yazardı. Yaşayan en büyük Alman yazarıydı...”



- Orhan Pamuk



Nobel ödüllü Alman romancı Günter Grass, 1989 sonrası Avrupa’sın­da, iki Almanya’nın birleşmesi, Körfez Savaşı gibi olayların ortasında geçen son derece ilginç bir aşk hikâyesi anlatıyor.



Olağanüstü bir düşgücüyle yazılmış bu ironi başyapıtı, Polonyalı dul gotik melek uzmanı bayan Piatkowska ile Alman dul sanat tarihçisi Bay Reschke’nin tuhaf karşılaşmalarıyla ortaya çıkıveren “Alman-Polonya Mezarlık Şirketi” fikri etrafında dönüyor. Polonya’dan göçmüş Almanların “yurtlarında” gömülmesinin barışa katkı sağlayacağını düşünen iki geçkin âşığın projeyi hayata geçirmeleriyle birlikte “te­kerrür eden tarih” adeta zincirlerinden boşalıveriyor. İyi niyetle hayata geçirilen ‘mezarlık’ fikri, liberal kapitalizmin çarkları arasında bir fela­kete doğru yol alıyor. Postmodern tabut tasarımlarına, toplu mezar fasilitelerine, arsa talanına, hatta golf turizmine varan çılgın bir projeye dönüşüyor.



“Tabii ki onu yazdıklarından ötürü seviyorum - modern bir kılık giydir­diği Grimm masallarına olan sevgisinden, tarih incelemesine getirdiği kara komediden, oyunculuğundaki ciddiyetten, çağının kötülüklerine gözünü kırpmadan bakabilme cesaretinden ve söze dökülemeyecek olandan büyük bir sanat eseri yaratmasından ötürü...”



- Salman Rushdie

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • BO
  • arden
  • Gün İlke Yıldırım
  • Özden Ak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%33.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0