Kurşunların da Rengi Var (Bosna Savaşında Çocuk Olmak)Emine Seçeroviç Kaşlı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.254
Gösterim
Adı:
Kurşunların da Rengi Var
Alt başlık:
Bosna Savaşında Çocuk Olmak
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051067537
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Savaşın Acımasız Yüzünü Bir Çocuktan Dinleyin. İnanın Canınız Acıyacak…

Ben 1992-95 yılları arasında yer alan Bosna savaşı hakkında yazılmış olan tüm kitapları okumanın şart olduğuna inananlardanım. Neden mi?

Savaşa özenen ülkeler veya liderler, 20. yüzyılın en korkunç savaşlarından biri olan bu iç savaşın, bin yıllarca bir arada yaşamış halklardan birinin bir diğerini boğazlamaya karar verişinin ne vahşi, ne gereksiz olduğunu görüp ibret alsınlar diye. Sırp ve Boşnak dillerinde, bu savaşı anlatan pek çok eser olduğuna eminim. Ben bile savaşı ancak uzaktan izleyerek Sevdalinka'yı kaleme alabildimse, Boşnaklar yüzlerce kitap yazmış olmalı bu korkunç savaş hakkında. Ama bizim dilimize çevrilenler az. İşte o az'lardan biri şu anda bilgisayarımda.

Adı Kurşunların Da Rengi Var. Kitabın yazarı Emine Şeçeroviç, bir gazeteci. Bosna-Hersek savaşında Boşnaklar acımasızca soykırımına maruz kaldıklarında, o henüz dokuz yaşında bir çocukmuş. Savaşı, savaşın dilini değil, masum bir çocuğun dilini kullanarak, olup bitenlere şaşkın ve ürkek çocuk gözleriyle bakarak, ailesinin üzerinden anlatıyor bize savaşı. Bir çocuğun sesiyle, algılarıyla, kah yüreğimizi burkuyor, kah bir gülümseme konduruyor dudaklarımıza. Ama o kadar içten, öylesine samimiyetle sunuyor ki yaşananları, küçük bir kızın anlatımından ders alıyoruz, ibret alıyoruz. Sizlere de müthiş bir deneyim olacak, akıcı ve sıcak bir anlatımla gün be gün bir kardeş kavgasının, bir iç savaşın, bir insanlık trajedisinin içinden, bir çocuk olarak, akıp gitmek. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Ayşe Kulin

"Saraybosna: Tarihin en uzun kuşatmasını yaşayan onurlu şehir, Bosna direnişinin sembolü. Bu kitap kuşatmayı ve savaşı derinden yaşayan, keskin nişancıların hedefi olmamak için zik-zak çizerek okula gitmek zorunda kalan bir çocuğun, Bosnalı çocuklarımızın hikayesi...Keşke Bosnalı çocuklarımız bu "destansı direnişi" yaşamamış olsaydı ve bu kitap yazılmasaydı! Bosna'nın acısını ve yükünü omuzlarında hisseden Emine Şeçeroviç Kaşlı, kendi tabiriyle "ağabeyine, tüm şehitlere ve insanlığa karşı sorumluluğunu" Bu kitabı yayımlayarak yerine getiriyor...Tanıklığıyla unutmuyor ve unutturmuyor."
Doktor Sare Davutoğlu
“çocuk savaşta da çocuktur.”
kuru pencere önü dolusu çiçek, kayalardan taşlardan inadına yaşayan yeşiller, bulut dolu umut dolu mavi gök, savaş sonrası harap olmuş yeryüzünde secdeye varan alın, bomba artıklarıyla oynayan çocuklar, gaz bombaları içinde çiçek yetiştiren filistinli kadın, üstü başı toz içinde gülüşen çocuklar, yardıma muhtaç iken yardım eli uzatan kahramanlar, mutlu ederek mutlu olabilen nâdide insanlar, damla damla aheste aheste akan suyun taşta oluşturduğu minik oyuklar, asfalt ortasında koca heybetiyle başkaldıran ağaç. ve daha nicesi. “kurşunların da rengi var” diyen koca yürekli çocuğun koca yüreğinden de büyük umudu!
bitmek bilmeyen umudun, inancın, iyiliğin; zulme, soykırıma, hainliğe başkaldırış hikayesi.
küçük bir kız çocuğu gözünden, gönlünden, umutlarından, oyunlarından “haksız savaş”ı anlama gayreti, hiç yitirmediği inancı, umudu, ellerinden kayıp gitmesine izin vermemek için direndiği masum çocukluğu.

