Kürek, insanın iç dünyasına sert ama dürüst bir yolculuk sunan, karanlık ve sarsıcı bir roman. Eren Daşkesen, bu kitapta okuru konfor alanından çıkarıyor; suç, vicdan ve hayatta kalma içgüdüsünü çarpıcı bir gerçekçilikle ele alıyor.
Roman boyunca anlatım net, keskin ve yer yer rahatsız edici bir doğallık taşıyor. Karakterlerin psikolojisi ön planda; olaylardan çok, bu olayların insan ruhunda bıraktığı izler anlatılıyor. Kürek, fiziksel bir nesne olmanın ötesinde, yük, suç ve yüzleşme metaforu olarak karşımıza çıkıyor. Bu sembolik yaklaşım, kitabın etkisini artıran en güçlü unsurlardan biri.
Eren Daşkesen’in dili sade ama tok. Gereksiz süslemeler yok; her cümle hikâyenin ağırlığını taşıyor. Okur, karakterle birlikte sorguluyor, sıkışıyor ve zaman zaman nefessiz kalıyor. Roman hızlı ilerlese de etkisi uzun süre devam ediyor.
Kürek, karanlık temaları, psikolojik derinliği ve sert gerçekçiliği seven okurlar için güçlü bir okuma deneyimi sunuyor. Hafif kitaplar arayanlara değil; yüzleşmeyi göze alanlara hitap eden bir eser.