Kurtlara Söyle Eve Döndüm

8,1/10  (113 Oy) · 
204 okunma  · 
80 beğeni  · 
2.266 gösterim
Aşk insanı büyütür; önce hissettirdiği tarifsiz mutluluk sonra kaybetmenin verdiği derin acıyla...

Günün birinde kimselere bahsedemeyeceğiniz türde bir sevgiye kapılırsanız?

En derine gömmeniz gereken ve ne kadar uğraşsanız da bir türlü peşinizi bırakmayan. Yok olup gideceğine zamanla daha da büyüyerek varlığınızı kaplayan ve sonunda ta kendiniz olup size dönüşen bir sevgiye?

Her bitişin yeni başlangıçlara açılan bir kapı olduğunu hatırlatan Kurtlara Söyle Eve Döndüm, önyargıların yalnızca gerçek sevgiye boyun eğdiğinin de güzel bir kanıtı...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2013
  • Sayfa Sayısı:
    512
  • ISBN:
    9786053482024
  • Orijinal Adı:
    Tell the Wolves I'm Home
  • Çeviri:
    Bahar Çelik
  • Yayınevi:
    Martı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Enfâl 
01 Ağu 02:42 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kurtlara Söyle Eve Döndüm... Bu kitap, kalbimi o kadar çok kırdı ki... Okumaya başlıyorsunuz, başlarda gayet normal her şey, iyi başlayan bir kitap sizi ne kadar etkilerse o kadar etkileniyorsunuz. Olaylar çok yavaş gelişiyor zaten. Ardından her sayfa çevirişinizde biraz daha hikayenin içine giriyorsunuz. Elinizden bıraktığınızda kafanızın bir tarafı hep o dünyayla meşgul oluyor. "Ne olacak acaba?" şeklinde düşünmüyorsunuz; size anlatılan, hissettirilen duyguları düşünüyorsunuz. Sona yaklaştığınızda ise "Ben okuyamam, devam edemem. Bunu kendime yapamam." diyorsunuz ama yine devam ediyorsunuz.

"Tüm bunlara ne oluyor sence?" diye sormuştu gözlerimin içine bakarak.
Omuz silkip, "Hiçbir şey olmuyor bence," demiştim. "Her şey sona eriyor ve kararıyor."
Finn başını sallayıp, "Bence de," demişti.
Eğer o gün kendinden bahsettiğini bilseydim başka bir şey uydururdum. O gün oracıkta Finn için mükemmel bir cennet hayal ederdim."

Öncelikle kısaca konudan bahsedeyim. Ana karakterimiz June, on dört yaşında ve dayısı Finn'e karşı bazı özel duyguları var. Bu duygular aşk gibi ama aşkın çok masum, çok temiz bir versiyonu. Önce içinizi ısıtan, yanaklarınızı kızartan ve kaybedince hiçbir yere ait değilmişsiniz, olamazmışsınız gibi hissettireninden.

Kitabın ilk sayfasında Finn'in AIDS olduğunu öğreniyoruz. Kendisi ünlü bir ressam ve homoseksüel bir birey. Son günlerinde Jude, Jude'un ablası Greta ve kız kardeşi Danni ile daha çok zaman geçirebilmek adına yeğenlerinin portresini çizmeye başlıyor. Bir süre sonra Finn ölüyor ve olaylar tam olarak buradan sonra başlıyor. Jude, Finn'in hayatına dair bilmediği bir sürü şey -özel arkadaşı Toby gibi- olduğunu keşfediyor. Bu onu hem mahvediyor hem de Finn'le ilgili daha çok şey öğrenme düşüncesi kendisini karşı koyamayacağı bir şekilde cezbediyor.

"Orada oturup vahşi bir hayvan gibi omuzlarıma tırmanın bu hüznün neden orada olduğunu bana açıklamasını bekledim. Sonunda açıkladı da. İyice yanıma yaklaşıp kulağıma fısıldadı.
O, Finn'i senden daha çok sevdi."

