Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler

·
Okunma
·
Beğeni
·
103
Gösterim
Adı:
Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler
Baskı tarihi:
16 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750525292
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Bir ‘tür’ olarak biyografya, kendi geleceklerini kendi öz iradeleriyle belirleme hakkından mahrum bırakılan ve bu nedenle de kendi zamanlarına ve mekanlarına hakim olamayan azınlıkların, diasporalaştırılmış grupların ve genel olarak ‘yenilmiş’ aktörlerin tarihinde de önemli bir rol oynamaktadır. Profesör Heinz Gstrein’in 1974’te ‘avukatsız halk’ olarak tanımladığı Kürtler de sembolleri, sözlü kültürleri, parçalanmış ama etkin toplumsal hafızaları ve nesilden nesle aktarılan yaşam hikayeleri sayesinde ayakta kalabilen gruplar arasında yer almaktadır. Bu oksijen kaynakları 20. yüzyılın önemli bir bölümünde ‘yasaklanmış’ bulunan Kürtlüğün, zamanda ve mekanda boğdurulamayan çok sesli bir olgu olarak var olmasını mümkün kılmıştır.”
Hatırlayamamakla malul bir çağda, unutmakla makulleştirilen bir düzende, “yeni” olanın sorgusuz kabulüyle övünülen bir dünyada yaşıyoruz. Tarihe karşı sorumluluklarımız, kolektif belleğin erozyonuyla toplumsal yaşamın gündeminden çıkmış görünüyor. Elinizde tuttuğunuz, Tuncay Şur ve Yalçın Çakmak’ın titizlikle derlediği Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler tam da böylesi bir problemin üzerine hatırlamanın, aktarmanın, anlatmanın iştahlı politik savunusuyla giden bir biyografya çalışması. Portreler üzerinden tarihe yeniden bakmayı, bakmakla kalmayıp Kürtlerin entelektüel ve siyasi tarihlerini, çeşitliliğe halel getirmeyen bir bütünlük üzerinden okumayı isteyenler için eşsiz bir başlangıç noktası. Tarih yazımına yeni bir soluk.
447 syf.
·17 günde·10/10
Bu kitabı okurken sıklıkla bunları düşündüm, “Kürtler bu gün neden bu halde, neden devletsizlik onları öldürürken onlar devletli olan Türk, Fars ve Arapların egemenliği altında eziliyor?” evet sıklıkla bu ve buna benzer olayları düşündüm ve eklemek gerekiyor; Kürtlerin, Kürt düşmanlığını düşündüm ve karşıma çıkan sonuç buydu, “Bir milletin, bir başka millet tarafından dili, kültürü, folkloru, gelenek ve görenekleri yasaklanırsa ve yaklaşık olarak 69 yıl boyunca 'cahil, ilim ve irfandan habersiz' diye etiket yerse elbette karşımıza çıkacak olan sonuç Kürdün, Kürde düşmanlığı olur”... Ve Franzt Fanon bunları der: “Sömürgecisine gücü yetmeyen kendi kardeşine düşman kesilir ve gücünü ona karşı göstermeye başlar.” ne yazık ki Kürtlerin içinde bulunduğu durumu özetleyen en büyük sözdür bu. Tekrar düşüncelere gelecek isek bu gün Kürtçe ve Türkçe aynı durumda değildir: biri okullarda çocuklara “mecburi” olarak dayatılan dil diğeri ise Kürtlerin bile yabancılaştığı bir dildir. Büyük Kürt şair, düşünür Ehmedê Xanî Kürtçe'nin durumu ile ilgili Mem û Zîn adlı mesnevi sinde bunları söyler: “Çibkim ku qewî kesad e bazar/ nînin ji qumaşî ra xerîdar.” Türkçesi böyle: “Ne yapayım, Kürtçe'nin pazarı durgundur, bu değerli kumaşın müşterisi azdır.” Bu gün biz Kürtler bile Türkçe yazarken utanmalıyız çünkü bu dil atalarımıza silah, para, güç vb. şeyler dayatılan bir dildir, bizler bunun bilincinde olup Kürtçe okuyup, yazıp ve Kürtçe yaşamalıyız; Kürtçe'yi yaşamımıza entegre etmeliyiz. Yoksa dilimizin sonu diğer ölü diller gibi, “Ölü diller listesine” girer..
Kitap üzerine: kitap, Kürt ileri eşrafı, siyasetçileri, aydınları, liderleri üzerine yazılan bir “biyografya” türüdür ve kendi alanında ilki yapmıştır. Okumanızı tavsiye ederim...
447 syf.
·20 günde·Puan vermedi
Biyografi sözcüğünün Türkçedeki karşılığı yaşam öyküsüdür.Kitabımızın türü biyografidir.
Kürt sözcüğü bilinen ancak çok zaman kimi korkulara denk gelen veya getirilen bir kelime. Çocuklara uslu dur yoksa Kürtler seni kaçırır dendiğine ben şahidim.
Kürd halkı, olagelen bir durum olarak şu badireleri yaşamış-yaşamakta ve sanki daha da yaşayacak görünmekte. Bu badireler: inkar, asimilasyon, sürgün , kıyım ve isyan...
Bu yaşanmışlıklardan dolayı kitapta yer alan 28 tane yaşam öyküsünde bu kavramlar ve türevleri karşınıza çıkacak, buna hazırlıklı olun. Ön yargıları yıkmak atomu parçalamaktan zordur demişti bir dahi bu tespitin yerindeliğini peyder pey okudukça hissedersiniz.
Kitabı siyasete, antropolojiye ve yakın tarihe ilgi duyanlara tavsiye ederim.
1925'te önderliğini yaptığı kısa ömürlü isyan seküler ve dindar Kürt liderlerin yan yana savaşıp mücadele verdiği ilk isyandır.
Yalçın Çakmak
Sayfa 170 - Iletişim yayınları Şeyh Said dosyası
Tarihin tekerrür etmesi ve Kürdistan'ı paylaşan ülkelerin Kürd milli hareketinin ezilmesi konusunda anlaşması mümkündür. Böyle bir durumda, Kürdlerin önünde tek bir çözüm kalacaktır; kendilerini mümkün olan her yolla savunmak için birleşmeleri. Şu noktanın bariz bir şekilde anlaşılması gerekir: bu sefer teslimiyet olmayacaktır.
Kûrdî bir Nakşibendizm anlayışı ise 19.yüzyılın başlarında Mevlana Halid olarak bilinen, Caf aşireti'nden Ziyauddin Halid aracılığıyla geliştirilmişti.
Yalçın Çakmak
Sayfa 159 - Iletişim yayınları - şêx Seîd

