·
Okunma
·
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
Lovecraft’ın Külleri
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
6059545402
Kitabın türü:
Çeviri:
Begümnaz Yürekli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
NEMESİS KİTAP
Başka bir hafta sonu olsa, bedenim çok daha çabuk bulunurdu. Etrafa yayılan koku bile tek başına bir otel çalışanını harekete geçirirdi fakat Summer Tentacular en yoğun dönemindeydi. Providence’ın tuhaf ve ırkçı pulp-yazarı Howard Phillips Lovecraft’la ilgili edebiyat konferansı galası için gelen katılımcılar, bir araya geldikleri her köşede toplu halde esrar tüttürmeye pek bir meraklıydılar.
Eğer Summer Tentacular konusundaki sözlerim kulağa biraz asabi geliyorsa, şu an bir maktul olduğumu, kongredeki birinin beni öldürmüş bulunduğunu belirtmek isterim. Ne olduğunu göremedim ama hissetmedim diyemem; ölümümün gerçekleşmesinden önceki birkaç ümitsiz saniye boyunca hissettiğim şey… şey, aslında henüz bir yere gitmedim, hâlâ buradayım; fakat öncesinde olduğum şekilde değil.
Ölüm böyle bir şey mi? Vücudun bir yerlerinde yüzen bilincin, kişinin kulakları çürüyüp yok olana kadar her şeyi duyması, fakat buna karşın görememe, konuşamama veya hareket edememe hali mi? Şu an mezarlıkta gömülü olan her ölü, dünyayı bu şekilde mi deneyimliyor? Beni her kim öldürdüyse, bunu yeteri kadar becerememiş olmalı. İyi de, ölümden sonra buna ne kadar süre boyunca katlanıyoruz? Bedenim soğuduğunda beynim de duracak mı, yoksa ben tüm sinir uçlarım çürüyene kadar sonunun ne olacağını bilmediğim bu durumda şuurumla birlikte bekleyecek miyim? Son cümlemdeki ben, boş bir evrene mi, yoksa başarısızlığa mı gönderme yapmakta?
Cinayetime kapı açan olayları yeniden yapılandırmam akademik bir alıştırma benim için. Ne adalet, ne de intikam arıyorum. Sonuç olarak öldüğümüzde ne olduğunu biliyorum. Çok geçmeden sorumlular da buraya gelecek; sen de geleceksin. Bekliyorum.
Derinlemesine incelenecek, hakkında uzun uzun komplike temalı şeyler yazılacak bir kitap değildi. Lovecraft değil de daha çok Lovecraft hayran kitlesiyle alakalıydı. Alt kültür hakkında bilgiler barındırıyordu. Okuması zevkli, yalnızca birkaç bölümü "edebi" kelimesinin anlamını karşılıyordu. Yazarın kitabın yarısında gizem yazmaktan sıkılıp, o ara polisiye bir roman okuyup etkilendiği kitabın bir yerden sonra polisiyeye bağlamasından açıkça belli oluyor. Finale doğru "garip" temasına geri dönüş yapıyor fakat.

Okuması oldukça zevkliydi; karakter analizleri başarılı olduğundan yazarın "insan gözlemciliği"nin de gayet başarılı olduğu kanısına varılabilir. Diyaloglarda paranın lafı geçtiği kısımlarda Rus Edebiyatı ve Amerikan Rüyası'nın birleştiğini duyumsadım. Başarılı, zevkli, garip bir hayran kurgusu-vari havasıyla içine çeken, zevk için okunabilecek bir kitap. Benim gibi Lovecraft evreniyle alakalı kişiler için bundan biraz daha fazlasını barındırıyor elbette.

"Kötü" olarak adlandırabileceğim tek kısım finaldi. Beklentileri karşılıyor fakat yetersiz kaldığını düşünüyorum. Açık uç bırakmaktan ziyade aceleye gelmiş gibiydi. Buna rağmen yalnızca ölü birinin ağzından ölüm tanımları için dahi tavsiye edebileceğim bir kitap. "Tek kelimeyle" değil de yanına gelecek birkaç başka kelimeye rağmen; başarılı.

