Lady Chatterley'in Aşığı (Yasak Bir Dokunuş Ne Kadar Uzun Sürebilir?)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.133
Gösterim
Adı:
Lady Chatterley'in Aşığı
Alt başlık:
Yasak Bir Dokunuş Ne Kadar Uzun Sürebilir?
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053482086
Kitabın türü:
Çeviri:
Meriç Selvi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Lady Chatterley
Lady Chatterley
Yasak bir dokunuş ne kadar uzun sürebilir?

19. yüzyıl İngiltere'sinin puslu atmosferinde geçen Lady Chatterley'in Âşığı, aşkı arayan bir kadının kendini yasak bir ilişkinin içinde bulmasıyla yaşadığı duygu karmaşasını konu alıyor. Çıkmaza giren ilişkisi sebebiyle sıkıcı bir hal alan evliliğinden bunalan soylu kadın ile işçi sınıfına mensup bir adam arasındaki tutkulu ilişkiye tanık olurken, kadın-erkek ilişkisindeki çatışan değerleri ve hayata dair gelgitleri sorgulama fırsatı bulacaksınız.

D. H. Lawrence ele aldığı konuyla ve yaşadığı döneme nispeten oldukça cesur bir üslup kullanmasıyla tutucu kesimler tarafından tepki almış olsa da, Lady Chatterley'in Âşığı, klasikler arasında yer edinmeyi başarmış bir romandır. Lawrence hikâyenin arka planında Sanayi Devrimi'nin insanlar üzerindeki yıkıcı etkilerini anlatırken, sınıflar arası çatışmayı da eleştirel bir dille ortaya koyuyor. Bu yaklaşımı, onun çağına ışık tutan yazarlardan biri olmasını sağlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Mutlu olmak…Hani derler ya her şey para ile satın alınamaz…Mutluluk da para ile olmuyor.

Varlıklı ve meşhur ressam ailesinin kızı Constance (Connie) daha da varlıklı ve meşhur Clifford ile evleniyorlar. Birinci Dünya Savaşı geçici olsa da ayırıyor yeni evlileri. Clifford’un geri dönmesi eski mutluluklarını getirmiyor, hayat farklı yönde akmaya başlar çünkü o (Clifford) artık kötürüm.
Clifford ne pahasına olursa olsun evli ve mutlu olması için gerekenleri yapıyor. Soğuk mantık ve duygudan uzak Cliffordun sonradan bu çabaların sadece kendisi için olduğunu anlaşılıyor. Karısı, genç Connie, eşini seviyor, kendini ona adamıştı. Şatodaki böyle sürdürülen yaşam Connie’yı yıpratmaya, zayıflatmaya, tüketmeye başlar çünkü böyle yaşamaya o alışık değil, çünkü o sıcak ve hayat dolu bir insan.

Bir kadın içindekileri, bazen kendine bile itiraf edemediklerini, kağıda dökebilmek nasıl bir şeydir diye soranlara bu romanı okumasını öneririm.
Yazar başka nelerden bahsetmiş bu kitapta? Emir veren ve emir alandan, yöneten ve yönetilenden, her şeyden alakalı toplumdan, madencilerin üsten üsten hayatlarından, kadın dayanışmasından (çıkarı varsa bile), anne olma isteğinden ve tabii ki cinsellik.
Lady Chatterley'in Sevgilisi kitabını Can Yayinlarindan Akşit Göktürk çevirisiyle E-pub formatında okudum. Yeni baski ve cevirisinde Lady Chatterley'in Aşığı adının kullanılması daha uygun görülmüş sanırım. "Sevgili" ibaresi "Aşığı" ibaresinden daha masum kalıyor muhakkak... Ama kitap okadar da masum gelmedi yazıldığı döneme...
Kitap 1928'den 1960'a kadar İngiltere vd Amerikada yasaklanmış. Victoria dönemi etksinin sürdüğü ahlâk anlayışına, sınıfsal farklılıkların sebep olduğu zorluklara, eziyetlere bir baş kaldırı var kitapta.
Kadını evde oturan kocasına hizmet eden, çocuk doğurmaktan ibaret sayan cinsel açıdan hiçbir tutkuyu yaşamasına izin vermeyen bir anlayışı delip geçen bir kadın profili sergileniyor kitapta...
Bunda ne var diyebilirsiniz tabii ki...
"Yasak Aşk"
Yasak mı tam olarak bilemedim aslında... , Karisinin sirf cocuk sahibi olmasi icin baskalariyla birlikte olmasina izin veren belden asagisi sakat bir koca ve kizinin aldatmasina izin veren bir baba var... Kadın dayanismasi mi desem ne desem bilemedigim bir kiz kardes ve hasta bakici bir kadinin durumu olağan karşilamasi var bir de... Tek sorun, her seyi kaosa ceviren sadece Lady Chatterleyin aşığının bir koru bekcisi olması.... Cunku alkıs almasi icin kendi siniflarindan biri olmaliydi... Lord olmaliydi Sör olmaliydi vs... Victoria dönemine inat düşüncelerde bir soysuzlaşma mevcut. Kimsenin kabul edemeyeceği düşünceler...

