Adı:
Kürt Dosyası
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Kürt Dosyası
Kürt Dosyası
Kürt Dosyası
107 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Sevgili Uğur Mumcu'nun ölmeden önce yazdığı (yarım kalan)son kitabı, hatta yasaklanan, toplantılan kitabıdır. Basımı yapılamadığı için birçok sahaf gezdikten sonra zar zor bulabilmiştim. Ama o kadar aramama değdi çünkü bulduğum kitap Uğur Mumcu'nun kendi imzası olan bir kitap.. Kitabı tamamlama şansı olsaydı ülke tarihinde birçok karanlık noktayı ortaya dökecekmiş, izin vermediler. Ki yazabildiği kadarıyla bile Abdullah Öcalan'ın kim olduğunu kanıtlı belgeleriyle birlikte ortaya dökmüş. Ölümündeki sır perdesi hasır altı edilip kapatıldı. Uğur Mumcu, Türkiye Siyasetinde çok önemli bir yere sahiptir. Türkiye'nin en iyi araştırmacı gazetecilerinden biridir. Anısına saygıyla..
107 syf.
·8/10
Kitaba inceleme yapıp yapmamak arasında çok gidip geldim.çünkü İnsan söylediği her şeyin sorumlusudur. Hele ki bunu yazıya dökmek o sorumluluğunun teminatını oluşturuyor.. Yazılan her şeyden mesulum... Sayın Mumcu’nun öldürülmesine sebep olan son kitabıdır. Kitaba fazla yorum katmadan her şeyi belgelere dayandırarak anlatmıştır.
Kitabı her kim okursa okusun içinden vay be dedirtecek şeyleri görecektir. Kürt’lere asıl sorun oluşturan cumhuriyettin ilanından sonra o dönemin hükümetidir. Hükümetin temel politikası özellikle Dersim, Ağrı, Bitlis, Kars ve Mardin gibi yerlerde Kürt’leri asimile etmek, dağıtmaktır.Kürt’lerin yoğunlukta olduğu her yere mübadele anlaşmasıyla Türkmenleri yerleştirmek ve bu vesileyle onlara türklüğü benimsetmek olacaktır. İbrahim Tali bey, Ömer Halis bıyıktay, Halis paşa, İsmet İnönü, Abidin Özmen, özellikle içişleri bakanı Şükrü Kaya, umumi müfettiş korgeneral Abdullah Alpdoğan, zamanın Genelkurmay başkanı Mustafa Fevzi çakmak Gibi hükümet yöneticilerinin mesnetsiz belge ve kaynaklara dayanarak Kürt’lere yönelik hazırladığı raporda aşağılayıcı bir dille asimile etme ve hiçleştirme politikalarını anlatıyor.
107 syf.
·3 günde·6/10
Çok büyük ümitle okumaya başladığım bu kitap benim için hayal kırıklığı oldu. Bu kitapta ülkemizdeki en büyük soruna ilişkin tespit ve değerlendirmeler ile vesikalar ile karşılaşacağımı sanıyordum. Oysa 1934-36 yıllarındaki TBMM zabıtları ve kanun maddelerinden başka bir şey hemen hemen göremedim.
Kitabın isminin "1937 Tunceli Kalkışması Öncesi Devlet Tunceli Hakkında Ne Düşünüyordu?" olmalıydı.
107 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Büyük bir heyecan ile okumaya başladığım ve bu kitabın bitirilmemiş olmasının verdiği hüzün ile bitirdiğim bir kitaptı. Çok insan bu kitabın içeriğini, bu araştırmayı eleştirmiş ve eleştiriyor olabilir ama benim gözümden takdir edilen bir araştırmaydı. Tabi kitabın eksik kalması yanı sıra da Uğur Mumcu’nun bu araştırmayı yaptığı sıralarda katledilmiş olması da ayrıca üzücü olarak hafızamda yer edindi... Okunmasını tavsiye ediyorum...
107 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Uğur Mumcu araştırmalarınagazeteciliğin vermiş olduğu bakış açısıyla röportaj havası katmış ve derlenen kitap bu halde basılmıştır. Yaşasa idi bu kitap yazacağı kitabın önsözü olurdu diyebilirim. Yine de bilinmeyenlere ışık tutmuş bir kitap...
