Adı:
Kuyu ve Sarkaç
Alt başlık:
Seçme Öyküler
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
256
ISBN:
9789750722202
Kitabın türü:
Çeviri:
Nazire Ersöz
Yayınevi:
Can Yayınları
Edgar Allan Poe, edebiyat tarihine yazdıklarıyla olduğu kadar yaşam öyküsüyle de damgasını vurmuştur. Yoklukla, kayıplarla, hastalıklarla, alkolle ve sanrılarla cebelleşmesine rağmen, belki de tam bu yüzden hem dünya edebiyatı hem de Batı kültürü üzerinde derin bir etki bırakan olağanüstü öyküler ve şiirler ortaya koymuştur. Psikolojik gerilim unsurunu kusursuzlaştırmış, dedektiflik öyküsünü keşfetmiş ve okuru kendi doğaüstü âlemine götürmeyi her seferinde başarmıştır.

Kuyu ve Sarkaç, bu sıra dışı külliyatın en önemli örneklerini içeriyor. "Şehrazat'ın Bin İkinci Masalı", "Morgue Sokağı Cinayetleri", "Gammaz Yürek", "Usher Evi'nin Çöküşü", "Kara Kedi" ve diğerlerinden oluşan derlemede dehşet, delilik, şiddet ve doğaüstü güçler hüküm sürüyor.

Poe'nun kâh fantastik kâh gotik kâh gizemli ama her daim ustalıkla yazılmış öykülerinden oluşan Kuyu ve Sarkaç, yazarın eşsiz dilini ve insanın içinde pusuda bekleyen karanlığı ortaya koyma becerisini sergiliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Öncelikle incelememe yazarın hayatından başlamak istiyorum.Çünkü sanatın her alanında,yazar olsun,ressam olsun,müzisyen olsun,ortaya çıkardıkları eserlerde,kendi hayatlarından izler taşırlar...
Edgar Allan Poe,edebiyat tarihine yazdıklarıyla olduğu kadar yaşamöyküsüyle de damgasını vurmuştur.Yoklukla,kayıplarla,hastalıklarla,alkolle ve sanrılarla cebelleşmesine rağmen,belki de tam bu yüzden hem dünya edebiyatına hem de Batı kültürü üzerinde derin bir etki bırakan olağanüstü öyküler ve şiirler ortaya koymuştur...
Psikolojik gerilim unsurunu kusursuzlaştırmış,dedektif öyküsünü keşfetmiş ve okuru kendi olağanüstü alemine götürmeyi her seferinde başarmıştır...

Kuyu ve Sarkaç,bu sıra dışı külliyatın en önemli örneklerini içeriyor.
''Şehrazat'ın Bin İkinci Masalı'', ''Morgue Sokağı Cinayetleri'',''Gammaz Yürek'',''Usher Evi'nin Çöküşü'',''Kara Kedi'' ve diğer öykülerinden oluşan derlemede dehşet,delilik,şiddet ve doğaüstü güçler hüküm sürüyor...
Poe'nun kah fantastik kah gotik kah gizemli ama her daim ustalıkla yazılmış öykülerinden oluşan Kuyu ve Sarkaç,yazarın eşsiz dilini ve insanın içinde pusuda bekleyen karanlığı ortaya koyma becerisini sergiliyor...
"Her yer korku, koyu bir kasvet ve karanlığın kara, boğucu çölüyle sınırlıydı."

Poe kitaptaki ilk öykü olan ve kurgusuyla İhsan Oktay Anar'ın Amat isimli romanını andıran Şişedeki Mektup anlatısında böyle özetliyor dünyaya ve yaşama dair tasavvurunu. Aslında bütün büyük yazarların hissettiği ve onları yazmaya sevk eden bir boğuculuk, varoluşsal bir dünyaya atılmışlık hali olsa gerek bu.

