Küskün Kahvenin Türküsü

8,5/10  (4 Oy) · 
4 okunma  · 
2 beğeni  · 
588 gösterim
... Bir seven vardır, bir de sevilen. Ama bunlar başka başka beldelerin insanlarıdır. Sevilen çoğu zaman sevenin içinde uzun zamandır saklı duran sevgi için yalnızca bir uyanadır... En olağandışı kişiler bile sevgi için bir uyana olabilir... En sıradan birisi coşkun, ateşli ve bataklıktaki zehirli zambaklar kadar güzel bir sevginin nesnesi olabilir...

Carson McCullers daha yirmi üç yaşında yazdığı Yalnız Bir Avcıdır Yürek ABD romanıyla ABD'deki edebiyat çevrelerinde adını duyurmuş ve gerçek olduğu kadar karamsar da olan bir varoluş felsefesi içeren yapıtlarıyla okuru, insanlık durumunun temelindeki ruhsal yalnızlığın derinlikleriyle tanıştırmıştı. Küskün Kahvenin Türküsünde ise daha önceki romanlarının ortak teması olan "sevgi felsefesi"ni daha da geliştirerek sevginin doğasına ilişkin gerçek bir kurama dönüştürür. Öykünün sonundaki "Oniki Ölümlü" zincirli mahkûmlar, tekdüzelikten kaçmayı nasıl bir türküde ararlarsa, yazarın kişileri de bu kaçışı sevgide ararlar.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2005
  • Sayfa Sayısı:
    157
  • ISBN:
    9789754586374
  • Orijinal Adı:
    The Ballad of The Sad Cafe
  • Çeviri:
    İpek Babacan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oktay Dinç 
 25 Şub 19:43 · Kitabı okudu · 9 günde · 8/10 puan

Kitaba başlarken bütün bir kitap olduğunu düşünerek başlamıştım aslında ama öyle değilmiş. Hem 1. hikaye olan hem de kitaba ismini veren Küskün Kahvenin Türküsü bölümü bitip de 2. hikaye başlayınca biraz hayal kırıklığına uğramadım değil çünkü böyle parça parça kitapları pek sevmiyorum ve 1. hikayede çok güzel ilerliyordu. Genel olarak güzel bir kitaptı, okurken keyif aldım. Özellikle son hikaye olan Bir Ağaç, Bir Taş, Bir Bulut'ta.

Exlibris 
10 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok beğendiğim için üç farklı yayınevinden basımını okuduğum bir kitap. O tozlu ve sıcak atmosfer üstüne yazarın mizahi dili yetmezmiş gibi, adamakıllı tuhaf tipler ve aralarındaki çapraşık, bol çetrefilli ilişki... Gülsek mi, ağlasak mı... Kısacık bir romana sığmış kocaman bir dünya... İlham verici bir eser.

Kitaptan 5 Alıntı

Oktay Dinç 
25 Şub 19:27 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Her şeyden önce, sevgi tuhaf bir şey. Baştan yalnızca onu geri getirmeyi düşünüyordum. Bir çeşit saplantı gibiydi. Ama zaman geçtikçe, onu anımsamaya çalıştım. Biliyor musun ne oldu?”
“Hayır,” dedi çocuk.
“Bir yatağa uzanıp onu düşünmeye çalışınca, zihnim bomboş kalıyordu. Onu gözlerimin önüne getiremiyordum. Resimlerini çıkarıp bakıyordum. İşe yaramıyordu. Boşuna. Bir boşluk. Düşünebiliyor musun?”
“Mac!” diye seslendi Leo tezgâhın arkasından. “Bu manyağın zihninin bomboş olduğunu düşünebiliyor musun?”
Adam, sanki sinek kovalar gibi, ağır ağır elini salladı. Yeşil gözlerini gazeteci çocuğun çökkün yüzüne dikmişti.
“Ama kaldırımın üstündeki bir cam parçası... ya da müzik kutusundan seçilip çalınan bir ezgi, onu bana anımsatıyordu. Sokakta yürürken birdenbire yüzü gözümün önüne geliyordu ve haykırıp başımı lamba direğine çarpıyordum. Anlıyor musun?”
“Cam parçası...” dedi çocuk.
“Ne olursa. Dolaşıp duruyordum. Onu nasıl ve ne zaman anımsayacağımı kestiremiyordum artık. Anımsamanın tuzaklarına karşı bir çeşit savunma kurabilirsin belki. Ama insana dosdoğru karşıdan saldırmıyor ki... kenardan köşeden çıkıveriyor. Gördüğüm ya da işittiğim şeylerin insafına kalmıştım. Ben onu bulmak için ülkeyi baştan başa dolaşırken, o beni ruhumun içinde kovalamaya başladı birdenbire. O beni kovalamaya başladı, anlıyor musun? Ruhumda.”

Küskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullersKüskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullers
Oktay Dinç 
25 Şub 19:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Marvin Macy’ye karşı bütün girişimleri geri tepiyordu. Kazdığı kuyulara kendi düştü; acınacak durumlarda kaldı. Yine de Marvin Macy’yi kapı dışarı etmiyordu, çünkü bir başına kalmaktan korkuyordu. Bir kez birisiyle birlikte yaşadıktan sonra, tek başına yaşamak bir işkence olur. Saatin tiktakları ansızın durunca, yalnızca odunlardan yükselen alevlerin aydınlattığı bir odaya çöken sessizlik, bomboş bir evdeki korkunç gölgeler... Tek başına yaşamanın dehşetini göze almaktansa, candüşmanınızı eve almak yeğdir.

Küskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullersKüskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullers
Oktay Dinç 
25 Şub 19:22 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

“Bienchen,” derdi. “Korkunç bir şey olsa gerek. Bu kadar kalın bir kafayı sürekli taşımak. Zavallı Bienchen...”

Küskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullersKüskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullers

"İncinmiş bir çocuğun yüreği büzüle büzüle ilerde bir şeftali çekirdeği kadar sert ve pürüzlü olur. Ya da gene böyle bir çocuğun yüreği irinlenip kabarır, öyle ki bedeninin içinde taşımak bile ona acı verir, en olağan şeylerden kolayca yaralanıp örselenebilir.

Küskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullersKüskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullers
Oktay Dinç 
25 Şub 19:23 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ana ezgi iki başka sesle örülmüş, sayısız işlemelerle süslenmişti. Bir an öne çıkıyor, sonra geride kalıyordu. Tüm’e baş eğmeye korkmayan tek’in yüceliği vardı bunda.

Küskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullersKüskün Kahvenin Türküsü, Carson McCullers