Leyla ile Mecnun (Kalbin Şehrayini)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.366
Gösterim
Adı:
Leyla ile Mecnun
Alt başlık:
Kalbin Şehrayini
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
253
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054565085
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eşik Yayınları
Gecenin çöl rüzgarlarını dinledi Mecnûn. Onların uğultularına kulak vererek düşündü durdu karanlıklarda. Leylâ'nın siyah saçlarını ve yanağındaki siyah beni düşündü. İçine düştüğü ve çıkamadığı siyah gözlerini. Göklerine yıldızların üşüştüğü çöl gecesi gözlerini. Ah, Leylâ ne kadar masum, ne kadar asil. Leylâ ne kadar mahcub, ne kadar temiz. Gözlerinin içi gülüyor Leylâ'nın. Leylâ güldümü dünya gülüyor. Leylâ'yı hayal etmek bile ne kadar dayanılmaz bir hal. Sonsuzluğu fısıldayan çöl ve gökyüzü altında insan ne kadar yalnız. İşte her şeyi örten gece insana kalbini açıyor. Gecenin asude genişliğinde Mecnûn ve derdi var. Mecnûn inledi... "Geceyi aşığa sığınak ve azab kuyusu yapan Allah'a şükürler olsun"
253 syf.
·Beğendi·10/10
Aşk ‘ ten ve bedenle ilgili değil, ruhî bir şey... ’ diyen yazar ve ekler öykünün sonuna ‘ ha Leylâ ha Mecnûn!.. ha Mecnûn ha Leylâ!.. söz bitmiştir artık... ‘
Aşkın serzenişinde bulunan yazar beşerilikten, benlikten ve dünyalık meselerinden kurtulup ilahî aşka doğru yol alınmış bir aşkın hikayesi.
Eserde;
Kimi zaman hapsoldum aşka..
Kimi zaman içimin yanışı..
Kimi zaman aşkın sevinci..
Ve hep Mecnûnluk hissi...
Sade anlatımı yalın diliyle etkisinde kalmak ve bir sonraya sürüklenişi..
Yoksa ;
Çölde özlenen yağmur muydu Leylâ ?
Gözyaşlarına bürünmüş Mecnûn mu ?
Ve birbirinin gözlerin de derinleşen ezgiselliği...
Yufka yüreğinin..
‘ Kopan çiçeği gösteriyor, iç çeke çeke ağlıyordu. ‘
‘ yeryüzünde cennet duygusudur aşk.. ‘
Gerçek olan... ‘ aşk kötülük doğurmaz, aşk hayırlara iletir.. ‘
‘ onlar bizim, biz de onların kayıp parçasıyız... ya bulur onu ya bulamaz... ‘
Söylenecek nice şeyler hakim..
Aşkın edebini ve gerçek tadını almak isteyenlere tavsiye ederim...
Değerli dostumun tavsiyesiyle severek tad aldığım eser, Rabbim razı olsun..
253 syf.
Leylâ ki, muradıydı muradı muhâl oldu
Bimurad gitti Mecnûn âşığa misâl oldu...


Aşk, diyordu, kokuya benzer. Duyarsın ama anlatamazsın...Ki ne zaman anlatmak için çıksa ses ağızdan, kırık çarpık birkaç kelimeden ibaret kalıyordu da tarif demeye yakışmıyordu bir türlü . Bir ah olup kalıyordu. Uzadıkça ah, aşk oluyordu...

Aşk deyince akla en çok gelen Leylâydı. Belki de Mecnûndu. Belki de hem Leylâ, hem Mecnûndu.

Kays Mecnûn olup da hakkında söylenen her rivayette içerledi hâline. Belki kıyamete kadar adı yaşayacaktı ama gerçekten anlayan çıkmayacaktı Ona göre. Hep biraz eksik, hep biraz yarım... İçindeki yarımın adına vermişken Leylânın adını, Leylâsız Mecnûn u anlamak aşk olur muydu hiç?

Leylâ 'nın şavkı düştü suya. Leylâ'nın kapkara gözlerini gördü Mecnûn suda. İşte o zaman eksiğini bulduğunu anladı.Ya da anladığı yarısının kaldığı yeri bulduğu oldu.

Çokça kendinden vermekti aşk. Her alaya, her öğüde, her hakarete rağmen hep bir umuttu, kutsal topraklarda bile Mecnunun dua dua Leylâ 'yı istemesiydi aşk :

-Ey Allahım! Bizi yarattın ve kalbimize süveydayı yerleştirdin ki siyahtır.

