Adı:
Kurbağalara İnanıyorum
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
213
ISBN:
9789750519017
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Kurbağaların özelliği, nehirleri kuru topraklara dönüştüren kurak mevsimde toprağın derinliklerine gömülüp ölüm uykularına yatmalarıdır. Tüm bedensel işlevlerini en aza indirip ölüme en yakın halde yağmur mevsiminin gelmesini beklerler. Yağmurlar nehirlerin yatağını doldurmaya başladığında, ölüler ülkesinden geri gelir, on binlerce ağızdan şarkılarını söylemeye başlarlar.

 

Çok sevilen bir yazar üzerine, akla takılan bir roman üzerine... edebiyat üzerine, yazmak üzerine mektuplar. Kimisi gün ağarırken, kimisi şehir karanlığa gömülürken yazılmış, e-postanın da “bir edebiyat türü olarak mektup” sınıfına girebileceğini bize gösteren metinler... Edebiyatın hazzını ve anlamını çoğaltmak üzere... Anlamak, bilmek, keşfetmek zevkiyle yazılmış metinler...

 

 

Barış Bıçakçı, Behçet Çelik ve Ayhan Geçgin okurlukla yazarlığın bitiştiği yerde kurulmuş bir sohbet halkasını paylaşıyorlar. Dostça, merakla, tutkuyla, peşinden giderek…

 

Kurbağalara İnanıyorum, edebiyatçının, -üç edebiyatçının-, tutkulu ve kâşif edebiyat okuru olarak portresi...
Kitabın ortaya çıkış süreci ve kurgusu klasik yöntemlerin dışında denilebilir. Edebiyat üzerine deneme-düşünce-söyleşi tadında, bazen felsefe kitabına yaklaşan ilginç bir deneyim.

Edebiyat üzerine cevaplar verip "eğitici" olmak yerine daha çok sorular sorup "düşündürücü" olmayı amaçlayan havası var. Bu durum ne beklediğinize göre hem bir avantaj hem de dezavantaj olabilir.
Üç yazarın (Barış Bıçakçı, Behçet Çelik, Ayhan Geçgin) okumak, yazmak, edebiyat, şiir, biraz film, biraz resim, çokça hayat hakkında e-posta olarak yazılmış yazılarından oluşan; bir sohbet havasında geçen; yeni yeni okuma listeleri oluşturmak isteği uyandıran bir kitap.

Kitaptan kendim adına çıkardığım okunacaklar listesi:
1-J.M. Coetze- Romancının Romanı
2-Van Gogh- Teo'ya Mektuplar
3-J.M. Coetze- Utanç
4-Tim Parks- Kader
5- Mladen Dolar- Sahibinin Sesi
6-Virginia Woolf- İlknur Özdemir
7-Ayhan Geçgin-Son Adım
8-Barış Bıçakçı- Herkes Herkesle Dostmuş Gibi
9-Behçet Çelik- Kaldığımız Yer
10-Behçet Çelik- Dünyanın Uğultusu
Yazarın sanatı sayesinde kendini nesnelleştirdiği/başkalaştırdığı, hapsolduğu perspektiften kurtulduğu savı bana da çok yakın geliyor., ama mesele bence sanatının alımlayıcısının da hapsolduğu perpektiften kurtarıp kurtaramadığında. --BEHÇET
Varlık nedenini, yolunu, hatta gücünü güçsüzlüğünden, çıkışsızlığından alan bir uğraş edebiyat. Belki de edebiyat güçsüzlerin gücüdür-kimsesizlerin kimsesi ya da kalpsiz dünyanın kalbi değilse bile, çıkışsızların çıkışıdır. --BEHÇET
Mesele zaten dünyanın olmuş bitmiş bir dünya olarak algılanmasında; edebiyat ve sanat, bana öyle geliyor ki, biraz da "Durun yahu, daha bitmiş değil, daha ne dünyalar var bu dünyanın içerisinde, görelim bakalım (ya da görün bakın) neler oluyor, olacak" demek için var. --BEHÇET
Çocuk Ay'a bakıyor sonra bakışlarıyla gökyüzünü tarıyor, "Peki baba dünya nerede?" diye soruyor. Tam da bir yenilgi duygusuyla şiir yazmaktan uzaklaşmaya başladığım günlerde dinlediğim bu hikaye bana neyi başaramadığımı, Ayhan'ın deyimiyle tıkanıklığın nedenini çok güzel anlatmıştı. Bir: Ayaklarım dünyaya basarken dünya nerede diye soracak kadar "serbest" düşünemiyordum. İki: Beni gündelik gerçeklikten koparacak bir şemaya, bir görüntüye, bir taslağa "bağlanamıyordum."

Serbest olmak ve bağlanmak. Birbirine zıt iki fiilden bir şiir doğar.---BARIŞ
Belki zamanımızın biçimi artık sürekli, aralıksız bir kriz halidir. Bu, her şeyin üst üste yığıldığı, çok dolu, tıkış tıkış bir dünya. Biraz boşluk açmaya, yer açmaya çalışmak, belki yapmaya çalıştığımız bu. Bir parça Zen tarzı---AYHAN

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurbağalara İnanıyorum
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
213
ISBN:
9789750519017
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Kurbağaların özelliği, nehirleri kuru topraklara dönüştüren kurak mevsimde toprağın derinliklerine gömülüp ölüm uykularına yatmalarıdır. Tüm bedensel işlevlerini en aza indirip ölüme en yakın halde yağmur mevsiminin gelmesini beklerler. Yağmurlar nehirlerin yatağını doldurmaya başladığında, ölüler ülkesinden geri gelir, on binlerce ağızdan şarkılarını söylemeye başlarlar.

 

Çok sevilen bir yazar üzerine, akla takılan bir roman üzerine... edebiyat üzerine, yazmak üzerine mektuplar. Kimisi gün ağarırken, kimisi şehir karanlığa gömülürken yazılmış, e-postanın da “bir edebiyat türü olarak mektup” sınıfına girebileceğini bize gösteren metinler... Edebiyatın hazzını ve anlamını çoğaltmak üzere... Anlamak, bilmek, keşfetmek zevkiyle yazılmış metinler...

 

 

Barış Bıçakçı, Behçet Çelik ve Ayhan Geçgin okurlukla yazarlığın bitiştiği yerde kurulmuş bir sohbet halkasını paylaşıyorlar. Dostça, merakla, tutkuyla, peşinden giderek…

 

Kurbağalara İnanıyorum, edebiyatçının, -üç edebiyatçının-, tutkulu ve kâşif edebiyat okuru olarak portresi...

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Gökhan
  • caner dilsiz
  • Remedios
  • Serkan Mutlu
  • Mustafa YILDIRIM
  • Sitâre
  • Özlem Erşen
  • Aziz Okur
  • Gamze
  • Ali Ünal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%0
8
%25 (1)
7
%50 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0