Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.042
Gösterim
Adı:
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954171
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç Hüseyin Rahmi’nin pek çok romanında olduğu gibi ikili bir yapılanma sergiler: Bir yanda eski İstanbul mahalle hayatını yansıtan ve temelde mahallenin kadınları arasında geçen konuşmalardan oluşan renkli tablolar, diğer yanda yazarın öykülediği olay. Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç güncelden nasıl ustaca yararlanılabileceğine dair renkli bir örnektir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer.
Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır.
Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.
Kitap biraz sıkıcıydı biraz değil fazla sıkıcı. Mahalle kadınlarının car car dedikodularıyla kafam kazan oldu. Bu kadınlar nasıl bu kadar çok konuşabiliyor anlayamıyorum. Ve Hüseyin Rahmi Gürpınar ın kadın diyaloglarını böyle gerçekçi bir şekilde sentezleyebilmesine hayran kaldım. Ustalık bunu gerektirir zaten.

Kitabımızın konusu (spoiler) aşk, evlilik gibi gözükse de konu farklıdır. Kadınlardan intikam almak isteyen İrfan adında bilgili kültürlü bir adam, Halley kuyrukluyıldızının dünyaya çarpacağını ve her şeyin yok olacağını iddia ederek bir sürü kadını korkutarak kandırır. Mahalle birbirine girer. Ama her durumda olduğu gibi kadının fendi daima erkeği yener.
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Türk Edebiyatı Klasikleri (Serisi)
Yazardan başlamak istiyorum. Hüseyin Rahmi edebiyatımızın ilk romancılarından, ki bu romanı mesela 1910 senesinde yazmış, 108 yıl önce, Osmanlı Devleti zamanında, yani şu anki devletimizden daha eski bir kitap. Dönem olarak Tanzimattan hemen sonrasına denk geliyor. Fakat çok itibar görmeyen, unutulmuş bir yazar(idi), ta ki 2014 senesinde ölümünün üzerinden 70 yıl geçtiği için eserlerindeki telif kalkana kadar. Telif olmadığı için son yıllarda bir çok yayınevi kitaplarını basmaya başladı buda çok rastlanması ve rekabetten dolayı kitaplarının fiyatının düşmesine neden oldu. Bununla birlikte popülerlik, satış artışı nihayetinde okuyucuyla buluşma geliyor. Bu yayınevlerinde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları önemli ona yeni bir paragraf açmak gerek.
Malum İş Bankası Yayınları Türkiye'nin en fazla satan, bilinen yayınevi, Hasan Ali Dünya Klasiklerinin ardından çıkardığı Modern Klasikler serisi (ki şuan 130 kitaba ulaştı) çok ilgi gördü, özellikle Zweig ismini parlatan, şuan Türkiye'de en fazla satan ve okunan yazar konumuna getiren bu seridir. Malum bankamız şimdide Türk Edebiyatı Klasikleri serisi çıkarmaya başladı. Şimdiden 6 kitaba ulaşan serinin ilk 3 kitabı Hüseyin Rahmi Gürpınar'a ait. Serinin önemi günümüz Türkçesine çevirip yayınlaması. Aslında daha önce de Türk Klasiklerini günümüz Türkçesiyle yayınlayan yayınevleri vardı ama ekseriyeti orjinal haliyle yayınlıyor ve malesef Osmanlı Türkçesinden çok uzaklaştığımız için eserdeki kelimelerin yüzde 20-30'unu anlayamıyorduk. Ben aslen orjinalini okumayı tercih etsem de İş Bankasının kitaplarını incelediğimde çok fazla değişiklik ve deformasyona maruz kalmadığı (şimdilik) ve böyle güzel bir serinin koleksiyonumu kitaplığımda görmek istediğim için kitapları 1. baskılarından (Bu çok önemli 1. Baskı takıntısı var bende, inşallah kaçırmadan serinin bütün kitaplarını 1. Baskısını alıcam) itibaren almaya ve okumaya niyet ettim. Serinin ilk kitanı da işte bu kitap. Bu seriyle beraber parlayan yazar da bence Hüseyin Rahmi Gürpınar olacak. Seri çıktığında en fazla okunan yazarlarda 250. iken şimdiden 215. sıraya yükseldi ileride daha yukarılarda görücez kendisini.
