M. S. 2150 - Bir Makro Felsefe Klasiği

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.177
Gösterim
Adı:
M. S. 2150 - Bir Makro Felsefe Klasiği
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
383
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756793602
Orijinal adı:
2150 A. D.
Çeviri:
Nedret Şanlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akaşa Yayınları
"Bir Besteller olan bu Makro Felsefe Klasiği, M.S. 2150 yılının muhteşem dünyasını, dünyamızın geçirdiği inanılmaz değişimi, insanlığın ulaştığı olağanüstü düzeyi, ve hepsinin ötesinde de son derece yüksek bir anlayışı, MAKRO FELSEFE'yi anlatıyor. Gelin siz de, bir gece uyku halindeyken geleceğin güçlerinin yardımıyla günümüzün mikro dünyasından, 2150'nin Makro dünyasına götürülen Amerikalı Vietnam gazisi, psikolog Jon Lake'in bu mucizevi, bilgi dolu yolculuğuna, bu vaat ve tehlike dolu serüvenine katılın. 2150'nin bugünkü dünyamızdan çok farklı olan hayranlık verici güzellikteki dünyasını keşfedin. Bu Makro dünyanın düşünce ve eylem biçimini inceleyin. Sonunda içinizin umut ve coşku dolduğunu, bilincinizin genişlediğini, hayata bakışınızın tümüyle değiştiğini görebilirsiniz. Evet, bu okuyup bir kenara koyabileceğiniz bir roman değil, yaşamınıza uygulayabileceğiniz bir Makro felsefedir!
383 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
1976 yılında yaşayan kahramanımız John Lake bir gün rüyasında gözlerini 2150 yılına açar. 2150 dünyası günümüzden oldukça farklıdır. Makro felsefeye göre yaşayan 2150 insanları makro farkındalığa erişmişlerdir. Peki nedir bu makro farkındalık denen şey ?
" Makro farkındalık basitçe, tüm var olanın var olmuş olanın ve var olacak olanın makrokozmik birliğinin farkındalığı anlamına gelir. "

John ilk defa duyduğu, gördüğü bu durum karşısında elbette şaşkınlığa kapılır. Makro felsefe hakkında, 2150 yılında kendini karşılayan Lea'dan biraz daha bilgi edindikten sonra 1976 yılında rüyasından uyanır. Ev arkadaşı Karl' a bahsettiğinde sıradan bir rüya olduğunu savunan bir tepkiyle karşılaşsada sonra ki her uykusunda 2150 yılında uyanışı bu rüyaların sıradan olmadığının kanıtıdır. Zamanla rüyalara ve 2150 yılına adapte olan John' makro insan olmaya çalışır . Makro insanlar günümüz mikro insanlarına göre oldukça farklıdırlar ve bircok açıdan daha gelişmişlerdir. Mikro insan ise 2150 yılına göre geçmişinden ders çıkarmayıp daima aynı hataları  yaşamaya mahkum olan, hayatı, başarıları, başarısızlıkları olumlu olumsuz her durumu mikro bakış açısıyla değerlendirip, kendini ve ruhunu sınırlayan, mutsuz insana deniyor. John mikro insanın ne kadar kötü bir durumda olduğunu artık daha iyi görüp 2150 yılında daima yaşamak ve makro farkındalığa erişmek için çabalamaya başlar. Okula yeni başlayan bir öğrenci gibi heveslidir.