Cenazeden kısa bir süre sonra Toby, Jude ile iletişime geçmeye başlıyor. Jude başlarda bundan nefret etse de zamanla aradığı, her şeyini paylaşmak istediği tek insan Toby oluyor. Deli gibi kıskandığı, hatta Finn'in katili olduğunu düşündüğü o sıska, tuhaf adama her gün biraz daha nasıl bağlandığını cümle cümle okuyor, keşfediyoruz.

"Finn öleceğini bildiği halde bunu hiç umursamıyordu sanki," dedim. Ve bu doğruydu. Finn onu gördüğüm son ana dek her zamanki soğukkanlılığını korumuştu.
"Bilmiyor musun? İşin sırrı bu. Her zaman hayal ettiğin gibi biri olduğundan emin olursan ve etrafında yalnızca insanların en iyilerine yer verirsen ertesi gün öleceğini bilsen bile bu umrunda olmaz."

June, Toby ve Finn üçlüsünün dışında işlenen bir diğer konu da June ve ablası Greta'ydı. Küçükken çok yakın olan bu ikili zamanla tek kelime konuşamaz hale gelmişler. Kitap boyunca onların yaşadıklarını, birbirlerini için aslında ne kadar değerli olduklarını ve kaybettikleri şeyi nasıl geri kazandıklarını gördük.

"Dünyadaki türlü türlü sevgileri düşündüm. Bir defada hiç düşünmeden on farklı türünü sayabiliyordum. Anne-babaların çocuklarına duyduğu sevgi, bir köpek yavrusuna, çikolatalı dondurmaya, evinize, en sevdiğiniz kitabınıza ya da ablanıza duyduğunuz sevgi. Ya da dayınıza. Bir bu tür sevgiler vardı, bir de diğer tür sevgiler. İçine düşülen sevgiler; aşka düşmek, sevdaya düşmek gibi."

Bu kitabı okuduğum için kendimi o kadar şanslı hissediyorum ki... Bana bir sürü şey kattı, aşkın başka bir türünü gösterdi. Kesinlikle daha sonra tekrar dönüp okuyacağım ve çok daha anlamlı, güzel gelecek. O kadar yazı yazdım ama inanın kitabın %5'lik kısmını bile anlatamadım. Okuyun ya. Mutlaka okuyun.

Bi Poşet Kitap 
11 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Öncelikle kitap bir edebiyat harikası değil bunu bilmeniz gerekir. Ama akıcı bir kitaba ihtiyacınız varsa, yolculukta ya da uzun süredir yaşadığınız okuyamama durumundan çıkmada size yardımcı olabilir. Sayfalar su gibi akıp gidiyor. Ve sımsıcak bi hikayesi var. Öncelikle kıskançlığın ve bencilliğin de AIDS gibi bir hastalık olduğunu öğretiyor bize, hatta daha da kötü bir hastalık. Ve sürekli sevdiği insanları kaybeden küçük bi kızın hikayesini anlatıyor. Asla insanların onun hakkında gerçekten ne hissettiğini anlayamadığını düşünen bi kızın. Yalnızca mutsuz insanların ölümden korktuğunu öğretiyor. Eğer mutluysan ve yaşamında sadece dünyanın en iyi insanları varsa bugün ölmenin senin için hiçbir sakıncası olmayacağını. Aslında öylesine okumuş gibi görünürken ve dilini de oldukça basit bulurken şu an ne çok şey öğrendiğimi gördüm. Neyi nerden öğreneceğinizi asla bilemezsiniz. Okumak istiyorsanız başlayın, pişman olmayacaksınızdır.

nyks 
25 Şub 22:37 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hayatımda hiçbir kitap beni böyle hüzünlendirmedi. Okurken ağladığım sayılı kitaplar arasındadır. Çok fazla övüldü bu yüzden nedense hep okumayı erteledim ama şimdi son sayfayı çevirip kitabı kapattığımda Finn,Toby, June bütün hayatım boyunca benimle kalacaklar. Kitabın size verebileceği en güzel şey bu; hiç tanışmadığınız dostlarınız olacak.

