Kuşlar da Gitti

8,2/10  (122 Oy) · 
340 okunma  · 
109 beğeni  · 
2.452 gösterim
Kuşlar da Gitti, İstanbulun çürüyen, kirlenen yüzü ve insanlığın da şehirle birlikte yok oluşunun romanıdır. Kuşların bir zamanlar mekan tuttuğu İstanbulda çocuklar onları yakalayarak cami, kilise ve singogların kapılarında azat buzat beni cennet kapısında gözet diyerek satarlar. Ancak çocuklar satamadıkları kuşları yemek zorunda kalırlar.
  • Baskı Tarihi:
    1994
  • Sayfa Sayısı:
    79
  • ISBN:
    9789750807219
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sinan yaprak 
03 May 21:06 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

İstanbul ve çocuklar, çocuklar ve kuşlar, kuşlar ve cami kapıları, ve cami kapılarında bekleyen adamlar. Para kazanmak için önce kuşları tutsak edip, sonra tekrar serbest kalmaları için durmadan, ard arda, çığlık çığlığa bağırmalar. Cennete gitmek için özgürlükleri insan tarafından elinde alınmış, ve tekrar onları bir tekerleme şeklinde sözleri ağızlarından çıkartarak, tutsak kuşları serbest bırakabilecek yine insanlar. Peki gerçekten insanlık ölmüşmüdür? Bence çocuklara, para bulabilmek için tek seçenek kuşları yakalamalak olduğunu ve cami'den çıkan adamların, eğer kuşları serbest bırakırsak cennete gideriz, diye tek düze düşünce haline gelen bir zamanda veya toplumda insanlık bir yere sıkışmamıştı. İnsanlık gerçektende ölmüştü....
Bu denli güzel ve içi edebiyat dolu bir kitabı okuduğum için, çok şanlı ve mutluyum. Ama bide bu denli güzel yazılan kitaba böyle bakmak istedim... Okuyanlar ne anlatmak istediğimi, umarım anlamıştır. Okumayanlarda kitabı okusa iyi ederler.;))

Dilanur 
 08 Haz 15:51 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bu kitap arkasında da yazdığı gibi İstanbul'un çürüyen, kirlenen yüzünün ve insanlığın da şehirle birlikte yok oluşunun romanıdır...
Hayri, Süleyman, Semih isimli çocuklar güç bela yakaladıkları kuşları üst üste kafeslere hapseder ve cami, kilise, sinagogların önünde " azat buzat beni cennet kapısında gözet " diye bağırarak satmaya çalışırlar. Eskiden çocuklar bu işten epey para, insanlar da özgür bıraktıkları kuşlar sayesinde epey sevap kazanırmış... Ne varki artık ne İstanbul eskisi gibi ne de insanlar...

Okurken kuşlara ayrı üzüldüm, çocukların sefaletine, hayal kırıklıklarına ayrı. Ve tabi insanların vurdumduymazlığına, sevgisizliğine sinirlenmemekte hiç elimde değildi.
Yaşar Kemal'in kalemine çok alıştım artık eminim tüm kitaplarını zamanla okuyacağım. Okumamak bence büyük eksiklik... Bu kitapta diğer kitapları gibi akıcı, fazlasıyla düşündürücü... Kitapta geçen şu cümleler belki de benden daha iyi anlatır kitabı.
" İnsanlık öldü mü? " dedim.
"Yok" , dedi, "ölmedi, ölmedi ama, başka şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhâlde? "
" Nerede kaldı acaba ? "

Songül 
06 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde

Bu kitap Yaşar Kemal'i hiç okumamayı tokat gibi çarptı yüzüme, emin olun büyük bir mahrumiyet.