Ve kitaba gelirsek, önce Halley Kuyruklu yıldızından bahsedicem. eskiden teleskoplar olmadığı için gökyüzünde gördüğümüz herşeye yıldız demişiz göktaşlarının hareket etmeside yıldız kayması olarak adlandırılmış. Halley'de aslında bir göktaşı, yıldız değil. İsmini 1700'lü yıllarda bu göktaşını keşfeden ve her 76 yılda bir dünyanın yanından geçtiğini, bir sonraki geçişinde 1758 yılında olacağını ileri süren Edmund Halley'den almış ve harbiden de 1758'de bu göktaşı dünyamızın yanından geçmiş. Romanımızda da Halley'in bu sefer dünyamızın yanından geçerken dünyamıza çarpacağı dedikodusu var ve konu burdan başlıyor. Dedikodu daha çok mahalledeki kadınlar arasında abartılarak yayılıyor. Kitabın başı olan bu kadın diyaloglarına incelemelerde gördüğüm üzere çok sıkıcı bulunmuş ve kitap bunun üzerinden eleştirilmiş. Evet kitabın başı biraz sıkıcı ama kitap hep böyle gitmiyor. Kötü de değil bence. Esas oğlanımız İrfan ise bilgili, okumuş bir eleman. Ama kadınlardan nefret ediyor ve gazetelerde kadınlar aleyhine yazılar yazıyor. Ve bu Halley olayı en çok onu mutlu ediyor zira kadınları toplayıp konferanslar vererek Halleyden abartarak bahsediyor ve dünyamıza çarpacağını söylüyor. Böylece kadınları korkutup onlardan intikamını alıyor, kendince, mal. Neyse sonra esas kızımız çıkıyor ortaya, şey aslında çıkmıyor, mektup yazıyor İrfan'a onu kendine aşık edip oyunlar oynuyor, o da kendince. İrfan'ın platonik aşkı, kızımızın oyunları, kuyrukluyıldızın çarpma senaryosu falan derken kitap gidiyor işte. Daha fazla ayrıntıya girmeyelim, spoiler olmasın.
Kitabın ana temasına gelirsek, sonda bir sayfada yazarın yazdığı yazıda anlatmaya çalıştığı gibi, hurafelerin, dedikoduların saçmalık olduğu, insanları korkutup, yalan bilgi yaymaktan başka bir işe yaramadıkları anlatılıyor. Roman bizi 1910'lı yıllara götürüyor, mekansal olarak değil malesef, mekansal pek tasvir yok ama o dönemin toplumunu özellikle bu hurafe ve dedikodu, konuşmalar vs. iyi anlatıyor. Hurafe meselesine gelirsek bunun tek sebebi CE-HA-LET. Bakın size bir olay anlatayım bırakın 1910'u, yıl 2002 bilemedin 2003, ortaokulu okuduğum kasabada imamın işi çıkmış din hocamıza rica etmiş cumayı sen kıldırır mısın diye. Bizim hoca cumayı kıldırıp hutbeyi verdikten sonra cemaate, "Ey cemaati müslümin duydum ki ağacın birine çaput falan bağlayıp, dile diliyormuşsunuz bunlar hurafe inanmayın, yapmayın günahtır." dedi, demez olaydı adamı ilçe müftülüğüne şikayet etmişler. Ama bugün bakıyorum o kasabadaki ağaçta artık bir tane çaput yok, evet hala olan yerler olabilir ama o cahil insanlar ölüyor, ya da iletişim ve araçları arttıkça bilinçleniyor. Artık eskisi kadar yok bunlar şükür.
Neyse çok uzattık, şimdi bu halley 2060 yılında tekrar dünyamıza yakın geçecek o zaman yaşıyor olursak (ki pek zannetmiiyorum ben 69 yaşında olucam) o zaman bu incelememi tekrar paylaşıcam, 42 yıl sonra görüşmek üzere.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.005 Oy)17.369 beğeni39.210 okunma2.047 alıntı164.098 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.954 Oy)12.400 beğeni31.544 okunma2.695 alıntı131.603 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.793 Oy)8.079 beğeni25.817 okunma614 alıntı125.710 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.398 Oy)8.351 beğeni22.637 okunma1.405 alıntı104.625 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.921 Oy)8.304 beğeni23.063 okunma1.114 alıntı111.934 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.178 Oy)8.090 beğeni23.796 okunma1.855 alıntı101.514 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (2.907 Oy)3.105 beğeni13.892 okunma633 alıntı42.385 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.7/10 (4.012 Oy)4.816 beğeni17.615 okunma627 alıntı71.669 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.565 Oy)4.915 beğeni15.627 okunma807 alıntı53.969 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.019 Oy)7.276 beğeni19.704 okunma3.088 alıntı115.574 gösterim
Kuyruklu yıldızın çarpacağı haberi mahalle kadınlarının dedikodularına dolanır ve heyecanlar, batıl inançlar, gıybetler, yalanlar gırla patlar.Yazar bunlara göndermeler yaparak okuyucuya ders verir.

