Kürt Medreseleri ve Alimleri/Cilt1 (Teori ve müfredat-Beylik medreseleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
28
Gösterim
Adı:
Kürt Medreseleri ve Alimleri/Cilt1
Alt başlık:
Teori ve müfredat-Beylik medreseleri
Baskı tarihi:
10 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052246184
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avesta
“Kürt Medreseleri ve Âlimleri”ne ilişkin en kapsamlı çalışma

Kadri Yıldırım’ın hazırlayıp kaleme aldığı “Kürt Medreseleri ve Âlimleri” adlı çalışma Avesta Yayınları arasında çıktı. Üç ciltten oluşan kapsamlı çalışmanın ilk cildi “Teori ve Müfredat” ve “Beylik Medreseleri” adında iki kitaptan oluşuyor. İkinci cilt “Tekkelere Bağlı Medreseler”e ayrılmış. Üçüncü ciltte de “Cami ve Hücreler” ele alınıyor.
Kürt Medreseleri, Kürt halkının dinî ve millî kültürünün şekillendiği irili ufaklı medeniyet binalarıdır. Kürdün ifrat ile tefrit arası dengeli dinî anlayışı, dili, edebiyatı, tarihi ve ahlâkı aslında kolektif bir armoni ile inşa edilen bu binalarda şekillenmiştir. Selahaddîn Eyyûbî, Seydayê Xanî, Mevlana Halid, Şeyh Ubeydullah Nehrî, Şeyh Said, Said Nursî ve daha nice tarihi şahsiyet bu binalarda aldıkları temelle birer ekol olmuşlardır. En az bin yıldan beridir eğitimlerini kendi ana dilleri olarak Kürtçe yapmakta olan Kürt âlimleri ve talebeleri hem bu dili yok olmaktan kurtarmış hem de medrese eksenli bir terminolojinin mucidi olmuşlardır. “Kürt Medreseleri ve Âlimleri” başlıklı üç ciltlik seri çalışmamız bu bağlamda yapılmıştır. Birinci ciltte Teori, Müfredat ve Kürt beyleri tarafından kurulan “Beylik Medreseleri”; ikinci ciltte Kürt coğrafyasında geniş bir ağ oluşturan “Tekkelere Bağlı Medreseler”; üçüncü ciltte de haddi hesabı olmayan “Cami ve Hücreler” inceleme konusu yapılmıştır. Bu yapılırken sadece Türkiye’deki Kürt bölgeleriyle yetinilen lokal bir inceleme yapılmamış; İran, Irak ve Suriye Kürt bölgeleri ile Eyyûbîler de geniş bir şekilde kapsama alanına dâhil edilmiştir. Bu araştırma, üzeri örtülmüş olan ve bize bilerek veya bilmeyerek unutturulmak istenen kültür hazinelerimiz olan bu medrese türleri üzerindeki tozu kaldırmak ve dolayısıyla kendi kendimizle yeniden buluşmak amacıyla hazırlanmıştır. Unutmayalım ve unutturmayalım!
Kendi içinde iki kitaptan oluşan bu cildin birinci kitabında teori ve müfredat bağlamında Kürt medreselerinde eğitim öğretim yöntemleri, kadro, okutulan ilimler, bu ilimlere göre sıraya konulan ders kitapları ve yazarları, eserleri Kürt medreselerinde ders kitabı olarak okutulan Kürt âlimler ve medrese kuran veya medrese ilimlerinde âlim olan Kürt kadınları hakkında ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Bu cildin ikinci kitabı, “Beylik Medreseri”ne tahsis edilmiştir.
Medrese kurmakla yetinmeyen Kürt beyleri bunları vakıflarla destekleyip talebe ve seydaların ihtiyaçlarının bu vakıflardan karşılanmasını sağlamış bu medreseleri en iyi kütüphanelere kavuşturmuşlardır.
Mevlana Halid, Kürtlerin ilimsiz zikir ve zikirsiz ilimle, ya da medresesiz tekke ve tekkesiz medreseyle tek kanatlı kalacaklarını çok iyi fark etmiş ve ancak bu ikili birleşirse kendi lakabı gibi “Zülcenaheyn” (iki kanatlı) olacaklarını görme ferasetini göstermiştir. Böylece bizzat kendisi önce Süleymaniye ve Bağdat’ta kurduğu tekkelerin ilim nuruyla aydınlanmaları için yanı başlarında birer medrese inşa ettirmiş ve halifelerine de bulundukları bölgelerde böyle yapmalarını tavsiye etmiştir. Bu tavsiyelere harfiyen uyulmuş ve böylece Biyare, Basret, Nehrî, Arvas, Gayda, Norşin, Oxîn, Zokayd, Çoğreş, Aktepe, Menzil, Xinûk, Tillo, Hazne ve daha nice Kürt bölgesinde kurulan tekkelerin yanı başında medreseler inşa edilmiştir.
