Kurtlar İmparatorluğu

8,4/10  (333 Oy) · 
1.251 okunma  · 
272 beğeni  · 
3.675 gösterim
"Gerçekten etkileyici bir yazar."
-The Guardian-

"Grange güçlü bir kalem. Onu seviyorum."
-Anita Brookner, The Spectator-

"Eleştirilere, mantığa, gerçeğe meydan okuyan bir kitap..."
-The Washington Post-

"Paris'te sokak sokak, cadde cadde yaşanan bir kedi-fare oyunu... İstanbul'a kadar süren ve Nemrut Dağı'nda sona eren bir kaçma-kovalamaca... Jean-Christophe Grange'ye yaraşır bir kitap."
-Le Monde-

Seri cinayetler, uyuşturucu kaçakçılığı, Strasbourg-Saint-Denis'deki Küçük Türkiye, Fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaçlara alet edilmesi.

Paris'i kana boyayan Türk mafyası. Kızıl Nehirler'in, Taş Meclisi'nin ve Leyleklerin Uçuşu'nun yazarı Grange'den yine çarpıcı, yine soluk soluğa bir roman.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2003
  • Sayfa Sayısı:
    405
  • ISBN:
    9789759915186
  • Orijinal Adı:
    L'Empire Des Loups
  • Çeviri:
    Tankut Gökçe (Şevket Deniz)
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Esma Tezgi 
23 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Fransa'dan Türkiye'ye uzanan müthiş bir roman. Karakterler, olay örgüsü ve genel hikayeyi çok sevdim. Yazarın Kaiken ve Ölü ruhlar Ormanı romanlarını okumuştum, çevre tasvirleri ve uzun betimlemeler olaylardan uzaklaştırıp romanı sıkıcı hale getiriyordu ancak Kurtlar İmparatorluğu'nda böyle uzun ve sıkıcı betimlemeler yoktu. Yazar baştan sona gizemi ve aksiyonu bol bol kullanmış. Okurken hiç sıkılmadım, aksine merak ederek çevirdim sayfaları.
Kurgu gerçekten güzeldi, olaylar hız kesmeden devam ederken sürekli yeni bir şeyler yaşanıyordu. Türkiye - Bozkurtlar - Fransa hikayede kendilerine güzel bir yer bulmuş. Hatta ben Bozkurtlarla ilgili daha önce bilmediğim şeyler bile öğrendim.
Sonu fena değildi yalnız bir karaktere yazarın acımasız davrandığını düşünüyorum, sindiremedim başına gelenleri. Karakterleri sevdim, yazar başarılı karakterler oluşturmuş.
Kısacası ben beğendim Grangé'i ya da bu türü seviyorsanız tavsiye ederim.

Hüseyin Erol 
12 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Grange bu kitabı da okuduğum diğer kitapları-Kızıl Nehirler,Leyleklerin Uçuşu ve Şeytan Yemini- gibi beni gayet tatmin etti. Bu kitabı bulunduğumuz coğrafyada yaşayanların okuması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin 80'li yıllardaki siyasi durumunu bir Türk gibi iyi yorumlamış. Ayrıca yazar kitabında Türkiye'de yaşayan diğer ulusları da es geçmemiş. Üstadın okuduğum kitablarından en iyisiydi.

Hacı Seydaoğlu 
04 Ağu 11:54 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Türkiye, Türkler ve Ülkücülerin kitabın gövdesini oluşturmasından dolayı biraz akıcı ve ilgi çekici olan bir kitap. Fakat bir polisiyeye nazaran, bir Leyleklerin Uçuşu'na göre kurgusu çok kötü bir kitap. 400 küsür sayfa boyunca adam akıllı şaşırdığım bir yer olmadı. Alıntı yapabileceğim bir cümleye de denk gelmedim. Bunun dışında bilinen yabancı bir yazarın Nemrut dağını, Antep'i, Adıyaman'ı, 80 Darbesini böylesine araştırıp bilmesi çok hoş. Kitap bir Türkiye tanıtımı gibi aynı zamanda. Türkiye'yi İstanbul'dan ibaret görmemesi yazarın mekanları iyi bildiğine delalet.

