Adı:
Leyla ile Mecnun
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758950386
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâ'yım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu canım seninle gitti. Şimdiki canım Leylâ'ya değil, Mevlâ'ya yönelik. Bir'lik yolunda seninle olmam, yanarım. Şimdi, gözümün nuru, gönlümün aydınlığı!.. Ben maskaralığa nam salmışım nam salmışım bari sen bu yola girme. İçinden çıkma namus perdesinin. Mecnun olan benim; bana yaraşır delilik, kınamışlık. Şimdi git, aşk töresini, âşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma. Gir şimdi, ey vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını âleme bildirip deliliğine ferman yazdırma. Kimse seni burada görmeden git. Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..
(Tanıtım Bülteninden)
Kays koymuşlarken ismini, aşkından oldu Mecnun. Kavuşamadı bir türlü Leyla'sına; Mecnun'dur, delidir, ilacını bulun, öyle veririz Leyla'yı dediler ama bilmiyorlardı ki Mecnun'un ilacı Leyla'ydı. Aşkından düştü çöllere, belki bu dünyada kavuşamadılar ama aşkları hep dillen dile dolandı, nice şaire, yazara konu oldu. Bir de yazan İskender Pala olunca Leylâ ile Mecnun'u bir de ondan okuyun derim.
Leylâ, "geceye dair, gece gözlü, gece saçlı" demekti.Sonradan gece bahtlı olacaktı. Kays'ın çığlıkları, işte bu "gece renkli" güzel için idi.

Leylâ ve Mecnun ne kadar hüzünlü bir kitap.Ne kadar gerçek âşkı anlatan bir kitap. İskender Pala'nın betimlemeleri kitabı sevmemi kitaptan etkilenmemi sağlayan en önemli etken...
  • Safahat
    9.0/10 (315 Oy)340 beğeni1.206 okunma360 alıntı7.567 gösterim
  • Kitab-ı Aşk
    8.1/10 (279 Oy)251 beğeni1.238 okunma266 alıntı5.236 gösterim
  • Beş Şehir
    7.7/10 (259 Oy)260 beğeni1.006 okunma267 alıntı8.617 gösterim
  • Yusuf ile Zuleyha
    8.6/10 (595 Oy)637 beğeni2.230 okunma455 alıntı10.539 gösterim
  • Bye Bye Türkçe
    8.4/10 (247 Oy)238 beğeni1.105 okunma273 alıntı7.312 gösterim
  • O ve Ben
    8.9/10 (284 Oy)309 beğeni803 okunma313 alıntı8.818 gösterim
  • Dudaktan Kalbe
    8.3/10 (248 Oy)234 beğeni1.345 okunma80 alıntı5.748 gösterim
  • Çöle İnen Nur
    9.0/10 (348 Oy)409 beğeni962 okunma516 alıntı13.373 gösterim
  • Bir Adam Yaratmak
    9.0/10 (358 Oy)366 beğeni941 okunma337 alıntı7.422 gösterim
  • Pinhan
    7.1/10 (215 Oy)167 beğeni1.047 okunma91 alıntı4.510 gösterim
Şimdi sorsan herkes aşık,herkes Mecnun..Eğer Kays Mecnun ise şimdiki mecnunlar kim.Eğer Kays aşıksa şimdi ki aşıklar kim ola?
Kays'ın Leyla'nın aşkından Mecnun oluşu, gel zaman git zaman bu aşkın Leyla aşkından Mevla aşkına dönüşü..
İskender Pala'nın kaleminden şiir dilinde bir güzel Leyla ile Mecnun hikayesi.
Leyla -" Anladım ki sen aşkında sadıksın. Anladım ki iki yüzlülüğün yoktur. Yine anladım ki güzelliğimi de görmek istemezsin. Şen olasın!.. Ne hoş merteben var, kendi makamında. Bakmak istemiyorsun sen güzelliğime; haram olsun başkalarına da . Kanaat sende varda, yok mu sanırsın bende. Tasalarımı dindirdin; alâka bağından beni kurtardın. Artık ruhumun incisi, ten kutusundan ; canım beden sandığından çıksın isterim. Senin yoluna sarf olmayacak mücevher, nedir ki yükten başka?..
İskender Pala / Leyla ile Mecnun
Leylâ, "geceye dair, gece gözlü, gece saçlı" demekti. Leylâ, Mecnun'un gecesi, gece saçlısı, gece gözlüsüydü. Mecnun, "çılgın, deli" demekti. Mecnun, Leylâ'nın çılgını, delisiydi. Yalnız birbirleri içindiler ve yalnız birbirleri için her yerde var oldular...