Gürpınar'ın okuduğum ilk romanı dili çok sade akıp gidiyor ama konusunu biraz sıkıcı buldum hikayenin içine hemen giremiyorsunuz, tiyatro sahnesini izlemek daha zevkli.kitaba başlar başlamaz teyzeler hepsi bir ağızdan bıdı bıdı konuşuyor kim kim di, o nerede oturuyordu , o hangisine laf attı bunlar hep birbirine karıştı yer yer güldürdü.Yazar batıl inançlara,dedikoduya, pireyi deve yapmalara inceden göndermeler yapmış ama asıl teması;
" insanların yalan söylemekteki korkusuzlukları!"
Servet-i Fünun çağdaşı olduğu halde o topluluğa girmemiş olan Hüseyin Rahmi'nin eserlerinde natüralizm, realizm ve romantizmi bolca hissederiz.. Bu eserinde; dünyaya çarpacağı konuşulan Halley kuyruklu yıldız çevresinde gelişen olaylar anlatılıyor. Cehalet içerisindeki halk kulaktan dolma bilgilerle ve bir de bu bilgileri değiştirerek yaymakta.. Eski İstanbul'un günlük hayatından çok çok canlı sahneler canlandırıyor zihnimizde. Biraz ön yargıyla okumaya başladığım bir eser olmasına karşın keyifli geçti. Tasvirlerde ve olayları anlatırken zaman zaman dili ağır olsa da konuşma dili akıcı ve sade... Halk arasındaki diyaloglar en içten şekilde aktarılmış.... Her ne kadar bu incelemede her şeyden bahsetmek adına biraz dağınık yazmış olsam da siz anlamışsınızdır :) keyifli zaman geçirebileceğiniz bir kitap diye düşünüyorum.. :)
İş Bankası Türk Klasikleri'ni günümüz Türkçesi ile yeniden basmaya başladı. Ben de hazır fazla kitap yokken seriyi kütüphaneme eklemek istediğim için ilk 6 kitabı almıştım. (Şuan 7 de geldi sanırım.)

Halley kuyruklu yıldızının Dünya'ya çarpacağı söylentisi üzerine bu işlere gönül vermiş amma kıymeti anlaşılamamış İrfan Bey'in kadınlarla arası pek iyi değildir ve intikam fırsatı kolladığından, kuyruklu yıldız için ben sizi iyice bir korkutayım da görün düşüncesi ile her akşam mahalleli kadınları evine toplayıp felaket tellallığı yapması ile başlıyor hikaye.

Çoğu kişi kitabın başındaki mahalleli kadınların diyaloglarını sıkıcı bulmuş fakat ben bu kısımda çok eğlendim. Aksine kitap ilerledikçe fizik ve uzay üzerine verdiği uzuuun uzuuunn anlatımlar beni çok sıktı. ( Sayısalcılar eqlesin.)

Kitabı çok beğenemedim sonu kuyruklu yıldızdan Yeşilçam'a döndü ama sorun bu da değildi. Ne aşk doğru düzgün iletilmiş okura, ne kuyruklu yıldız korkusu, ne de kurgu. Basit geldi biraz açıkcası havada kalan, oldu bittiye gelen anlatımları sevmiyorum.

Kadının Türk toplumundaki yeri ve kadına yaklaşım üzerine fikirleri ve söylemleri güzeldi. Sorgulamaya sebep olan yazarlara selam olsun.