Yazar umarım biiiir sürü eser verir bize ve hepsini böyle büyülenerek okuruz. Gerçekten çok beğendim. Eğer sizi içine hapsedecek, tahmin edilemez ama bir o kadar karşınıza çıkabilecek olaylarla işlenen bir kitap arıyorsanız hemen Kurtlara Söyle Eve Döndüm kitabını almalısınız.

Hasret Sarı 
24 Nis 21:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Herkes burda yeni kitap arayisina girerken ben eskiyi yad ediyorum galiba. Adini ilginc bulup basladigim sonrasinda birakamadigim bir kitap bazi konularda ön yargilarimi kiran bir kitap okuyanlarin begenmesi dilegiyle

Zeliha adal 
17 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Çok ilginç bir kitaptı.Öyle içinde çok fazla olay da yoktu.June'un dayısının ölümünün ardından geçen zamanı ve June ve ablası Greta arasındaki ilişkiyi anlatıyordu.Ben kendi adıma içinde benden birşeyler buldum abla-kardeş arasındaki ilişki çok sağlam olmasa da güzeldi .Karakterler gerçekten orijinaldi.Ne çok sevdiğimi ne de sevmediğimi söyleyebileceğim bir kitaptı.Fakat sonuna kadar okudum.Güzel bir sonla bittiği için mutluyum...

Acapella Mellon 
30 Mar 22:09 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Çok çok sevdiğim şeyleri hiç uzun uzadıya övemem, o yüzden bu kitaba da hak ettiği övgüyü düzemeyeceğim. Harika bir kitap olduğunu söyleyebilirim sadece. Beni ağlatan nadir kitaplardan. Sevgi, dostluk ve aşk çok saf bir şekilde anlatılmıştı.

meltem şen 
16 Haz 02:56 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Lgbti temalı içten, sımsıcak bir romandı. Olayların basit görünen fakat karmaşık ilerleyen yapısı gerçek hayatı yansıtır nitelikteydi. Beğendiğim bir okuma oldu :)

Pelin Sueda 
 08 May 17:03 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Gerçekten konusu nedeniyle çok tuhaf ve ilgi çekici bir kitap.Yani okurken ne duyguya kapılacağımı bilemedim.Bana özgün bir kitap gibi geldi ama eşcinsellik konusu benim çok hoşlandığım bir konu değil.Buna rağmen kitap kendini okuttu bana.Sonunda gerçekten ağladım ve hüzünlendim.Brunt kitabı çok uzatmasıydı ve tekrar yapmasaydı daha çok sevecektim.Tuhaf,değişik,karmaşık bir kitap ama yine de tavsiye edebilirim.Şunu da söylemeliyim ki ismi,almamdaki en önemli etkendi.

Beyza Ömerca 
19 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap genel olarak bir süreçten ibaret; bu süreç ana karakterin hissettiklerini daha iyi anlamasını sağlıyor. Kitap bence başında sonuna kadar durağan ilerliyor.Her şey sonda belirginleşiyor. Ben çok sevdim, sıkılmadan bitirdim. Dümdüz ilerleyen kitaplar da okunabiliyormuş