Kitabımız Istanbul'da cami,kilise,sinegog vs. önlerinde kuşları "azat buzat beni cennet kapısında gözet" diyerek satan çocukların hikayesi.Çocuklar kuşları yakalayıp,kafese koyduktan sonra meydanlara götürür para karşılığı saliverilmesini sağlarmış.Eskiden çok iyi para kazandıran bu iş artık pek de karlı değil.Bu yüzden çocukların yaşadıkları üzerinden insanların merhamet ve acıma duygularına,insanlık değerlerine bu taraftan bir bakış açısı.Ve işin garip yanı kitabı okurken bir kere bile kuşları yakalayan çocuklara değil de onların özgürlüklerini satın almayan insanlara kızıyorsunuz.

Kitaba başladığım andan kitabı bitirdiğim ana kadar Nikos Kazancakis'in şu sözü zihnimde dolandı durdu: “Dünyada çiçek, çocuk ve kuş olduğu sürece korkma; her şey yolunda demektir.” Konusu İstanbul'da geçen öykünün kahramanları, Hayri, Süleyman, Semih isimli üç çocuk ve kim olduğu bilinmeyen, isimsiz bir anlatıcı. Çocuklar, hazırladıkları tuzaklara yakalanan kuşları kafeslere doldurup İstanbul'un çeşitli semtlerinde satmaya çalışıp geçimlerini sağlarlar. "Azat buzat, beni cennet kapısında gözet" gibi kalıplaşan bir söz eşliğinde kuşlar gökyüzüne salıverilir. Yakalanan kuşlar her zaman satılamaz tabi. Öykümüzün kahramanları bu durumu, insanların içlerinde hiç merhamet kalmamasına, acıma duygularını kaybemelerine ve insanlığın gittikçe daha ağır yara alıp ölmeye yüz tutmasına yorarlar. Alın, alın be, değeri ne ki, iki buçuk lira, alın, bir kuşa bir cennet, uçurun ha uçurun, alın yoksa onları kesip yiyeceğiz diye bağırırlarken içinizde bir yerlerde depremler hissediyorsunuz.

İşin aslı bu üç çocuk, geçim sıkıntısı çeken üç çocuk, ellerinden tutulmasa ölecek olan bu üç çocuk; bu hayatın elleriyle kafese tıkılmış üç çocuktur, üç kuşturlar. Bundandır ki yakaladıkları kuşlara karşı merhametleri, içlerinden biri ölünce insanlık ölmüşçesine kahrolmaları ve çevredeki insanlara sövüp saymaları... İncelemenin başında alıntıladığım sözde geçen çiçek, çocuk ve kuşların gittikçe yok olmaları dolayısıyla da işlerin kötüye gitmesini, İstanbul'un bu değişen yüzünü gözler önüne seren çok beğendiğim bir Yaşar Kemal klasiği. Herkese tavsiye ederim.

Hayriye Gül 
 13 Tem 16:45 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

İnsanlara tahammül etmekte zorlandığım zamanlarda Yaşar Kemal okumak iyi geliyor bana. Tek bir duyguya yoğunlaşmışken ben beni alıp duygudan duyguya sürüklüyor. Tıpkı Kuşlar da Gitti'nin bana yaşattığı binbir duygu gibi.

Üç çocuk. Hayri, Semih ve Süleyman. Üçü de aynı yola çıkan farklı hikayelere sahip. Farklı hikayelerine rağmen ortak bir amaca sahip üç çocuk... Kuşları yakalamak ve onları para karşılığı serbest bıraktırmak. Eskiden iyi geliri olan bu iş eski itibarını kaybetmiştir çünkü artık "insanlar iyi değildir". Herşeye karşı yabancılaşmışlardır ama öncelikle de insanlıklarına karşı.

Kitabı okurken kuşlara ayrı üzüldüm, çocukların onca uğraşları sonunda yaşadıkları hayal kırıklıklarına ayrı üzüldüm. O, bencilikten kör olmuş gözlerle gezen umursamaz insanları okurken sinirlendim. Bunlarla birlikte çocukların her çabasında, mücadelesinde umutla doldum, Dolapderenin anlatıldığı bölümlerde aradığım, ihtiyacım olan huzuru buldum. Orada olmak, kaybolmak istedim.