92-95 yılları arasında gerçekleşen hain, haksız, vicdansız saldırılarla bosna katliamı, yedi yaşındaki amina’nın kalbinden kalbinize bitmeyecek bir yol ile ulaşacak. gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız, ki olmayın da. kitabı okurken tahayyül etmeye çok zorladım kendimi, yedi yaşlarında bir kız olabildim mi muâmma. onun da deyimiyle “bilmek başka, düşünmek başka, yaşamak bambaşka.” olduğundan asla yerini tutmayacaktır.
bosna ziyareti nâsip olmuştu, her cümleyi okurken zihnimde bosna’yı sarajevo’yu mostar’ı ve “umut tüneli”ni tekrar tekrar canlı tutmaya çalıştım. tünelden amina ve annesi ile bir daha geçtiğimi hayal ettim. zamandan mekândan soyutlayan o güzel mostar’da yürürken taşlarının birer birer suya düşüşünü hayal ettim. yıkıldım. sadece zihnimde ve gözyaşlarımda yaşadığım bu buhran onların hayatı, gerçeğiydi.
amina’nın cümlelerini okurken aklıma alija’nın da savaş sırasında yazdıkları geliyordu. boşnaklar sırp ve hırvatların arasında direnirken, onun da gayreti, duası, koca endişesi, görüşmeleri bir bir buluşturmaya çalıştım, amina ile alija’yı.

ne demişti alija,
“ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. çünkü unutulan soykırım, tekrarlanır!”

kitabın yazarı aynı zamanda kahramanı olan amina, soykırımın unutturmamak için yazdı.
her manada oku’malıyız. amina’yı, annesini, babasını, yeşil berelisini, küçük ağabeyini, bosna’yı, boşnakları, alija’yı, mücadeleyi, inancı, teslimiyeti, umudu, zulmü, soykırımı okumalıyız.
unutmamalı, unutturmamalıyız.
“bir tek Allah’a inancımız vardı.” bu inanç ile...
Soykırım, vahşet ve zulmü yaşadılar.. Medeniyet ve hümanizmin merkezi olan Avrupa’nın orta yerinde.. Tarihlerden bir tarihte değil 20. Yüzyılın son yıllarında.. Bir halk bütün dünyanın gözleri önünde sistematik bir şekilde katledildi.

Kurşunların da Rengi Var; o yıllarda bir çocuğun gözünden savaşın ne olduğunu anlatıyor bizlere… Savaş başladığında yedi yaşında olan Emine Şeçeroviç yaşadıklarını yalın bir dille aktarıyor, dramatize etmiyor. Bir çocuğun gözünden bakıyor savaşa ve kayıplara.

Boğazınızda düğümle okuyorsunuz her satırı. Her bir satır aslında bugün de farklı bir coğrafyada yaşananları anlatıyor aslında. Değişen hiçbir şey yok hala. Bir yerlerde olan yine mazlumlara oluyor.

Bir sabah uyandıklarında komşularının kendilerine ateş ettiklerini gördü Boşnaklar. Sırf Müslüman oldukları için bir savaşın tarafı oldular, topyekün yok edilmek için üstlerine çullanan Sırp kasaplarına karşı hiçbir şeyden herşeyi yaparak mücadele ettiler, dik durdular ve asla esir olmadılar.

1992; kötü, uzun bir rüyanın başladığı yıl oldu onlar için. Her sabah yüzüne baktığınız komşunuz bir sabah size silah doğrultmuştu ve bütün dünya tiyatro oyunu seyreder gibi seyretmişti.

