Lacivert Dergi - Sayı 69 (Cinsiyetsiz Toplum - Yeni Normal Dayatması)

·
Okunma
·
Beğeni
·
91
Gösterim
Adı:
Lacivert Dergi - Sayı 69
Alt başlık:
Cinsiyetsiz Toplum - Yeni Normal Dayatması
Baskı tarihi:
Haziran 2020
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772148399001
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuaz Yayınevi
Lacivert Dergi 69’uncu sayısında “Cinsiyetsiz toplum-Yeni normal dayatması” dosyasıyla raflarda yerini aldı.

Bu sayıda Dr. Zeynep K. Şerefoğlu Danış ile “Cinsiyet biyolojik bir şeydir; kadın kadındır, erkek erkek…” başlığıyla toplumsal cinsiyet, LGBTI, queer, cinsiyetsiz toplum gibi sürekli bahsi geçen kavramların nasıl ve niçin ortaya çıktığını, bu konuyu nasıl tartışmamız gerektiğini konuştuğumuz bir röportaj yer alıyor. Ayrıca dosyada Gülenay Börekçi, H. Salih Zengin ve Hilal Kaplan ile azınlık haklarını savunma iddiasıyla ideolojik söylemlere evirilerek kullanışlı bir araca dönüşen bu LGBTI meselesinin sosyal ve kültürel boyutları ele aldığımız “Bir anda değil, adım adım gelindi bu noktaya” isimli bir paket röportaj bulunuyor.
Cinsiyetsiz Toplum dosyasında Ekrem Demirli “Âdem ve Havva meselesi hakkında: Metafizik olmadan cinsiyet meselesi konuşulabilir mi?” isimli yazısıyla kadın-erkek meselesinin metafizik zeminde yorumlayabileceğimiz bir çerçeve olması gerektiğini anlatıyor. Şule Albayrak “Yeni normalin toplumsal inşası ve icbarı olarak LGBTI” başlıklı yazısıyla LGBTI hareketinin sadece hak talebinde bulunmasından değil, toplumun normalini yapı söküme uğratma çabasından ve fikrini söyleyenlerin “homofobik”, “bilim düşmanı”, “yobaz” gibi suçlamalara maruz kaldığından bahsediyor. Betül Özel Çiçek “Radikal feminizm ve transgender kimlik çıkmazı” başlığıyla trans ve radikal queer aktivizminin fazlasıyla otoriter, baskıcı bir politika ile hareket ettiğini söylüyor. Birol Biçer tüm ideolojiler, politikalar, yaşam tarzları ve dinî doktrinler eleştirilebilirken LGBTI hareketi hakkında konuşulamadığından bahsettiği “Eleştirilemez bir ideoloji” isimli bir yazı kaleme alırken Zeliha Eliaçık “Hedef fıtratın ve aile yapısının tasfiyesi” başlığıyla Avrupa’da siyasi bir araca ve politik bir jargona dönüşen LGBTI’yi anlatıyor. Enis Doko “Post-cinsiyet dönemi mümkün mü?” isimli makalesinde modern bilimlerin gelişmesiyle biyolojik cinsiyetin geleceği hakkındaki öngörülerini yazarken Hakkı Öcal “Gökkuşağın sonu” başlığıyla İslam’ın ve diğer kadim dinlerin kendi hükümlerin dile getirilmesini yasaklama talebine doğru giden LGBTI hareketini ve buna karşı çıkanın çağdışı olmakla suçlanmasını ele alıyor. Dosyanın diğer makaleleri Zeynep Temizer Atalar’ın “Pembe ve maviye eklenen üçüncü yol”, Gökhan Ergür’ün “Cinsel kimlik gelişiminde aile faktörü”, Nazlı Nur Baykan’ın “Sen hangi filmin başrolü, hangi hikâyenin kahramanısın?” ve Sena Subaşı’nın “Cinsiyetsizlik modası” isimli yazısı oluyor.