Kuşlar da Gitti Yaşar Kemal'in diğer kitapları ile kıyaslanınca eksik yanları biraz daha fazla gibi görüniyor belki ama Yaşar Kemal'in en kötü kitabı bile piyasadaki kitap müsveddelerinden bile daha başarılı olduğu bir gerçek. Bu yüzden eksiklikleri görmedim bile. Kısa ama etkisi uzun sürecek hüzün dolu bir kitap Kuşlar Da Gitti.

Bir kez daha anladım ki Yaşar Kemal okumamak büyük bir kayıp.

Kitaplı Günler :)

nejla güldalı 
31 Mar 17:06 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Hayri, Süleyman ve Semih üç ayrı çocuk üç ayrı yaşam ve üçünün de bir şekilde İstanbul’da kesişen zorlu hayatları. İnsan düşünmeden edemiyor, sanatçı olmak böyle bir şey olsa gerek çünkü her gün bu çocuklar gibi onlarcasıyla karşılaşıyoruz ama hangimizin aklına geliyor oturup onlarla sohbet etmek ya da hikayelerini sormak… Birde Yaşar Kemal’in İstanbul’unu okurken bu şehri ne kadar hızlı tükettiğimizi daha iyi anlıyorum. Harika bir doğayı iğrenç betonlara mahkum eden biz zavallı insanlar. Çok değil kitapta sadece kırk yıl öncesinin İstanbul’u anlatılıyor ki yazar o zamandan başlayan betonlaşmayı da dillendiriyor kitapta. Şu an ne o zaman ki kuş çeşitliliğini, ne balık, ne de bitki çeşitliliğini asla bulamazsınız. Birkaç ay uğramadığınız bir semte yolunuz düştüğünde bu kadar kısa sürede nasıl değişebilir diye hayrete düşüyorsunuz. Hatta biz arkadaşlarla bazen birbirimize espri yapıyoruz gençliğimizde buralar hep dutluktu diye, ne acı ki bu espri gerçek((

Bekir İstanbul 
14 Şub 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Açıkcası "Ağrı Dağı Efsanesi" nden aldığım tadı bulamadım. Benzer fırça darbeleri, benzer dokunuşlar fakat hayır, aynı tat değil. Konu biraz kısır kalmış ve kendini tekrar etmiş... Kuş yakalamaya çalışan çocukların "azat buzat beni cennet kapısında gözet" diye tuttukları kuşları satmaya çalışmaları... Hayri, Semih ve Süleyman üçü de hayatın zorluklarını görmüş çocuklar, üçünün de ayrı fakat aynı hikayesi; yoksulluk, hayatta kalma mücadelesi. Fakat ana tema hep aynı; kuş yakalama, kuş satma. Hemingway'in "Yaşlı Adam ve Deniz" romanı da konu olarak sadece balığı yakalamak ve evine götürmek gibi olsa da beni hiç sıkmamıştı. Yaşar Kemal şüphesiz çok büyük bir yazar fakat her büyük yazarın her kitabı büyük olmuyor.

ilker Görkem 
18 Ağu 22:00 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

"Allah'ın Askerleri" eserinde olduğu gibi yine çocukların arasına karışmış Yaşar Kemal.
Florya'da otururken yaptığı uzun yürüyüşlerde kimsesiz, harabelerde yatan, yankesicilik yapan, kendi çaplarında raconları olan çocukların arasına sık sık karışır, onlarla uzun uzun sohbet edermiş.
Allah'ın Askerleri'ndeki çocuklar gibi bu kısa romanın çocukları da garip...
Okurken keyif aldım... Yine de akıcılık konusunda Allah'ın Askerleri romanı kadar iyi olmadığını söyleyebilirim.

Celal Uslu 
10 Mar 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Konusu bakımından çok ilginç bir kitaptı benim için.

Yaşar KEMAL ile İstanbul semtlerinde dolaşmaya çıktım, her semtin kendine has insanını tanıdım. En çok da Dolapdere betimlemelerine takıldım kaldım.