Kitabı anlatmayı bu noktada bırakıyorum gelelim bana hissettirdiklerine. Makro felsefe hakkında okudukça ve makro felsefeye göre yaşayan, farkındalığa erişmiş insanların yaşamlarına tanık oldukça yaşadığımız yüzyılın acınası haline üzüldüm. Çünkü 2150 yılında savaşlar, hırsızlar, katiller, para ve mevki için  ne yapacağını şaşırmış riyakar insanlar yok. Aksine  özgürlük, mutluluk, huzur, birlik, birbirinin fikirlerine saygılı insanlar, var .  Bizde belki zamanla makro felsefeyi benimseyip farkındalığa erişebilir ve daha yaşanılası bir hale getirebiliriz  dünyamızı . Bunu istiyorsanız ilk olarak bu kitabı okumayla başlayabilirsiniz. Herkesin makro farkındalığa ulaşması dileğiyle iyi okumalar.
383 syf.
·Puan vermedi
DİLEYİN, SİZE VERİLECEKTİR; ARAYIN, BULACAKSINIZ; KAPIYI ÇALIN SİZE AÇILACAKTIR (matta 7 : 7)



Hayata bakış açımı değiştiren bir eser söylemem gerekseydi eğer bu kitap kuvvetle muhtemel ms 2150 olurdu. Makro felsefenin dibine dibine vurmuş thea Alexander. bu kitabı okumayan çok çok çok şey kaybeder.
.
.
.
.
Yıllardır hep okumak istediğim ama daima araya başka kitaplar girdiği için bırak ertelediğim bir kitaptı 2150.  Kitabı okuyup bitirdikten sonra keşke bu kadar bekletmeseymişim diye çok yakındın açıkçası. Bugüne kadar okuduğum bilim kurgu kitapları arasında okuduğum en ilginç eserdi. Felsefe ile bilim kurgunun mükemmel bir şekilde harmanlanmasi ile birlikte yazarımız ortaya harikulade bir kitap çıkarmış. Baş karakter jon ve arkadaşı Karl psikoloji üzerine doktora yapmakta ve aynı evde yaşayan iki arkadaştır. 1976 yılında yaşamaktadırlar . Jon , bir gün uyuduğunda rüyasında kendini bulundukları yıldan tam 174 yıl sonrasında bulur yani 2150 yılında. Jon 1976 yılında uyandığında rüyasında görmüş olduğu bu dünyayı ve bu dünyada her uyanıp uyandığında yaşamış  olduğu olayları günlüğüne yazmaya başlar   Burda yani 2150 yılında hayat o kadar gelişmiştir ki hırsızlık, cinayet vs olmadığı için ne mahkemeler  var ne de avukata ihtiyaç var çünkü zaten toplumda güven ve düzen vardır. Hastalıklar da olmadığı için herkes sağlıklıdır bundan mütevellit doktora da ihtiyaç duyulmaz. Çocukların eğitimi günümüzde olduğu gibi ya da Jon'un geldiği 1976 yılında olduğu gibi dört duvar arasında sadece kuru bilgilerle değil tamamen uygulamaya yönelik, daha çok çocukların kendi yetenekleri doğrultusunda eğitim verilmektedir. 2150 yılında yaşayanlara göre onların bulunduğu dünya makro dünya iken yani en üst seviyeye gelmişken 1976 yılı mikro dünyadır. 2150 yılındaki bir diğer özelliklerden biri de kişiler telepati yolu ile anlaşabilmektedir. Yani kişiler konuşmadan dahi akıllarından neler geçtiğini anlayabilmektedir.   Ayrıca aileler istedikleri kadar çocuk da yapamıyorlar sadece çocuklarına gerçekten bakabilecek durumda olanlara çocuk yapma hakkı verilmekte çünkü onlara göre aileler çocukları yapar ama onlara değer verilmeden sevgi gösterilmeden çocuk büyütürse ilerde  ciddi psikolojik sorunların ortaya çıkabileceğini düşünmektedirler ki ben bu düşünceyi çok sevdim. Bu dünyada yaşamayı ister miydim  diye çok sordum kendime yanıtım hem evet hem hayır. Bazı yönlerden güzel olabilir hatta pek çok iyi yönü var ki bunlardan bazılarına yukarıda ana hatları ile olmasa da değindim. Hayır dememin sebebine de gelince yani avukatlara iş kalmaması mahkemelerin olmaması işimi biraz güçleştirebilir .  