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler
Baskı tarihi:
16 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
447
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750525292
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Bir ‘tür’ olarak biyografya, kendi geleceklerini kendi öz iradeleriyle belirleme hakkından mahrum bırakılan ve bu nedenle de kendi zamanlarına ve mekanlarına hakim olamayan azınlıkların, diasporalaştırılmış grupların ve genel olarak ‘yenilmiş’ aktörlerin tarihinde de önemli bir rol oynamaktadır. Profesör Heinz Gstrein’in 1974’te ‘avukatsız halk’ olarak tanımladığı Kürtler de sembolleri, sözlü kültürleri, parçalanmış ama etkin toplumsal hafızaları ve nesilden nesle aktarılan yaşam hikayeleri sayesinde ayakta kalabilen gruplar arasında yer almaktadır. Bu oksijen kaynakları 20. yüzyılın önemli bir bölümünde ‘yasaklanmış’ bulunan Kürtlüğün, zamanda ve mekanda boğdurulamayan çok sesli bir olgu olarak var olmasını mümkün kılmıştır.”
Hatırlayamamakla malul bir çağda, unutmakla makulleştirilen bir düzende, “yeni” olanın sorgusuz kabulüyle övünülen bir dünyada yaşıyoruz. Tarihe karşı sorumluluklarımız, kolektif belleğin erozyonuyla toplumsal yaşamın gündeminden çıkmış görünüyor. Elinizde tuttuğunuz, Tuncay Şur ve Yalçın Çakmak’ın titizlikle derlediği Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler tam da böylesi bir problemin üzerine hatırlamanın, aktarmanın, anlatmanın iştahlı politik savunusuyla giden bir biyografya çalışması. Portreler üzerinden tarihe yeniden bakmayı, bakmakla kalmayıp Kürtlerin entelektüel ve siyasi tarihlerini, çeşitliliğe halel getirmeyen bir bütünlük üzerinden okumayı isteyenler için eşsiz bir başlangıç noktası. Tarih yazımına yeni bir soluk.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • mehmet şerif susuz
  • Mehmet Manaz
  • Ìiiiiiiiii

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0