Dosyada İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Medaim Yanık ile “Korona sonrası sürdürülebilir en küçük yapı aile olacak” başlığıyla salgının psikolojimiz üzerindeki etkisi ve son günlerin popüler kavramı “yeni normal” üzerine konuştuğumuz söyleşi gerçekleştirdik. 3 Soru 3 Cevap bölümünde bu ay yazar Fatih Baha Aydın sorularımızı yanıtlıyor. Birol Biçer’in “Dünyadan Portreler” ve “Dünyadan Haberler” kısmı ile zenginleştirilen dergide Çocuklarla Koşan Kadınlar köşesine bu sayıda “Kangurusunda dört bebek ile azim ve inanç̧ taşımış̧ kadının hikâyesi” başlığıyla yazar Betül Şatır konuk oluyor. Güven Adıgüzel ise “Mağrip’ten dünyaya; Dhafer Youssef” isimli bir portre yazısı kaleme alıyor. Düşünce Atlası’nda bu ay Necati Mert “Batılılaşmaya karşı toparlanma davasında bir yazar” başlığıyla Ömer Seyfettin’i anlatıyor
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Eğer evlatlarımıza etkili bir ebeveynlik sunamayacaksak, onların tertemiz zihinlerine ve ruhlarına ebeveynlik yapmak isteyecek yüzlerce sapkın ideolojinin hemen kapımızda beklediğini hatırlatmış olalım.
Stadyumlar dolusu insana hitap edebilirsiniz inanılmaz yazılar yazabilirsiniz. İnanın hepsi unutulmaya tozlanmaya mahkûm. Asıl silinmeyen izleri evlatlarımızda bırakıyoruz. Aile dediğimiz o dairenin içi en sahici en unutulmaz alan. Mermere kazınır gibi…
Kadınla erkek biyolojik olarak farklılar. Ama bu farklı olmamız eşit haklara sahip olmamıza, iki cinsiyetin de mutlu olacağı bir gelecek inşa etmemize engel değil.
Modern insan kadını "himaye edilmesi gereken" varlık olarak kabul etmiyor; kadın haklarının garantisini de erkeklerde görmek istemiyor, erkek kadar yetkili ve bağımsız bir varlık olarak hayatının öznesi olmak istiyor,
Toplumsal cinsiyet tartışmalarının arka planında bulacağınız asıl saik bu bakış açılarını ortadan kaldırmak ve bunların sonucu olarak kadının ötekileştirilmesini, kadına karşı ayrımcılık yapılması önlemek, işlenen cürümlere bulunan mazeretleri ortadan kaldırmak ve nihayet kadına sadece kadın olduğu için yönelen saldırganlığın tamamen önüne geçmektir.
Mesela Almanya'da bu yıl bir yasa çıkarıldı. Bu yasaya göre Almanya'da ister 18 yaşından küçük olsun ister yetişkin olsun eşcinsel duygular hisseden ve sadece "Bana ne oluyor?” diye danışmak için bile doktora giden bir çocuğa hekimin herhangi bir terapi sunması, çocuğun sorgulamasını teşvik edecek şekilde konuşması yasaklandı. Bunun 1 yıl hapis, 30 bin Euro kadar da para cezası var. Doktor, kendisine gelen çocuğa ya da yetişkine yönelik şöyle diyecek: "Sen böyle iyisin, sana kendini tuhaf hissettiren şey toplumun tabu ve baskılarıdır." Dolayısıyla kişi böyle bir şüphe içerisinde olduğunda bunun kesinlikle sorgulanmaz bişey olduğu ona söylenir. Hâlbuki travmalar sonucu bu eğilimi gösteren ve bununla halleşmek isteyen pek çok kişi var. Çok ilginçtir; Tanrı ayetleri, kadim değerler, gelenekler her şey sorgulanabiliyor ama bu örgütsel yapılar LGTBI dogmalarını sorgulatmıyor.
Aslında modern evlerin bir nevi otel gibi, küçük kutu hâlinde gelmiş olması, mahrem çalışma alanlarının kısıtlı oluşu kişiler için zorluklar çıkartıyor. Bu dönem çok açık gösterdi ki modern ev yapıları evde uzun süreli fonksiyon göstermek için çok da uygun değilmiş. Bireylere yeterince yaşam alanları vermiyormuş
Lacivert Dergi
Sayfa 76 - Prof. Dr. Medaim Yanık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lacivert Dergi - Sayı 69
Alt başlık:
Cinsiyetsiz Toplum - Yeni Normal Dayatması
Baskı tarihi:
Haziran 2020
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9772148399001
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuaz Yayınevi
Lacivert Dergi 69’uncu sayısında “Cinsiyetsiz toplum-Yeni normal dayatması” dosyasıyla raflarda yerini aldı.