Eleonara öyküsünde gündüz düşçülerinden bahsederken şunları söylüyor Poe: “İnsanlar bana deli dediler, ama deliliğin ileri düzeyde zekâ olup olmadığı, fevkalade olan şeylerin çoğunun, derin olan her şeyin düşünce sayrılığından, genel aklın zararına yüceltilen ruh hallerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı sorunu henüz çözümlenmiş değil. Gündüz düş görenler, sadece geceleri düş görenlerin ıskaladığı birçok şeyi bilirler. Bulanık düşlerinde sonsuzluğu bir an için görür gibi olurlar ve uyandıklarında büyük sırrı neredeyse çözmenin kıyısına gelmiş olduklarını görmekten heyecanla titrerler. Parçalar halinde, İyilik hikmetinde ve bundan daha da fazla olmak üzere kötülük hikmetinden bir şeyler öğrenirler”

Kitaptaki tüm öyküler özellikle benim en çok beğendiğim Altın Böcek, Gammaz Yürek, Kara Kedi, Kuyu ve Sarkaç bu delilik anlatılarının bir yansıması olarak okunabilir.

Benim en sevdiğim ve kendime en yakın bulduğum yazarların en basında gelir Edgar Allan Poe. Her yazar metnini oluştururken ve olay örüntüsünü kurgularken bir anlamda bize kendisini içinde bulduğu dünyayı anlatır.



Edebiyatın gotik ve mutsuz çocuğu Poe'nun dünyası oldukça kasvetli, karanlık, nemli ve sürekli pusta bekleyen gerçek ile hayalin sınırında puslarla doludur. Alkoliktir, kumarbazdır ve deliliğin/cinnetin sınırında yaşamaktadır. Bu sınırı aşmanın bir ödülü olarak gördüğü/sanrıladığı alt dünyanın bir tasvirini sunmuştur bizlere Poe. Bu anlamda o dedektif öykülerinin, gotik edebiyatın bir nevi kurucu aktörüdür.

Morgue Sokağı Cinayetleri öyküsünde şöyle yazar Poe:

"Delilerin de bir ulusu, bir dili vardır, sözleri anlamsız olabilir; ama ne söyledikleri anlaşılır."

İşte Poe'nun farkı bu dilin oluşturduğu dünyanın simgelerini ve mesajlarını yargılamadan önce çözümleyebilmesinde yatmaktadır. Kuşkusuz o bu yönüyle psikanalizin bir öncüsü ve  habercisidir.

Poe'yu okumak, onu anlamak için uğraşmak, olabildiğince karanlık, yoğun ve kasvetli anlatıları içinde kaybolmak oldukça keyif verici.

Gotik edebiyat severler kesinlikle okuyun ve edebiyatın tuhaf ve müzmin çocuğu Poe'yu sevin.

Benzer kitaplar

Amerikan edebiyatına Gotik türünü tanıtan ve 19.yydan bugüne kadar hem doğrudan hem dolaylı olarak etkisi devam eden Poe'nun öyküleri de hayatı gibi karanlıkla bezelidir. Korku, gerilim, fantastik kurmaca ve polisiye gibi türlerin temellerinde bıraktığı iz, günümüz kitaplarının pek çoğunun merkezinde ansızın belirir. Ürperti, korku, gerilim gibi insan hayatındaki tüm ilkel içgüdüler, okuru iç dünyasında görmezden geldiği, kaçındığı yönleriyle yüzleştiriyor
Santim santim kuyuya iniyorsunuz sarkac misali sallana sallana teninize yaklasan karanlığın binbir tonu şahit oluyor.

