Lozan YalanlarıSüleyman Türkoğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
67
Gösterim
Adı:
Lozan Yalanları
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
104
ISBN:
9786052397886
Kitabın türü:
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Sümerolog Dr. Muazzez İlmiye Çığ:
‘’ Oğlum ben Muazzez İlmiye Çığ. Yazmış olduğun ‘Lozan Yalanları’ kitabını okudum. Seni tebrik ediyorum. Bu kitabı Türkiye Büyük Millet Başkanlığına gönderecektim ama baktım ki bana imzalamışsın. Bu kitabı başta Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, bakanlıklara ve ilgili makamlara göndermek gerekir. Son günlerde ülkemizin tapusu olan ‘Lozan Antlaşmasına’ söylenenlere en güzel cevap bu kitap olmalıdır.’’
‘’Ülkeyi yönetenlerin bu anlaşmayı bilmiyor olmalarını düşünemiyorum. ‘Lozan Anlaşması’’ dünyada emperyalizme karşı kazanılmış tek zaferdir. Bu anlaşmayı bütün Türk evlatlarının bilmesi gerekir’’
‘’Bana vermiş olduğun Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kitabını buldurup okudum. Senin tespitlerine hak verdim. Röportaj yapar gibi belgesiz bir kitap yazmış. Önce inanmak istememiştim ama okuduktan sonra bir Profesörün belgesiz, kaynaksız, röportaj yapar gibi kitap yazdığına şahit oldum. Kendisine tenkit amaçlı bir yazı yazmak isterdim ama oğlum artık yazamıyorum. Ellerim tutmuyor artık’’
‘’Bu kitabın ikinci baskısından sonra, Cumhurbaşkanlığına, Meclis Başkanlığına, Başbakanlığa, bakanlara, milletvekillerine ve ilgili yerlere göndermemi’’ tembih etti.
Lozan Antlaşması için söylenen en keskin söz:
"Lozan da antlaşma Timurlenk kadar hunhar. Müthiş İvan kadar sefih ve kafatasları piramidi üzerine oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır. Bu canavar, savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik antlaşma kabul ettirmiştir. Buna her yerde bir Türk zaferi dediler. Ve eski dünya parlamentolarını bunu kabule ikna ettikten sonra, büyük sermaye gurupları, soğukkanlı ticaret erbabı ve giderek güya bazı din temsilcileri bile, Türkiye'yi uygar uluslar masasında, uluslararası bir konuk durumuna yücelterek, Amerika'yı yüksek ülkülerinden uzaklaştırmada birleştiler’’
Wiliam Davit Upsaw
Bu yıl Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü ebediyete uğurlayışımızın 80.yıl dönümü olması dolayısıyla kendi adıma son yıllarda ATATÜRK'e ve Cumhuriyete yapılan çirkin saldırılara, değersizleştirme ve unutturma politikalarına bir tepki göstermenin gerektiğini düşünüyorum ve bu tepkimin de aramızdan ayrılışının 80.yıl dönüm'üne denk geliyor olması daha da bir anlamlı olacak benim için.
*
Bu anlamda, 2018 yılı içerisinde ve sonraki yıllar da, Ülkemizin kurtarıcısı ve Cumhuriyet'imizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e ve Milli Mücadeleye ait kitapları ağırlıklı okuma ve paylaşma kararı aldım.
*
Süleyman Türkoğlu'nun okuduğum ikinci kitabı oldu. Yazar bu kitabında da kendi görüşleri ile birlikte çeşitli yazarların konu ile ilgili fikirlerinden ve tespitlerinden alıntılar yaparak Lozan yalanlarına, iftiralarına cevap veriyor.
*
Aynı zaman da kitabın ikinci bölümünde tamamen Lozan Antlaşması'nı oluşturan 143 maddeyi günümüz Türkçesi ile anlaşılır bir şekilde okura sunuyor.
Kitabı, kitabevi dolaşmalarım sırasında "yeni çıkanlar" rafında dikkatimi çektiği için -önce hızlı bir şekilde inceledim, sonra- satın aldım ve bir günde de okuması bitti. Okuma bitti ama kitapla ilgili yazılacak çok şey. Öncelikle kitap kısa, çok özet ve özellikle birkaç soruya cevap vermek için yazılmış. Öyle ayrıntı, derin analizler yok. Basit soru - cevap ve genel bir yorum üzerine kurulmuş bir çalışma.

