Küreselleşme - Eşitsiz ve Bileşik Kapitalist Gelişme

·
Okunma
·
Beğeni
·
19
Gösterim
Adı:
Küreselleşme - Eşitsiz ve Bileşik Kapitalist Gelişme
Baskı tarihi:
Aralık 2006
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758517138
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tarih Bilinci Yayınları
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kapitalist gelişim zamanla tek bir dünya pazarı yaratmış olsa da, bu
üretim tarzı başlangıçta yalnızca belirli koşullara sahip bir bölgede,
feodalizmin geliştiği Batı’da ortaya çıkmıştı. İnsanlık tarihinin tek tip bir
ilerleme çizgisine sahip olmadığı biliniyor. Batı’da feodal üretim tarzı
egemenken, Doğu’da Asya tipi üretim tarzı hüküm sürüyordu. Toprakta
özel mülkiyetin yer almadığı bu üretim tarzı geniş ve güçlü despotik imparatorluklar
yaratmıştı. Bu imparatorluklar Batı’daki gelişimden farklı
olarak, kendi iç dinamikleriyle kapitalist bir dönüşüm yaşayabilme özelliğinden
yoksundular. Kapitalist ilişkiler, feodal üretim tarzının egemen
olduğu Batı’da gelişmeye başladı ve buradan hareketle dünyaya yayıldı.
Kapitalizmin dünyaya yayılışı, zaman ve hız bakımından eşitsizlik
temelinde ilerleyen bir süreç içinde gerçekleşti.
Tarımsal nüfusun önemli bir bölümünün mülksüzleştirilmesi ve tarım
dışına sürülmesi, yalnızca emekçileri, onların geçim araçlarını ve emek
malzemesini sınai sermaye için özgür kılmakla kalmadı, bir iç pazar da
yarattı. Kapitalist gelişme kapitalizm öncesi üretim ilişkilerini ve bu temelden
kaynaklanan siyasal ve hukuksal biçimleri ortadan kaldırarak ilerlemesini
sürdürürken, eski dönemlerin yerel ve içe kapalı iktisadi yaşamına
son verdi. Bir ulusal pazar ağı örerek ulusal birliklerin ve ulusdevletlerin
oluşumunu mümkün kıldı.
Kapitalist gelişimin küçük yerel pazarları biraraya getirdiğine, onları
büyük bir ulusal pazar, sonra da bir dünya pazarı halinde birleştirdiğine
dikkat çekmişti Lenin. Böylece kapitalizm, ilkel kölelik ve kişisel bağımlılık
biçimlerini yıkarak, topluluk köylülüğü arasında tohum halinde görülebilen
çelişkileri derinliğine ve genişliğine geliştirerek, sorunların çözüm
yolunu da hazırlıyordu.
Yeni dönemin zaruretlerinin ifadesi, iktisadi ve toplumsal yaşamın piyasanın
orman kanunlarına terk edilmesini savunan Friedmancılık benzeri iktisat
doktrinleri oldu. 1976 yılında ekonomi alanındaki Nobel Ödülünün anti-Keynesçiliğin
hararetli savunucusu Milton Friedman’a verilmesi tesadüf değildi.
Ve aslında bu olay, başlatılacak olan yeni bir dönemin habercisiydi. Kapitalist
devletçilik, zengin kapitalist ülkeleri bile pençesine alarak büyüyen borçlar
ve bütçe açıkları gibi sorunların yaratıcısı olarak görülmeye başlanmıştı.
80’lerde “sosyal devlet”, Thatcher, Reagan, Özal ve benzeri burjuva liderler
eliyle yükseltilen yeni sağ dalganın saldırı hedefi haline getirildi. Piyasanın
sözümona görünmez elini yeniden baştacı etmesi nedeniyle neoliberalizm
diye adlandırılan bu iktisat doktrinlerine siyasal alanda liberalizm değil,
tam tersine sermayenin gerici ve saldırgan uygulamaları eşlik etti. Vaktiyle
işsizliğe çözüm olarak görülen ve kitlelerin satın alma gücünü yükseltici
olumlu önlemler diye övülen uygulamalar, sosyal fonlarda yapılan
kesintiler ve özelleştirme furyasıyla bir bir geri devşirilecekti.

Ne var ki böyle yapmakla sermayenin başı göğe ermedi. Bu kez de
kapitalizm, baş edemediği ciddi bir durgunluk eğilimi ve büyüyen kitlesel
işsizlik problemiyle yüz yüzedir. Netice olarak kapitalizm yıkıcı bunalımlara
gebe muazzam dengesizlikler ve eşitsizliklerden kendini kurtaramıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küreselleşme - Eşitsiz ve Bileşik Kapitalist Gelişme
Baskı tarihi:
Aralık 2006
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758517138
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tarih Bilinci Yayınları

Kitap istatistikleri