Şaka maka bizim yaşadığımız dünyadan kat be kat güzel olduğu kesin o yüzden evet, Bu dünyada yaşamayı isterdim. 1984 , cesur yeni dünya ve diğer tüm bilim kurgu eserlerine tabi ki saygı duyuyorum ama bu kitabın da kesinlikle onlardan aşağı kalır yanı yok. Mutlaka ama mutlaka okuyun zira en başta da dediğim gibi hayatınızı değiştirebilecek hayata bakış açınızı genişletebilecek bir eser. Kitabın arka kapağında da yazdığı üzere " bu okuyup birr kenara koyabileceginiz bir roman değil, yaşamınıza uygulayabielceginiz bir makro felsefedir. Iyi ki bu kitaba denk gelmişim, iyi ki 2150 yılında jon ile birlikte seyahat etmişim,  iyi ki thea Alexander bu kitabı yazmış ,iyi ki okumuşum, iyi ki... zaten kitabın sonunda meydana gelen olaylar beni benden aldı. İsmail abinin deyişiyle olaylar olaylar . Benim tek diyebileceğim okumanız gerektiği. Karar sizindir. Huzurlu okumalar
383 syf.
·7 günde·6/10
Şimdi ben bu kitabı neden okudum, niçin okudum, nasıl okudum? Diye soruyorum kendime. Anlamamış da olabilirim. Anlamışsam anlamışımdır, anlamamışsam anlamamışımdır falan filan. Bir gün adamın biri 1970li yıllarda uyuyup 2150 yılında uyanmış. Devamında ne olduğunu öğrenmek için işte bu kitabı okumak gerekiyor. Sonunda şaşırtabilir. Yarının dünyasında bakış açısının etkisini vurgulamakta.
383 syf.
·Beğendi·9/10
Lise çağlarımın başındaydım okuduğumda...O zamanlar Türkiye'de ve dünya da fırtına gibi esiyordu bu eser. Kişisel gelişim kitaplarından çok daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Zira hayatımda halen bir çok felsefesini barındırıyorum. Sindirerek okunmalı...
383 syf.
Seçim sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra bitirdim ve gerçekten yaşadığımız yüzyılın mikro adamın hakimiyeti altında olduğuna kanaat getirdim.'İnsan' kelimesinin sadece güzel yanlarını ortaya çıkaran aslında ne kadar kudretli yaratıklar olduğumuzun farkına varan makro adamların makro çağında olduğum bir rüya umuduyla uyudum bu gece tıpkı Jon gibi..Aslında yoruma pek açık olmayan sadece okunması gerektiğine inandığım bir makro felsefe kitabı.Herkesin ruh ikizi -her anlamda!- Lena'yı bulması dileğiyle..
383 syf.
·Puan vermedi
Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biridir. Keşke daha önceleri okusaymışım dediğim insan hayatına rehber olabilecek bir kitap. Mutlaka okunmalı okutulmalı...
383 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Parapsikoloji ile ilgilenenlerin okuması gereken bir kitap. Kitabı bitirdiğinizde hayata farklı bir pencereden bakıyorsunuz. Bugüne dek kafamda anlamlandıramadığım birçok kavramı kurgusal bir anlatımla çarpıcı biçimde netleştirdi.
383 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Yargılamadan , sorgulamak istiyorsanız ; hadi buyrun okuyun... çokça istifade edeceksiniz.... ve size gerçekten makro bilinci yaşatacak ve hayatınızı değiştirecek nitelikte bir kitap.....
383 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
1971 yılında yazılan ve muazzam öngörüsüyle çağını kat kat aşan bir kitap... "Ben nasıl bir kitap okudum, etkisindeyim hala" dedirtecek türden...

Bilim kurgu - ütopya alanında 1984' den sonra okuduğum en iyi kitaptı.
Gerçi George Orwell ve Aldous Huxley distopik romanlarıyla daha karamsar bir tablo çizerken Thea Alexander daha güzel bir gelecek toplumu çizmiş. Mikro insandan makro insana, mikro toplumdan makro topluma, mikro felsefeden makro felsefeye...