-Rabbim işte bu senin beytindir ve örtüsü siyahtır...

-Beytullahına cennetten gönderdiğin Hacer-ül esvedin de siyahtır...

- Allahım! Bana sevdirdiğin kızın da gözleri siyahtır, tıpkı kalp çekirdiğimiz gibi...

-Rabbim o kulunun saçları da siyahtır Beytullah'ının örtüsü gibi...

-Sevgisi de siyahtır Hacerülesved'in gibi...

-İsmi de siyahtır Allahım!...

Çölün gecesiydi Leylâ, çölün güneşiydi...Ama asıl değildi, akisti sadece. Ne zaman Mecnûn Leylâyı kaybetti, kaybettiği yerde buldu Leylâyı yine...


Nusret Özcan'ın okuduğum ilk kitabı oldu Leylâ ile Mecnûn. Bu kadar yalın cümlelerle oldukça güçlü ve duygu yüklü bir kitap okumanın hazzına vardım. Hikayesinin hem herkesçe bilinen Leylâ ile Mecnûn olduğunu, hem kendi Leylâ ile Mecnunu olduğunu söylüyor kitapta. Nitekim herkes okuduğunda kendi içindeki hikayeyi bulacaktı...Allah rahmet eylesin...


...Veda Kuyusu 'ndan boğuk bir çığlık işittiğini söyler gençten biri...Bazıları inanır, bazıları inanmaz...Delikanlı,
-Leylâ diye uzun bir çığlıktı diye ısrar eder...İçlerinden biri,
-İçinden gelmiş olmasın sakın o Leylâ çığlığı diye bir söz atar ortaya... Bir diğeri gülerek,
-Leylâ diye mi bağırdı, Mecnûn diye mi?diye takılır.
Yaşlı adam gözleri dalarak sözü noktalar.
-Ha Leylâ ha Mecnûn!...Ha Mecnûn ha Leylâ!...

Söz bitmiştir artık...
Bazıları inanır, bazıları inanmaz...

Keyifli okumalar...
253 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Söyleyecek çok şey var...
Kısaca;
Bazen kızdım Mecnun'a. Çöllere kendini atmadan evvel babası ile konuşup Leyla'yı istemeye gitselerdi ya?
Ama işte kader...
Hani diyor ya Serdar Tuncer,"Güneşe yazı yazılmaz,yazılan yazı bozulmaz."
Gerçekten de öyle.
Kendimi içinde bulduğum bir kitap oldu.
Ağladığımı gizleyemem...
Bazen fon eşliğinde okudum daha güzel oldu.
Okumanızı tavsiye ediyorum...
Yarım Değil Zaman'a Bıraktım...Çünkü Herşey Gibi Bazı Kitapları'da Zaman'a Bırakmak Lazım.
Yazık Olurdu Bu Kafayla Seni Okumak.Vakti Geldiğin'de Mutlaka Elime Alacağım Seni "Leylâ ile Mecnûn"...
253 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Leylaya duyduğu aşktan Allaha yönelen Mecnunun hikayesi.. En sevdiğim ve en akıcı bulduğum kitap. Kitabı şimdiye kadar 2 kere okudum. Belki sonra tekrar okurum.
253 syf.
·Beğendi·10/10
Gecenin çöl rüzgarlarını dinledi Mecnûn. Onların uğultularına kulak vererek düşündü durdu karanlıklarda. Leylâ'nın siyah saçlarını ve yanağındaki siyah beni düşündü. İçine düştüğü ve çıkamadığı siyah gözlerini. Göklerine yıldızların üşüştüğü çöl gecesi gözlerini.Ah, Leylâ ne kadar masum, ne kadar asil. Leylâ ne kadar mahcub, ne kadar temiz. Gözlerinin içi gülüyor Leylâ'nın. Leylâ güldümü dünya gülüyor. Leylâ'yı hayal etmek bile ne kadar dayanılmaz bir hal. Sonsuzluğu fısıldayan çöl ve gökyüzü altında insan ne kadar yalnız. İşte her şeyi örten gece insana kalbini açıyor. Gecenin asude genişliğinde Mecnûn ve derdi var. Mecnûn inledi..."Geceyi aşığa sığınak ve azab kuyusu yapan Allah'a şükürler olsun"
253 syf.
·21 günde
Öyle güzel bir kitap ki; ben okumalara kendisi okunmalara doyamadık:) Böyle güzel sevmek de olurmuş demekki dedim kaç kez, hayran kaldım sevginin bu kadar güzel betimlenebilmesine, ne desem az, okumak lazım gelir..
Ben şimdi tekrar okuyorum, daha da beğeniyorum okudukça..
"Seninde okumanı istiyorum... "
253 syf.
·Beğendi·10/10
Bir Kays vardı LeyLâ'ya Âşık, bu ÂşkLa çöL Mecnûn'u oLdu... LeyLâ'yLa başLayıp MevLâya yükseLen bir efsun... Adı Âşk... Sade bir diL kuLLanırak baştan sona hikayeyi anLatan okunuLması gereken bir kitap...
253 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
İmkansız bir aşkın bir insanın uzaktan da sevileceğini; öyle bir aşk ki dillerden dillere dolaşmış olan bu sevda , her aşık olan insanın bu aşk ile kıyasladığı ancak bu aşkın yanına bile varılamaycak bir aşk olduğunu tüm dünya bilmekte
253 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Fuzuli'den okumayı planlarken çok sevdiğim birinin hediye etmesi sonucu okuduğum ve ciddi anlamda hoşuma giden kitap. Leyla'nın aşkından yaratıcıya erişen Mecnun'un aşkı o kadar büyük ki kitabı okuduktan sonra bir süre etkisinde kalabilirsiniz. Tavsiye ederim.
253 syf.
·4773 günde·Beğendi·10/10
Kitabı kitap yapan, yazarıdır.. Nusret Özcan, Leyla ile Mecnun eserinde sadece aşkı değil, kavuşamamanın da güzelliğini ve harama bulaşmamış saf bir sevgiyi delilik derecesini aşkın muhabbeti sunmuş bize.