107 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap genel olarak cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt hareketlerini, Apo'yu, Dersimi ve aşiret ağalarını ele alıyor, rasyonel çizgilere sıkı sıkıya bağlı olan bu kitap çoğu söylentileri gerçeğe kavuşturma açısından eşsiz bir niteliğe sahip. Uğur Mumcu'nun okuduğum ilk kitabı, bu kitap da onun sonuncusu. Şüpheli ölümünün bu kitap ile bağlantısı olduğunu düşünmüştüm (hala düşünüyorum), okuduğuma pişman değilim, alanla ilgilenenler ve Uğur Mumcu sevenlere önerdiğim kitap. Mahir Çayan anektodunu ayrıca beğendim.
107 syf.
·7 günde·7/10
Uğur Mumcu'nun yarım kalmış kitabı. Abdullah Öcalan'ın bağlantılarının ne olduğuna değinemeden katlediliyor Mumcu. Bitmemiş olduğu için daha çok derleme şeklinde kitap. İlginç detaylar da barındırıyor, yarım kalmış ta olsa okunması gereken kitaplardan..
107 syf.
·16 günde·Beğendi·7/10
Her ne kadar yarım kalmış bir incelemede olsa, araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ülkemizdeki kürt sorunu cumhuriyetin kuruluşundan beri ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve kaynakla bir şekilde vermiştir. Keşke bunu tamamlaya bilseydi. Uğur Mumcu ve onun gibi olanları katledenlere lanet olsun...
107 syf.
·Beğendi·10/10
Yarım kalan bir kitap olduğunu öğrendiğimde çok hayıflandım. Keşke Uğur Mumcu aramızda olaysaydı ve bu kitabı tamamlayabilseydi.Yıllar geçse bile günümüzde araştırmacı gazetecilik adına karsilastirabilecegim acaba örnek alırlar mı dediğim bir kişi var. Sayın İsmail Saymaz'ın kitaplarına benzettim.Pkk lider kadrosunun nasıl günümüze geldiğine hafiften değindikten sonra dersim olayları ve çevre illerde olan ayaklanmaları, illerin o zamanki durumlarının değerlendirildiği güzel bir kitap... Okunacak daha o kadar çok kitabı var ki lise yıllarında bir kaçını okumuştum şimdi tekrar tekrar okuyorum ... Kitapla kalın...
Uğur Mumcu elimdeki tamamlayamadığı çalışmada bir kahraman olarak sunulan ve efsanelestirilmek istenen Apo'nun geçmişine iniyor. Terör olgusuna nasıl yaklaşılması gerektiğini bizlere sunuyor.
107 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kemalizm’in yılmaz savunucusu olan Uğur Mumcu’nun Türkiye’nin belki de XX.inci yüzyıldan beri uğraşmak zorunda olduğu Kürt Sorunu ile ilgili kaleme aldığı önemli bir eser olan bu kitapta Doğu’da Ortaçağ’ın feodal düzeni olan ağalık sistemini yöre halkını nasıl kemirdiği anlatılmaktadır. Devrim şehidi olan Mumcu bu konu hakkında yaptığı araştırma son derece objektif gözlemler ile bezenmiştir, eğer Mumcu o elim saldırıda hayatını kaybetmeseydi belki de Kürt Sorunu hakkında şu ana değin bildiğimiz her şey değişecekti. Korkusuz bir yazar olan Mumcu’ya UĞURLAR OLSUN...
107 syf.
·Beğendi·10/10
Kürt meselesi hakkında rahmetlinin yazdığı güzel bir araştırma. Abdullah Öcalan'ın öğrencilik yılları eşi Kesire ve sülalesi, bu sülalenin Cumhuriyet döneminde karıştığı isyanlar, Tunceli ile ilgili olarak başta İsmet Paşa olmak üzere devlet büyüklerinin hazırladıkları raporlar ve çıkarılan iskan kanunları gibi pek çok konuda detaylı bilgiler veren bir eser. Yazarın bu kitap yüzünden öldürüldüğü iddia edilmektedir. Mutlaka okunması gerekenlerden.
1937 yılında Celal Bayar Hükümetinin programına alınan toprak reformu için 1945 yılı beklenecek, 1945 yılında TBBM gündemine gelen Çiftçiyi Topraklandırma Yasası'na muhalefet edenler, Demokrat Parti'yi kuracaklardı. Yasa'nın hangi amaçla çıkarıldığını anlayabilmek için «İskan Kanunu Muvakkat Encümen» in gerekçesine de göz atmak yararlı olur.