Her cümlesinde birçok değer gördüğüm, okudukça düşündüren, insana birçok düşünce ve duygu katan, bildiklerimizi tekrar etmeyi ve hatırlamamızı sağlayan faydalı bir eser..
“Kays o hâle gelmişti ki, çörekotundan ödağacına kadar her şeyin adı Leylâ idi onun için. Leylâ’nın adını başka adlara gizlemişti. Her şeyde Leylâ’dan bir iz vardı. Kutup ve mıknatıs, Leylâ; dersi okuyan da okutan da hatta kitap da Leylâ idi. Leylâ “gece’ye mensup” demekti. “Gece kara(n)lığında” demekti. Ah Leylâ! Kaşı kara, gözü kara, saçı kara, bahtı kara çöl kızı!.. Ve üç bahar geçmişti Mecnun’un sevdası üstünden..”
İskender Pala... Yine harika eserinle geç tanışmamın verdiği pişmanlığı yaşıyorum. Ben nasıl okumam daha önce bu kitabı. Hepimizin vardır kulak âşinalığı Leyla ile Mecnun’a. Daldığımızda veya bir işi eksik yaptığımızda, dikkatsizliğimizde “Leyla mısın?” Diye sorarlar. Mecnun olmuşsun diye dalga geçeriz yeni aşık olan arkadaşımızla..Bunları söylerken birimiz de gerçekten o efsanedeki Leylâ ile Mecnun’u düşünür müyüz? Geçirir miyiz aklımızdan? Ne güzel bir aşk.. Ne kutsal, biricik.. Asla kirlenmeyen, tertemiz kalan bir aşk. Önünde eğinilesi.. Çok etkilendim. Zaten bir kitabın değerini, etkileyici olup olmamasıyla ölçmez miyiz? Gerçekten etkilendim ve sevdim. Ve inandım.. Gerçekten varlıklarına inandım. Bir efsaneden daha fazlası olduklarına. Aşk şehidi her ikiside..Okuyun ya, okutun hatta öğrencilerinize, sevdiklerinize.. Unutulmasın klasiklerimiz, bizim klasiklerimiz. Ayıp olur yoksa Leylâ’lara ve Mecnun’lara..
İskender Pala'nın kaleminden çıkan bu eser açık ve net söylemek gerekirse akıcı değil, hızlı okunmuyor. Hayır, kötü anlamda demiyorum. Bu bir kitabın iyi bir sıfatıdır aslında. Kitap dediğimiz fidanın form değiştirmesiyle oluşan yapı insana bir şeyler katmalı, edebi doygunluk sağlamalı. Bu kitap edebiyatıyla, kalemiyle insanı duygu konusunda doygunluğa ulaştırıyor. Leyla ile Mecnun hikayesini Fuzûlî'den sonra bize hatırlatmak için kaleme alan Sezai Karakoç'un ardından İskender Pala bir tarihi şuur oluşturmak için yazmak istemiş. Çünkü geçmiş bilindikçe öz yitirilmeyecektir.
- Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâ'yım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer;beni yakmaya hayalin yeter,takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır,cismindeki bir başka candır;bir özge candır. Sensin beni benden ayıran,uzaklaştıran. Ben yokum,senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın,şimdi ben yok oldum. Manevî dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu,canım seninle gitti. Şimdiki canım Leylâ'ya değil,Mevlâ'ya yönelik.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, divan edebiyatından esintiler olsa da dili hiç anlaşılmayacak durumda değildi. Rahatlıkla okunabilir. Leyla ile Mecnun'u bol benzetmeler ile okumak isterseniz tavsiye ederim.

