Lenin'in Bütün Dünya Kadınlarına Vasiyetleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
269
Gösterim
Adı:
Lenin'in Bütün Dünya Kadınlarına Vasiyetleri
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754311808
Çeviri:
Atilla Temiz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sorun Yayınları
Ülkemizde de işçi-emekçi kadın, ilerici kadın, feminist kadın örgütlenmelerinin son yıllarda gelişme yolunda olduğu görülmektedir. Demokrat-Yurtsever-İlerici-devrimci-sosyalist-Marksist kadrolarımızın bilinç ve kararlılıkla yaşamın içinde ve toplumun her kesiminde yerlerini almaları anılmaya değer olgulardır.
SSCB sosyalist kuruculuk deneyiminin çözülüşü ve Sosyalist Sistem’in geçici yenilgisi, sömürgelerde emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı yürütülen ulusal ve sosyal kurtuluş mücadelelerini yalnızlaştırmış, zayıflatmış; bu hareketlerin büyük bir bölümünün yer yer uzlaşmalarını ve yenilgilerini sağlamış; “bağımsız-bağlantısız-bloksuz” ülkelerin direncini kırmış, bu ülkelerin emperyalist-kapitalizmin sistemine entegrasyonuna yol açmıştır.
Sosyalist kuruculuktaki SSCB deneyiminin, Dünya Sosyalist Sistemi’nin geçici olarak çözülüş olması dünya emekçi kadın hareketinin de darbeler almasını getirmiştir.
Emperyalist-kapitalist sistem, kadın-erkek, tüm işçi ve emekçilere asla bir gelecek vaat etmemektedir. Kadınların her türden sömürüden kurtulması günümüzün en önemli sorunlarından biridir. Emekçi kadınların sınıfsal/sosyal/evrensel kurtuluşu günümüzde daha fazla önem taşımaktadır.
Yaşadığımız coğrafya özelinde Dünya Devrimci Pratiğine örnek oluşturacak, “somut durumun somut değerlendirmesini” yapacak, bu süreçten geleceği kazanmak amacıyla çok yönlü derslerle sonuçlar çıkaracak çabalara büyük bir ihtiyaç olduğu gün gibi açıktır.
Aynı zamanda temelleri Anaerklik geleneklere dayanan ve bu geleneğin organik bir uzantısı olan Ana Kadın, Ata Kadın, Kızılbaş Kadın, Grevci Kadın ve Gerilla Kadın geleneklerimizi yeniden değerlendirmek, işçi-emekçi kadınlarımızın yerel/ulusal/sosyal/sınıfsal/evrensel kurtuluşu mücadelesini yeniden üretmek durumundayız. Çünkü emperyalist-kapitalizmin insana ve insanlığa barbarca saldırdığı bir süreçte kapitalist Batı’dan eklektik, bilim ve akıldışı yol ve yöntemlerle aktarılmak istenen burjuva feminist akımların işçi ve emekçi kadın hareketine verdiği zararları gidermek durumundayız. Emperyalist-kapitalist sistemin bilinçli çabalarıyla kapitalist yabancılaşmalardan en çok etkilenen kadınlardır. Yerel, ulusal, sınıfsal birikimlerimizi evrensel ile buluşturmak V. İ. Lenin’in, Clara Zetkin’lerin emekçi kadınların sosyal / evrensel kurtuluşu yolundaki devrimci vasiyetidir. Anılan bu türden gelenek ve birikimlerini tahlil eden ve senteze kavuşturan çalışmalara büyük bir ihtiyaç vardır.
Tarihselden güncele anlamlı bir deneyim aktarımında bulunan Clara Zetkin gibi savaşçıların yüzyıl önce başını çektiği mücadelelerin ve onun bir ürünü olan bu kitapçığın ülkemizdeki ilerici, devrimci, yurtsever, sosyalist ve Marksist harekete yararlı olacağı umudunu taşıyarak yayımlıyoruz.
96 syf.
Amerika’nın tarım ülkelerinde pamuk, kahve, şeker pancarı tarlalarında, Japonya’nın çeltik tarlalarında, Hindistan çay tarlalarında işçi kadınlar hayvanca çalıştırılmaktadır. Kapitalizmin ve erkek toplumunun kölesi olmakta, haklı veya haksız eli kolu bağlı bir şekilde seslerini çıkartamamaktadırlar.