Anneligi tatmak isterken kendini ask dolu tutku dolu bir heyecanda bulan Connie (Lady Chatterleyn) ile "yaşamın özünü bir kadınla gerçek bir ilişki" olarak gören Oliver Mellors 'un gayri ahlaki iliskisini okuyoruz kitapta.
Öyle satırlar var ki, birçok kadının düşünmekten bile korktuğu... Ve öyle satırlar var ki bir erkegin bilmek istemeyeceginiz düşünce ve tutkulari...
Yazarın, özellikle bir kadin gözünden dunyaya bakisini ve kadina dair ruh cözümlemerini cok basirili buldum.
Cinselligi hayatin merkezine alan ve yücelten ifadeler cok sık yer aliyor kitapta...Kitabin ortalarindan sonra bu mevzunun detaylı olarak anlatilmasi ve karakterlerin düsünce tarzlari sıktı biraz...
.... ....
" İnsanlar da doğal çevre gibi bitkin, biçimsiz, bıkkın, arkadaşlıktan uzaktı."
....
"Hayır evreni zehirleyen insandır."

Cinsellik dısında kitaba hakim olan diger bir konu da Sanayi Devrimi idi...
D.H. Lawrence okudugum hemen her kitabinda sanayilesmeye değinir. Ama bu kitapta daha yogun islenmis... Ingiltere icin sanayilesme zor bir surec olmus. Bacalardan cikan gri dumanlar, tarihi mekanlarin yikikip yerine tuglali binalarin yapimina kadar cevresel ve ekonomiksel degisim zamanin Ingilteresini oldukca etkilemis. Sinifsal farkliliklarin ortadan kalkmasini isteyen isciler, dunyaya sesini duyuran sosyalizm ve bolsevikligin ruzgarina kapilan genclik... ama yine de akli havada, devamli para harcayip eglenceden geri kalmayan genclik...

Okuyanlar bilir Lawrence kendini mutlaka bir karakterde gizler...
Sanayi devrimine, tarimda makinelesmeye gecise olan tepkisi , doganin tahrip edilmesine yönelik hassasiyeti , zatürre gibi bir hastaliga yakalanmasi, kâtiplik yapmasi gibi özelliklerle koru bekcisi Oliver Mellors karakterinde vücut buluyor Lawrence...

Ve son olarak ...
Lawrence yine kendine has bir sonla bitiriyor kitabi... Anında perdeyi kapatıyor.. Devami biz okurlarin hayal gucune birakiyor herhalde... Üslup olarak akici bir dili var kitaplarının... Kolay okunuyor ve mutlaka toplumsal sorunlara cesurca deginiyor. Kitabi, yazarı ve yasadıgı donemi ogrendikten sonra okumanizi tavsiye ederim. Yoksa bir önyargı oluşabilir yazar hakkında...
Bu kitap kendi ulkesinde dışlansa da ilk olarak Floransa'da basılmıs olduğunu da belirtmeden gecmeyeyim. Ve Ingilterede yasak kalktiginda iki yüz bin kopya satmış...
Velhasıl...
Yazarin okudugum diger kitaplarina gore daha alt seviyede buldugum icin 7 puan verdim kitaba.. Bence yine de iyi bir puan..:)