Adını taşıyor. Tam anlamıyla Lovecraft'in milenyumda savrulan küllerini anlatıyor.
Spor faaliyetleri için fazla şişman, fazla kibirli, fazla tuhaf olan ve yüksek notlar alabilecek kadar yüksek kapasitelere sahip olmayan neredeyse her erkek çocuğunun yolu en karanlık köşelere, en tozlu raflara düştüğünde Lovecraft, onları orada bekler.
Cinayetime kapı açan olayları yeniden yapılandırmam akademik bir alıştırma benim için. Ne adalet ne de intikam arıyorum. Sonuç olarak öldüğümüzde ne olduğunu biliyorum. Sorumlular da, sen de çok geçmeden buraya geleceksiniz.
"Blogum var. On sekiz ayda bir falan yeni bir kitap veya hikaye çıktığı zaman güncelliyorum. Öğle yemeği fotoğraflarımı paylaşmaktan ya da kadınlarla renkli azınlıkları aşağı gören gerici bir tip tarafından kıvılcımlanan her anlaşmazlığa burnumu sokmaktan daha iyi şeylerim var benim yapmak için." dedi Cob.
Colleen kaskını çıkarmak istemiyordu. İçerisi daha sessiz, daha karanlık ve hafifçe eğikti; bu eğiklik ona olayları belli bir mesafeden veya bir ekran aracılığıyla izliyormuş gibi hissettiriyordu. Kendini güvende hissediyordu. O kask kafasındayken hiçkimse yüzünü ondan alamaz, arkasından sinsice yaklaşıp kafasının arkasında koca bir oyuk açamazdı. Neden insanlar her daim motorsiklet kaskları takmıyorlardı ki? Neden onlar kafalarındayken duş alıp, vizörlerinin yüzeyini Windex'le silmiyorlardı? Neden onların içindeyken sevişip, birbirleriyle öpüşmek yerine kafalarını tokuşturmuyorlardı?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lovecraft’ın Külleri
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
6059545402
Kitabın türü:
Çeviri:
Begümnaz Yürekli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
NEMESİS KİTAP
Başka bir hafta sonu olsa, bedenim çok daha çabuk bulunurdu. Etrafa yayılan koku bile tek başına bir otel çalışanını harekete geçirirdi fakat Summer Tentacular en yoğun dönemindeydi. Providence’ın tuhaf ve ırkçı pulp-yazarı Howard Phillips Lovecraft’la ilgili edebiyat konferansı galası için gelen katılımcılar, bir araya geldikleri her köşede toplu halde esrar tüttürmeye pek bir meraklıydılar.
Eğer Summer Tentacular konusundaki sözlerim kulağa biraz asabi geliyorsa, şu an bir maktul olduğumu, kongredeki birinin beni öldürmüş bulunduğunu belirtmek isterim. Ne olduğunu göremedim ama hissetmedim diyemem; ölümümün gerçekleşmesinden önceki birkaç ümitsiz saniye boyunca hissettiğim şey… şey, aslında henüz bir yere gitmedim, hâlâ buradayım; fakat öncesinde olduğum şekilde değil.
Ölüm böyle bir şey mi? Vücudun bir yerlerinde yüzen bilincin, kişinin kulakları çürüyüp yok olana kadar her şeyi duyması, fakat buna karşın görememe, konuşamama veya hareket edememe hali mi? Şu an mezarlıkta gömülü olan her ölü, dünyayı bu şekilde mi deneyimliyor? Beni her kim öldürdüyse, bunu yeteri kadar becerememiş olmalı. İyi de, ölümden sonra buna ne kadar süre boyunca katlanıyoruz? Bedenim soğuduğunda beynim de duracak mı, yoksa ben tüm sinir uçlarım çürüyene kadar sonunun ne olacağını bilmediğim bu durumda şuurumla birlikte bekleyecek miyim? Son cümlemdeki ben, boş bir evrene mi, yoksa başarısızlığa mı gönderme yapmakta?
Cinayetime kapı açan olayları yeniden yapılandırmam akademik bir alıştırma benim için. Ne adalet, ne de intikam arıyorum. Sonuç olarak öldüğümüzde ne olduğunu biliyorum. Çok geçmeden sorumlular da buraya gelecek; sen de geleceksin. Bekliyorum.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Aleyna RLambert

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0