Kurgusu güzel olsaydı, mükemmel bir kitap olabilirdi. Önceki kitaplarına göre romanın belirli bir kahramanı yok. 4 karaktere neredeyse eşit bir alan ayırmış. Böyle olunca kahramanı benimseyip kendinizi kitaba da kaptıramıyorsunuz. Ayrıca yabancı sitelere göre 1k'da kitabının puanı biraz yüksek. Sanırım içinde bizden bir şeyler olduğu için biraz tarafsızlığımızı kaybediyoruz. :) iyi okumalar dilerim.

H. Egemen Akyüz 
22 Şub 02:08 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Satır satır giderek artan gerilim ve macera dolu harika bi roman. Grange'ye özgü kusursuz bir kurgu. Her sayfasını daha büyük bir hızla çevirdiğim en iyi polisiye kitaplarından biriydi, çok etkilendim. Hikayenin ve olayların Türkiye'den geçmesi kitaba olan ilgimi daha da arttırdı, Grange sayesinde bilmediğim birçok şey öğrendim. Teşekkürlerimi sunuyorum.

insan_okur 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Grange'dan 4. kitabımı da okudum ve hayret ettim. Bu adam bu ülkede doğup buralar da mı yaşadı ? Çok başarılı bir Türkiye analizi yapmış yazar. Diğer okuduğum kitaplarında da diyar diyar gezdiriyordu. Bu romanında da aynı şekilde gezdik fakat biraz daha az gezdik. Kurgu, betimleme, akıcılık, sürükleyicilik ve sadecelik gayet güzel.

Kitaba geçince: Anna Heymes adında bir karakterin hafızasının değiştirilmesinden başlıyor ve ardına hemen Fransa'daki Türk mahallesinde işlenen 3 bayan cinayeti olayları sırasıyla izliyor. Sonrası polisiye-gerilim türünde bir eser. Fazla olayları anlatmak istemiyorum ama içeriğinden kısa kısa aldığım notlarla söz edeceğim.
- Kına yakmak, mafya, Bozkurtlar, Başbuğ Alparslan Türkeş, Ülkü Ocakları, Mehmet Ali Ağca, 11 Eylül Saldırısı, FBI, Terör, Beyin yıkamak, Psikoloji, Zihin silme ve başka bir kişilik yerleştirme, Mafya-Devlet ilişkisi, Estetik Operasyon, 19080 Askeri Darbesi, Türkçülük, Irkçılık, Tansu Çiller, Kaçakçılık, Yurtdışına kaçak gitmek, Türk Mahalleleri, Eroin-Uyuşturucu, Din, işkence, Gaziantep, Nemrut Dağı, Mitoloji, Turan Birliği, İstanbul, Galatasaray Lisesi, Eğitim Kampları vb... bir sürü başlık altındaki konular. BU konularla ilgili bilgi almak isterseniz bu romanı okuyabilirsiniz.

Tekrar başa dönecek olursam yazarın tarih bilgisi ve ülkemizi analizi son derece başarılı. Aksiyonu bol; bu yüzden sürükleyici bir eser. Bazı bölümlerde tarihi kitap okur gibi tarih okudum. Milliyetçi grubun karakterlerini, örgüt yapılarını ve yurt dışı bağlantılarını çok güzel anlatıyor. Polisiye alanında bilgi vermek, anlattığı konuları bize nakletmek için gayet süper bir yazar. Kitabın sonunun da akıllarda muallak yarattırmadan gayet sade ve şak diye bitmemesi benim açımdan çok büyük kriter.

2. Paragraftaki konulara bakarsanız zengin bir eser. Sizlere de tavsiye ederim.

Erhan 
21 Haz 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Türkiye'nin yakın tarihini Grange'den okumak ilginçti. Milliyetçi grubun karakterlerini, örgüt yapılarını ve yurtdışı bağlantılarını çok güzel anlatmış. Bir kadının geçmişte yaşadıklarını öğrenmesiyle Fransa'da başlayan macerası, Türkiye'de son buluyor. İnanılmaz bir kurgu ve sürükleyici bir anlatım.
Grange bizim tarihimizi bizden daha iyi biliyor diyebilirim, Türkiye'yi çok iyi araştırmış yazar. Kitabı mutlaka okuyun. Filmi de var ama kesinlikle izlemeyin derim.

