Kitap
Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.0
57,5bin Kişi
197bin
Okunma
66,1bin
Beğeni
711bin
Gösterim
216 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 7 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Cem Yayınevi · 1981 · Karton kapak
Diğer baskılar
Cem Yayınevi, toplumcu gerçekçi Türk öyküsünün öncülerinden Sabahattin Ali'nin bütün eserlerinin yeni basımlarını sunmaktadır. Atilla Özkırımlı'nın basıma hazırladığı kitaplar, tanıtıcı ve eleştirel bir ön söz, o eserlerle ilgili yazılardan yapılmış seçmeler, gerekli notlar ve kaynakça eklenerek yayımlanmakta, bütün basımlar karşılaştırılarak en doğru metnin sunulması amaçlanmaktadır. Öykü ve romanların özgün dilinin korunduğu bu diziyle Türk edebiyatının bir büyüt ustasına gereken değeri vermenin kıvancını duyuyoruz.
6 mağazanın 308 ürününün ortalama fiyatı: ₺9,81
9.0
10 üzerinden
57,5bin Puan · 6946 İnceleme
Muhammed Öğüt
Kürk Mantolu Madonna'yı inceledi.
176 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Sabahattin Ali'nin okuduğum ikinci eseri. Baştan söylemek gerekirse eserimiz trajedik bir aşk romanıdır. İnsanların ötekileştirdikleri Raif Efendi, hiçbir şeye aldırış etmeden kendi dünyasında yaşamına devam ediyordu. Çok stresli bir iş dünyasına sahipti, karşılaşılan küçük problemlerde direkt ona yükleniliyordu. Onun sessiz kaldığını düşünselerde aslında Raif Efendi, hepsinden çok konuşuyordu. İnsanlar acayip buldukları bu kişiliğin sebebini sormak yerine kendilerince hüküm vermişlerdi. Biliyorum ki yaşadıklarını bir kişiye anlatsa az da olsa yüreğindeki ağırlık hafiflerdi ama insanlar onu dinlese bile anlamayacaklarını bildiği için kendini soyutlamış, insanlara anlatamadıklarını siyah kaplı defterinde haykırmıştır. Ölüm döşeğine düşen Raif Efendi siyah kaplı defterindeki haykırışlarıyla okuru buruk bir Berlin yolculuğuna çıkarıyor. Can sıkıntısının yoğun olduğu bir gün sırf bu durumdan kurtulmak adına deli danalar gibi sokak aralarında dolandığı sırada kendini sanat galerisinde bulan Raif Efendi, soğuk bir şekilde duvardaki tabloların arasında dolanırken bir tanesinin önünde gözleri kocaman aralanır ve adımları yavaşlar. Bir müddet tablodaki Kürk Mantolu Madonna'yı tahlil ettikten sonra hayran kalır. Ardından saatlerce, günlerce süren bu büyülü rüya her şeyden habersiz devam eder. Öyle ki tablonun sahibi kanlı canlı yanında oturmasına rağmen kahramanımız bunu bile fark etmez. Günler sonra tesadüfen karşılaşan bu ikili hayattan soğumuş halde olmasına rağmen birden yaşamları değişir. Sanat galerisinde başlayan bu hayranlık Berlin sokaklarının her köşesine birer anı olarak kazınır. Öyle ki memleketi Ankara'ya dönen Raif Efendi, seneler sonra aşkının meyvesini bir trenle bilinmezliğe doğru yolcu eder. Maria Puder'ın mücadelesini, Raif Efendi'nin yaşadıklarını ve insanların ona karşı davranışlarını düşündükçe tüylerim diken diken olmasına rağmen hayatın her köşesinde bu tarz hayat hikayelerinin  olduğunu çok iyi biliyorum. Eseri okurken sevginin ve sevgisizliğin insan hayatını ne kadar etkilediğini her iki koşulda da gözlemleme şansına erişiyorsunuz. Kürk Mantolu Madonna'yı sosyal medya storylerinde starbucks masalarında çekilen resimlerde görmüştüm: Eserin bu kadar yoğun ilgi görmesini bilinçsiz okuyucuların entelektüel görünme çabasına bağlamıştım. Sabahattin Ali, Raif Efendi ve Maria Puder'den şahsım adına özür dilerim. Okumak için bu kadar geç kalmış olmak şahsımı üzse de küllerinden doğan bir kişinin bu kadar çabuk okuma şansına eriştiği için mutluyum. Herkese tavsiye ediyorum. Çarşıda pazarda dağıtılmalı, okunmalı okutulmalı, kitaplığın en güzel köşesinde sergilenmelidir. Okuduktan sonra günlük yaşantımızdaki insanlara karşı davranışları ve yaklaşımları tahlil etmeliyiz. İyi okumalar
Kürk Mantolu Madonna
9.0/10
· 197,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
84
Ayşə Həsənova
Kürk Mantolu Madonna'yı inceledi.
