Kurtadamın DöngüsüStephen King

·
Okunma
·
Beğeni
·
917
Gösterim
Adı:
Kurtadamın Döngüsü
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799758467265
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cycle of Werewolf
Çeviri:
Nil Alt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Basın Yayın
Dehşet Ocak'ta başlamıştı...
Dolunayın ilk ışıklarıyla...

Dolunay, küçük kasabanın üzerine düştüğünde kanlı bedenleri aydınlatmayı bir alışkanlık haline getirirken, ilk çığlığı atan kişi, karla kaplı kulübesine gırtlağını parçalayan dişleri hisseden bir demiryolu işçisiydi. Bir sonraki kurbanı kimse bilmiyordu, bir kişi dışında. Ama herkes tek bir şeyden emindi: Ay iyice şişmanladığında, insan sözcüklerini andıran hırıltıları esen rüzgarın içine, korkunun kanatlarıyla ıssız sokakların üzerine serecekti.

Altıkırkbeş Yayın, balkondan bahçedeki kesilmiş ağaçlara bakarak sunar:
"Tamamen zifiri bir kış ve karanlık buzdan oluşan bir şeyin içinde Tanrı ya da Işıkla ilgili hiçbir şey olamaz, olmamalı, olamamalı mı?"
6.sınıfta okurken büyük bir hata yaparak arkadaşlarımla beraber okulu kırmış ve bugüne dek gördüğüm en güzel sinemalardan biri olan Suadiye Atlantik sinemasına gitmiştim. Bir korku filmi oynuyordu sinemada: "Kurt Adam Londra'da." Salona girmeden önce girişte filmle ilgili bazı gazete haberleri olduğunu görmüş ve okumuştum, habere göre başroldeki oyuncular özellikle açılış sekansındaki sahneler yüzünden büyük gerilim yaşamışlardı, sinirleri bozulmuştu. Filmi izleyince adamların neden o hale geldiğini anladım elbette... Kurt Adam Londra'da adlı film bugün bile etkisini gösteren bir iz bıraktı bende: o kadar korkmuştum ki o gece ancak annemin okuduğu yasin-i şerifle uyumaya çalışırken bir yandan da şu yaşıma dek kurtlar ve kurt adamlarla ilgili herşeyden uzak durmaya çalışacak, dayanamaz teslim olursam da geceleri korkudan uyuyamamak gibi bir bedel ödeyecektim. Hayvan haklarıyla ilgilenmeme ve kurtları da sevmeme rağmen filmlerde ve özellikle korku filmlerindeki kurtlar ve kurt adamlar şu an yazarken dahi içimi titretiyor, her zaman da öyle oldu.

Buna rağmen Stephen King'in 1983 yılında yazdığı bu hikâye ya da kısa romanı keyifle okudum. Altıkırkbeş yayınları hikâyeyi her iki üç sayfada ve bölüm başlarında karşımıza çıkan kurt adam, kasaba, cinayet sahneleri gibi resimlemelerle doldurmuş, sağolsun bende izini bırakması için elinden geleni yapmış; çizimler güzel, hikâye ise daha güzel. Sıradışı birşey var mı? Hayır, yok. Korktum mu? Hayır, ama saat daha 19.30 ve gece yatağıma uzanıp da karanlıkta aklıma o çizimler gelince ne düşünürüm bilmiyorum...göreceğiz. Ancak kitap ilk kez bir kurt adam hikâyesine başka bir açıdan bakmamı sağladı, ya da bu konuda kendimi iyi kandırıyorum:) Benim için önemli bir tema olan kimlik ve başka birisine dönüşmek, yeni bir kimliğe kavuşmak ve kendi gerçeğini öğrenmek temasını burada da buldum ve açıkçası bundan memnun oldum. Bu belki yazar hikâyesini böyle kurguladığı için de olabilir; çünkü kurt adam olan karakter neden böyle olduğunu anlamadığı gibi kasabada yaşanan cinayetlerden kendisinin sorumlu olduğunu da zamanla anlıyor; normal hayattaki kimliğiyle bu yeni kimliğinin çatışması durumunda da zorlanmadan kendi gerçek kimliğini seçiyor. İşte bu bana ilgi çekici geliyor her zaman. Başımıza gelen olayların bizi dönüştürmesi, değiştirmesi; kimliğimizin başka bir şeye dönüşmesi ve bu yeni kimliği benimseme düşüncesi beni etkiliyor. Katzenbach'ın Psikoanalist'inde örneğin karakterimiz bir kurt adama dönüşmüyor örneğin, ama eskiden olduğu insan olarak da kalmıyordu da.

