Kutsal Adalet

7,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
560 gösterim
Yaşadıklarınız geçmişinizdir, çünkü evren yansır..

Ispartalı, orta yaşlarda, güzel, zengin, ihtiraslı bir kadındı: acımasızdı ve epey can yakmış, çok ah almıştı. Bir gecelik ilişkinin ardından, sabah uyandığında beraber olduğu delikanlının cesedini buldu, üstelik müphem bir tuzağın pençesine düştüğünü anladı. Gecelediği otel odası kanlı bir hücreye dönüşmüş ve meçhulün içine hapsolmuştu. Onu buradan kurtaracak ipuçlarının kendi geçmişinde olduğunu fark etti.

Nereden başlayacaktı?

Bir süre önce öldürülmüş kentin en zalim tefecisinden mi?
Katil olduğundan şüphelendiği, işsiz-güçsüz genç sevgilisinden mi?

Yoksa masum bir delikanlının katil olarak tutuklanmasına göz yummuş olmasından mı?

Oysa gerçek, idrak sınırları ötesinde bir yerlerdeydi. Yoksul çocukluğunda annesinden dinlediği ve burun kıvırdığı bir efsanenin içinde bulmuştu birden kendini: "Gelincik Ana Efsanesi".

İnsanoğlunun adaleti kusurluydu, ruh barındırmıyordu içinde ve parayla eğilip bükülebiliyordu. Tanrı en baştan söylemişti zaten;

"Yaşamı tasarlarken içine bir tek adaleti koymadım, koysaydım yaşam olmazdı!"
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2011
  • Sayfa Sayısı:
    360
  • ISBN:
    9786054463176
  • Yayınevi:
    Galata Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Umut Çalışan 
04 Ara 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Detaylardan anlaşıldığı kadarıyla bir kaç küçük aksaklık dışında kısmen hukuki olayların anlatıldığı kitap için sağlam bir adliye atmosferi koklanmış. İşin ilginci icra hukukunun, kitabın bir çok yerinde sitem edilen ve en son bölümde üstüne basa basa anlatılan şekilde güncellenmiş olması (kısmen tabi)aklıma "acaba bu kitabı Adalet Bakanlığından birileri okumuş olabilir mi?" sorusunu getiriyor.
Okuma hızını yavaşlatmamasına ve sürükleyiciliği etkilememesine rağmen kitap son bölümlere girildikçe ağırlaşıyor. Karakterlerin "nedenlerini" anlattıkları kısımlar ve yazarın "ben bu kitapta bunu demek istedim" temalı satırlar biraz yorucu. Hatta ne yalan söyliyeyim son bölümdeki tören konuşması gerçek bir tören konuşmasıymışçasına (Allahını seven bu kelimeyi not alsın) canım sıkıldı. Satırları okurken başka şeylerle ilgilendim, çocuğun anlattıklarını dinlemedim, okumadım.

Kitaptan 1 Alıntı

Umut Çalışan 
04 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Kan, feyyaz bir pınar gibi fışkırdı kurbanın şah damarından. Sıcacık bir pidenin körpe dumanı kabilinden belli belirsiz bir buğu yükseldi semaya, gırtlaktaki hırıltı mühür niyetine son söz oldu. Bedenin nafile çırpınışları yaşamı tutmaya yetmedi.

Kutsal Adalet, Mehmet MollaosmanoğluKutsal Adalet, Mehmet Mollaosmanoğlu