Bazı kitaplar, yıllar gecse de toplumda değisen bir şey olmadığını bagirir ya yuzumuze... Sanirim bu da onlardan biriydi...
Iyi okumalar...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.241 Oy)18.979 beğeni43.137 okunma2.975 alıntı182.000 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.509 Oy)8.791 beğeni28.541 okunma817 alıntı138.884 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.231 Oy)9.197 beğeni25.454 okunma1.777 alıntı117.909 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.669 Oy)13.357 beğeni34.357 okunma3.373 alıntı145.340 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (7.858 Oy)8.808 beğeni26.210 okunma2.640 alıntı114.037 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.536 Oy)9.040 beğeni25.216 okunma1.559 alıntı125.705 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.987 Oy)6.327 beğeni16.716 okunma2.868 alıntı85.664 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.439 Oy)7.837 beğeni21.278 okunma3.972 alıntı128.571 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.671 Oy)11.410 beğeni28.385 okunma1.561 alıntı148.887 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.631 Oy)5.737 beğeni19.569 okunma835 alıntı100.592 gösterim
Roman yasak aşk üzerine kurgulansa da genel anlamda kadın erkek ilişkilerini anlatıyor diyebiliriz. Ayrıca dönemin İngilteresini, İngilterenin tarımdan sanayie geçişini ve bu sırada insanlardaki değişimleri de etkili şekilde anlatmış yazar. Çeviri dilini beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Yapi kredi yayınları keşke hazır kitabı basamağına yeniden çevirtseymiş. Genel olarak çok başarılı buldum diyebilirim. Kitapta altı çizilecek çok cümle var. Okurken kaleminiz hazır olsun.
19. yy İngiltere'sinin dönem özelliklerinin, sınıf farklılıklarının ve Sanayi Devrimi'nin halk üzerindeki etkisinin anlatıldığı bir eser. Tüm bunları aşkı arayan Lady Chatterley ve onun yasak ilişkisi üzerinden veren yazar, başarılı betimlemeler ile okuyucuyu olayın içine çekmeyi başarıyor. Kitaptaki karı koca ilişkisi ve erkeklerin kadınlar ile ilgili rahat söylemleri biraz garipti. Zaten bu yüzden de yazıldığı dönemde tutucu kesimler tarafından tepki almış. Çağın olaylarına ışık tutması açısından okunabilir.
akıcı ve sürükleyici bir kitaptı.belki yıllar sonra tekrar okurum..sevgi ve felsefi konularda okuyucuya güzel mesajlar veriyor.yaşanan aşk konusu ise bugünde aynı şekilde yaşanıyor.kadınların çogu şairlere aşık olurlar ama mütahitlerle evlenirler..son sözüm ise bir bu hayatta insana vereceginiz en kıymetli şey sevgidir.sevgiyle kalın..
Modern İngiliz Romancılardan

Lady Chatterley'in Aşığı ya da eski cevirilerdeki/baskilardaki adiyla
Lady Chatterley'in Sevgilisi romani, Lawrence'in basyapitlarindan.

Kolay okunan keyifli bir roman. Butun Lawrence romanlarinin ilk yarisi gibi, bu romanda da kadinlar önce özgur olarak ele alinmis sonra da diger Lawrence romanlari gibi baskahraman kadin lady Cha bir erkegin kanatlari altina giriyor.

Lady Cha, kocasini sert gorunuslu bahcivani ile aldatiyor. Guzel bir ask romani gibi baslayan bu bölumler daha sonra kendisini dozu yuksek fakat edebi degeri düsük bir cinsellige birakiyor.Roman bu anlarda gerceklikten kopuyor, fantezi romanlarindan farki kalmiyor.
Butun Lawrence romanlari gibi roman muthis baslayip hayalkirikligiyla bitiyor.Lawrence romanlarina asina kisilere tavsiye olunur.
Ölen adamla bu kitabi okuyorum.Lawrence birazcık agir kitaplar yazdigini görebiliyoruz.Etrafimizdaki olup biten hayat standartlarına karşın bu eserler ne yazık ki bilinmiyor tasvir edilmiyor.Döneminin en güçlü esercilerinden daniel defoe'nin ölümünden 100 sene sonra hasan ali yücel klasiklerinden basılan kitabi Robinson crouse gibi eser ve esercilik kavramı teklikeli boyutlar halini aldı eğer boyle giderse insanlik tarihinde nazi almanyasindaki gibi kitap yok etmeye baslayacagiz.
Ortalama bir romandı diyebilirim, ancak yazarın dilini beğenemedim. Çoğu yer sıkıcı ve gereksiz geldi. Ana kadın karakteri ise hiç beğenmedim, belki de güçlü kadın tasvirlerini okumayı daha çok seviyorumdur. Ancak kitabın dönemi anlatmak istemesinden çok ana karakterin kararsızlıkları etrafında dönmesi hoşuma gitmedi. Son sayfalardaki mektubun güzelliği sebebiyle kitap biraz kendini yine kurtarmış diye düşünüyorum.
Bir yerden duymuştum şöyle bir sözü "Yaptığınız her savaşı kazanabilirsiniz, kendi biyolojinizle yaptığınız savaş dışında..."
Kitabı okurken her sayfasında çınladı bu söz aklımda. Entellektüel açıdan daha üstün olan, daha elegan bir aileden gelen kadın sosyal konumuna uygun olduğunu ve ailesinden getirdiği kültürü yaşatabileceğini düşündüğü "eş" (tırnak içi zira kadın esasen adama eşit değil) ile evlenir. Adamın yaşamını tam olarak değerlendirememiş olduğundan üstün ve zeki görmüştür. Adamın bir kaza ile ona fiziksel olarak da eşlik edemeyeceği çocuğunu doğuramayacağı bir dönem başlar.