Sayfalar arasında bulunan resimler kitaba farklı bir hava ve renk katmış bence. Okurken kendimi bir tiyatro oyunu ya da bir film izler gibi hissettim, sahne aralarında da tarihin derinliklerinden resimler geliyordu ekrana...

Akıcı dilinden dolayı rahat okuduğum ama Leyla ile Mecnun'un aşkını tam olarak hissedemediğim bir eserdi bence...
Leyla ile Mecnun ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. İki gönül arasındaki tekliğin mükemmel yansımasıdır. İskender Pala yine müthiş bir iş çıkarmış. Günümüz aşk anlayışına ne kadar ters olsa da gerçek aşkın tarifini vermiş. Okunması gereken güzel eserlerden biri.
Kitabın en güzel yanı Leyla ile Mecnun'a çok farklı bir yerden bakıyor olması :) bazen sıkılıp bırakasım gelmedi değil ama güzel bitti diyebilirim :)
İskender Pala yine guzel bir esere imza atmış. Efsanevi aşıkları ele almış, aşkın asıl halini. Günümüz "aşk" anlayışıyla karşılaştırdığımda o kadar uçurum var ki arada. Leyla ile Mecnun arasında yasanmislik az, duygular yoğun. Şimdilerde ise duygu yok, yasanmislik fazla. Aslında kıyaslama bile yapamayiz ilahi aşka dönüşen bu sevda ile şimdiki duygu yoksunu birliktelikleri.
Kelimeler vardır, alın yazısı gibi; kelimeler vardır, halis gönüllerden sırlı dudaklara süzülüp gelen...
İskender Pala
Sayfa 67 - Kapı yayınları, 11. Basım
Mecnun'a, “Neden Leyla'yı alıp kaçmadın” demişler.
“Annesi üzülürdü,ben içinde Leyla olan kalbi kıramam,” demiş
Can verme gam-ı aşka ki aşk âfet-i candır.
Aşk âfet-i can olduğu meşhur cihândır.
İskender Pala
Sayfa 65 - Kapı yayınları, 11. Basım
Ne garipti şu dünya. Her bir hadisede binlerce hikmet gizliydi besbelli. Yaşadıkça ne sınavlardan geçiyordu insan...
Sonra yola çıktı yeniden, yeni umutlara, yeni ufuklara doğru. Ertesi gün. Ertesi gün ve daha ertesi gün... Hep bir yolculuktu âlem.
İskender Pala
Sayfa 34 - Kapı yayınları, 11. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Leyla ile Mecnun
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758950386
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâ'yım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu canım seninle gitti. Şimdiki canım Leylâ'ya değil, Mevlâ'ya yönelik. Bir'lik yolunda seninle olmam, yanarım. Şimdi, gözümün nuru, gönlümün aydınlığı!.. Ben maskaralığa nam salmışım nam salmışım bari sen bu yola girme. İçinden çıkma namus perdesinin. Mecnun olan benim; bana yaraşır delilik, kınamışlık. Şimdi git, aşk töresini, âşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma. Gir şimdi, ey vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını âleme bildirip deliliğine ferman yazdırma. Kimse seni burada görmeden git. Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 847 okur

  • Elif Aydogdu
  • Turan Duman
  • Buse Duran
  • sevilay_cln
  • Vahap Ümay
  • Liva Zynp
  • Ravza Nur GÖRMEN
  • Edebiyat Hayattır
  • Emine Beyhan
  • Esra Aydın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%0.3
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.2
Erkek
%27.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36 (63)
9
%15.4 (27)
8
%24.6 (43)
7
%13.1 (23)
6
%4 (7)
5
%3.4 (6)
4
%1.7 (3)
3
%0.6 (1)
2
%0
1
%1.1 (2)

Kitabın sıralamaları