Satırları okurken Küçük Emine ile birlikte sizde bombaların patladığı anda bodrumlara kaçıyorsunuz. Bir bayram sabahı yerle bir edilmiş evinizde hayallerinizi bırakıyorsunuz. Savaş öncesinde birlikte oynadığınız arkadaşınızın babası sizi yok etmek için dağa çıktığında siz de onun ailesiyle birlikte geride kalıp onun attığı bombadan birlikte saklanıyorsunuz.

Bütün bunlar olurken Boşnakların hayatı devam ettirecek şeyleri bulma konusunda nasıl mahir olduğunu da görüyorsunuz. Başlı başına bu bile yıkılmamanın direnmenin anahtarıydı. Ateş edenlere inat Boşnaklar hayatlarına devam etmişlerdi.

Kitabı okurken yaşadığımız hayata olan inancınızı tekrar tekrar sorgulayacaksınız. Bazı şeyleri kolay elde etmiş olmamız onları bizim yapmıyor. Bunun için mücadele edenlere borçlu olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Bu dünyadan göç edenlere rahmet olsun… Emanetleri emanetlerimiz olsun….
21. yüzyıla yaklaşırken dünyanın seyirci kaldığı bir soykırım.
Boşnaklar ; bir arada yaşadıkları , komşuluk ettikleri Sırplar tarafından sırf Müslüman oldukları için insan aklının alamayacağı ve vicdanının asla kabullenemeyeceği yöntemlerle işkencelere uğrayıp katledildiler!
Sırp çocukları doğuracaksınız diye tecavüze uğradılar !
Kitabın kapağında ''Bosna Savaşında Çocuk Olmak'' yazıyor. Bu bir savaş değildi!
Bu bir etnik temizlikti...
Bu bir katliamdı,soykırımdı !

Onurlu şehir Bosna.
Keskin nişancıların hedefi olmamak için zikzak çizerek okula giden ,katliamın kirli yüzüne tanıklık eden çocuğun hikayesi !
Yazarı sosyal medyadan takip etmiştim önce. Daha sonra kitabı olduğunu öğrendim. Fırsatını bulduğumda alıp okudum. Bosna'daki savaşı(!), birLEŞmişlerin tutumları ve tabi ki Türkiye'nin mazlumun yanında olması hakkında bir fikri olmayanlar veya yanlış fikre kapılanların mutlaka okumasını isterim.

Kitabın başında yazar savaşın klasik korkunç yüzünden bahsetmeyeceğini söylüyor bize. Bir çocuğun gözünden bazen kurşunlara nasıl oyun misali göğüs gelindiğini görüyorsunuz. Biraz da hayalgücünüz varsa Emine Hanım değil de o tünelden kaçan çocuk siz oluyorsunuz. Velhasıl iyi ki okumuşum. Siz de mutlaka okuyun.
Annesi Arnavut olan biri olarak okudum kitabı. Tabi ki de gözlerimde her okuyuşumda biriken yaş ile, o kadar içimdeydi ki dışıma bile çıkamadı o yaşlar. Bir çocuk savaşın ortasında-ki bence adı savaş değil bir soykırım
-nasıl hissetmiş ne deneyimlemiş o küçücük haliyleyi dile getirmiş yazar kendi yaşamından. Bu durum da uzağa gitmeden müslümanlara yapılanları yapılabilecekleri getirdi sürekli aklıma, nutkum tutuldu. Bir de şey var tabi dilimde kulağımda Boşnak ezgileri.. Velhasıl okuyun efendim, kendinize güveniyorsanız okuyun...
Bu kitabı arkadaş tavsiyesi üzerine almıştım.Okumaya başladığım andan itibaren tüylerim diken diken oldu.Bir çocuğun savaş halinde neler yaptığı,düşünceleri,bir anda olgunlaşmak zorunda oluşu... ve daha birçok şey.Bosna savaşını yakından tanımak ,bilmek isteyenlere tavsiye kitaptır.İnsan okudukça haline şükrediyor.Sadece Bosna değil şu anda birçok çocuk bunları yaşıyor.Belki bu kitabı okumak, günümüzdeki çocukları daha iyi anlamamızı sağlar.
Bosna Savaşında çocuk bakış açısı ve psikolojisi ile savaş halini anlamaya çalışmak... Bu haliyle kitap ilgi çekici. Yer yer verdiği bilgiler üzücü olduğu kadar da hayret verici. Çocukların ve yardım sırasındaki insanların keskin nişancılar ile vurulmaları, en yakın komşunuz bir anda size düşman olması, yardım erzaklarının tarihi geçmiş bayat olması gibi üzücü kan donduran anılar. Yakın tarihe kanıt niteliğinde bir kitap tavsiye ederim.
#kitapyorum

