Leyla'yı Sevenler Kulübü

·
Okunma
·
Beğeni
·
449
Gösterim
Adı:
Leyla'yı Sevenler Kulübü
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147280
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
İki kadın; Mina tutkuyla sevilen, Muazzez ise karşılıksız seven. Ve Yusuf Emre; iki kadın arasında sevmek mi, sevilmek mi dilemmasına düşen yazar.

Tarihî romanlarıyla kendine geniş bir takipçi kitlesi edinen Hakan Kağan, Leyla'yı Sevenler Kulübünde bu kez yakın bir döneme götürüyor okuyucusunu. Yusuf Emre karakterinin saklı kalmış bir kitabından yola çıkarak sevginin 3 farklı tezahürünün izini sürüyor. Bu yolculukta aydınların kahvehanelerine uğruyor, Cemil Meriç'le sohbetler ediyor, Halil Cibran'ın şiirlerinde aşkın felsefi boyutlarım arıyor, 1950'ler ve 80'ler İstanbul'unun kültürel ve toplumsal atmosferine uzanıyor.

Leyla'yı Sevenler Kulübü, hikâyenin içindeki hikâyeyi, Leyla'nın ardındaki Leyla'yı arıyor.

"Neden yazarız bilir misin Yusuf Emrem?" diye sordu. "Düşünmek, hayal kurmak neden? Biz yazarlar, hüznün, acının şerbetli çocukları, insan soyunun anlamayacağı acılar içinde kıvranıp duracağız. Bize ölüm bin çeşit Yusufum. Çünkü binlerce hayat yaşayacağız. Hayal ile hakikat arasındaki sınırda, kendi krallığımızı inşa etme cüreti göstereceğiz. Bir damla pis su, bir avuç balçık olduğumuzu unutup yaratma sanatına heves edeceğiz. Tanrının, balçığımıza ulaşan nefesi, bizi öylesine sarhoş edecek ki bilincimizin kuytularında kaybolacağız. Bizim acılarımız, insan soyunun anlayacağı cinsten değil. Bize yaşam da ölüm de bin çeşit Yusuf Emrem. İşte biz bundan dolayı düşünür, hayal kurar, yazarız."
175 syf.
·Puan vermedi
"Hayal ile hakikat arasındaki sınırda, kendi krallığımızı inşa etme cüreti gösteriyoruz. Bir damla su, bir avuç toprak olduğumuzu unutup yaratma sanatına heves ediyoruz."

İki kadın; Mina tutkuyla sevilen, Muazzez ise karşılıksız seven. Ve Yusuf Emre; iki kadın arasında sevmek mi sevilmek mi dilemmasına düşen yazar...
Aşkın her hakikati o an bir ışık gibi yüreğimde belirdi.Aşk Rumi'nin dediği gibi söze sığmaz bir sırdı.Bugüne dek yaşayan herkes onun varlığını bilmiş ancak hakikatine erememişti.O an anladım ki aşkın hakikatine eren ,insanüstü bir varlık olurdu.

Aşk,eski hikayelerde anlatıldığı gibi ,iki gönlün bir olması değildi.Bir gönlün iki olup parçalanmasıydı.Aşk tekildi.
“Neden yazarız bilir misin Yusuf Emrem?” diye sordu. “Düşünmek, hayal kurmak neden? Biz yazarlar, hüznün, acının şerbetli çocukları, insan soyunun anlamayacağı acılar içinde kıvranıp duracağız. Bize ölüm bin çeşit Yusufum. Çünkü binlerce hayat yaşayacağız. Hayal ile hakikat arasındaki sınırda, kendi krallığımızı inşa etme cüreti göstereceğiz. Bir damla pis su, bir avuç balçık olduğumuzu unutup yaratma sanatına heves edeceğiz. Tanrının, balçığımıza ulaşan nefesi, bizi öylesine sarhoş edecek ki bilincimizin kuytularında kaybolacağız. Bizim acılarımız, insan soyunun anlayacağı cinsten değil. Bize yaşam da ölüm de bin çeşit Yusuf Emrem. İşte biz bundan dolayı düşünür, hayal kurar, yazarız.
İmanını kaybeden bir çağın dinidir hümanizm.Ve burjuva sömürüsünü örtmek için güzel bir sis perdesi.
İnsan güzel ve kusursuz olana sahip olmak ister.Huzuru ve mutluluğu bunda arar durur.Bilmeni isterim ki evladım,arayarak bulamayacaksın
Tanrı,onu ve beni yaratırken ne düşünmüştü?Zihnimdeki boşlukta asılı kalan bu kareyi,iki çaresiz insanın bu halini kurgularken ne düşünmüştü?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Leyla'yı Sevenler Kulübü
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147280
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
İki kadın; Mina tutkuyla sevilen, Muazzez ise karşılıksız seven. Ve Yusuf Emre; iki kadın arasında sevmek mi, sevilmek mi dilemmasına düşen yazar.

Tarihî romanlarıyla kendine geniş bir takipçi kitlesi edinen Hakan Kağan, Leyla'yı Sevenler Kulübünde bu kez yakın bir döneme götürüyor okuyucusunu. Yusuf Emre karakterinin saklı kalmış bir kitabından yola çıkarak sevginin 3 farklı tezahürünün izini sürüyor. Bu yolculukta aydınların kahvehanelerine uğruyor, Cemil Meriç'le sohbetler ediyor, Halil Cibran'ın şiirlerinde aşkın felsefi boyutlarım arıyor, 1950'ler ve 80'ler İstanbul'unun kültürel ve toplumsal atmosferine uzanıyor.

Leyla'yı Sevenler Kulübü, hikâyenin içindeki hikâyeyi, Leyla'nın ardındaki Leyla'yı arıyor.

"Neden yazarız bilir misin Yusuf Emrem?" diye sordu. "Düşünmek, hayal kurmak neden? Biz yazarlar, hüznün, acının şerbetli çocukları, insan soyunun anlamayacağı acılar içinde kıvranıp duracağız. Bize ölüm bin çeşit Yusufum. Çünkü binlerce hayat yaşayacağız. Hayal ile hakikat arasındaki sınırda, kendi krallığımızı inşa etme cüreti göstereceğiz. Bir damla pis su, bir avuç balçık olduğumuzu unutup yaratma sanatına heves edeceğiz. Tanrının, balçığımıza ulaşan nefesi, bizi öylesine sarhoş edecek ki bilincimizin kuytularında kaybolacağız. Bizim acılarımız, insan soyunun anlayacağı cinsten değil. Bize yaşam da ölüm de bin çeşit Yusuf Emrem. İşte biz bundan dolayı düşünür, hayal kurar, yazarız."

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ahmet Saygı
  • Şinka
  • Şule KAYAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0