1976 yılında gece uyuyan Jon Lake gözlerini 174 yıl sonrasında, 2150 yılında açar. 2150' de uyuduğunda ise gözlerini yeniden 1976 yılında açar. Bu gidiş gelişleri ile edindiği tecrübeler, gördükleri ile sürekli 1976 ve 2150 yıllarının kıyaslamasını yapar. Böylelikle yazar, kahramanımızın gözünden 1976 yılının kaos içinde yaşayan mikro insanının, mikro toplumunun sefil dünyasını okuyucuya sunar.

Kuşkusuz insanlarda farkındalık yaratmak amacıyla yazılmış bir kitap.
Bilim kurgu, felsefe, kişisel gelişim içeren, dopdolu, öğretici ama asla sıkıcı olmayan, fazlasıyla sürükleyici bir kitap. Jon Lake' in iki zaman diliminde yaşadıkları soluksuz okunacak türden...

İçeriğini çok fazla anlatmayı doğru bulmuyorum ama şiddetle tavsiye edilir. Okuyun ve çevrenizdekilere okutun....
383 syf.
Merhaba Değerli Okurlar

.

Bugün sizleri hayatınızı değiştirecek bir kitapla tanıştırmak istiyorum. 

.

Öncelikle kitapla tanışma hikayemden bahsetmek istiyorum. Kitapyurdu.com dan alışveriş yaparken bir kitap dikkatimi çekmişti. İsmi çok tuhaftı ve %86 indirimdeydi. (Yorumladığım kitap değil bahsettiğim)

İsminden ötürü satılamayan bir kitaptı. Yorumlarda da çok tuhaf bir kitap olduğundan bahsediliyordu. Neredeyse bedavaya sattıkları için kitabı sepetime ekledim. Alışverişimi tamamladım ve kitaplarım geldiğinde ilk o kitaba başladım. Kitabı okurken tek bir yeri not aldım. Yorumlamak istediğim bu kitabın ismini. Yani kitap içinde kitap keşfetmiştim. 

.

Kitabın yazarının hayatını değiştiren bir kitapmış M.S 2150. Yazara mı güvendim o zaman, ismini hiç duymamış olduğumdan mı merak ettim hatırlamıyorum. Ucuza aldığım o kitabı bitirdim ve otobüs durağına bıraktım. 

Nerden bilebilirdim yazarın hayatını değiştiren kitabın benimde değiştireceğini.

.

Daha sonra bu kitabı aramaya koyuldum. Biraz pahalı bir kitap evet. İkinci el alırım diye düşündüm ve sahafları gezdim. En sonunda bulmuştum kitabı. Çok severek okudum ve düşüncelerimi derinden etkiledi. Tanışma hikayemi burada sonlandırıp kitaptan bahsetmek istiyorum. 

.

Yaklaşık 50 yıl öncesinde yazılan ve yazıldığı tarihten 200 yıl sonrası hayal edilmiş bir kitapla karşı karşıyayız. Kitabımızın ana karakteri olan John Lake 1976 yılında yaşıyor. Uykuya daldığı vakit rüyasında 2150 yılında uyanıyor. Karakterimiz gündüzleri yavaş gazisi olarak zorlu hayatına devam ederken rüyalarında da 2150 yılında yaşamına devam ediyor. Uykuları ona bambaşka bir hayat sunuyor. Tahmin ettiğiniz üzere kitapta hayal edilen 2150 yılı günümüzden oldukça farklı. Bambaşka bir dünya, bambaşka fikirler. O yıllardan biraz bahsedecek olursam yazarımız o dönemde sıradışı bir kurgu oluşturmuş. Hatta günümüzde için bile sıradışılığını koruyor. 

.