Kitap bir çocuğun gözünden Bosna savaşını anlatıyor fakat Bosna savaşına dair en son okunacak kitap bu olur kesinlikle. Resmen ticari amaçlı çıkarıldığı belli. Yazar gazetecilik de yapıyor kitabı kendi gözünden anlatmak yerine savaşın gerçek kahramanları ile röportaj tadında yapabilirdi. Ayrıca kitabın sonu bile yok bağlanmamış havada kalmış. Kısacası kitapsız kaldınız ve elinizde sadece bu kitap varsa okuyun derim.
Bosnalı gazeteci Emine Şeceroviç'in 7-10 yaş arasında Saraybosna kuşatması sırasında yaşadıklarını anlattığı hatıratı.

Bir çocuğun gözünden o zor yılları ve Sırp vahşetini anlatmış. Bir bayram sabahı evlerinin bombalanması, ağabeyinin şehit olması, BM'de görevli Türk askerleriyle karşılaşması oldukça dokunaklı bölümlerdi. Bir kez daha yüreğimiz yansa da okunması gereken bir kitap ve asla unutulmaması gereken yıllar.
İnsanlık(!) tarihimizin en büyük utanç hadiselerinden Bosna katliamını bir çocuğun gözünden görmek, hissetmek, yaşamak... Kitap okumaktan çok, sanki yazarla karşılıklı oturmuşum ve onun bu acı hatıralarını dinliyormuşum gibiydi. Dinlemesi çok zordu fakat anlatması eminim ki çok daha zordur, hele hele yaşaması... Rabbim tüm şehitlerin şehadetlerini kabul buyursun, geride bıraktıklarına da sabır versin.
"KURŞUNLARIN DA RENGİ VAR" adlı kitabı Bosna Herseğin kurulduğu zamandan ( 1992 ve 1995) yıllına kadar ilerleyen savaşta ölen insanların ne gibi psikolojik bir savaş ve can kaybının yaşandığını ve bir kız çocuğunun o zaman da ne yaşadığını anlatan bir kitap okuyunca duygulandım ve bir nebze o insanların yerdinde olmadığım için şükrettim kitabı okumanızı tavsiye ederim .
İnsanın tüylerini ürperten yaşanmış savaş anları. Bosna da yaşanan savaşta bir çocuğun bayram sevinci yerine Kurşunların hüznünü yaşamında hissettiği anlar.. Küçük yaşta hiçbir anı unutmayıp kaleme alan yazarımızin gerçek hikayesi. Tavsiye ederim tek kelimeyle muhteşem.
Dayım yavaşça, "Haydi haydi, durmayın" deyince, tüneli geçerken "Haydi koşun" diyen asker geldi aklıma. O an "Haydi" kelimesini sevmemeye başladım, çünkü artık sadece kaçmayı, saklanmayı ifade ediyordu benim için.
Yakar top oynamak, ip atlamak gibi oyunlar bir yana, beden eğitimi dersi olarak bombalardan ve keskin nişancıların attığı kurşunlardan nasıl kaçacağımızı öğrenirdik.
"Bak, şimdi sen de asker oldun, ama senin silahın kitapların, geldiğimde ödevini kontrol edeceğim, ona göre." dedi ve gitti.
Babam verdiği sözleri hep tutardı, ama bombalar buna izin vermeyebilirdi, bunu çok iyi öğrenmiştim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurşunların da Rengi Var
Alt başlık:
Bosna Savaşında Çocuk Olmak
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051067537
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Savaşın Acımasız Yüzünü Bir Çocuktan Dinleyin. İnanın Canınız Acıyacak…

