Leman’la Lijin

·
Okunma
·
Beğeni
·
485
Gösterim
Adı:
Leman’la Lijin
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752207127
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Yıl 1915.
Osmanlı bir yıldır Birinci Dünya Savaşı’nda.
Otuz beşinci Osmanlı padişahı Sultan Mehmet Reşat.
Doğu illerimiz Rus tehdidi ve işgali altında.
Ermeni çeteciler dehşet saçıyor. Tecavüz, işkence, kırım ve kıyım…

Erzincan’da, 13 yaşında ikiz kızlar Safiye ile Nafiye: Ana babaları ölmüş, gencecik amcaları ve ebelik yapan babaanneleri ile birlikte savaşın yoksul ve ürkütücü havasını soluyarak yaşamaya çalışıyorlar. Ata binebilmek, atla gezebilmek en büyük düşleri. Bir gün biniyorlar, daha doğrusu bindiriliyorlar; bir daha da onları gören olmuyor.

Leman: Aynı kentte ama onlardan daha varlıklı bir ailenin kızı. İki ağabeyi cephelerde. Biri Sarıkamış’ta telef olmuştur ama henüz haberleri yok. Babasını kaybedişinin ardından ana kız konakta yalnız kalırlar. Ruslar kenti işgal ettiğinde subaylardan birkaçı da onların konağında kalmaya başlar. Leman içlerinden birine tutulacak ve korkunç sonuna doğru ilerleyecektir.