Konusunu düşününce sizlere bir Ütopya gibi gelebilir. Ütopyadan da çok farklı olan bu kitap reklamında belirtildiği gibi hayatınıza uygulayacağınız bir yaşam felsefesi. Kitabımızda büyük farkındalıklar oluşturulmuş, hayatımızı nasıl kolaylaştırabileceğimiz konusunda bize çok değerli bilgiler verilmiş, mükemmel bakış açıları yakalanmış ve adeta mutluluğun formülü verilmiş. Biraz bilim, ütopya, felsefe, uzay ve astrolojiye ilginiz varsa bu kitabı çokça seveceğizi düşünüyorum. 

.

Benim en sevdiğim 10 kitaptan biri olan Makrofelsefe efsanesini mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Emin olun kitabı okuduktan dünyaya aynı pencereden bakmayacaksınız. 

.

Her geçen gün güzelleşen bir dünyaya kavuşmak umuduyla esenle kalın

Bu arada kitabı listenize eklemeyi unutmayın
383 syf.
·16 günde·4/10
Hayatımda yarım bıraktığım kitap sayısı 1 veya 2 yi geçmez, bir kitabı sevmemişsem zorlanarak da olsa okur ve bitiririm. Ancak bu kitabı kendimi ne kadar zorlasam da artık devam edemeyeceğim dedim ve bıraktım. Kitapta, gerçekte 1976 yılında yaşayan bir insanın makro düzenin hakim olduğu 2150 yılına tamamen geçişini sağlayabilmek için verdiği mücadele ve buna yönelik aldığı eğitim anlatılıyor. Kahramanımız gerçekte 1976 yılında yaşamasına rağmen uykuya daldığında 2150 yılına gidebiliyor. Ancak 2150 yılında kalıcı olabilmesi için makro düzende belli bir bilinç düzeyine ulaşması gerekiyor. Bu bilinç düzeyine ulaşabilmesi için çıplaklığın, herkesin gözü önünde cinsel ilişkiye girmenin, hatta def-i hacet gidermenin, başkasının sevgilisiyle -partnerinin de menuniyetle kabulüyle- cinsel ilişkiye girmenin, eşcinsel ilişkinin vs. tarzda günümüz normal insanına -kitaba göre mikro düzen insanı- ahlaken ve toplumsal yönden tamamen zıt davranış ve düşüncelerin aslında gayet olağan şeyler olduğunu mantıksal ve bilişsel yönden kabul etmesi, bunları benimsemesi gerekiyor. Kahramanımız da uykuya dalmak suretiyle 2150 yılında bu bilişsel düzeye ulaşabilmek için eğitimlerden geçiyor, deneyimler yaşıyor. Ben kindle'da kitabın %35'ini okuyabildim, geri kalan kısmını okuyamayacağıma karar verdim. Aslında kitapta ana düşünce olarak -okuduğum kısma kadar anlayabildiğim tabiki- hepimiz bir bütünün parçasıyız, aynı varlıktan geldik, onun için birbirimizden utanmamız, birbirimizi kıskanmamız, birbirimize karşı kötü düşünceler beslememiz, birbirimizle kavga edip savaşmamız çok saçma şeyler, makro düzen yaşamında birbirimizle kardeşçe, dostça, kavga etmeden yaşayabiliriz denilmek isteniyor. Hatta bu bilişsel düzeyde en üst seviyelere çıkıldığında metafiziksel boyutlara dahi ulaşılabilineceğinden bahsediliyor. Ancak ben bağnaz ve tutucu birisi olmamama rağmen kitapta o kadar uç ve günümüz toplumsal ahlak yapısıyla taban tabana zıt şeylerden bahsediliyor ki kitabın bana hitap etmediğini, kitabı bir an önce bitse de kurtulsam düşüncesiyle okuduğumu fark ettim ve bıraktım. Makro düzen felsefesini bilmeyen ve merak etmeyenlere tavsiye etmiyorum
383 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10
Bir roman olarak da ilgiyle okunabilecek ama spiritüel konulara ilgili olanların bir şeyler öğrenmek için kullanabileceği, akıcı bir kitap.