Kürt beyliklerinin tasfiye edilmesi ve Kürt beylerinden kimilerinin sürgüne gönderilmesi, kimilerinin de idam edilmesi veya zindanlara atılması sonucu oluşan boşluğu Halidî âlim ve mürşitler doldurmuş ve bunlar sekteye uğratılan “Beylik Medreseleri”ni aratmayacak paydaşları olan “Tekke Medreseleri”ni geniş bir ağ olarak seri bir şekilde devreye koymuşlardır. Günümüze ulaşan Kürtçe şiir divanları, akaid, tarih ve tasavvuf kitapları bu âlim ve mürşitler tarafından yazılmıştır. “Halidilik” temsilcisi bu zatlar Kürdün dinine hizmet ettikleri gibi, diline ve kimliğine de hizmet etmişlerdir.
Araştırmanın bu cildinin birinci bölümü, eğitim merkezi ve medresenin tarihsel paydaşı olarak bizzat camiyi; sonraki bölümler de camilere yakın kurulan, genellikle bir odadan ibaret oldukları için Kürt medrese muhitinde “hücre” adı verilen medreseleri inceleme konusu yapmaktadır. Medreselerin tarihsel paydaşları olan camilerde eğitim öğretim yapılmasının tarihçesi Hz. Peygamber dönemine dayanmaktadır.
Camilere bitişik ya da yakın kurulan ve genellikle bir oda ve bir holden oluşan küçük medreselerin genel adı olan “Hücre”ler, beylik ve tekke medreselerine göre imkânları daha kısıtlı olan fakat Kürt bölgelerinin hemen hemen her köy ve mezrasında kurulacak kadar geniş bir ağ oluşturan enteresan yapılardır. Kürdistan’ın bütün bölgelerinde binlerce “feqî” ve “seyda”yı bağrına basıp onlara ev sahipliği yapan bu medreselerin hepsini ele almak çok zordur. Fakat yine de mümkün olduğu kadar fazla örnekler verilmiş ve buralarda feqîlik ve seydalık yapan yüzlerce Kürt âlim ve müderris tanıtılmıştır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürt Medreseleri ve Alimleri/Cilt1
Alt başlık:
Teori ve müfredat-Beylik medreseleri
Baskı tarihi:
10 Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
480
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052246184
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avesta
“Kürt Medreseleri ve Âlimleri”ne ilişkin en kapsamlı çalışma

Kadri Yıldırım’ın hazırlayıp kaleme aldığı “Kürt Medreseleri ve Âlimleri” adlı çalışma Avesta Yayınları arasında çıktı. Üç ciltten oluşan kapsamlı çalışmanın ilk cildi “Teori ve Müfredat” ve “Beylik Medreseleri” adında iki kitaptan oluşuyor. İkinci cilt “Tekkelere Bağlı Medreseler”e ayrılmış. Üçüncü ciltte de “Cami ve Hücreler” ele alınıyor.
Kürt Medreseleri, Kürt halkının dinî ve millî kültürünün şekillendiği irili ufaklı medeniyet binalarıdır. Kürdün ifrat ile tefrit arası dengeli dinî anlayışı, dili, edebiyatı, tarihi ve ahlâkı aslında kolektif bir armoni ile inşa edilen bu binalarda şekillenmiştir. Selahaddîn Eyyûbî, Seydayê Xanî, Mevlana Halid, Şeyh Ubeydullah Nehrî, Şeyh Said, Said Nursî ve daha nice tarihi şahsiyet bu binalarda aldıkları temelle birer ekol olmuşlardır. En az bin yıldan beridir eğitimlerini kendi ana dilleri olarak Kürtçe yapmakta olan Kürt âlimleri ve talebeleri hem bu dili yok olmaktan kurtarmış hem de medrese eksenli bir terminolojinin mucidi olmuşlardır. “Kürt Medreseleri ve Âlimleri” başlıklı üç ciltlik seri çalışmamız bu bağlamda yapılmıştır. Birinci ciltte Teori, Müfredat ve Kürt beyleri tarafından kurulan “Beylik Medreseleri”; ikinci ciltte Kürt coğrafyasında geniş bir ağ oluşturan “Tekkelere Bağlı Medreseler”; üçüncü ciltte de haddi hesabı olmayan “Cami ve Hücreler” inceleme konusu yapılmıştır. Bu yapılırken sadece Türkiye’deki Kürt bölgeleriyle yetinilen lokal bir inceleme yapılmamış; İran, Irak ve Suriye Kürt bölgeleri ile Eyyûbîler de geniş bir şekilde kapsama alanına dâhil edilmiştir. Bu araştırma, üzeri örtülmüş olan ve bize bilerek veya bilmeyerek unutturulmak istenen kültür hazinelerimiz olan bu medrese türleri üzerindeki tozu kaldırmak ve dolayısıyla kendi kendimizle yeniden buluşmak amacıyla hazırlanmıştır. Unutmayalım ve unutturmayalım!