163 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Öncelikle Sabahattin Aliye olan hayranlığımı dile getirmek isterim. 41 yıllık kısa , fakat bir o kadar da zor yaşamına Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Sırça köşk ,Kuyucaklı Yusuf gibi çok önemli roman ve hikayeleri sığdırmayı başaran mükemmel bi yazar. Okuduğum her kitabın da çok farklı düşüncelere kapıldım, geçmişimi , şu anımı düşündüm ve de sorguladım. Günlerce etkisinden çıkamadığım oldu . İlk okuduğum ve her kese okumasını tavsiye ettiğim romanlarından biri Kürk Mantolu Madonna. Defalarca elime aldığım, sebebsizce okumaya kıyamadığım bi kitabdı. Okudum ve bir çok mısrasında kendimi buldum. Öyle bi kitap ki her kesden kendinde bir parça barındırdığını düşünüyorum .. Kitap Rasim isminde bir karakterle başlıyor ve onun ağzından anlatılarak devam ediyor. Rasim iş aradığı bi dönemde eski arkadaşlarından biriyle karşılaşır ve onun şirketinde işe başlar.İlk önce dikkatini çekmeyen , insanlardan uzak olan Raif efendi zamanla onda ilgi uyandırır ve onun hayatına dahil olmak ister. Fakat Raif efendi insanlarla arasına öyle güzel bir duvar örmüşdür ki aşılması çok zordur…Kitap bir yerden sonra Rasimin Raif efendinin defterini bulması ve okuması ile devam eder ve bu zaman tüm sırlar çözülür. Raif efendinin neden insanlarla arasına duvar örmesi, Kürk Mantolu Madonnası ile nasıl tanışması anlatılır. Raif efendi ve Maria Puder.. Onlara , o saf ve masum aşklarına o kadar hayran kaldım ki , gerçek hayatta böyle naif sevecek birinin var olmasına şübhe ediyorum. Raif efendi Maria’ya duyduğu tarifsiz sevgiyi şöyle anlatıyordu : “ Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dün­yada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götüremediysen, kabahat senin değil...” Evet arkadaşlar, Raif efendi Mariayı çok güzel sever ve Maria da inanmadığı , yıllaca bulamadığı aşkı onda bulur, ruhları bir birine bağlanır, hayaller kurulur. Fakat hesaba katmadıkları bir şey vardı ; “Hayat, biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdi….” Göz yaşlarımı tutamadığım, enn sevdiklerimden olan çok özel bir kitapsın Kürk Mantolu Madonna. İyi okumalar :)
Kürk Mantolu Madonna
9.0/10
· 197,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
29
Onur ÇINAR
Kürk Mantolu Madonna'yı inceledi.
160 syf.