Reenkarnasyona inanmak için gerekli olan deneyimi hiç yaşamadım ve bu konuda anlatılanların genelde sadece anlatanların kafasında bir yerlere oturduğunu düşünüyorum. Öğrenmek için pek çok hata yapılması gerekebileceğini anlıyorum ama tek bir hayat bile bir sürü hata ve deneyim içeriyor. Bu hayattan öğrenebildiğimiz kadar çok şeyi öğrenmek için burada olduğumuzu, varsa önceki hayatların bu hayatı ilgilendirmediğini düşünüyorum. Ben bu hayatımın sorularını cevaplamakta zorlanıyorum, başka hayatların sorularıyla uğraşmadığıma da galiba seviniyorum.
Bu hayatta öğrenecek bir şeyim kalmadığında ölüyor olman mantıklı ama "ben tamamım." deyip intihar etmekse bence tam bir saçmalık. Belki yarın yeni bir sınav çıkacaktı karşına ve asıl onu öğrenmeye geliştin bu hayata. Hadi Jon, itiraf et, orada büyük batırdın.
"Yargılama ki, yargılanmayasın. Çünkü hangi yargıyla yargılarsan, onunla yargılanacaksın. Hangi ölçüyle ölçersen, aynı ölçü sana da uygulanacaktır."
Bu dünyada yaşayan herkese yetecek yiyecek, giyecek, barınak, tıbbi bakım ve eğitim sağlayacak kaynaklarımız ve teknolojimiz varken; bunu neden yapmıyoruz?
Evren ve onun çalışma biçimi temelsel nitelikte ve inanılmayacak kadar basittir. Onu karmaşık gösteren insanın sınırlı bakış açısıdır. AMA! Ama insan bir şeyi, onun hakkında konuşurken değil, onu uygularken gerçek anlamda öğrenir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
M. S. 2150 - Bir Makro Felsefe Klasiği
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
383
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756793602
Orijinal adı:
2150 A. D.
Çeviri:
Nedret Şanlı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akaşa Yayınları
"Bir Besteller olan bu Makro Felsefe Klasiği, M.S. 2150 yılının muhteşem dünyasını, dünyamızın geçirdiği inanılmaz değişimi, insanlığın ulaştığı olağanüstü düzeyi, ve hepsinin ötesinde de son derece yüksek bir anlayışı, MAKRO FELSEFE'yi anlatıyor. Gelin siz de, bir gece uyku halindeyken geleceğin güçlerinin yardımıyla günümüzün mikro dünyasından, 2150'nin Makro dünyasına götürülen Amerikalı Vietnam gazisi, psikolog Jon Lake'in bu mucizevi, bilgi dolu yolculuğuna, bu vaat ve tehlike dolu serüvenine katılın. 2150'nin bugünkü dünyamızdan çok farklı olan hayranlık verici güzellikteki dünyasını keşfedin. Bu Makro dünyanın düşünce ve eylem biçimini inceleyin. Sonunda içinizin umut ve coşku dolduğunu, bilincinizin genişlediğini, hayata bakışınızın tümüyle değiştiğini görebilirsiniz. Evet, bu okuyup bir kenara koyabileceğiniz bir roman değil, yaşamınıza uygulayabileceğiniz bir Makro felsefedir!

Kitabı okuyanlar 216 okur

  • Esra Eler
  • Demet Eren
  • Gökhan
  • CUCU
  • Gürhan Çağın
  • Hüseyin Sabuncu
  • RANA BESLER
  • Samsarasibel
  • Elmiran Serttaş
  • Seda Sandıkçı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%21.7
25-34 Yaş
%19.6
35-44 Yaş
%41.3
45-54 Yaş
%10.9
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.1
Erkek
%43.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.8 (39)
9
%27.4 (29)
8
%14.2 (15)
7
%10.4 (11)
6
%3.8 (4)
5
%3.8 (4)
4
%1.9 (2)
3
%0
2
%0
1
%1.9 (2)