Kendi içinde iki kitaptan oluşan bu cildin birinci kitabında teori ve müfredat bağlamında Kürt medreselerinde eğitim öğretim yöntemleri, kadro, okutulan ilimler, bu ilimlere göre sıraya konulan ders kitapları ve yazarları, eserleri Kürt medreselerinde ders kitabı olarak okutulan Kürt âlimler ve medrese kuran veya medrese ilimlerinde âlim olan Kürt kadınları hakkında ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Bu cildin ikinci kitabı, “Beylik Medreseri”ne tahsis edilmiştir.
Medrese kurmakla yetinmeyen Kürt beyleri bunları vakıflarla destekleyip talebe ve seydaların ihtiyaçlarının bu vakıflardan karşılanmasını sağlamış bu medreseleri en iyi kütüphanelere kavuşturmuşlardır.
Mevlana Halid, Kürtlerin ilimsiz zikir ve zikirsiz ilimle, ya da medresesiz tekke ve tekkesiz medreseyle tek kanatlı kalacaklarını çok iyi fark etmiş ve ancak bu ikili birleşirse kendi lakabı gibi “Zülcenaheyn” (iki kanatlı) olacaklarını görme ferasetini göstermiştir. Böylece bizzat kendisi önce Süleymaniye ve Bağdat’ta kurduğu tekkelerin ilim nuruyla aydınlanmaları için yanı başlarında birer medrese inşa ettirmiş ve halifelerine de bulundukları bölgelerde böyle yapmalarını tavsiye etmiştir. Bu tavsiyelere harfiyen uyulmuş ve böylece Biyare, Basret, Nehrî, Arvas, Gayda, Norşin, Oxîn, Zokayd, Çoğreş, Aktepe, Menzil, Xinûk, Tillo, Hazne ve daha nice Kürt bölgesinde kurulan tekkelerin yanı başında medreseler inşa edilmiştir.
Kürt beyliklerinin tasfiye edilmesi ve Kürt beylerinden kimilerinin sürgüne gönderilmesi, kimilerinin de idam edilmesi veya zindanlara atılması sonucu oluşan boşluğu Halidî âlim ve mürşitler doldurmuş ve bunlar sekteye uğratılan “Beylik Medreseleri”ni aratmayacak paydaşları olan “Tekke Medreseleri”ni geniş bir ağ olarak seri bir şekilde devreye koymuşlardır. Günümüze ulaşan Kürtçe şiir divanları, akaid, tarih ve tasavvuf kitapları bu âlim ve mürşitler tarafından yazılmıştır. “Halidilik” temsilcisi bu zatlar Kürdün dinine hizmet ettikleri gibi, diline ve kimliğine de hizmet etmişlerdir.
Araştırmanın bu cildinin birinci bölümü, eğitim merkezi ve medresenin tarihsel paydaşı olarak bizzat camiyi; sonraki bölümler de camilere yakın kurulan, genellikle bir odadan ibaret oldukları için Kürt medrese muhitinde “hücre” adı verilen medreseleri inceleme konusu yapmaktadır. Medreselerin tarihsel paydaşları olan camilerde eğitim öğretim yapılmasının tarihçesi Hz. Peygamber dönemine dayanmaktadır.
Camilere bitişik ya da yakın kurulan ve genellikle bir oda ve bir holden oluşan küçük medreselerin genel adı olan “Hücre”ler, beylik ve tekke medreselerine göre imkânları daha kısıtlı olan fakat Kürt bölgelerinin hemen hemen her köy ve mezrasında kurulacak kadar geniş bir ağ oluşturan enteresan yapılardır. Kürdistan’ın bütün bölgelerinde binlerce “feqî” ve “seyda”yı bağrına basıp onlara ev sahipliği yapan bu medreselerin hepsini ele almak çok zordur. Fakat yine de mümkün olduğu kadar fazla örnekler verilmiş ve buralarda feqîlik ve seydalık yapan yüzlerce Kürt âlim ve müderris tanıtılmıştır.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0