·
12 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
bir garip öldü diyeler..;
Biraz hırçınca düşen yağmur damlaları, kaşkolunuzu boynunuza iyice sarıp sarmalamışsınız ya da hiç değilse kabanınızın yakalarını kaldırmışsınız. Rüzgarın bıçak sırtından korumak istediğiniz ellerinizi yine kabanınızın cebine emanet edip kendinizi kalabalık bir bulvara bırakıvermişsiniz. Belki de buna maruz kaldınız demeli, bilemedim. Bu panoramada etrafınızdan onlarca insan gelip geçiyor ama pek çoğunun dikkatinizin cüzi bir derecesini bile işgal etmediği gerçeği olanca hâliyle aşikar, öyle değil mi? Ama bu hakikat kadar diri ve keskin olan bir başka gerçek ise her birinin kendi biricikliğinde bambaşka bir hikayenin kahramanı yahut figüranı olması bana kalırsa. Hadi gelin onlardan birine misafir olalım, ne dersiniz? Hayatın sillesini henüz yaşamış olan ve hikayeyi ağzından dinlediğimiz meçhul anlatıcı bize o dönem başından geçen sıkıntılardan dem vururken bir arkadaşının gölgesinde bulduğu iş ile biraz olsun dikiş tutturabilecekmiş gibi bir izlenim veriyor. Anlatıcımızın heyecanına ortak olsak da ‘bu kadar erken kavuştuğuna göre olay nereye dönecek’ sorusu hemen bir iki fikrî diken atıveriyor zihnimize. Buradan sonrası ismini bilmediğimiz bu meçhul anlatıcının iş ortamından bize sunduğu izlenceler olarak devam ederken bir isimle karşılaşıveriyoruz: kendi hâlinde, hiç bir fevkaladelik emaresi göstermeyen Raif efendi... Meçhul anlatıcımız da başlarda ne olduğunu pek anlayabilmiş değil. Ta ki bir olay dolayısıyla Raif efendinin çizdiklerine şahit olana kadar. Meçhul anlatıcı Raif efendinin bu yönüyle karşılaşınca şaşkınlığını gizleyemiyor ve onu tanımaya yönelik ufak, ürkek, cılız girişimlerde bulunuyor. Raif efendini Zayıf bünyesinin bir yansıması olarak -ki herkesler buna yoruyor ve biz de öyle biliyoruz şimdilik- hasta düşünce meçhul anlatıcımız bu fırsatı değerlendirmek istiyor ve ziyaretine gidiyor. Bu git geller sayesinde Raif efendinin hikayesi de girmiş oluyor satırlara. “Dünya bir mahpusluk ve ben de zamanımı dolduruyorum..” İçimizden biri olsa da hepimize yabancı bir insan Raif efendinin öyküsü üzerinde gezdirirken yorgun gözlerimizi, muhayyelemizde uçuşan şeyler her birimizde başka başka oluyor muhakkak. Kürk Mantolu Madonna kitabı okuyucuya bu yönüyle oldukça geniş bir düşünsel yelpaze sunuyor. Ve cevabı da, son satırlar ilişirken gözümüze hepimiz kendi rengimize boyamış oluyoruz. Şimdiden keyifli okumalar...
Kürk Mantolu Madonna
9.0/10
· 197,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
84
Oğuz Aktürk
Kürk Mantolu Madonna'yı inceledi.
160 syf.