Yazar da akademik misyona sahip olmayan bizim gibi bir vatandaş. Ama okumuş, araştırmış, toplamış, dinlemiş ve sonunda benim de tuzum olsun diye böyle bir kitap ortaya çıkarmış. Güzel de olmuş. Eline sağlık.

Kapak tasarımı hoşuma gittiği için kitap da dikkatimi çekmişti. Tabii ki, eleştirdiğim, eksik bulduğum; mizanpaj ya da redaksiyondan kaynaklı hatalar da mevcut. Bunların notlarını ayrıca çıkardım fırsat olursa yayımcı ve yazarına gönderirim.

Peki kitap neyi anlatıyor dersek, Lozan Antlaşması etrafında dönen bazı söylentilere cevap verme niyetini taşıyor ve yazar diyor ki:" kim söyledi bu yalanları?" dediğimde "cemaat toplantılarından, vaazlardan ve imamlardan duyduklarını anlatıyorlar". İşte bizim de sorunumuz bu. Okumadan, araştırmadan, sadece kulaktan dolma fikirlerle düşünce belirtmek. Eğer konular araştırılsa bazı söylentilerin hiç de öyle olmadığı kolay bir şekilde ortaya çıkar.

Kitap 2 bölüm içeriyor. 1 .Bölüm yazarın düşünceleri, 2 .Bölüm ise Lozan Antlaşması'nın sade halini okuyucuya sunuyor. Bu sayede daha önce Lozan Antlaşmasını bilmeyen, okumaya kişilerin kısa ve öz de olsa fikir sahibi olmalarına yol açması anlamında iyi düşünülmüş bir durum.

İnsan yazdıkça yazıyor. Aldığım notlardan hareket edersem daha epeyyy yazmam gerekecek ama kısa tutmak babında, iyi ve uyarıcı nitelikli bir çalışma.
Araplar ne yaptı biliyor musunuz?
*
Önce nispet yapar gibi, Türk düşmanı İngiliz casusun Cidde'de oturduğu evi restore ettiler, kapısına "Bu ev Türklere karşı bağımsızlık savaşı vermemize yardımcı olan Lawrence'ın karargâhıdır." levhası astılar. Sonra da yıktılar Ecyad'ı, dozerle.
Süleyman Türkoğlu
Sayfa 27 - Siyah Beyaz
Lozan Antlaşması'nın hiçbir maddesinde "antlaşmanın bitim tarihi ve süresi" yoktur.
Süleyman Türkoğlu
Sayfa 24 - Siyah Beyaz
Lozan Antlaşması'nı 2023 yılında bitecek diyen, içteki ve dıştaki küresel çete iş birlikçileri Sevr Antlaşması'nın borazanlığını yapmaktadırlar.
Süleyman Türkoğlu
Sayfa 28 - Siyah Beyaz
35 yıldır ülkemizde yaşanan terör olaylarına ve teröre destek veren ülkelere baktığımızda karşımıza "Lozan Antlaşması"nı imzalayan devletler çıkıyor. Lozan Antlaşması'nın yüz yıla gelmeden Sevr'e dönüşü hazırlanmaktadır.
Süleyman Türkoğlu
Sayfa 25 - Siyah Beyaz
Lozan Konferansı görüşmelerine, 10 Temmuz 1920 tarihinde Saltanatlığın imzaladığı 433 maddelik Sevr Antlaşması'nın hükümlerinin %90'nının yok edilmesi damgasını vurmuştur.
*
Bu görüşmelerde Lord Curzon'un İsmet İnönü'ye:
*
"Ne istersek reddediyorsunuz. Bunları şimdi cebimize atıyoruz ama siz savaştan çıkmış yoksul bir ülkesiniz. Kalkınmanız için paraya ihtiyacınız olacak. İleride bunun için bize geldiğinizde istediklerimizi tekrar önünüze koyacağız ve alacağız."
Süleyman Türkoğlu
Sayfa 23 - Siyah Beyaz
Kemal Atatürk, sanayileşme ile beraber başlattığı maden aramalarına, 24 Mart 1926 yılında 792 sayılı kanunla hız vermiştir. Bütün madenlerin çıkarılması ve işletilmesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin eline bırakılmıştır.
Süleyman Türkoğlu
Sayfa 29 - Siyah Beyaz
Cumhuriyetimizin kurulduğu gündem 2004 yılına kadar 1500 adet,
*
2004 yılından 2010 yılına kadar 45 bin adet maden arama ruhsatı verilmiştir.
*
Ne oldu da 2004 yılından sonra 45 bin adet ruhsat verildi.
Süleyman Türkoğlu
Sayfa 29 - Siyah Beyaz