M. 
15 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Araştırmacı yazarımız Grangé yine farkını ortaya koymuş. Tabuları yıkmış. Ters köşeye yatırmak konusunda Grangé'in üstüne tanımıyorum. Özellikle ülkemizle ilgili bölümleri nefes almadan okudum.

Serdar Poirot 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Son derece sürükleyici bir polisiye roman. Anna Heymes, garip hafıza kayıpları yaşayan bir kadındır ve biyopsiye tamamen karşıdır. Paul Nerteraux da bir yüzbaşı olup Fransa'daki Türk mahallesinde işlenen 3 cinayeti araştırmaktadır. Ancak bir arpa boyu yol alamadığı için o bölgenin en iyi polisi olan emekli bir isme başvurur, Jean Louis Schiffer'e. Onun yardımı ile pek çok nokta aydınlanır. Bozkurtlar yani ülkücüler öldürdüklerine benzer bir kadın aramaktadır. Anna Heymes ise belleğindeki sıkıntıları çözmeye çalışırken çok kötü bir gerçek ile yüzleşir. Kendisi bir Türk kızıdır ve o anda Anna Heymes olmayı tercih etmektedir. Peşindeki insanlar oldukça acımasızdır. Ve arka arkaya cinayetler işlenmektedir. Acaba bu gidile bir dur diyen olacak mıdır? Soluksuz okunan bir roman.

Esma Ünal 
10 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 32 günde · Puan vermedi

Geçmişinde anlam veremediği boşluklar taşıyan bir kadın, üst üste işlenmiş 3 Türk kadın cinayetinin peşinde bir polisin Fransadan Türkiyenin Nemrut dağının eteklerine kadar uzanan bir hikaye. Grange her kitabında titiz araştırmalar sonucu eserler çıkarttığını net bir şekilde okuduğum tüm kitaplarında farkındaydım fakat Grangen yazdığı bu kitapta Türk tarihi geçmişini bu kadar doğru ve gerçek aktarması beni büyüledi. Kitapta Türkler ve Türkiye hakkında geniş kapsamda dönemin siyasetçilerine kadar ince ayrıntılara yer vermesi favori kitabımın olmasını sağladı. Grangen tüm kitapları gibi bununda okumayı düşünen herkese öneririm.

özge özdemir 
13 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

kitabın harika olayları birbirine bağlayan bir kurgusu var nasıl bağlayacağını merak edip duruyorsunuz sonra da bağladığında ahh nasıl düşünemedim diyorsunuz benim için en etkileyici yanı eski emekli polis şefi Sheiffer ın olaylara dahil olmasıve sebebinin ortaya çıkması...
ama sonu hava da kalmış daha etkileyici bir son olabilirdi öyle nefes nefese okunduktan böyle olmamalıydı dedirtiyor sonu...

4 /

Kitaptan 35 Alıntı

Hüseyin Erol 
04 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kim bilir kaç kez anne ve babasını, birlikte veya ayrı ayrı, bu çinko tezgahların yanı başında aramıştı? Kim bilir kaç kez onları talaşların ve sigara izmaritlerin içinden çekip almış, kim bilir kaç kez onu dünyaya getiren bu insanların üzerine kusmamak için kendini zor tutmuştu?

Kurtlar İmparatorluğu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 179)Kurtlar İmparatorluğu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 179)
Adar Zargana 
17 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Dünya üzerinde ülkesi olmayan en büyük halk. Yaklaşık 25 milyon, bunun 12 milyonu Turkiye'de yaşıyor. Türkler gibi onlar da Müslüman. Türkler gibi onlar da bıyıklı. Türkler gibi onlar da konfeksiyon atölyelerinde çalışıyor. Tek sorun onların Türk olmaması.

Kurtlar İmparatorluğu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 131)Kurtlar İmparatorluğu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 131)
insan_okur 
11 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Her şey korkuyla başlamıştı.
Ve her şey yine onunla sona erecekti.

Kurtlar İmparatorluğu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 215 - Doğan Kitap)Kurtlar İmparatorluğu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 215 - Doğan Kitap)
4 /