Bu gün sosyobilimsel bir konu olarak ele alınan ve günümüzde farklı kılıflar altında yapılan taşıyıcı anneliği sosyolojik bir konu olarak ele alan mükemmel bir kitap.
Çocuk ailenin neresinde? Biyolojik gereksinimleri yok sayılarak evlilik yapılabilir mi? Başkasının mahrem alanına girilerek mutlu olunabilir mi? Başkasını mahrem alanına alarak mutlu olabilir misin? Başkasının çocuğunu gerçekten evlat edinebilir misin? Başkasının çocuğunu taşırken başkasını sevebilir misin? Yetersiz bir eşle gerçekten yapabilir misin? Yeterlik dediğimiz karşı taraftan beklentilerimiz gerçekten para statü ve benzeri midir? ve bunlar gibi pek çok konuşulamayan konuyu sesli olarak tartışan ve günümüzde de güncel olarak görebileceğimiz kitap muhtemelen yayımlandığında çok ses getirmiş lakin zaman içerisinde bu ses kesilmiş ya da kestirilmiş... (Kendisinden çok daha kıymetsiz eserlerin çok fazla okunması) Ama bu da çok normal. Lakin böyle bir kitabı okumak hele ki ele aldığı sorunları düşünmek zekadan da fazla olarak büyük cesaret istiyor...
" Aslında trajik bir çağ bizimkisi, bu yüzden onu trajik olarak görmeyi reddediyoruz. Büyük tufan kopmuş, yıkıntıların arasındayız şimdi, yeni yeni küçük yaşam alanları kurmaya, küçük küçük umutlar beslemeye başladık. Doğrusu zor iş; geleceğe uzanan düz bir yol yok şimdi, bunun yerine bir çember çiziyoruz ya da düşe kalka ilerliyoruz. Dünya başımıza yıkılmış olsa da yaşamak zorundayız. "
Bu kuru söz kalabalığı, sana dokunamadığım için. Seni kollarıma alıp uyuyabilseydim, bunca mürekkep şişede de durabilirdi.
https://youtu.be/bb2yTX1uj7o
"Bir sepet cevizden elbet bir çürük çıkar. Çürüğünü de, aynen sağlamlar gibi kabullenmek gerek."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lady Chatterley'in Aşığı
Alt başlık:
Yasak Bir Dokunuş Ne Kadar Uzun Sürebilir?
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053482086
Kitabın türü:
Çeviri:
Meriç Selvi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Lady Chatterley
Lady Chatterley
Yasak bir dokunuş ne kadar uzun sürebilir?

19. yüzyıl İngiltere'sinin puslu atmosferinde geçen Lady Chatterley'in Âşığı, aşkı arayan bir kadının kendini yasak bir ilişkinin içinde bulmasıyla yaşadığı duygu karmaşasını konu alıyor. Çıkmaza giren ilişkisi sebebiyle sıkıcı bir hal alan evliliğinden bunalan soylu kadın ile işçi sınıfına mensup bir adam arasındaki tutkulu ilişkiye tanık olurken, kadın-erkek ilişkisindeki çatışan değerleri ve hayata dair gelgitleri sorgulama fırsatı bulacaksınız.

D. H. Lawrence ele aldığı konuyla ve yaşadığı döneme nispeten oldukça cesur bir üslup kullanmasıyla tutucu kesimler tarafından tepki almış olsa da, Lady Chatterley'in Âşığı, klasikler arasında yer edinmeyi başarmış bir romandır. Lawrence hikâyenin arka planında Sanayi Devrimi'nin insanlar üzerindeki yıkıcı etkilerini anlatırken, sınıflar arası çatışmayı da eleştirel bir dille ortaya koyuyor. Bu yaklaşımı, onun çağına ışık tutan yazarlardan biri olmasını sağlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Elif Kuzucuk
  • Erol Demiröz
  • Sibel^^
  • Rümeysa Eğri
  • sibel albayrak
  • Tuğba
  • Ebru
  • Seda Özdemir
  • Burcu burcu
  • Şebnem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.1
25-34 Yaş
%36.4
35-44 Yaş
%24.2
45-54 Yaş
%24.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.9
Erkek
%29.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.8 (4)
9
%16.2 (6)
8
%37.8 (14)
7
%2.7 (1)
6
%16.2 (6)
5
%2.7 (1)
4
%5.4 (2)
3
%0
2
%2.7 (1)
1
%0