Poe' nin tüm öykülerini gözden gecirmek bir ayrıcalık olsaydi, ilk 3 öyküden biri bu olurdu.
Kuyu ve Sarkaç insanların, mekanların, zamanların sıkışmış hallerinini oldukça iyi betimliyor. Hareket edememe hali, çıkış yolları, bizi yok edebilecek her yerden gelen baskılar. Hikayedeki kişinin yaşadığı bir andan öte anlamlar içerlemekte.
Edgar Allan Poe'nun 13 öyküsünün bir araya getirildiği bu kitap, okuyucunun içerisinde kasvet, korku ve gizem gibi türlü duyguları uyandırmayı başarıyor. Kendisi de gizemini koruyan bir şekilde ölen yazarın öykülerine de ölümün çokça yansıdığını görüyoruz. Ölümün yanı sıra "Morgue Sokağı Cinayetleri" ve "Çalınan Mektup" öykülerinde okuyucu, Sherlock Holmes öykülerinin tadını alacaktır diye düşünüyorum.
Birbirinden güzel , şaşırtıcı ve meraklandırıcı öyküleriyle bu kitap, insanın uç noktalarının başka bir deyişle hiç önemsenmeyen davranış ve düşüncelerine değer katıyor. Zekice yazılmış bu kitabın yazarı , yalın anlatımlı kısa öyküyleriyle insana saygı değer olduğunu sezdiriyor.
Fantastik öykü severlerin vazgeçemeyeceği bir kitap. Kuyu ve Sarkaç öyküsünde içine düştüğü bir kuyuyu anlatışı muhteşem. Kara Kedi çok etkilendiğim vahşeti sakinlikle anlattığı bir öyküsü. Poe'nun sakin, acele etmeden anlatısı beni çok etkiliyor. Şehrazat'ın bin ikinci masalının da Yiğit Değer'in hazırladığı kitaba ilham olduğunu düşündüm. Edgar Allan Poe okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Hala unutamadığım bir hikaye. Karanlık, soğuk ve tedirgin edici. Edgar Allan Poe asla sonu tahmin etmeme izin vermiyor. Hikayenin içine çekiyor her zaman bir şekilde. Okumanızı öneririm.
Ürpertici, etkileyici, bilgiledirici, sürükleyici. Eğer bir yazar olsaydım, bu iltifatları alabilmek icin yazardım. Edger Allan bunu kesinlikle basarmıs. İlham verici.
Kuyu ve Sarkaç, Edgar Allan Poe’nun dehşet öykülerinden biridir. Hem olay hem de durum öyküsü ögelerini barındırır. Fakat olay öyküsü yönü ağır bastığı için olay öyküsüdür. Anlatıcının neden yargılandığına dair bilgi vermeyen öykünün türü modern öyküdür. Betimlemelerle süslenmiş öykünün kişisi Ligeia ve Boşboğaz Yürek’teki gibi birinci kişinin ağzından anlatılmıştır.
Olaylar anlatıcının ölüm cezasına çarptırılması ve hücreye düşmesi ile başlar. Bu bölüm serim bölümüdür. Bu kısımda kullanılan en önemli sembol masadaki yedi adet uzun mumdur. Anlatıcının içindeki yaşama umudunun giderek azalması mumların erimesiyle doğru orantılıdır. Yazarın hücreyi keşfetmeye çıkması ve kuyuyu fark etmesi olayların karışmasına neden olmuştur. Bu kısım düğüm bölümüdür. Yazar farklı zamanlarda kendini farklı koşullarda öldürülürken bulmuştur. Örneğin sandalyeye bağlı olarak uyanmış ve kendine doğru gelen sarkaçtan fareleri kullanarak kurtulmuştur. Duvarların anlatıcıya kaçacak yer bırakmaması ve anlatıcının kuyuya düşmesi de çözüm bölümüdür. Bu sırada anlatıcının duyduğu insan sesleri ve onu bu duruma düşüren yargıçların kapitalist düzeni sembolize ettiği söylenebilir. İnsanların yargıçlara karşı koyamaması kapitalist düzende ezilen alt kesimin durumunu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Olayların geçtiği yer anlatıcının olduğu hücredir. Kesin bir zaman belirtilmemesine rağmen Engizisyon Mahkemeleri’nin kurulduğu yıllarda geçen bir öykü olduğu söylenebilir.
Edgar Allan Poe’nun hayatı bütün öykülerinde olduğu gibi bu öyküye de karamsar ve gizemli bir hava katmıştır. Kuyu, sarkaç, mumlar, adalet anlayışından yoksun yargıçlar ve bağıran insanlar kapitalist düzenin kötü yönlerini simgelerken öyküyü akıcı ve heyecanlı kılmıştır.
Aşağı – duralamadan – sakınmadan aşağı!
Her sallanışla nefes nefese kalıyor, çırpınıyor, bir sinir hastası gibi büzülüyordum.
Gözlerim sarkacın uzaklaşıp yükselişini, artık canımı yakmayan bir umutsuzlukla izliyor, inişinin başlamasıyla birlikte kasılıp yumuluyorlardı; oysa ölüm bir kurtuluştu,
ah, sözle anlatılamayacak bir kurtuluş!
Gene de bu keskin, parlak baltanın azıcık daha alçalınca göğsümü yarıp geçeceğini düşünmek bütün sinirlerimi geriyor, beni tir tir tiretiyordu.
Umut neden oluyordu buna, sinirlerim onun yüzünden geriliyordu – ben onun yüzünden büzülüyordum.
Umut – her türlü işkencenin üstünde, ötesinde olan umut – engizisyon zindanlarında ölümü bekleyenlerin kulağına bile kurtuluşu fısıldayan umut!
Ruhumun dayanılmaz çalkantısına etki edecek en ufak bir olayı düşünmek bile beni ürpertiyor. Aslında tehlikeden değil, etkisinden çekiniyorum dehşetinden. Bu zavallı, bu acınası durumda, korku denen o zalim hayaletle mücadele ederken hayattan ve akıldan vazgeçmem o zamanın eninde sonunda geleceğini hissediyorum.
En vurdumduymaz görünen insanlar bile yüreklerinde sıcak hisler taşırlar. Yaşamak ile ölmek arasında fark göremeyecek kadar kaybetmiş olanların bile ciddiye aldığı konular vardır.
'Birinin ne kadar akıllı ya da aptal, ne kadar iyi ya da kötü olduğunu ya da ne düşündüğünü anlamak istediğimde yüz ifademi olabildiğince onunkine benzetirim, sonra da zihnimde ya da kalbimde, bu ifadeye uygun düşen hangi duygu ve düşünceler ortaya çıkacak diye beklerim.'
İnsan ölünce bile bilincini tamamen yitirmez; aksi taktirde insanın ebedi olduğunu söylemek mümkün olmazdı.
Umut işkenceyi yenen umut, engizisyonunun zindanlarındaki ölüm mahkumlarına bile fısıldayan umut.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuyu ve Sarkaç
Alt başlık:
Seçme Öyküler
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
256
ISBN:
9789750722202
Kitabın türü:
Çeviri:
Nazire Ersöz
Yayınevi:
Can Yayınları
Edgar Allan Poe, edebiyat tarihine yazdıklarıyla olduğu kadar yaşam öyküsüyle de damgasını vurmuştur. Yoklukla, kayıplarla, hastalıklarla, alkolle ve sanrılarla cebelleşmesine rağmen, belki de tam bu yüzden hem dünya edebiyatı hem de Batı kültürü üzerinde derin bir etki bırakan olağanüstü öyküler ve şiirler ortaya koymuştur. Psikolojik gerilim unsurunu kusursuzlaştırmış, dedektiflik öyküsünü keşfetmiş ve okuru kendi doğaüstü âlemine götürmeyi her seferinde başarmıştır.