(Tanıtım Bülteninden)
212 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Merhabalar
1915 te 1. Dünya savaşı başladığında Erzincan da geçen bir hikaye Leman’la Lijin. Kitabı okumaya başladığımda ilk önce dili biraz hafif geldi ama okumaya devam ettim. Okudukça hikaye beni kendine daha çok çekti. Leman’ın yaşadığı aşkı, sevgiyi, korkuyu ve beklentiyi okumak daha farklı pencereler açtı beynimde.
Ruslar’ın bir kısmı gayet iyi davranırken Türk halkına, bir kısmı ise tam bir dehşet saçıyordu. Lijin’in kötü askerler gibi olmayıp, kendine karşı beslediği sevgiye aşka tutundu Leman. Babasının ölümünden sonra annesinin de kolu kanadı kırılmıştı, bir de abileri de savaştaydı. Leman tek başına bunlara katlanmıştı da sonunu anlatmaya benim kalbim dayanmaz burda ve okuyacak olanlara da spoiler vermek istemem doğrusu.
O yüzden okuyun diyorum.
O aşka o yaşananlara siz de tanık olun.
Bu ara okuduğum en iyi tarihi kurguların arasında yerini aldı bile kitap.
Tavsiye ediyorum dostlar...
212 syf.
·19 günde·Beğendi·9/10 puan
Yıl 1915Osmanlı Devleti 1.Dünya Savaşına giriyor. Ülkenin dört bir yanı işgal ediliyor. Doğu illeri Rusların işgali altında, diğer yandan Ermeni çeteleri katliamlar yapıyor. İnsanlar tedirgin, korkmuş, yiyecek kısıtlı, canları tehlikede… Göç edebilen ediyor, kimi gitmek istedikleri yerlere varıyor kimi yollarda telef oluyor. Öte yandan kalanlar? Açlık, sefalet, korku içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Hikaye Erzincan’da geçmekte. Diğer Doğu illerini işgal ettikleri gibi Ruslar yavaş yavaş Erzincan’ı işgal etmeye başlıyor, yerleşiyor askerlerin bir kısmı iyi insanlar diğerleri taşkınlık yapan, insanların mallarına mülklerine zarar verenler… Üstüne bir de Ermeni çeteler türüyor etrafta, evlere girip çoluk çocuk, hamile, yaşlı, kadın erkek demeden insanları kesip biçiyor türlü işkenceler yapıyorlar. Belki kelimelere dökmesi kolay olabiliyor bizim için ama okurken zorlandığımı ifade etmeliyim.
12 yaşında ikiz kızlar Nafiye ve Safiye, babaanneleri ve amcalarıyla yaşıyorlar. Anne ve babaları vefat etmiş. Kendileri savaşın yorucu, dehşete düşürücü, sarsıcı, yıkıcı etkilerine rağmen birer umut oluyorlar kendilerine ve çevresindekilere. Kara kışın, tipinin o soğuğun ortasında açmış birer çiçek gibiler…
Hikayenin öbür yüzünde gencecik güzel, asil bir genç kız Leman… İki abisi savaşa gitmiş,biri Sarıkamışta binlerce kardeşinin arasında dondurucu soğuğa karşı koyamayıp şehit düşmüş, diğer abisin akıbeti belirsizdir. Babasını da kaybettikten sonra biricik annesiyle koca konakta yalnız yaşamaya başlarlar. Ta ki kapılarını çalan 4 Rus askerlerine kadar. Artık Düşman askerleriyle birlikte yaşamaya başlarlar. Birlikte yaşamaya başladığı o subaylardan biri olan Lijin’e aşık olur, tabi Lijin de ona…
Savaşın ortasında yüreğine söz geçiremeyen iki genç. Biri Türk kızı, diğeri Rus askeri. İmkansızlıklar içinde imkan yaratmaya çalışmak, onca kötülüğün, vahşetin, acının arasında tutunacak bir dal aramak, umuda kapı aralamak… Belki doğru belki yanlış kim bilir.
Tarihi aşkla harmanlayan sarsıcı bir hikayeydi. Savaş süresince yaşanılan psikolojik, sosyal, ekonomik vb. etkileri açıkça görebiliyoruz. Geride kalanların, kalan olmakla nasıl bir hayat sürdüklerine şahit oluyoruz.
Kitabın sonlarına doğru gelişen olaylar kan dondurucuydu. Sayfaların hemen hemen bitmesini istedim. Tahmin bile edemeyeceğim o sona sürüklenmemesini dilerdim. Onca acı onca sıkıntıdan sonra, nice kara kışlardan sonra güneşli günler kalanların hakkıydı diye düşünüyorum.
Bana sıcacık dostlukların nasıl kurulduğunu hatırlatan; aşkı, sevdayı tüm hücrelerinde yaşayan Leman’ın yaşadıklarını en derinlerimde bana hissettiren aynı zamanda acıyı, hüznü,mutluluğu, yaşamı ve ölümü bir arada tattıran bir hikayeydi.
Şiddetle öneriyorum, zihnimi toparlayıp yazmış olmak bile benim için harika bir şey.
212 syf.
Servisin boş kalan o son koltuğuna çekilip çantamdaki kitabı çıkarmış okurken günün ilk ışıkları da kitabın sayfaları üzerine saçılmıştı. İlk birkaç sayfayı okurken 'en azından birkaç lokma yeseydim, bu okuduklarım midemi bulandırmazdı' dedim.

Leman'la Lijin... Uzun süredir okumaktan kaçındığım türden bir kitap. İçerisinde tarih, savaş, dram, hüzün, aşk, ayrılık var.

Erkeklerin cephelerde düşman askerlerini savmaya çalıştığı, kadınlarınsa evlerinde korumasız olduğu dönemi kaleme almış Gönül Özgül. Üzerinden yüzyıl geçen dünya harbi esnasında yaşananları anlatıyor kitabında.

Takvim yaprakları 1915'i gösteriyor. Mekan Rus askerlerinin konuşlandığı bir Erzincan... Hoşgörü içerisinde yaşayan çok ırklı bir halk... Odak noktamız; Leman, Lijin, Marunka, İkizler, Şevket ve dahası... Geniş yelpazeli bir kitap.

Kendini okutan bir kitap okumama rağmen 'neden bir oturuşta okuyacak zamanım yok ki' diye hayıflandım.

Kitabın vermek istediği Birinci Dünya harbi esnasındaki Osmanlı halkı tablosu mu yoksa Leman'la Lijin'in öyküsü mü diye düşündüm. Aslında oldukça yerinde bir anlatımı ve konusu var. Eksiği yoktu ama fazlası var gibiydi. O fazlalığı da Leman'ın karakterine verdim. Çoğu kez Leman'ın bencil olduğu hissine kapıldım.