·
12 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
BİR AŞK ÜTOPYASI: KÜRK MANTOLU MADONNA
YouTube kitap kanalımda Kürk Mantolu Madonna kitabını yorumladım: youtu.be/z9XbaupmHVM Her gün etrafınızda gördüğünüz insanları aslında ne kadar görüyorsunuz hiç sorguladınız mı? Kendiniz için yıllar sonrasına zaman kapsülü niteliğinde bir mektup bıraktınız mı? Bilinmeyen bir kadın ya da bilinmeyen bir adam olabildiniz mi? Asıl değerin, bilinen ve alışılmış doluluklarda değil, bilinmeyen ve tarif edilemeyen boşluklarda olduğunu anlayabildiniz mi? Sizin hiç Tyler Durden'iniz oldu mu? Peki hiç mi kafes olup bir kuşu aramaya çıkmadınız? Kürk Mantolu Madonna, boşlukların felsefesidir. Tablodaki kadının aşağıya doğru gizemli bakışından tümevarım yoluyla bütün romana yayılmış kocaman bir boşluktur. Bu öyle bir boşluk ki, çukur ve kapanmamış yer olarak tanımlanan bir boşluk. Peki Raif Bey TDK'ya cevap olarak ne diyor? "Ben de, o zamana kadarki hayatımın boşluğunu, gayesizliğini sırf böyle bir insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım." 86. sayfa Boşlukların farkındalığında olarak yaşamak gerçekten kolay mı zannediyorsunuz? Dolu dolu geçirdiğimiz hayatların niteliği konusunda kendinizi hiç sorguladınız mı? Hayatı genel izleyici çemberi içinde yaşamak nasıl bir histir peki? Raif Bey, koşuyor, hastalanıyor, çevirmenlik yapıyor, seviyor, deliriyor. O da benim, senin, onun gibi sadece bir insan. Bir ruhunun bulunduğunu geç de olsa fark etmiş bir insan. Peki biz vücutlarımızla yaptığımızı sandığımız bu eylemleri gerçekten de ruhumuzu ve yüreğimizi de ortaya koyarak gerçekleştirebiliyor muyuz? Gerçeğin mayasını gözümüzle değil, esas yüreğimizle görmek istiyor muyuz? Kürk Mantolu Madonna, boşlukların ütopyasıdır. Boşlukların anlamını en güzel şekilde idrak edeceğiniz romanlardan birisidir. Raif Bey anlatıcı için, Maria Puder de Raif Bey için bir ütopyadır. Fakat aynı zamanda boşlukların distopyasıdır da diyebiliriz. Çünkü boşluklar bu ikilemde kaldıkları sürece anlamlı olan olgulardır zaten. O bilinmez boşluğun kapanıp kapanmayacağını bilmeden yaşamak, beynini ve ruhunu bitirmek harika bir distopya değil midir? Bu kalabalık hayatta, bu dolulukların kirlettiği hayatta, yüreğimizi ve ruhumuzu gereksiz şeylerle doldurmaya çabalayan yüzlerce olayın, nesnenin, insanın olduğu bu hayatta biraz da boşlukların olmasını arzulamak harika bir ütopya değil midir? Kürk Mantolu Madonna, toplumların analizidir. "Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi." diyor bize Raif Bey 149. sayfada. Gerçekten de bir kişiden bütün insanlara yayılan bir tümevarım mümkün müdür? Sınırların denendiği bir romandır Kürk Mantolu Madonna. Sınırlardan korkmamamızı öğretir, sevmenin sınırı mı olurmuş yani? O aşağı bakış yok mu o aşağı bakış. Ah, Raif! Seni anlıyorum. Anlamaz mıyım hiç? Belki o kadın yukarıya ya da sana doğru baksaydı sen o kadınla hiç ilgilenmeyecektin. Ama o kadının aşağı doğru bakması yok mu... O aşağı ki neler olmuyor o yeryüzünde. Her gün bombalar atılıyor, çocuklar ve masumlar ölüyor o aşağıya bakılan yerde. Boşluklar her gün bombalarla, ölümlerle, yalanlarla dolduruluyor. Belki de bu ilk bakış sana bu kadar şeyi düşündürdü. Neden olmasın? Hayatla savaşı olan bir insanı tanımak istedin diye suçlu mu oldun yani? O zaman Raif, sana diyorum... Boşluklarını bir insanla kapatmaya veya kapatmamaya çalışan sana diyorum ki, senin Maria'nı günümüzde Madonna ile karıştıranlar var Raif. Biliyorum, üzüleceksin bunları okuyabiliyorsan eğer fakat gerçek bu. Özür dilerim sana o hasta yatağında bunu söylediğim için. Biz de senin defterini okuduk işte fena mı? Hem sen de seni dinleyecek ve anlayacak birilerini aramıyor muydun? Bir kişiye de olsa içindekileri dökmek istiyordun... Artık içini dökebildiğin ve onları anlayan milyonlarca insan oldu. Biz bu kitap oldukça senin boşluklarını kapatmaya her zaman devam edeceğiz Raif.
Kürk Mantolu Madonna
9.0/10
· 197,4bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
99
1.001