Kuyu ve Sarkaç, bu sıra dışı külliyatın en önemli örneklerini içeriyor. "Şehrazat'ın Bin İkinci Masalı", "Morgue Sokağı Cinayetleri", "Gammaz Yürek", "Usher Evi'nin Çöküşü", "Kara Kedi" ve diğerlerinden oluşan derlemede dehşet, delilik, şiddet ve doğaüstü güçler hüküm sürüyor.

Poe'nun kâh fantastik kâh gotik kâh gizemli ama her daim ustalıkla yazılmış öykülerinden oluşan Kuyu ve Sarkaç, yazarın eşsiz dilini ve insanın içinde pusuda bekleyen karanlığı ortaya koyma becerisini sergiliyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 138 okur

  • Odessa
  • Fatma
  • İbrahim Abanoz
  • Leolozzone
  • Naz
  • Uğur KAVZA
  • Mezarlarınıza Tüküreceğim
  • Sude
  • Abbas Alp Özbek
  • Erva C.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%5.8
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%37.7
35-44 Yaş
%10.1
45-54 Yaş
%8.7
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60
Erkek
%40

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.9 (14)
9
%30.8 (16)
8
%25 (13)
7
%11.5 (6)
6
%3.8 (2)
5
%0
4
%0
3
%1.9 (1)
2
%0
1
%0