Gürpınar dede biraz "Kuyruklu Yıldız çarpiyeeah, dünya yok oliyeahh, birileri sürekli felaket tellallığı yapıyeahh... Çarpacak çarpacak dediniz dediniz hani dünya dönüyor." hicvi yapmak için bu kitabı yazmış, kitabın ön sözünde ve son notta da bunu belirtmiş zaten. İnanmayın bunlara, bunlar yalancı, bunlar kaostan besleniyor, bunlar her fırsatta moral bozuyorlar demiş. :)

Klasikleri okumaya devam edeceğim tabii. Bu kitap da edebiyatımızın önemli eserlerinden birisi olarak ele alınarak okunabilir, fakat beklentinizi yüksek tutmazsanız daha iyi olur.
Hüseyin Rahmi Gürpınar es geçilmemesi gereken bir yazar diye düşünüyorum. Bu kitap bir kaç öyküden oluşmakta aslında. Ben esere adını veren "Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç" adlı uzun öyküsünden bahsedeceğim. (kitabın adı benim imgelerle yaşayan benliğimde fırtınalar kopardığı için uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı.)

#Öykümüzün baş kahramanı İrfan Galib,zengin okumuş,batı ilimlerine meraklı bir gençtir. Romantik hayalleri olan bu genç sık sık çeşitli dergi ve gazetelere yazılarını yollamaktadır ancak bir türlü meşhur olamamaktadır. Kendisini cevheri henüz anlaşılamamış bir değer olarak görmektedir. Onun bu halleri yazar tarafından o kadar iyi tasvir edilmiş ki, hikayeyi okurken yüzünüzde devamlı bir gülümseme oluşuyor.

# Esere ilham kaynağı olan haber ise 1910 yılının Mayıs ayında dünyaya Halley Kuyruklu yıldızı çarpacağı söylentisidir. Bu haber İstanbul'da halk arasında panik yaratır. Sık sık aşık olan ama kadınlardan yüz bulamayan karakterimiz İrfan, kadınları kuyruklu yıldız söylentisi ve kıyamet senaryolarıyla iyice korkutur. Bu da kadınlardan intikam almanın başka bir yoludur. Ev halkını da mahalleyi de kıyametin kopacağına inandırır. Bir gün gizemli genç bir kadından mektup alan İrfan, yeni bir melankolinin pençesine düşer. Bir dizi komik ve romantik olay birbirini izler...

# Yazarın mizahi ve akıcı üslubu dikkat çekiyor. Yazarın gündelik diyalogları gerçekçi bir şekilde eserine yansıtmış olması "aaa bu yazar bizden biri, bizim gibi biri" izlenimini veriyor. Elbette başarılı mizahçıların olmazsa olmazlarından biri olan "dönem ve toplum eleştirisi" eserde mevcut.

#Herkese iyi okumalar dilerim.
İlk Hüseyin Rahmi Gürpınar kitabımı bitirmiş bulunmaktayım ve yazarla tanışmak için iyi bir seçim olduğu kanısındayım. Esere büyük bir beklenti ile başladım ve beklentimi kesinlikle karşıladı.

Efendim gelelim eserin içeriğine;
1910 yılı, mayıs ayında Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya'ya çarpacağına dair bir söylenti yayılır. Eserin ilk sayfalarında, İstanbul'da bir mahalledeyiz. Böyle bir söylenti olur da mahallenin kadınları pencereden pencereye dedikodusunu yapmaz mı? Öyle bir dedikodu ki, "Nereden geldik buraya?" dedim bir ara... İtiraf etmeliyim, çok eğlendim bu sayfaları okurken!

Ve gelelim İrfan Galip'e. Büyük bir şöhrete kavuşmak ister İrfan fakat gazetelere, dergilere yazdığı yazılar gereken değeri görmemektedir. Reddedilmiş bir erkek olarak, kadınlar hakkında eleştirel yazılar da yazmaktadır. Ee tabii mahalledeki kadınların kuyruklu yıldız korkusunu duyan İrfan, kadınlardan bir şekilde intikam almak için bir konferans vermek ister. Kuyruklu yıldız hakkında bilgilendirmek adına konferans vereceğini duyurur ama asıl amaç ölümden korkan kadınları daha çok korkutmaktır. Kadınlar büyük oranda katılım sağlar, konferans başlar, burada da dedikodulara devam eder tabii kadınlarımız...