Kitap rahat okunan, teklemeyen, popüler edebiyatın nitelikli eserlerinden biri; nihayetinde iyi, güzel bir Stephen King kitabı bu.

Kurt Adamın Döngüsü'nü bütün Stephen King ve kurtadam severlere öneriyorum...
Uzun zaman baskısını bekledim asla ilk baskısına ulaşamadım. Sahip olamadığım son iki King eserinden biriydi. Ulaşamadığım için merakım daha da artıyordu. Soluksuz okudum. Kurgusunu merak uyandırıcı buldum. Her zaman olduğu gibi göremediğimiz taraftan bakması, elimizi tutup karanlığa adım atmamızı sağlıyor.
Yine yeniden Stephen King... Bir yerde okumuştum "Stephen KING'in bu kadar iyi olmasının sebebi önce karakteri sizin içinize işlemesi... Onun baş karekteri bir komşunuz bir arkadaşınız bir akrabanız ya da tanıdığınız olabildiğince gerçek bir varlığa dönüşmesi ve bundan sonra onun korkuları sizin korkularınız onun gerilimi sizin geriliminiz halini alıyor."...Bu tanımlama çok hoşuma gitmişti ve katıldığım bir tanımlama oldu. Kurtadam döngüsü güzel özellikle resimler bulunması ayrı bir keyifli okuma sağladı. Stephen king yine yeniden alın ve keyifle okuyun...
Okurken çok fazla Stephen King tadı almıyorsunuz. Anlatımı kısa, kurgusu basit ve dili yalın. Ama bunlar kitabı daha dikkat çekici hale getirmiş sanki. Kitabın bölümleri aylara göre düzenlenmiş. Her ay gerçekleşen ölüm de o bölümün olay örgüsü olmuş. Aslında olaylar yalnızca cinayet gününden ibaret olduğu için bölümler kısa ve öz.
Konusuna gelince küçük ve uzak bir kasabada her ay dolunayda gerçekleşen -insani şekilde olmayan- ölümler. Temmuz ayında cesareti ile kurtulan küçük kahramanımız kitabın ana karakteri oluyor.
Kitap tam soğuk ve sessiz kış gecelerinde okumalık özellikle o günlerde tavsiye ederim.
“Rüzgarın çığlığı zevkten çıldırmış gibiydi. Bu vicdansız sesin içinde Tanrı ya da Işık’la ilgili hiçbir şey yoktu.”
“Bazı herifler vardır.” diye sürdürdü, "bunlar bir şekilde iki insan gibidirler. Bölünmüş kişilikler gibi yani, bilirsiniz. Ben onlara sikik şizolar diyorum .”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurtadamın Döngüsü
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799758467265
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Cycle of Werewolf
Çeviri:
Nil Alt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Basın Yayın
Dehşet Ocak'ta başlamıştı...
Dolunayın ilk ışıklarıyla...

Dolunay, küçük kasabanın üzerine düştüğünde kanlı bedenleri aydınlatmayı bir alışkanlık haline getirirken, ilk çığlığı atan kişi, karla kaplı kulübesine gırtlağını parçalayan dişleri hisseden bir demiryolu işçisiydi. Bir sonraki kurbanı kimse bilmiyordu, bir kişi dışında. Ama herkes tek bir şeyden emindi: Ay iyice şişmanladığında, insan sözcüklerini andıran hırıltıları esen rüzgarın içine, korkunun kanatlarıyla ıssız sokakların üzerine serecekti.

Altıkırkbeş Yayın, balkondan bahçedeki kesilmiş ağaçlara bakarak sunar:
"Tamamen zifiri bir kış ve karanlık buzdan oluşan bir şeyin içinde Tanrı ya da Işıkla ilgili hiçbir şey olamaz, olmamalı, olamamalı mı?"

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • Ender M
  • Aylin İlikçi
  • Lara
  • Elvan ÖZTÜRK
  • Ekremcan Ünver
  • İnci
  • NERGİS ALTAN
  • Hüzünlü Palyaço
  • miray
  • Yaren Su

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%36.7
35-44 Yaş
%36.7
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39
Erkek
%61

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (6)
9
%8.3 (2)
8
%25 (6)
7
%16.7 (4)
6
%20.8 (5)
5
%4.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0