Aşiret ağalarının ellerinden topraklarını alıp, yoksul köylülere dağıtmak bir toprak devrimdir.
Uğur Mumcu
Sayfa 58 - um:ag yayınları
Başbakan Ismet Inönü'nün Cumhurbaşkanı Atatürk'e yazdigi raporda daha sonra Mardin ili ile ilgili değerlendirmelere yer veriliyor Inönü, 260 bin nüfuslu Mardin'de hemen hemen hiç Türk olmadik kanısındadır. Rapora göre Mardin nüfusu, "çoğunlukla Kürtler, önemli sayıda Araplar ve Gildani denen Hristiyanlar" oluşturuyordu. Mardin merkezinde ve Midyad'ta "Türklüğe hevesli" olan lar yaşıyor. O halde ne yapmalı? "Burada daha ziyade kuvvetli ve iyi idare ile beraber unsurlar arasında denge, özellikle azınlıkları hükümete yakın ve sicak tutmak yolunu gütmeliyiz. Savur'dan Başbirin'e giderken rastgeldiğim Gildani köylerinin yerlerinden çıkarılmamalarının 1.Genel Inspektöre tebliğ ettim. Mardin Vilayetinden çıkarılacak Hıristiyanlar ve Arapların yerlerini derhal Kürtler dolduracaklardır. Bu hal bizim için pek zararlıdır. Diğer taraftan, Suriye'de Fransızlar, Kürt siyasasına karşı bizim mukabil vasitamiz olacaklardır." || Başbakan Inönü, Mardin'de petrol arama çalışmaları üze rinde durduktan sonra Siirt halki için şu değerlendirmeyi yapı yor: "Siirt, Türklüğe hevesli bir Arap şehridir." Siirt ilçeleri inde yaşayan halk da Kürt'tür. Ismet Inönü, Siirt'in Doğu'ya taşınmasını eriyor.
Uğur Mumcu
Sayfa 77 - Umag vakfı yayınları
Seyit Rıza, Haydaran, Abbasuşağı, Yusufan, Demenan, Kureyşan ve Bahtiyar aşiretlerini örgütlemişti. Şeyh Sait Ayaklanması'na katılmayan ve 1925 baharında hükümet kuvvetlerinden yana tavır alan Dersim'in Alevi Aşiretleri bu kez ayaklanıyorlardı.
Kürtler ve Ermeniler anlamışlardı. Ermeniler büyük bir kısmıyla Kürtlerin devlet kurmak istedikleri topraklar üzerindeki haklarından vazgeçecekler, Amerika ve Avrupa'da Kürtler lehine propaganda yapacaklardı.
Uğur Mumcu
Sayfa 25 - Um:ag
İbrahim Tali Bey gözlem ve değerlendirmelerini sıraladıktan sonra şu önlemlerin alınmasını zorunlu görüyordu:
Seyit, reis ve halifeleri genellikle Dersim'den çıkartarak Batı'ya göndermeli, toprakları köylülere verilmeli, bütün silahları alınmalı, Adliye'ce aranan suçlular yakalanmalı, gasp edilenler kurtarılmalı, eski ve yeni vergiler alınmalı, topraksız ve şuna buna kul olmuş fukara yine batıya nakil olunarak buralara yerleştirilmeli, dağ başlarındaki ve hakim noktalardaki münferit evler ve köyler yakılmalı ve ahalisi herhalde batıya nakledilmeli ve dağlık olmayan yerlere yerleştirilmelidir.(...)
Arkadaşlar, gün görmüş Türk milleti, dünyanın en büyük devrimcisi ve Türklüğün büyük kurtarıcısı Mustafa Kemal’in çevresinde toplanıyor. Dışarıda kalmış Türkleri ana vatan sevgi ile kucaklıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürt Dosyası
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Kürt Dosyası
Kürt Dosyası
Kürt Dosyası

Kitabı okuyanlar 224 okur

  • Adnan güloğlu
  • Anıl Duran
  • Hêvî
  • Meryem D.
  • Kara Yağız
  • Hilal Şentürk

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0