Ancak beklediğim son değildi. Bu yüzden kitabı ve kurguyu sevdim. İlk 25 sayfada nasıl burnumun direği sızladıysa aynı sızıyı son 25 sayfada da fark ettim.

Teşekkürler @bilgiyayinevi
212 syf.
·Puan vermedi
Merhaba merhaba merhaba :)


Çok kısa kitap ile ilgili paylaşım yapıp kaçayım. Kitabın içeriğini çok incelememiştim ama sonunu da böyle beklemiyordum. İçerik konusunda kesinlikle daha farklı bir şeyler bekliyordum fakat dürüst olmam gerekirse beklentimi karşılayamadı. Kitabın içerik konusu, olayları ve karakterleri iyi sonunda şaşırmak isteyen alsın okusun derim :)



Natalie Nurbanu
212 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Herkese merhaba
Leman'la Lijin ilk savaş zamanı iki kız kardeşin hikayesi diye başladım kitaba ama aslında Lijinin erkek olduğunu öğrendim. Erzincan'in Ruslar tarafından işgal edildiği 1915 yıllarını anlatıyor kitap. O dönemde işgal sırasında iyi huylu halka zarar vermeyen Ruslarin ve bunların başında ki adamın kurduğu kötü çetelerin olduğu, insanlara tecavüz edilip sokaklara atıldığı, evinden yurdundan olduklarını okuyoruz kitapta aslında.
Kitabı ele alınca aslında İncir Kuşları adında bir kitap vardı oda savaş çekilen acıları, kadın olmanın yine zor olduğu bir dönemi büyük sıkıntılarını anlatıyordu. İncir kuşlarında sürekli okurken içiniz kan ağlıyordu, fakat bu kitapta okurken sonuna kadar sadece 1 bölümünde aslında içim cız etti. Ardından sonuna kadar özlem hasret yurttan evinden barkından ayrılma olarak gidiyor kitap. Hatta kitaba başlamadan arkadaş ile konuştuk oda çok etkilendiğini söylemişti. Neyden etkilendi ki acaba bu kadar dedim ama kitabın sonuna geldiğimde kala kaldım. Kitabin sonuna kadar sürekli dedim ki normal bir boyutta gidiyor ama sonu beni cidden çok etkiledi. Hiç böyle bir son beklemiyordum.

Bu hikaye gerçek midir değil midir tabiki bilmiyorum ama zaten zamanında Erzincan' da da olduğu gibi bir çok Şehrimiz de savaş yüzünden böyle şeyler yaşandığı için, birseyler yazarken aslında çok özenli ve dikkatli cümleler kurmaya çalışıyorum. Asla çok beğendim alın okuyun diyemem mesela ben böyle kitaplara. Zamanında insanlar bu kadar acı çekmişken biz sadece okuduğumuzla biliyorsak diyemem.
Diyebileceğim tek şey var. Yüreğiniz kaldırabiliyorsa bu tarz kitaplar okuyun.
Sevgiler ️
212 syf.
·Beğendi·9/10 puan
1915 yılı İşgal altındaki Erzincan’da geçen olaylar yaşanmışlıklar Safiye ve Nafiye kardeşlerın annesi babası olmamasına rağmen hayata güzel bakabilmeleri -Bir genç kızın güzel saf duyguları ve asık olması ancak sonu hüzünle biten gerçek yaşantılar Yazarın emegıne Sağlık
212 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bitti !!!

Birinci Dünya savaşı sırasında, Rus askerlere kalması için evini açan, iki abisi cephelerde olan Leman ve Leman’ın hasta annesi...

Evde kalan askerlerden biri Lijin...

Rus düşman askeri Lijin ve Lemanın aşkı. Ve hiç beklenilmeyen tüyleri diken diken eden son.

Gerçekten müthişti. Hiç böyle bir son beklemiyordum. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
212 syf.
·4 günde·8/10 puan
Osmanlı Birinci Dünya Savaşı’ndayken Erzincan Rus askerleri tarafından tehdit altında. Bir tarafta Ermeni çeteleri var, bir tarafta Rus askerleri.

Bu kötü zamanlarda bir tarafta Şerife Ebe ikiz torunlarını korumak zorunda diğer tarafta Leman annesiyle birlikte kendini bakmak zorunda.