Kadınlar her dönemin zorluğunu yeterince görmüştür ve halen daha görmektedirler. Bebeklerinin açlık çektiğini, zayıflıktan ölüp gittiklerine şahit olmuşlardır. İşsizlikle boğuşmuş, hiçbir eğitim hayatı görememiş ve aynı şekilde çocuklarına da bu imkanı sağlayamamışlardır.

Ama her zaman bunların olmasına karşı çıkan ve sesini diğer tüm kadınların sesi yapan öncüler de oldu tabi.

Anarşizm denilince aklıma ilk nasıl Emma Goldman geliyorsa, Sosyalizm denince de aklıma ilk Rosa Luxemburg geliyor.
Clara Zetkin ise Rosa’nın yoldaşıdır ve aynı ideolojiye beraber hizmet vermişlerdir.

Clara yönünü biraz daha kadınlara çevirmiş, Sosyalizm yolunda çabalamış ve tüm kadınların erkek egemenliği altında kalmaması için yıllarca ter dökmüştür.
Lenin bu konuda Clara’ya hep destek olmuştur. Proletarya devrimine kadınların aktif katılımı olmadan ulaşamayacağını ve kadınların bu uğraşı vermedikleri takdirde özgürlüğe ve eşitliğe kavuşamayacaklarını söylemiştir.

Lenin, özel mülkiyet üretim araçlarının ortadan kalkmasıyla kadınların erkeğin kölesi olmaktan çıkacağını belirtiyor. Kapitalizmin egemen olduğu ülkelerde ise kadınların daha çok ezildiğini, haktan ve hukuktan yoksun olduğunu, korumasız olduklarını, Lenin’in sözlerinden toplanarak Clara satılarında defalarca dile getirmiştir.

Gerçekten de Kızıl Oktobr’ın en büyük başarılarındandır kadınlara verilen değer ve haklar.
Sovyetler Birliği’ndeki tüm kadınların meslek birliğinde;
1928 yılında %26’sını oluştururken 1932’de %29,7’ye çıkmıştır.
1923 yılında 95.000 kadın delege varken
1932 yılında 2.200.000 olmuştur.

Eğitim açısından örnek vermem gerekirse;
1928 yılında Tıp Fakültesinde kadınlar %52’sini oluştururken 1932’de %68,3’e çıkmıştır.

Bu süreçlerde özel çiftçi işletmelerinin ve mülkiyetlerinin varlığıyla köy halkına ulaşmakta çok zorluk çekilse de, proletarya devrimi köylerde yine kadınlar sayesinde etkisini göstermeyi başarmıştır.

Kadınların bu hakları elde etmesi ise sadece ekonomik temellere dayalı olmamıştır, sosyal düzen üzerine de kurulmuştur. Çünkü kadınlara evlilik dışında da erkeklerle aynı şartlarda haklar tanınmıştır. Buna ahlaki açıdan da bakabiliriz tabi.

Marksist düşünce sistemiyle kız ve erkek çocukları aynı ortamda eşit şartlarda eğitim almışlardır ve bunun temelden geleceğine inanmışlardır.

Doğal olarak kadınlar bu hakları elde edebilmek için çok çabalamışlardır. Erkekler ile eşit derecede savaşmış, bu uğurda fedakarlık göstermişlerdir. Savaş alanlarında sadece eşya taşıma yahut hemşirelik görevleri gibi işler üstlenilmemiş, erkekler gibi cephelerde boy göstermişlerdir. Kan dökmüşlerdir, kan dökülmüştür. Lenin ise sosyalizm uğruna, barış uğruna, bunların olabileceğini söylemiştir..(?)

Bu güzel süreçler ilerlerken, SSCB’yi yıkmak, tekrar kapitalizm boyunduruğu altına sokmak için çeşitli entrikalar da dönmüştür. Yani bu süreçler öyle okunduğu gibi kolay olmamıştır.

Son olarak vasiyeti derken ise Clara bu süreçlerin nasıl geçtiğini, kadınların aslında neler yapabildiğini kendi fikrimce geleceğe aktarmıştır.
İnsanlar haklarını kazanmak, özgürlüğe kavuşmak için emperyalist tehlikelere karşı din, dil, ırk ayırt etmeden birleşmişlerdir. Kadınlar ve erkekler bu uğurda birlikte yürümüşlerdir.

Daha önce olmuş peki ya şimdi neden olmasın?