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lozan Yalanları
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
104
ISBN:
9786052397886
Kitabın türü:
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Sümerolog Dr. Muazzez İlmiye Çığ:
‘’ Oğlum ben Muazzez İlmiye Çığ. Yazmış olduğun ‘Lozan Yalanları’ kitabını okudum. Seni tebrik ediyorum. Bu kitabı Türkiye Büyük Millet Başkanlığına gönderecektim ama baktım ki bana imzalamışsın. Bu kitabı başta Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa, bakanlıklara ve ilgili makamlara göndermek gerekir. Son günlerde ülkemizin tapusu olan ‘Lozan Antlaşmasına’ söylenenlere en güzel cevap bu kitap olmalıdır.’’
‘’Ülkeyi yönetenlerin bu anlaşmayı bilmiyor olmalarını düşünemiyorum. ‘Lozan Anlaşması’’ dünyada emperyalizme karşı kazanılmış tek zaferdir. Bu anlaşmayı bütün Türk evlatlarının bilmesi gerekir’’
‘’Bana vermiş olduğun Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kitabını buldurup okudum. Senin tespitlerine hak verdim. Röportaj yapar gibi belgesiz bir kitap yazmış. Önce inanmak istememiştim ama okuduktan sonra bir Profesörün belgesiz, kaynaksız, röportaj yapar gibi kitap yazdığına şahit oldum. Kendisine tenkit amaçlı bir yazı yazmak isterdim ama oğlum artık yazamıyorum. Ellerim tutmuyor artık’’
‘’Bu kitabın ikinci baskısından sonra, Cumhurbaşkanlığına, Meclis Başkanlığına, Başbakanlığa, bakanlara, milletvekillerine ve ilgili yerlere göndermemi’’ tembih etti.
Lozan Antlaşması için söylenen en keskin söz:
"Lozan da antlaşma Timurlenk kadar hunhar. Müthiş İvan kadar sefih ve kafatasları piramidi üzerine oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır. Bu canavar, savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik antlaşma kabul ettirmiştir. Buna her yerde bir Türk zaferi dediler. Ve eski dünya parlamentolarını bunu kabule ikna ettikten sonra, büyük sermaye gurupları, soğukkanlı ticaret erbabı ve giderek güya bazı din temsilcileri bile, Türkiye'yi uygar uluslar masasında, uluslararası bir konuk durumuna yücelterek, Amerika'yı yüksek ülkülerinden uzaklaştırmada birleştiler’’
Wiliam Davit Upsaw

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • İbrahim KAŞUT
  • S. Ali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%50 (1)
3
%0
2
%0
1
%0