Rus askerlerinin evlerine gelmesi üzerine Leman’la Lijin’in aşkı başlıyor. Kötülükler ne Leman’la Lijin’i ne de Şerife’nin torunlarının peşini bırakmıyor.

Kitabı okurken Erzincan’da yaşanan dehşet içimin acımasına sebep olurken Leman’ın kalbindeki sevgi umut vaat ediciydi. Tüm kötülüklere rağmen güzel bir şeyler olur düşüncesiyle okudum kitabı.

Kitap bence Erzincan’ın işgali, Ermeni çetelerinin zulmünden de çok savaşa girmiş insanların ne kadar değişeceğini gösteriyordu. Savaşın insanları ne kadar katı kalpli, kötü düşünceli kişilere dönüştüğünü bir güzel anlatmıştı.

Kitap çok akıcıydı. Çok beğenerek okudum. Sonunu ilk başta okuduğumda çok mantıksız ve ürkünç gelmiş olsa da bence yazar tam da bunu, savaşın katı kalpliliğini anlatmak istemişti.
Hayat ne güzeldi. İnsanın bir dileği, bir amacı, bir de umudu varsa,yaşamak savaş haberleriyle bile çekilir olabiliyordu.
Eve dönerken ağlıyordu. Erkeklerde ağlardı işte. Niye ağlamasındı ki! Tanrı gözyaşı vermişse, sadece kadınlara mı bu hak tanınmış...
Gönül Özgül
Sayfa 18 - Bilgi Yayınevi
“Erkekler de ağlardı işte. Niye ağlamasındı ki! Tanrı gözyaşı vermişse,sadece kadınlara mı bu hak tanınmış...”
“Ne biçim dünya bu?” diye konuştu kendi kendine.” “Kimini çok rahat döşeklerde,aileleriyle birlikte rahat ettirirken... Seksen bin, doksan binini de buzlara karıştırıp,donduruyor. Hepsini... Aynı saatlerde...Birbirlerine yardım bile edemeden...”
Sonra bir gün,at sesleri,nal şıkırtıları işittiler.Sayısını bilemeyecekleri kadar çok...
Temmuzun 25’iydi. 1916 yılının 25 Temmuzunda, Ruslar,Erzincan’a girmişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Leman’la Lijin
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752207127
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Yıl 1915.
Osmanlı bir yıldır Birinci Dünya Savaşı’nda.
Otuz beşinci Osmanlı padişahı Sultan Mehmet Reşat.
Doğu illerimiz Rus tehdidi ve işgali altında.
Ermeni çeteciler dehşet saçıyor. Tecavüz, işkence, kırım ve kıyım…

Erzincan’da, 13 yaşında ikiz kızlar Safiye ile Nafiye: Ana babaları ölmüş, gencecik amcaları ve ebelik yapan babaanneleri ile birlikte savaşın yoksul ve ürkütücü havasını soluyarak yaşamaya çalışıyorlar. Ata binebilmek, atla gezebilmek en büyük düşleri. Bir gün biniyorlar, daha doğrusu bindiriliyorlar; bir daha da onları gören olmuyor.

Leman: Aynı kentte ama onlardan daha varlıklı bir ailenin kızı. İki ağabeyi cephelerde. Biri Sarıkamış’ta telef olmuştur ama henüz haberleri yok. Babasını kaybedişinin ardından ana kız konakta yalnız kalırlar. Ruslar kenti işgal ettiğinde subaylardan birkaçı da onların konağında kalmaya başlar. Leman içlerinden birine tutulacak ve korkunç sonuna doğru ilerleyecektir.


(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 59 okur

  • Kitapcan
  • Turanə Rzayeva
  • Kafeinliayraç
  • Buse
  • müge
  • Tutku Manav
  • BUŞRA UYSAL GÜDER
  • Turanə Rzayeva
  • S.
  • Reepichep

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (6)
9
%25 (6)
8
%16.7 (4)
7
%8.3 (2)
6
%8.3 (2)
5
%4.2 (1)
4
%8.3 (2)
3
%4.2 (1)
2
%0
1
%0