Ve bir gün gizemli bir kadından mektup alır İrfan Galip. Devam eden konferanslar boyunca bir mektuplaşma yaşanır gizemli kadın ve İrfan arasında. Birinin sesini duymadan, yüzünü görmeden aşık olunabileceğine inanır mısınız? Peki sadece bir mektubuyla birine aşık olmaya? Ben inanmasam da etkilendim doğrusu. Benim için bir mektup belki ama İrfan için öyle olmadı... Belli bir süre sonra bu mektuplar öyle bir hâl aldı ki, mektuplaşmanın değerli olduğu dönemlerde yaşamak istedim... Bu isteğimde yazarın etkisi büyük tabii. Çünkü bu mektupların sonu nereye varacak diye kitap sonuna kadar merak içerisinde bırakıyor yazar.

Eser, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından sadeleştirilmiş, gayet rahat okunabilir. Hiç sıkılmadan okudum. Fakat araştırmalarım neticesinde, kitabı çok beğenen de var, beğenmeyen de... Bu sebeple bu eseri tavsiye etmeye korkuyorum ve tercihi size bırakıyorum. Öğrendiğim birkaç kelime ile kitap ile ilgili düşüncelerime son vermek istiyorum.

Utarid: Merkür
Zühre: Venüs
Maatteessüf: Ne yazık ki.

Keyifli Okumalar...
Kuyruklu yıldızın dünyamıza çarpacağı söylentisiyle yurdum insanının tepkisini anlatan hafif gülümseten satırlarla başlıyor kitap.Sonrasında yer çekimi kanunları galaksi sistemi konferansıyla biraz sıkarken uzadıkça uzayan ve arkası kesilmeyen oku oku bitmeyen mektuplarla iyice sıksada sonunu merak edip bitiriverdiğim bir kitap.
Hüseyin Rahmi'nin okuduğum ilk kitabıydı ve ne yazık ki bende fazla olumlu bir etki yaratamadı. Galiba sıkıcı geldi.



Kitapta Halley Kuyruklu Yıldızın'ın dünyaya çarpacağı söylentisine halkın verdiği tepki çerçevesinde gelişen olayları konu alır.


Kitapta üzerinde en çok durduğum konu ise insanların birbirine rahatlıkla yalan söyleyebilmeleri, birbirlerini kandırabilmeleri oldu.


İnsanların ölümün eşiğine geldikleri zaman birbirlerine söyledikleri yalanları, birbirlerinin arkalarından çevirdikleri işleri itiraf etmeleri beni güldürdü doğrusu ve Hüseyin Rahmi'nin bunları mizahi şekilde işlemesi ise ayrı bir hosuma gitti.
Gürpınar'dan okuduğum ilk kitap. Acaba bununla başlamam yanlış mıydı diye düşünüyorum. Kitabın konusu çok ilgimi çekmişti biraz hayal kırıklığına uğradım. Tam anlamıyla beğenmedim diyemem ama 150 sayfa olmasına rağmen konunun çok ağır ilerlediğini düşünüyorum. Sanırım beklentimi çok yüksek tutmuştum.
Kuyruklu yıldız hakkında verilen konferansın yer aldığı sayfalarda aşırı sıkıldım. Ayrıca İrfan karakterini hiçbir şekilde sevemedim.
Felaketin yaklaştığı anda herkesin helalleşmesi sanırım en sevdiğim kısım oldu gerçekten güldürürken düşündüren kısımlardı.
Genelinin sıkıcı olmasına rağmen kitabın sonunun çok yerinde bittiğini düşünüyorum.
Önerip önermeme konusunda kararsızım çünkü kitabı çok beğenenler de mevcut, belki siz de beğenirsiniz.
10 puan veriyorum on on on yıldızlı bir 10 puan! :)

Kitabı henüz bitirmiş olmanın tesiriyle olabilir lakin kitabın hak ettiği bir puan olduğunu düşünüyorum.

Beni çok güldüren romanlardan birisiydi.
Belki de en çok güldüren roman olarak ilk sıraya yerleşmiş bile olabilir.

