Kurtlar Sofrası

9,5/10  (2 Oy) · 
20 okunma  · 
2 beğeni  · 
687 gösterim
Memleket o sıralarda gerçekten bir kurtlar sofrasına dönmüştür. Herkes çıkarını sömürmekte bulmaktadır ve bütün sömürücülerin parç parça yok ettiği şey halkın payıdır. Sürüklenilen yıkımdan kurtulmak için bir sentez ve bir hareket gereklidir. Romanda bunun ancak Kuvay-ı Milliye ruhuna bağlı demokrat bir toplumculuk ve ulusal bir devrimcilik olabileceği gösteriliyor.
- Konur Ertop
İstanbul´un barlarından gazete idarehanelerine kadar, gerek işyeriyle, gerek kişileriyle, birbirlerinden tamamen uzak ve buna rağmen birbirleriyle çatışan toplumun yatay kesiti.
- Muzaffer Erdost
Attila İlhan öz açısından çok boyutlu romanı seçerken, böyle bir seçime uygun düşecek biçimde sinematografik kurgu yönteminden yaralanıyor; durum ve eylem gözlemlerini bir kameranın acımasız çevikliğiyle gerçekleştiriyor; böylece, ortaya, toplumsal olduğu kadar insancıl boyutları da geniş tutulmuş bir roman çıkıyor.
- Özdemir İnce
[Kurt Sofrası´nda] Gerek tarihin yeniden değerlendirilişi, gerek toplumsal ve ekonomik olayların, kapitalistleşme sürece çevresinde verilmesi, teknik olarak her türlü bireysel etkileşim ve hatta sapıklıkları kapsayacak bir örüntü içinde, adeta bir Marx/Freud bireşiminin arayışını andırır biçimde işlenir.
- Emre Kongar-
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2008
  • Sayfa Sayısı:
    684
  • ISBN:
    9789754583236
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
zeki erdem 
23 Ara 2016 · Kitabı okudu · 109 günde · Beğendi · 9/10 puan

Attila İlhan'ın daha önce Fena Halde Leman ve Haco Hanım Vay romanlarını okumuştum. Doğrusu pek beğenmemiş ve romancılığını şairliği kadar başarılı bulmamıştım. Kurtlar Sofrası'nı okuyunca fena halde yanıldığımı anladım. Kalabalık roman karekterleri ve olay örgüsü, hızlı değişen sahneler belki karışık gibi görünse de sayfalar ilerledikçe keyifli bir hal alıyor. Öneriyorum...

Kitaptan 1 Alıntı