Adı:
Limon Yağmuru
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750829390
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Emrah Öztürk öykülerini Varlık, Kitap-lık, Dünyanın Öyküsü ve Sarnıç Öykü dergilerinde yayımlayarak adını duyurmuştu. Şimdi Limon Yağmuru ile öykü serüveninin ilk adımını atıyor. İlk kitaplar her zaman ilgi ve merakla ama daha çok hoşgörüyle karşılanır. Ama Limon Yağmuru içindeki öykülerle, yazarının parlayan kalemiyle bu ilgiyi hak ediyor.Gerçekten de ilk kitaplarda az görülen bir ustalıkla karşı karşıyayız. Birbirinden çarpıcı öyküler, kendine özgü bir dünya, işlek bir dil. Onat Kutlar'ı andıran bir anlatım, Vüs'at O. Bener'de karşılaştığımız kişiler, Yalçın Tosun'a komşu bir yazar. Emrah Öztürk bugün Türkçede giderek kabaran öykü damarına taze bir kan.

"Artık çavuşluğa terfi ettim!" diyor babam. Annem seviniyor, bense duyar duymaz ağlamaya başlıyorum. "Benim babamın adı Mehmet!" diyorum, "İstemiyorum, çavuş olmasın!" Öylesine çirkin, babamı benden koparıp alan, onu bana uzak yapan bir kelime ki duydukça daha beter ağlıyorum.

Çavuş!

Sanki bu kelime, babamı sürükleyip evimizden götürecek, artık onu babam yapmayacak, rengini, kokusunu değiştirip bambaşka bir yabancıya dönüştürecek ve ben, annem ve ablamla bir başıma kalacağım. Yemek masasındaki iskemlesi, salondaki koltuğu, avludaki ayak sesleri silinip gidecek. Bir boşluk, bir oyuk oluşacak evde.
(Tanıtım Bülteninden)
128 syf.
·3 günde·6/10
Emrah Öztürk, 'Limon Yağmuru' kitabında kullandığı sade dili ile dikkat çekiyor. Kitapta hiçbir şekilde ağdalı cümlelere, tavsirlere yer vermeyerek okura kolay bir okuma biçimi sağlıyor. Bunun neticesinde kitapta altını dahi çizebilecek bir cümle bulamadım lakin öykülerde bakış açısını sevdim.

Limon Yağmuru on yedi öyküden oluşuyor. Öykülerin hepsi birbirinden farklı ama hepsinin arasında bir bağ var gibi duruyor. En sevdiğim öyküsü; Hikaye. Bir çamaşır leğenin gözünden yaşadığı hayatı yükseliş dönemini ve sonra kendisini bir derede bularak düşüş dönemini oldukta ustalıkla anlatıyor.

Öykülerin çoğunluğunda anne sevgisi, anneye özlem duyguları sezdim. Kamil Duruel'in mezarı isimli öyküsünde işlenen yalnızlık duygusu çok gerçekçi anlatılmış. Aynı zamanda Hortum isimli öyküsünde de bir çocuğun hayat kadını olan annesinin müşterisi tarafından öldürülmesi anlatılıyor.

Öykülerin çoğunu sevdim. Yeni öykü yazarlarıyla tanışmak isterseniz okunabilecek bir kitap olmuş.
128 syf.
·Beğendi·10/10
“Limon Yağmuru” Emrah Öztürk’ün ilk kitabı olmasına rağmen, kendisi ile “Anlatamıyorum” adlı kitabıyla tanışmıştım. Adının tezatlığı ile, anlatmak veya okura aktarmak istediği duyguları başarılı bir şekilde kaleme alarak ustalıkla “anlatabilmesi” sebebiyle, bu kitabına da alacağım hazdan emin bir halde başladım ve damağımda bıraktığı nefis bir tat ile bitirdim. 2’nci kitabındaki ustalığı, bu ilk kitabında da görmek, yazarımızın Türk öykücülüğünde yepyeni ve kalıcı bir iz bırakacağına dair bende şüphe götürmez bir izlenim olarak kaldı.
Yavru vatan KKTC’li yazarımız beni yine yanıltmadı ve muhteşem öyküleri ile yine edebi bir şölen yaşattı.
Kimi zaman bir leğeni konuşturarak aktardığı duyguları, kimi zaman 5 yaşındaki bir çocuğun ağzından anlatarak yaşattığı duygusallık ve nostaljiyi büyük bir keyif ile okudum. Özellikle “İki Küskün Can”, “Kamil Duruel’in Mezarı” ve “Bomba Ağacı” öyküleri son derece üst seviyedeydi. Tamamı Kıbrıs şivesi ile yazılmış “Batsali” öyküsü de dil-şive çeşitliliği açısından farklı bir keyif verdi.
Kıbrıs şivesi ile yazdığı bazı satırları okurken KKTC’de görev yaptığım yıllara kısa yolculuklar yaşarken, bazı satırlarda da “Ne kadar da ben!” demekten kendimi alıkoyamadım.
Bu genç ve içten satırların sahibi yazarımızı sıkı takibe alıyor ve yeni kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Sevgiyle...
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Limon Yağmuru
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750829390
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Emrah Öztürk öykülerini Varlık, Kitap-lık, Dünyanın Öyküsü ve Sarnıç Öykü dergilerinde yayımlayarak adını duyurmuştu. Şimdi Limon Yağmuru ile öykü serüveninin ilk adımını atıyor. İlk kitaplar her zaman ilgi ve merakla ama daha çok hoşgörüyle karşılanır. Ama Limon Yağmuru içindeki öykülerle, yazarının parlayan kalemiyle bu ilgiyi hak ediyor.Gerçekten de ilk kitaplarda az görülen bir ustalıkla karşı karşıyayız. Birbirinden çarpıcı öyküler, kendine özgü bir dünya, işlek bir dil. Onat Kutlar'ı andıran bir anlatım, Vüs'at O. Bener'de karşılaştığımız kişiler, Yalçın Tosun'a komşu bir yazar. Emrah Öztürk bugün Türkçede giderek kabaran öykü damarına taze bir kan.

"Artık çavuşluğa terfi ettim!" diyor babam. Annem seviniyor, bense duyar duymaz ağlamaya başlıyorum. "Benim babamın adı Mehmet!" diyorum, "İstemiyorum, çavuş olmasın!" Öylesine çirkin, babamı benden koparıp alan, onu bana uzak yapan bir kelime ki duydukça daha beter ağlıyorum.

Çavuş!

Sanki bu kelime, babamı sürükleyip evimizden götürecek, artık onu babam yapmayacak, rengini, kokusunu değiştirip bambaşka bir yabancıya dönüştürecek ve ben, annem ve ablamla bir başıma kalacağım. Yemek masasındaki iskemlesi, salondaki koltuğu, avludaki ayak sesleri silinip gidecek. Bir boşluk, bir oyuk oluşacak evde.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Ayşen Erdal
  • Samet KAYA
  • TUNA TURAN
  • NLY

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0