Nasıl sever bir insan, başka bir insanı sorusuna verilecek cevap şu olmalı, ‘bu kitapta başka bir insan yok. İki insandan bir insan oluşmuş’
Mecnun kadar Leyla’ yı da konuşmak gerek..

Herkesin bir imtihanı var.

Hüzün mutluluk acı vuslat ertelenen gelen her şey bu naif kitapta mevcut.

Okuyun..
İşte her şeyi örten gece insana kalbini açıyor. Gecenin asude genişliğinde Mecnûn ve derdi var. Mecnûn inledi...
"Geceyi aşığa sığınak ve azab kuyusu yapan Allah'a şükürler olsun"...........
Pırıl pırıl bir gündü...
Sabah güneşi en yumuşak ışıklarını yayıyordu ortalığa..
Hafif hafif esen bir rüzgâr güllerin kokusunu gezdiriyordu.
Kays bu gül kokusuna tutkun,
Zaman kadar eski bir şeyler üflüyor ruhuna bu koku..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Leyla ile Mecnun
Alt başlık:
Kalbin Şehrayini
Baskı tarihi:
Ocak 2010
Sayfa sayısı:
253
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054565085
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eşik Yayınları
Gecenin çöl rüzgarlarını dinledi Mecnûn. Onların uğultularına kulak vererek düşündü durdu karanlıklarda. Leylâ'nın siyah saçlarını ve yanağındaki siyah beni düşündü. İçine düştüğü ve çıkamadığı siyah gözlerini. Göklerine yıldızların üşüştüğü çöl gecesi gözlerini. Ah, Leylâ ne kadar masum, ne kadar asil. Leylâ ne kadar mahcub, ne kadar temiz. Gözlerinin içi gülüyor Leylâ'nın. Leylâ güldümü dünya gülüyor. Leylâ'yı hayal etmek bile ne kadar dayanılmaz bir hal. Sonsuzluğu fısıldayan çöl ve gökyüzü altında insan ne kadar yalnız. İşte her şeyi örten gece insana kalbini açıyor. Gecenin asude genişliğinde Mecnûn ve derdi var. Mecnûn inledi... "Geceyi aşığa sığınak ve azab kuyusu yapan Allah'a şükürler olsun"

Kitabı okuyanlar 352 okur

  • Büşra Orhan
  • B
  • Papatya
  • Sevdam menzilli
  • Beyza Yaman
  • PERA
  • Simge Nida ÇELİK
  • ✿Kübra Çelik✿
  • aişeamagüllü
  • Dilara Çeltik

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%14.3
18-24 Yaş
%23.8
25-34 Yaş
%52.4
35-44 Yaş
%9.5
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.7
Erkek
%18.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%59.8 (70)
9
%18.8 (22)
8
%7.7 (9)
7
%7.7 (9)
6
%1.7 (2)
5
%2.6 (3)
4
%0.9 (1)
3
%0.9 (1)
2
%0
1
%0