Adı:
Kurt ve Pars
Baskı tarihi:
Ekim 2001
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799758414351
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Çuhadır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Mustafa Kemal Paşa, her zaman Türkiye'yi idare etmek Türklerin hakkı olduğu ve Almanların yardımcı olarak muamele görmeleri lazım geldiğini düşünüyordu.

Cavit bir Selanik dönmesiydi. Daha sonra Maliye Bakanlığı yaptı. Niyazi sçma şeyler yapmaktan başka bir şey bilmeyen ahmak bir arnavut, Talat ise zekadan mahrum küçük bir posta memuruydu.

Edirne'nin Enver Paşa tarafından kurtarılması üzerine Mustafa Kemal pek neşesizdi ve Enver Paşa'ya yapılan tezahüratı geniş boz paltosunun kalkık yakası içine gömdüğü yüzünün çatıklığı ile seyrediyordu.

Liman Von Sanders, vücut yapısı ve refleksleri ile bir Prusyalıyı andıran bu sarı saçlı ve mavi gözlü Türk zabiti Msutafa Kemal'i çidden seviyordu. Msutafa Kemal, Veliahd Vahdeddin ile konuştukça ve onunla bir çok noktalarda birleştiğini gördükçe kesveti dağılıyordu. İkisinin de Enver'le, Talat'a karşı gözü yüksekteydi.

Padişah namına hareket eden Mustafa Kemal, Erzurum'dan bütün kumandanlarına, asker terhisini durdurmalarını, köylerine gönderilmiş olan bütün sağ fertlerin geri çağrılmasını emrediyordu.

Mustafa Kemal, hal icabı, ele avuca sığmayan Çerke Ethem'i, Türk ordusuna vereceği mühim bir vazife ile istihdam edeceğini bildirerek gururunu okşayarak yola getirmek istiyordu.
Kitabın ismi çok güzel, sık sık Bozkurt diye bahsediyor anlatırken. Oldukça sade, insani özelliklerle anlatılmış bir kitap. Birkaç yerde taraflı davransa da nihayetinde yabancı bir yazardır hoş gördüm :) İçerik ve anlatımı hoş, kolay okunabilen bir kitap. Yazar, Atatürk'ün ölümünden iki yıl sonra mezarını ziyarete gelmiş. Tabii kısa tutmak adına atladığı konular olmuş ama çok abartı şeyler değil. Genel itibariyle beğendim ^^
Yabancı bi yazardan Mustafa Kemal Atatürk u anlatan bi kitap. Bi kez okudum ikinci kez okumak için can attım eğer sıkı bi Atatürk hayraniysaniz okumanızı isterim
‘’Türklerin, Sevr Anlaşmasının imzalandığını işittikleri zaman neler hissettiklerini tasvir etmek güçtür. Bu gibi şartların nasıl kabul edildiğine şaşmamak, kızmamak ve infial duymamak kabil midir? Türkler işte bu üç unsurun birbirine karışmasından doğan dehşetli bir tesir altında çileden çıkmışlardı.’’
*’’Kendisini, büyük işler görmeye müştak bilen insanların azapları hiçbir şeye benzemez. Günlük hadiselerin akışı ile sürüklenmek ne sinir yoran bir şeydir. Beklemek, insan için ne ağır bir angaryadır.’’
’’Bir beyanat, Mustafa Kemal’in içinden taşan gururunun tezahürüdür; öyle bir gurur ki, henüz hür bulunan bir ülke parçasında ayakta duran Türkler arasında bir Türk oluşundan ileri geliyordu. Bu gururun diğer bir dayanağı da, arkasında altı asırlık bir tarih bulunan fatih ‘bir millete mensup bulunmanın güvenine sahip bir adam olması idi.’’
"Memleket batmak üzere olan bir gemi halindeyken, bunca mesele acele hal çaresi beklerken kaybolan zamana baktıkça kendini yiyordu. İşlere müdahale etmeden evvel acaba kaç ay, kaç yıl daha beklemek gerekecekti?’’
*’’Mustafa Kemal, milletler arası bir karakterde ve gayelerini bir türlü anlayamadığı gizli bir teşkilatın öksesine düştüğünü anlayınca, kendisi gibi milliyetçi bir adamın burada ne işi olduğunu düşünmeye başladı.’’
’’Rusya Ermenistan’ı ile Türkiye Ermenistan’ı arasını ayıran doğu vilayetlerinde böyle bir karar tatbiki yalnız bir şey ifade edebilirdi:
Türklerin imhası. Bundan dolayı, bu mıntıkada bulunan birlikler, çok sinirli idiler ve silahtan tecritlerini reddediyorlardı.’’

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurt ve Pars
Baskı tarihi:
Ekim 2001
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799758414351
Kitabın türü:
Çeviri:
Ahmet Çuhadır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Mustafa Kemal Paşa, her zaman Türkiye'yi idare etmek Türklerin hakkı olduğu ve Almanların yardımcı olarak muamele görmeleri lazım geldiğini düşünüyordu.

Cavit bir Selanik dönmesiydi. Daha sonra Maliye Bakanlığı yaptı. Niyazi sçma şeyler yapmaktan başka bir şey bilmeyen ahmak bir arnavut, Talat ise zekadan mahrum küçük bir posta memuruydu.

Edirne'nin Enver Paşa tarafından kurtarılması üzerine Mustafa Kemal pek neşesizdi ve Enver Paşa'ya yapılan tezahüratı geniş boz paltosunun kalkık yakası içine gömdüğü yüzünün çatıklığı ile seyrediyordu.

Liman Von Sanders, vücut yapısı ve refleksleri ile bir Prusyalıyı andıran bu sarı saçlı ve mavi gözlü Türk zabiti Msutafa Kemal'i çidden seviyordu. Msutafa Kemal, Veliahd Vahdeddin ile konuştukça ve onunla bir çok noktalarda birleştiğini gördükçe kesveti dağılıyordu. İkisinin de Enver'le, Talat'a karşı gözü yüksekteydi.

Padişah namına hareket eden Mustafa Kemal, Erzurum'dan bütün kumandanlarına, asker terhisini durdurmalarını, köylerine gönderilmiş olan bütün sağ fertlerin geri çağrılmasını emrediyordu.

Mustafa Kemal, hal icabı, ele avuca sığmayan Çerke Ethem'i, Türk ordusuna vereceği mühim bir vazife ile istihdam edeceğini bildirerek gururunu okşayarak yola getirmek istiyordu.

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Alperen polat
  • Umut VOLKAN
  • İlkay Şal
  • Adsız
  • Osman inan
  • Toprak
  • Alper Menemenlioğlu
  • Oğuz Tarhan
  • mehmet
  • Ahmet Karadağ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%0
8
%66.7 (4)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0