Kutsal Yay (Altay Efsanesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7
Gösterim
Adı:
Kutsal Yay
Alt başlık:
Altay Efsanesi
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
391
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051556468
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Yayınları
Yeryüzü üzerindeki hâkimiyeti paylaşamayan Ulu Tengri’nin oğulları Ülgen ve Erlik, uzun sonunda bir savaşta karşı karşıya geldiler. Bu savaşı, silâhının gücüyle Erlik’i yeraltına fırlatıp atan ulu savaşçı Mangdaşire bahadırı yaratan Ülgen kazanır. Artık Erlik, mahkûmu olduğu yeraltındaki dünyayı yönetmektedir ama bir yandan da intikam ateşiyle yanmaktadır. Onun emrindeki karanlık güçler, “Terkedilmiş Şehrin” yakınındaki mağarada yer alan sihirli ve gizli kapıya gelip dayanmışlardır. Aradan bin yıl geçmiş ve Erlik’in tekrar dünyaya dönerek yeni bir dünya savaşı başlatma şansı ortaya çıkmıştır. Onun bu planının gerçekleşmesine engel olan dünyevî güç, Ak Şaman’ın desteklediği Ak Börü boyu; Erlik’in destekçisi ise Kara Şaman ve Kara Börü boyudur. Envaiçeşit sihirli ve karanlık güç ve mahlûkat, Erlik’in bu savaşı kazanması için uğraşır. Ak Börü boyundan Mangdaşire bahadırın kutsal silâhlarını bulup Altaylara geri getirmek ve Erlik’in planlarını bozmaktan başka çareleri kalmamıştır. Kehanete göre Ak Börülerin arasından Mangdaşire’nin kutsal emanetlerini bulup getirebilecek güç ve yetenekte bir yiğit çıkacaktır ama bunun için onun Altaylardan Konstantinapol’e kadar uzanan yolu aşması ve sonra da kutsal silâhlarla geri gelmesi gerekmektedir. İşte kehanette sözü edilen bu yiğidin adı Alp’tir. Görevi üstlendikten sonra çıktığı zorlu yolda ise onu, kana susamış albızlar, insan yiyen vahşi tunç-tırnaklar, acımasız Aynular ve kendi içinde taşıdığı korkular beklemektedir. Acaba Alp, bu zorlu göreve gerçekten hazır mıdır?
391 syf.
·3 günde·Puan vermedi
"Düşmanı yendik ama kendi içimizdeki bu olumsuzlukları yenemiyoruz. Zaten hep böyle olmuştur, halkımız cesaretle, dayanışma içinde ve yiğitçe savaşır ama ne zamanki galip geliriz, o zaman birbirimizle kavga etmeye başlarız. Ve komşularımız da bize yine kıskançlık ve iştahla bakmaya başlar."

Altay efsanesi olan kutsal şeylerden bahsediyor. Bu efsanevi nesnelere sahip olanlar bazı yetenekler kazanıyor. Ülgen ve Erlik arasındaki kavgada bu üç nesne büyük önem taşıyor ve bunları bulmak için bazı özellikleri olan güçlü birini arıyorlar ve bir yiğit bulunuyor. Onun macerasını okuyoruz. Aşkı, yiğitliği, dürüstlüğü, kıvrak zekasıyla birlikte bir macera kitabı olarak nitelendirebiliriz ve bence Türk romanlarında bunu bulmak biraz zor. Ben beğendim Şamanlar, karanlık güçler, mahluklar, albızlar, tunç tırnaklar, aynular gibi Türklere özgü "mitolojilerin" bulunması da beni çok tatmin etti.
Şamanların yaşadığı topraklar çok tehlikelidir. Bunu bilen insanlar bu bölgeye hiç yaklaşmazlar, bilmeden yolu düşenlerin ise bir daha izine rastlanmaz.
Murat Baydar
Sayfa 9 - Ötüken Neşriyat

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kutsal Yay
Alt başlık:
Altay Efsanesi
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
391
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051556468
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Yayınları
Yeryüzü üzerindeki hâkimiyeti paylaşamayan Ulu Tengri’nin oğulları Ülgen ve Erlik, uzun sonunda bir savaşta karşı karşıya geldiler. Bu savaşı, silâhının gücüyle Erlik’i yeraltına fırlatıp atan ulu savaşçı Mangdaşire bahadırı yaratan Ülgen kazanır. Artık Erlik, mahkûmu olduğu yeraltındaki dünyayı yönetmektedir ama bir yandan da intikam ateşiyle yanmaktadır. Onun emrindeki karanlık güçler, “Terkedilmiş Şehrin” yakınındaki mağarada yer alan sihirli ve gizli kapıya gelip dayanmışlardır. Aradan bin yıl geçmiş ve Erlik’in tekrar dünyaya dönerek yeni bir dünya savaşı başlatma şansı ortaya çıkmıştır. Onun bu planının gerçekleşmesine engel olan dünyevî güç, Ak Şaman’ın desteklediği Ak Börü boyu; Erlik’in destekçisi ise Kara Şaman ve Kara Börü boyudur. Envaiçeşit sihirli ve karanlık güç ve mahlûkat, Erlik’in bu savaşı kazanması için uğraşır. Ak Börü boyundan Mangdaşire bahadırın kutsal silâhlarını bulup Altaylara geri getirmek ve Erlik’in planlarını bozmaktan başka çareleri kalmamıştır. Kehanete göre Ak Börülerin arasından Mangdaşire’nin kutsal emanetlerini bulup getirebilecek güç ve yetenekte bir yiğit çıkacaktır ama bunun için onun Altaylardan Konstantinapol’e kadar uzanan yolu aşması ve sonra da kutsal silâhlarla geri gelmesi gerekmektedir. İşte kehanette sözü edilen bu yiğidin adı Alp’tir. Görevi üstlendikten sonra çıktığı zorlu yolda ise onu, kana susamış albızlar, insan yiyen vahşi tunç-tırnaklar, acımasız Aynular ve kendi içinde taşıdığı korkular beklemektedir. Acaba Alp, bu zorlu göreve gerçekten hazır mıdır?

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Atsız

Kitap istatistikleri