Bu sayıda Dr. Zeynep K. Şerefoğlu Danış ile “Cinsiyet biyolojik bir şeydir; kadın kadındır, erkek erkek…” başlığıyla toplumsal cinsiyet, LGBTI, queer, cinsiyetsiz toplum gibi sürekli bahsi geçen kavramların nasıl ve niçin ortaya çıktığını, bu konuyu nasıl tartışmamız gerektiğini konuştuğumuz bir röportaj yer alıyor. Ayrıca dosyada Gülenay Börekçi, H. Salih Zengin ve Hilal Kaplan ile azınlık haklarını savunma iddiasıyla ideolojik söylemlere evirilerek kullanışlı bir araca dönüşen bu LGBTI meselesinin sosyal ve kültürel boyutları ele aldığımız “Bir anda değil, adım adım gelindi bu noktaya” isimli bir paket röportaj bulunuyor.
Cinsiyetsiz Toplum dosyasında Ekrem Demirli “Âdem ve Havva meselesi hakkında: Metafizik olmadan cinsiyet meselesi konuşulabilir mi?” isimli yazısıyla kadın-erkek meselesinin metafizik zeminde yorumlayabileceğimiz bir çerçeve olması gerektiğini anlatıyor. Şule Albayrak “Yeni normalin toplumsal inşası ve icbarı olarak LGBTI” başlıklı yazısıyla LGBTI hareketinin sadece hak talebinde bulunmasından değil, toplumun normalini yapı söküme uğratma çabasından ve fikrini söyleyenlerin “homofobik”, “bilim düşmanı”, “yobaz” gibi suçlamalara maruz kaldığından bahsediyor. Betül Özel Çiçek “Radikal feminizm ve transgender kimlik çıkmazı” başlığıyla trans ve radikal queer aktivizminin fazlasıyla otoriter, baskıcı bir politika ile hareket ettiğini söylüyor. Birol Biçer tüm ideolojiler, politikalar, yaşam tarzları ve dinî doktrinler eleştirilebilirken LGBTI hareketi hakkında konuşulamadığından bahsettiği “Eleştirilemez bir ideoloji” isimli bir yazı kaleme alırken Zeliha Eliaçık “Hedef fıtratın ve aile yapısının tasfiyesi” başlığıyla Avrupa’da siyasi bir araca ve politik bir jargona dönüşen LGBTI’yi anlatıyor. Enis Doko “Post-cinsiyet dönemi mümkün mü?” isimli makalesinde modern bilimlerin gelişmesiyle biyolojik cinsiyetin geleceği hakkındaki öngörülerini yazarken Hakkı Öcal “Gökkuşağın sonu” başlığıyla İslam’ın ve diğer kadim dinlerin kendi hükümlerin dile getirilmesini yasaklama talebine doğru giden LGBTI hareketini ve buna karşı çıkanın çağdışı olmakla suçlanmasını ele alıyor. Dosyanın diğer makaleleri Zeynep Temizer Atalar’ın “Pembe ve maviye eklenen üçüncü yol”, Gökhan Ergür’ün “Cinsel kimlik gelişiminde aile faktörü”, Nazlı Nur Baykan’ın “Sen hangi filmin başrolü, hangi hikâyenin kahramanısın?” ve Sena Subaşı’nın “Cinsiyetsizlik modası” isimli yazısı oluyor.
Dosyada İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Medaim Yanık ile “Korona sonrası sürdürülebilir en küçük yapı aile olacak” başlığıyla salgının psikolojimiz üzerindeki etkisi ve son günlerin popüler kavramı “yeni normal” üzerine konuştuğumuz söyleşi gerçekleştirdik. 3 Soru 3 Cevap bölümünde bu ay yazar Fatih Baha Aydın sorularımızı yanıtlıyor. Birol Biçer’in “Dünyadan Portreler” ve “Dünyadan Haberler” kısmı ile zenginleştirilen dergide Çocuklarla Koşan Kadınlar köşesine bu sayıda “Kangurusunda dört bebek ile azim ve inanç̧ taşımış̧ kadının hikâyesi” başlığıyla yazar Betül Şatır konuk oluyor. Güven Adıgüzel ise “Mağrip’ten dünyaya; Dhafer Youssef” isimli bir portre yazısı kaleme alıyor. Düşünce Atlası’nda bu ay Necati Mert “Batılılaşmaya karşı toparlanma davasında bir yazar” başlığıyla Ömer Seyfettin’i anlatıyor

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Mualla Turtayapan
  • Nurcan Yıldız
  • Büşra Kurt
  • Damla Nur
  • Abdullah
  • Betül Akça
  • Sümeyye
  • Hatice
  • Muhammed Ali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%66.7 (2)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0