(İlk 30 sayfa Clara kendi hayatını anlatırken daha sonrası Lenin’in konuşmalarından toparladıklarıyla kadınlara olan durumu ve sonrasında yaşananları açıklıyor. Lenin’in sözlerine yer veriyor. Okunması bana gayet kolay geldi.)
Oysa kadın hem sömürülen hem de erkeğin “evcil kölesi” durumunda bulunan, dolayısıyla toplumda ikinci sınıf vatandaş işlemi gören bir cins olduğundan, ona karşı özel olarak yaklaşmak ajitasyon - propaganda - örgütlenmede özgül sorunlarından hareket etmek gün gibi açık bir olguydu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lenin'in Bütün Dünya Kadınlarına Vasiyetleri
Baskı tarihi:
Ekim 2010
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754311808
Çeviri:
Atilla Temiz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sorun Yayınları
Ülkemizde de işçi-emekçi kadın, ilerici kadın, feminist kadın örgütlenmelerinin son yıllarda gelişme yolunda olduğu görülmektedir. Demokrat-Yurtsever-İlerici-devrimci-sosyalist-Marksist kadrolarımızın bilinç ve kararlılıkla yaşamın içinde ve toplumun her kesiminde yerlerini almaları anılmaya değer olgulardır.
SSCB sosyalist kuruculuk deneyiminin çözülüşü ve Sosyalist Sistem’in geçici yenilgisi, sömürgelerde emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı yürütülen ulusal ve sosyal kurtuluş mücadelelerini yalnızlaştırmış, zayıflatmış; bu hareketlerin büyük bir bölümünün yer yer uzlaşmalarını ve yenilgilerini sağlamış; “bağımsız-bağlantısız-bloksuz” ülkelerin direncini kırmış, bu ülkelerin emperyalist-kapitalizmin sistemine entegrasyonuna yol açmıştır.
Sosyalist kuruculuktaki SSCB deneyiminin, Dünya Sosyalist Sistemi’nin geçici olarak çözülüş olması dünya emekçi kadın hareketinin de darbeler almasını getirmiştir.
Emperyalist-kapitalist sistem, kadın-erkek, tüm işçi ve emekçilere asla bir gelecek vaat etmemektedir. Kadınların her türden sömürüden kurtulması günümüzün en önemli sorunlarından biridir. Emekçi kadınların sınıfsal/sosyal/evrensel kurtuluşu günümüzde daha fazla önem taşımaktadır.
Yaşadığımız coğrafya özelinde Dünya Devrimci Pratiğine örnek oluşturacak, “somut durumun somut değerlendirmesini” yapacak, bu süreçten geleceği kazanmak amacıyla çok yönlü derslerle sonuçlar çıkaracak çabalara büyük bir ihtiyaç olduğu gün gibi açıktır.
Aynı zamanda temelleri Anaerklik geleneklere dayanan ve bu geleneğin organik bir uzantısı olan Ana Kadın, Ata Kadın, Kızılbaş Kadın, Grevci Kadın ve Gerilla Kadın geleneklerimizi yeniden değerlendirmek, işçi-emekçi kadınlarımızın yerel/ulusal/sosyal/sınıfsal/evrensel kurtuluşu mücadelesini yeniden üretmek durumundayız. Çünkü emperyalist-kapitalizmin insana ve insanlığa barbarca saldırdığı bir süreçte kapitalist Batı’dan eklektik, bilim ve akıldışı yol ve yöntemlerle aktarılmak istenen burjuva feminist akımların işçi ve emekçi kadın hareketine verdiği zararları gidermek durumundayız. Emperyalist-kapitalist sistemin bilinçli çabalarıyla kapitalist yabancılaşmalardan en çok etkilenen kadınlardır. Yerel, ulusal, sınıfsal birikimlerimizi evrensel ile buluşturmak V. İ. Lenin’in, Clara Zetkin’lerin emekçi kadınların sosyal / evrensel kurtuluşu yolundaki devrimci vasiyetidir. Anılan bu türden gelenek ve birikimlerini tahlil eden ve senteze kavuşturan çalışmalara büyük bir ihtiyaç vardır.
Tarihselden güncele anlamlı bir deneyim aktarımında bulunan Clara Zetkin gibi savaşçıların yüzyıl önce başını çektiği mücadelelerin ve onun bir ürünü olan bu kitapçığın ülkemizdeki ilerici, devrimci, yurtsever, sosyalist ve Marksist harekete yararlı olacağı umudunu taşıyarak yayımlıyoruz.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Ayşegül Umay
  • Neslihan T.
  • Shatteredhopes
  • Mehmet Cavid Bey
  • Sîyajîn
  • Ceylan
  • Cevahir Kabasakal
  • .

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0