Ben 1992-95 yılları arasında yer alan Bosna savaşı hakkında yazılmış olan tüm kitapları okumanın şart olduğuna inananlardanım. Neden mi?

Savaşa özenen ülkeler veya liderler, 20. yüzyılın en korkunç savaşlarından biri olan bu iç savaşın, bin yıllarca bir arada yaşamış halklardan birinin bir diğerini boğazlamaya karar verişinin ne vahşi, ne gereksiz olduğunu görüp ibret alsınlar diye. Sırp ve Boşnak dillerinde, bu savaşı anlatan pek çok eser olduğuna eminim. Ben bile savaşı ancak uzaktan izleyerek Sevdalinka'yı kaleme alabildimse, Boşnaklar yüzlerce kitap yazmış olmalı bu korkunç savaş hakkında. Ama bizim dilimize çevrilenler az. İşte o az'lardan biri şu anda bilgisayarımda.

Adı Kurşunların Da Rengi Var. Kitabın yazarı Emine Şeçeroviç, bir gazeteci. Bosna-Hersek savaşında Boşnaklar acımasızca soykırımına maruz kaldıklarında, o henüz dokuz yaşında bir çocukmuş. Savaşı, savaşın dilini değil, masum bir çocuğun dilini kullanarak, olup bitenlere şaşkın ve ürkek çocuk gözleriyle bakarak, ailesinin üzerinden anlatıyor bize savaşı. Bir çocuğun sesiyle, algılarıyla, kah yüreğimizi burkuyor, kah bir gülümseme konduruyor dudaklarımıza. Ama o kadar içten, öylesine samimiyetle sunuyor ki yaşananları, küçük bir kızın anlatımından ders alıyoruz, ibret alıyoruz. Sizlere de müthiş bir deneyim olacak, akıcı ve sıcak bir anlatımla gün be gün bir kardeş kavgasının, bir iç savaşın, bir insanlık trajedisinin içinden, bir çocuk olarak, akıp gitmek. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Ayşe Kulin

"Saraybosna: Tarihin en uzun kuşatmasını yaşayan onurlu şehir, Bosna direnişinin sembolü. Bu kitap kuşatmayı ve savaşı derinden yaşayan, keskin nişancıların hedefi olmamak için zik-zak çizerek okula gitmek zorunda kalan bir çocuğun, Bosnalı çocuklarımızın hikayesi...Keşke Bosnalı çocuklarımız bu "destansı direnişi" yaşamamış olsaydı ve bu kitap yazılmasaydı! Bosna'nın acısını ve yükünü omuzlarında hisseden Emine Şeçeroviç Kaşlı, kendi tabiriyle "ağabeyine, tüm şehitlere ve insanlığa karşı sorumluluğunu" Bu kitabı yayımlayarak yerine getiriyor...Tanıklığıyla unutmuyor ve unutturmuyor."
Doktor Sare Davutoğlu

Kitabı okuyanlar 92 okur

  • Fatma Nur Küçük
  • Hasan Emre Temel
  • zeynep toprak
  • Zeynep Er
  • Sone
  • Mimoza çiçeği
  • Adem Öveç
  • Ncy M
  • Ahmet Kabataş
  • kürra

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.5
14-17 Yaş
%14.3
18-24 Yaş
%52.4
25-34 Yaş
%4.8
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.4
Erkek
%28.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (16)
9
%20 (8)
8
%17.5 (7)
7
%10 (4)
6
%5 (2)
5
%5 (2)
4
%0
3
%2.5 (1)
2
%0
1
%0