4 Șubat 1480'de Portekiz /Sabrosa'da dünyaya gelen Macellan 27 Nisan 1521 Mactan adası /Filipinlerde Dünya turunda isyan sonucu vefat eden denizci. Macellan'ın önemi Baharat
Zweig'in başka bir muhteşem eseri.Macellanın tabiri caizse okyanusta boğulmayıp gelip bir dere de boğulması bizlere acı bir ders verdi.Macellanın herşeyden öte CESARETİ, özgüveni ve temkinli oluşu seferin başarı ile tamamlanmasında baş rol oynuyor.1500'lere güzel bir yolculuk oldu benim için ayrıca dönemin Avrupası hakkında da güzel bilgiler veriyor.Kitabın bana göre trajik noktası Macellan'a isyan eden Del Kano'nun Macellan'ın ölümünden sonra onun yerine geçip bu seferde ismini tarihe yazdırması oldu.Tarihler birbiri ile uyuşsa idi Zweig'in de bu serüvene katıldığına yemin edebilirdim,bu kitap sanki gören bir gö ile yazılmış hissi veriyor.Heyecanla okuyacağınızdan eminim saygılarımla.
Biyografiler oluşturmak oldukça emek isteyen bir uğraş diye düşünüyorum. Hâl böyleyken bazen dilleri de ağır olabiliyor ve okuru zaman zaman fazla bilgiye gark edebiliyor. Yalınlık, anlaşılmanın en etkili ve önemli kuralı olduğunu varsayabiliriz.
Stefan Zweig eserlerinde sadelikte gizlenmiş bu ihtişamı kesinlikle yakalıyor. Biyografilerini kaleme aldığı dünyaya farklı şekillerde yön veren bu insanlar, sanki anlaşılmak için Zweig'ı beklemişler. Bu yüzden söz konusu biyografi kitapları olunca Zweig'ın kalemini tercih etmeyi seviyorum.
Macellan'ın cesaret dolu ve bir o kadar hazin yaşamını okumak içimi biraz burkmuş olsa da oldukça bilgilendirici bir okuma deneyimi sundu. Her şey bir baharat arayışıyla başladı, kahramanca bir ölüm ile de sonlandı. Zweig giriş kısmında "Kitaplar değişik duyguların etkisiyle oluşurlar," diye yazmış. Kitaplar değişik duyguların etkisiyle oluştuğu kadar okurun üzerinde de çeşitli duygular bırakır. Bu kitabın bende karşılığı hüzün oldu.
Hikâye tadında biyografi okumak isteyenler Zweig'ın diğer biyografi eserlerini de tavsiye ederim. Bolca kitapla kalın..
Kitap akıcı bir oturuşta bitirilebilir. macellan dünya etrafında tur atan ve bir boğaz keşfedip ismini o geçide vermesi dışında sıradan bir denizci. Hayat hikayesi çok etkileyici değil. Türk Milletinin tarihinde piri reis, oruç reis gibi denizcilerin olması bizler için macellanı sıradan bir denizci kılıyor. Böyle büyük denizcilerimiz varken sıradan bir denizcinin dünyada nam salmasıda Türk denizcilik tarihi açısından bizim düşünmemizi gerektiren bir noktadır.
Kitap gerçekten çok güzel fakat incelemelere şöyle bir göz attım da neden kimse yayınevinin çeviri hatalarından bahsetmemiş anlamadım. Dipnot gereken çoğu yerde dipnot olmaması, kelimelerin yanlış yazılması, verilen cümlenin tercümesinin olmaması… Bu güzel kitabı okumak istiyorsanız lütfen bu yayınevinden almayın diye uyarmak istiyorum.
Kitabın içeriğine geldiğimizde dünyanın yuvarlak olduğunu ispatlayan Macellan’ın yolculuğunu güzel ve akıcı bir şekilde anlatmıştı. İki yüz altmış beş kişi ve beş gemi olarak çıkılan yolda kaç kişinin ve kaç geminin döndüğü ya da dönen olup olmadığı, gemide yaşananlar, yeni yerlerin keşfedilmesi, Macellan Boğazı’nın keşfi ve bilinmeyene doğru çıkılan yolculuktaki diğer gelişmeler anlatılmıştı. Şahsen ben okurken keyif aldım hatta günlerce kendimi bir deniz yolculuğunda olarak düşündüm fakat Müslümanlar hakkındaki önyargılı sözleri açıkçası pek hoşuma gitmedi. Fakat tarih açısından önemli birinin hayatını okumak benim için faydalıydı. Ayrıca dikkatimi çeken bir kısım da uğradıkları adalarda yerlilerin kendilerine dostça davranmasına rağmen denizcilerin buna kadınlara tecavüz ederek karşılık vermesiydi. İbret alınacak, düşündürecek çok yer vardı. Hele de tarihe ilginiz varsa gerçekten keyifle okuyabileceğiniz bir eser.
Gerçekten okunması gereken güzel bir kitap.Macellan'ın hayatı , yaşadıkları ve haksız lıkları güzel bir şekilde anlatılıyor.Okurken sıkılmıyorsunuz.Zevl alıyorsunuz
Adeletsizliğin hüküm sürdüğü dünyada; yine hayallere kapılıp sonunda ölümle yüzleşen denizcinin hikayesi.. insanlık tarihini değiştirecek kadar büyük bir hayalin bile gerçekleştirmiş olsan adaletsizlikten kurtulamazsın diyor resmen kitap.
Keyifli okumalar
Uzun zorlu günlerden sonra... Çokça güzel bilgi ve güzel bir uslüp. Konu ilgimi çekiyor. Stefan Zweig'ın biyografilerini ve coğrafi keşifler okumalarına devam edeceğim.
Macellan'in kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama detaylı bir biyografisine hayır demezsiniz. Acılarla dolu bir hayat, darbe darbe üstüne. Tam artık şanı yürüyecek dediğimiz anda, feci şekilde
Zweig, bu kitabında yine biyografi yazma konusunda bir numara olduğunu gösteriyor. Bu defa bizi keşiflere götürüyor ve dünyanın yuvarlak olduğunun kesin olarak ispatlanmasını sağlayan
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.