Defne Ceyy 
28 May 22:25 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Başından beri kitabın kapağından hep bir anlam çıkarmaya çalıştım. Cidden bence hipnotize edici bir kapağı var. Adıda aynı şekilde bir sürü şey çağrıştırıyor insana. Kitabın konusu başlıca şöyle; Greta ve Junie diye iki kız kardeş var. Junie, AIDS olan dayısına aşık oluyor. Cidden dayısı aşık olunmayacak gibi değil. Hani fiziksel özelliğinden falan bahsetmiyorum böyle o kadar güzel sanata bakış açısı varki anlatamam. Finn ve Junie cidden yanlış çağlarda yaşamış insanlar. Sonra Finn'in bir aşkı olduğunu yani Toby adında bir erkeği sevdiğini öğreniyoruz. Önyargılarınız varsa yıkılır gibi şeyden bahsetmeyeceğim. Benim tabularım yok ama sadece içindeki gerçek o aşkı görebilirsiniz. Bir çok günümüzdeki özentilere benzemiyor. Çok farklı bir kitap. Yani bana çok farklı geldi. Belli bir konusu yok günlük hayat gibi düşünün ama sanki onun içinde onun altında yatan gizli birşey varmış gibi okumaya devam ediyorsunuz. Bu kitap için birçok kişi ağladı. Ve ne yazık ki ben duygusuzluğumu konuşturup zerre göz yaşı dökmedim hatta duygulanmadım bile. Neden böyle bende bilmiyorum. Her neyse yani 500 küsür sayfa diye bakmayın içinden anlam çıkarabileceğiniz çok şey var. Cidden 1980 yıllarını yaşadım. Finn'in Greta ve Junie'yi çizdiği portreyi ölümüne merak ediyorum. Ayrıca bizim kapağımız bir çok yabancı ülkelerin kapağından daha doygun ve güzel olmuş.

4 /

Kitaptan 80 Alıntı

Güler Köçer 
28 Nis 21:20 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Hayatım bir film olsaydı şimdiye çoktan sıkılıp sinemadan çıkmış olurdum.

Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 305)Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 305)
Güler Köçer 
28 Nis 21:06 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bence insanlar kendilerine olabildiğince yakın birilerini arıyor. Kendi düşünce biçimini tam olarak anlayan birilerini.

Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 190)Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 190)
Serap 
15 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

''Sanırım ben hikayesinin nasıl sonuçlanacağını öğrenmeyi beklemek zorunda olmayan sayılı insanlardan biriyim.Hayatım bir film olsaydı şimdiye kadar çoktan sıkılıp sinemadan çıkmış olurdum.''

Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 305 - June ve Toby konuşurken)Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 305 - June ve Toby konuşurken)

Aşk insanı büyütür; önce hissettirdiği tarifsiz mutluluk sonra kaybetmenin verdiği derin acıyla...

Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka BruntKurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt
Güler Köçer 
26 Nis 19:16 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ben birşeylere kulak misafiri olmayı sevmiyorum çünkü benim tecrübe ettiğim kadarıyla anne-babanın bilmeni istemediği şeyler aslında senin de bilmeyi istemediğin şeyler oluyor.

Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 42)Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 42)
Güler Köçer 
28 Nis 21:23 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Hasta olmak hemşire olmaktan daha iyi görünüyordu. Orada öylece yatmak, insanların her ihtiyacına koşması. Kim istemezdi ki bunu?
Ama sonra tekrar düşündüm. Hasta insan her zaman hasta olacaktı ama hemşire sadece bir süreliğine hemşireydi.

Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 312)Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 312)
Güler Köçer 
28 Nis 21:17 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Her zaman hayal ettiğin gibi biri olduğundan emin olursan ve etrafında yalnızca insanların en iyilerine yer verirsen ertesi gün öleceğini bilsen bile bu umrunda olmaz."
"Ama bu çok saçma. Madem o kadar mutlusun o zaman yaşamak istersin değil mi? Mutlu olmaya devam etmek ve sonsuza dek yaşamak istersin."
"Hayır, hayır. Yalnızca dünyanın en mutsuz insanları sonsuza dek yaşamayı ister, çünkü hayatları boyunca istedikleri hiçbir şeyi yapamadıklarını düşünürler. Yeterince zamanları olmadığını, hayattan paylarına düşeni alamadıklarını hissederler."

Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 304)Kurtlara Söyle Eve Döndüm, Carol Rifka Brunt (Sayfa 304)