Betimleme demişken, bazı sayfalarda doğa ve insan tasvirleri tekrar ediyormuş gibi geldi.

Sosyolojik açıdan toplumların zamanla farklı kültür ve yaşayış biçimlerine evrilmesi sürecini mercek altına alma konusu beni her zaman heyecanlandırmıştır. Kuşların üzerinden İstanbul toplumunun yaşam biçimlerinin değişimine ışık tutulmuş, ama daha derine inilebilirdi. Söz konusu Yaşar Kemal olunca haliyle insan daha fazlasını bekliyor.

salih 
07 May 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Spoiler içerir.
Konusunu İstanbul’dan alan bu kısa romanda kuşların bir zamanlar mekan tuttuğu İstanbul ‘da çocuklar onları yakalayarak cami, kilise ve sinagogların kapısında, insanların çok olduğu meydan ve parklarda “azat buzat beni cennet kapısında gözet” diyerek satmaları ve bu şekilde geçinmeye çalışmaları anlatılır.
İstanbul'un çürüyen,kirlenen yüzünün ve insanlığın da şehirle birlikte yok oluşunun romanıdır. Değişen İstanbul değil insanlıktı.İnsanlığın ve onunla birlikte İstanbul'un yavaş yavaş yok oluşunun kuş avlayıp satarak para kazanmaya çalışan çocukların gözünden bakıyor.Yükselen binalara bakıp yeşili göremediklerinde kuşların gitmesi insanın içini acıtıyor.İstanbul'un ve orada yaşayan insanların değişen yüzünü kuş satan çocuklar üzerinden şahane bir şekilde betimlemiş. Kızgınlık kuşları özgür bırakmayan insanlara çocuklara kızamıyorsunuz.

4 /

Kitaptan 103 Alıntı

zübeyde 
10 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

«İnsanlık öldü mü?» dedim.
«Yok,» dedi, «ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?

Kuşlar da Gitti, Yaşar KemalKuşlar da Gitti, Yaşar Kemal

- "İnsanlık öldü mü?" dedim.
- "Yok" dedi, "ölmedi, ölmedi ama bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?"
- "Kuşlar da gitti."
İnsanlıkla beraber kuşlar da bir bir yok oldu gitti…

Kuşlar da Gitti, Yaşar KemalKuşlar da Gitti, Yaşar Kemal
Sinan yaprak 
06 Şub 18:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"-İnsanlık öldümü? dedim
-Yok dedi ölmedi, ölmedi ama bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde.
-Nerde kaldı acaba?
Mahmudun yüzü bir an sevinç ışığında şakıdı.
İnsanlık belki bu Mahmudun ağız dolu gülücüğünde, yürek dolu sevincindedir, kim bilir"

Kuşlar da Gitti, Yaşar KemalKuşlar da Gitti, Yaşar Kemal
Mâsiva 
21 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...böyle bir tek söz bile söylemeden gitmek de,sırtını dönüp gitmek de neyin nesi?

Kuşlar da Gitti, Yaşar KemalKuşlar da Gitti, Yaşar Kemal
böcürt 
23 Tem 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cehennem yerinde hiç ateş yoktur, herkes ateşini burdan götürür...

Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 68 - Yapı Kredi Yayınları)Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 68 - Yapı Kredi Yayınları)
zübeyde 
27 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"İnsalık öldü mü?" dedim.
"Yok" dedi, "ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?"

Kuşlar da Gitti, Yaşar KemalKuşlar da Gitti, Yaşar Kemal
Busrabayr 
30 Nis 00:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"İnsalık öldü mü?" Dedim.
"Yok" dedi. "Ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerler de sıkıştı kaldı herhalde?"
"Nerede kaldı acaba?"

Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 39)Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 39)
Songül 
 05 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi

Belki bir yerlerde,bir köşelerde kuş alıp salıverecek kadar yüreği yufka birkaç insan kalmıştır,kim bilir belki.

Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 40 - YKY)Kuşlar da Gitti, Yaşar Kemal (Sayfa 40 - YKY)