Yalnız tek meziyeti bu değildi tabii ki.
Bunun yanı sıra cümlelerdeki ahenk ve eski kelimelerin varlığı, bağlantıların muhteşemliği ve akıcılığı "İşte bu!" dedirten cinstendi.

Çoğu insan sevmez böyle cümleleri, anlayamamaktan dem vurur ama ben bu ifadelerde kendimi buluyorum.
Bazen diyorum ki bu zamanlarda değil de o zamanlarda yaşamalıymışım.
Öyle özlem duyuyorum ki yaşanan o dönemlere.
O özlemim bu romanla bir kat belki on kat daha artmış olabilir.

Kitapla ilgili alıntı paylaşma imkanım olmadı. Bağlantılı cümleler olduğu için de pek mümkün değildi ama paylaşma imkanım olsaydı eminim ki çok mutlu olacağım tekrar tekrar okumak isteyeceğim cümlelerden müteşekkil bir paylaşım olacaktı.

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın diğer romanlarını da sıraya koyarak hemen bir sipariş geçmeyi planlarımın arasına almış bulunmaktayım.

Yine geç tanıştığıma hayıflandığım yazarlardan birisi oldu kendisi ama erken kaybetmeyeceğime eminim.

Acele bir inceleme fakat az da olsa duygularıma tercüman olduğu için mutluyum.

Son olarak diyorum ki okuyunuz efendim okuyunuz ve sizi böyle bir romanla tanıştırdığım için bana şükranlarınızı iletiniz! :)
Kurgusu zayıf olduğu için sıkıcı bir romandı. Kadınların kendi aralarında konuşmaları gerçekten çok komikti. Yazarın sayesinde halley yıldızı hakkında bilgiler öğrendim ;ama yazar aşırı bilgiye boğmuş okuyucuyu ve kadın düşmanı birinin aşka düşmesi anlatıyor. Ben yine de sevdim romanı hoşuma gitti iste yoğun bilgi verme olmasaydı çok daha zevkli bur roman olabilirdi. Yazar , kendi dediği gibi o dönemde yaşanan telaşı bize aktarmayı başarmaya çalışmış. Bu kitabi okumak isteyenlerin sabırla okuması lazım, yoksa yazık olur.
" Duyduğunuz her yeni fikre kızmayınız . Onları güzelce kabul için anlama kabileyeti edinmeye uğraşınız . "
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 21 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İnsanlar saçma inançlardan uzaklaşıp ne kadar az aldanırlarsa, insanlık şereflerine o kadar yaklaşmış olurlar.
Duyduğunuz her yeni fikre kızmayınız. Onları iyi niyetle karşılamak için akıl fikir sahibi olmaya çalışınız.
Gazetelere yazı göndermeme bile müsaade etmiyorlar. Bana bir şey yazdırtmadıktan sonra beni niye okuttunuz? "Âlemin kızları yazıyorlar bir şey olmuyor da ben yazarsam mı ayıp olacak?" diye çok rica ediyorum. "Hayır olmaz... Hayır olmaz... Sana sahip olacak adam müsaade ederse o zaman yazarsın," cevabını veriyorlar... İşitiyor musunuz? Bana sahip olacak adam. Of...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954171
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç Hüseyin Rahmi’nin pek çok romanında olduğu gibi ikili bir yapılanma sergiler: Bir yanda eski İstanbul mahalle hayatını yansıtan ve temelde mahallenin kadınları arasında geçen konuşmalardan oluşan renkli tablolar, diğer yanda yazarın öykülediği olay. Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç güncelden nasıl ustaca yararlanılabileceğine dair renkli bir örnektir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer.
Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır.
Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.

Kitabı okuyanlar 827 okur

  • Osman Sarı
  • ebru kavalcı
  • Kerem İNAN
  • Şevin SEMİZ
  • Tuğba
  • Erkin Kuşçu
  • Tuana
  • Deniz Haliloğlu
  • pınar bayrak
  • süveybe arslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%7.2
18-24 Yaş
%23.9
25-34 Yaş
%31.2
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.6
Erkek
%24.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17 (45)
9
%12.9 (34)
8
%22.3 (59)
7
%26.1 (69)
6
%9.5 (25)
5
%4.9 (13)
4
%2.3 (6)
3
%0.8 (2)
2
%0.4 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları